Flaş Haber
Kapat

Ensar Vakfı Olağan Genel Kurulu

Ensar Vakfı Olağan Genel Kurulu

Ensar Vakfı Olağan Genel Kurulu

Ensar Vakfı Olağan Genel Kurulu

27 Şubat 2016 Cumartesi 14:33
Ensar Vakfı Olağan Genel Kurulu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bin yıl sürecek denilen parantezin hamdolsun 5 yılda kapandığını belirterek, "Türkiye'nin geçtiğimiz 13 yılı Cumhuriyet tarihinin en büyük kalkınma hamlesinin sembolüdür. Bu dönem aynı zamanda ülkemizde demokrasi, insan hakları, hukukun üstünlüğü, hak ve özgürlüklerin kurumsallaştırılması gibi, çalışanlar bakımından en büyük mesafenin katedildiği dönemdir. Bütün bu ilerlemelere rağmen karşımızdakiler rahat duruyor mu? Durmuyor, asla. Darbecilerin, vesayetçilerin, paralellerin bu ülkenin ve milletin değerlerine düşman olanların saldırıları hiç bitmedi, biliyoruz ki hiçbir zaman da bitmeyecek" dedi.

Erdoğan, Ensar Vakfı'nın 37. Olağan Genel Kurulu'ndaki konuşmasında, insanlık tarihinin Hazreti Adem'in evlatlarından itibaren hep doğru ile yanlışın, Hakk ile batılın, mazlum ile zalimin mücadelesi üzerine kurulduğunu, kendilerine düşenin ise ilahi emre uygun olarak daima, doğrunun, mazlumun ve Hakk'ın yanında yer almak olduğunu söyledi.

Yaşanılan coğrafyanın bu bakımdan kesintisiz mücadelelere sahne olan dünyanın en kadim coğrafyası olduğunu ifade eden Erdoğan, "Bugün de sınırlarımızın içinde ve dışında benzer sıkıntıları farklı biçimlerle yaşamaya devam ediyoruz. Hiç uzağa gitmeye gerek yok. Sadece Ensar Vakfı'nın kuruluşundan bugüne geçen 37 yıllık döneme baktığımızda bu mücadelenin pek çok farklı biçimlerini görmemiz mümkündür" diye konuştu.

Kendileri ve büyükler için 1970'li yılların imtihanının gerçekten büyük olduğunu dile getiren Erdoğan, 23 Şubat'ın, Metin Yüksel'in ölüm yıl dönümü olduğunu hatırlattı. Erdoğan, Yüksel'in yerinde duramayan bir genç olduğunu ve Fatih Cami avlusunda şehadet şerbetini içtiğini belirterek, Yüksel'i rahmetle ve özlemle yad ettiğini söyledi. Erdoğan, o dönemde bu tür nice acılar yaşadıklarını, Türkiye'nin o acılara maruz kaldığını anlattı.

12 Eylül'ün o kara günlerini adeta daha da karatan, üzerine tuz basarak acıyı daha artıran bir darbe olarak ülkenin tamamının üzerinden bir silindir gibi geçtiğini vurgulayan Erdoğan, darbenin arkasından çok büyük gayretlerle, çok büyük fedakarlıkla siyasi, sosyal, ekonomik tüm alanlarda kendilerine yeni yollar açmanın çabası içine girdiklerini söyledi.

- "Yılmadık, yeise kapılmadık"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin desteğiyle önce belediyeler vasıtasıyla şehirlerin, ardından hükümete gelerek ülkenin yönetimini milletin teslim etmesiyle başarılara imza atmaya başladıklarını vurgulayarak, darbecilerin de bu dönemde boş durmadığını, bu defa da 28 Şubat denilen o alacakaranlık kuşağını karşılarında bulduklarını anlattı.

Yeniden mahkemelerle, cezaevleriyle, sürgünlerle öz yurdunda garip, öz vatanında parya muamelesiyle karşılaştıklarını dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:

"Kızlarımız üniversitelere sokulmadı. Kızlarımız okulların kapılarından geri çevrildi. Bütün bunlara rağmen yılmadık, yeise kapılmadık. Kararlı bir şekilde mücadeleden asla taviz vermeksizin yolumuza devam ettik. Sonunda ne oldu? Üzülmeyiniz, mahsun olmayınız, inanıyorsanız muhakkak üstünsünüz, gerçeği gerçekleşti. Ne dediler o zaman? 'Bin yıl sürecek' dedikleri o parantez hamdolsun 5 yılda kapandı. Türkiye'nin geçtiğimiz 13 yılı, bir yönüyle Cumhuriyet tarihinin en büyük kalkınma hamlesinin sembolüdür. Hamdolsun 'imam hatip nesli ne anlar bu işten, onlar gitsin cenaze yıkasın' diyenlere işte bu süreç, en güzel cevaptır. Son dönemlere on yıllara bakın, acaba bu hizmetleri yapabilen bir başka kadro geldi mi? Halep oradaysa arşın Türkiye'de. Ne yaptığımız hepsi ortada. Ama bu dönem aynı zamanda ülkemizde demokrasi, insan hakları, hukukun üstünlüğü, hak ve özgürlüklerin kurumsallaştırılması gibi, çalışanlar bakımından en büyük mesafenin katedildiği dönemdir. Bütün bu ilerlemelere rağmen karşımızdakiler rahat duruyor mu? Durmuyor, asla. Darbecilerin, vesayetçilerin, paralellerin bu ülkenin ve milletin değerlerine düşman olanların saldırıları hiç bitmedi, biliyoruz ki hiçbir zaman da bitmeyecek."

- "İçerisi, dışarısı beraber planladılar"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, son 3 yılda, 2013 yılı baharından beri yaşadıklarını göz önüne getirilmesi ricasında bulunarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Önce İstanbul'da Gezi Olayları denilen park, ağaç bahanesiyle başlatılan ve çok ince planlanmış bir provokasyonla karşımıza çıktılar. Zannetmeyin ki bu İstanbul'da planlandı. Zannetmeyin ki bu Türkiye'de planlandı. Hayır, içerisi dışarısı bu işi beraber planladılar ve birçok yerlerde bunu gördük. O kadar enteresan ki, yurt dışı seyahatlerimizde bunun ipuçlarını bulduk. Nereden planlandı bunlar, bunu gördük. İşte bakın şimdi de Artvin'de Cerattepe olayı çıktı. Bu Geziciler neyse bunlar da yavru Gezicilerdir, bunu böyle bilin. Bunlar Artvin'de alıştıklarını bulamadılar, Rize'de bulamadılar, Trabzon'da bulamadılar, Ordu'da bulamadılar, Giresun'da bulamadılar, Samsun'da bulamadılar. Şimdi çılgına döndüler, 'ne yapacağız?' Onun için tekrar bu tür adımları atmaya başladılar. Kardeşlerim, şunu unutmayın, hak her zaman galiptir. Görünüşte 3-5 ağacın kesilmesine karşı çıkmak için o başlatılan eylemlerde öylesine bir çevre tahribatına kendileri yol açtı ki... Ne ifade ettiler? Çıktılar yürüyüşlerde şunu söylediler, 'yahu hala anlamıyor musunuz mesele ağaç değil' diyerek bunu ifade ettiler, niyetlerini açıkça ortaya koydular. Milletle birlikte sergiledikleri kararlı duruş sayesinde bu provokasyon amacına ulaşmadan hızını kesti."

Erdoğan, bu defa uzun yıllar boyunca milletin hayır ve yardım duygularını istismar ederek, eğitimden iş hayatına, bürokrasiden siyasete her alana yayılmış habis bir ur gibi büyüyen bir başka yapının devreye sokulduğunu vurgulayarak, "Kim? Paralel Devlet Yapılanması. Bu ihanet çetesi özellikle güvenlik ve yargı kurumları içinde yuvalanmış emirleri amirlerinden değil, ağabeylerinden alan Pensilvanya'dan alan bütün bu militanlar aracığıyla bir bürokrasi darbesine teşebbüs ettiler. 17-25 Aralık darbe girişimi olarak ifade ettiğimiz bu saldırıyı da milletin desteğiyle hamdolsun boşa çıkardık. Bunların bu girişimi ümmeti parçalama girişimidir. Bu adımı attılar, babayı anneden, yavrularını babadan, anneden ayırdılar. Öyleyse buna karşı duruşumuz çok dik olmalı" diye konuştu.

- "Geziciler, paralelciler ve bölücüler bugün kol kola"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, birçok seçim gördüklerini, hepsinden ötesi bölücü terör örgütüyle bunları yan yana, omuz omuza, sırt sırta görmenin bu işin nereye gittiğinin en açık ifadesi olduğunu belirterek, "Anadolu'yu dolaşırken bunları gördüm. Hele hele bölücü terör örgütüyle bunları sırt sırta gördüğüm zaman gerçekten kahroldum. Dikkat ediniz birbirinden bağımsız gibi, birbirleriyle hiç bir ortak yönü yok gibi gözüken Geziciler, paralelciler ve bölücüler bugün kol kola, el ele, omuz omuza bize karşı ortak mücadele yürütüyorlar. Bir araya gelmesi mümkün olmayan kesimler üst akıldan aldıkları emirle iş birliği yapıyor, aynı hedefe nişan alıyorlar" ifadelerini kullandı.

Geziciler, paralel ihanet çetesi ve bölücü terör örgütünün en çok gençleri istismar ettiğini vurgulayan Erdoğan, bu örgütleri maşa gibi kullananların, gençlerin, hayallerini, geleceklerini çalarak kendilerine bir istikbal inşa etmenin çabası içerisinde olduklarını söyledi.

Erdoğan, paralel yapının üst yönetimindekilerin birer ikişer yurt dışına kaçıp kendilerine yeni ve müreffeh hayatlar kurarken zihinlerini iğfal ettikleri, afyonladıkları gençlerin savrulmasını zerre kadar umursamadıklarını belirterek, şöyle devam etti:

"Aynı şekilde terör örgütünün arkasındaki baronlara bakıyoruz. Cizre'de, Sur'da, İdil'de, Kandil'de ve daha birçok izbe köşede Kürt gençlerini ölüme iterlerken, kendileri hizmetlerinin bedelini tahsil etme peşindeler. Bu yapıların tamamı gençlerin kanları, canları ve heyecanları üzerinden kendilerine ikbal kurmaya çalışan kan tüccarlarıdır. Yitip giden gençlerin, gözü yaşlı ana babaların, yürekleri acıyla dağlanan kardeşlerin, bunların gözünde hiç bir değeri yoktur. Halbuki biz tüm gençlerimizi işte burada olduğu gibi, medeniyetlerini ihya gayretlerinin kültürlerine, tarihlerine sahip çıkmanın, yeni Türkiye'nin inşasında yer almanın çabası içerisinde gördük. Bugüne kadar ne olduğuna, nasıl olduğuna bakmayacağız. Bundan sonra medeniyet yürüyüşümüzde kendimize gönüldaş, yoldaş yapamadığımız her bir gencimizin, evladımızın sorumluluğunu hep beraber üzerimizde hissedeceğiz. Eğer bir tek evladımızın hayatı bizim ihmalimizi, bizim eksiğimiz yüzünden paralel örgüt veya bölücü terör örgütünün çarkları içerisinde heder olursa inanın bana bunun vebalini hiç bir zaman bir kenara itemez, atamaz, altından da kalkamayız."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu konuda en büyük görevin Ensar Vakfı olmak üzere bu istikamette çalışan vakıflara düştüğünü kaydetti.

(Sürecek)

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.