Engin Altay : AKP'nin terör örgütleriyle mücadelede topu taca atmaya hakkı yoktur

 CHP Grup Başkanvekili Engin Altay terörün derbi maçlarını erteleyecek noktaya geldiğini belirterek "Üzücü olay yetkililer herkes rahatça sokağa çıksın derken bir yandan bu maçların son anda Cumhurbaşkanının kişisel inisiyatifiyle tatil edilmesi Türkiye'nin nasıl bir yönetim acziyeti içinde olduğunun göstergesidir.

Engin Altay : AKP'nin terör örgütleriyle mücadelede topu taca atmaya hakkı yoktur

 CHP Grup Başkanvekili Engin Altay terörün derbi maçlarını erteleyecek noktaya geldiğini belirterek "Üzücü olay yetkililer herkes rahatça sokağa çıksın derken bir yandan bu maçların son anda Cumhurbaşkanının kişisel inisiyatifiyle tatil edilmesi Türkiye'nin nasıl bir yönetim acziyeti içinde olduğunun göstergesidir.

21 Mart 2016 Pazartesi 10:04
Engin Altay : AKP'nin terör örgütleriyle mücadelede topu taca atmaya hakkı yoktur

 CHP Grup Başkanvekili Engin Altay terörün derbi maçlarını erteleyecek noktaya geldiğini belirterek "Üzücü olay yetkililer herkes rahatça sokağa çıksın derken bir yandan bu maçların son anda Cumhurbaşkanının kişisel inisiyatifiyle tatil edilmesi Türkiye'nin nasıl bir yönetim acziyeti içinde olduğunun göstergesidir. AKP'nin terör örgütleriyle mücadelede topu taca atmaya hakkı yoktur" dedi.

Engin Altay,TBMM'de düzenlediği basın toplantısında Türkiye'nin zor bir dönemden geçtiğini belirterek son olarak İstiklal'de meydana gelen canlı bomba saldırısını anımsattı. Engin Altay, Fenerbahçe- Galatasaray derbisinin terör nedeniyle ertelendiğini söyleyen Engin Altay, "Terör artık derbi maçlarında stadyumların boşaltılarak son anda maçların teyid ettirmesi noktasına gelecek kadar güçlenmiş görülüyor Türkiye'de. Üzücü olay yetkililer herkes rahatça sokağa çıksın derken bir yandan bu maçların son anda Cumhurbaşkanının kişisel inisiyatifiyle tatil edilmesi Türkiye'nin nasıl bir yönetim acziyeti içinde olduğunun göstergesidir. Terör stadyum boşaltıyor ve bizden alışmamız isteniyor. Türkiye buna alışmayacaktır. Ankara Beyrut olmayacak Irak ve Lübnan olmayacak. Yaşanan AKP'nin terör örgütlerine yardım ve yataklığının bir sonucudur. Ortadoğu'daki tutarsız maceracı politikalarının bir sonucudur. Namuslu bir Cumhuriyet başsavcısı aramaya devam ediyoruz. Şam'da Cuma namazı kılacağız diyen, memleketimizde 500 korumayla Cuma namazına giden yöneticiler Türkiye tarafından kabul edilebilir değil. AKP'nin terör örgütleriyle mücadelede topu taça atmaya hakkı yoktur" diye konuştu.



"MECLİS BAŞKANI DAHA KAÇ CANLI BOMBANIN PATLAMASINI BEKLİYOR"

CHP Genel Başkanı Kemal KIlıçdaroğlu'nun terör sorununun çözümü için Meclis Başkanı İsmail Kahraman ile görüştüğünü ancak Kahraman'ın hala bu konuda bir girişimde bulunmadığını kaydeden Engin Altay şöyle konuştu; "Yaşanan olaylarla ilgili TBMM'yi ve İsmail Kahraman'ın bir inisiyatif almasını, akan kanın, gözyaşının durmasını talep ettik. Sayın Başkan da kendince kimi girişimlerde bulunacağını söylemişti: Bu olaylarla ilgili işin asıl sahibinin gerekten inisiyatif alması için daha kaç canlı bomba patlamasını bekliyor Sayın Meclis Başkanı. Kaç askerimizi, polisimizin şehit düşmesini bekliyor TBMM Başkanı. Bir hafta geçmesine rağmen bu konuda tek bir girişimine tanık olamıyoruz. İşgal ettiği koltuğun hakkını vermeye davet ediyorum. Birkaç bombanın daha patlamasını bekliyorsa başkan bundan vazgeçip TBMM'nin duruma el koymasını temin etmek zorundadır."



"OLAYLARIN 7 HAZİRAN'DAN SONRA BAŞLAMASI KUŞKU GÖTÜRÜR"

Terör olaylarıyla ilgili tartışılan en önemli konunun istihbarat zaafiyeti olduğunu canlı bombaya caydırıcı tedbir alınamayacağını, önleyici istihbarat ve tedbirlere gerek olduğunu vurgulayan Engin Altay şunları söyledi; "Gerek MİT gerek emniyet asli işlerini bırakıp farklı işlerle meşgul. Özellikle MİT. Bu olayların 7 Haziran'dan sonra başlaması düşündürücüdür. Kuşku götürür. Ayrı bir soru işaretidir. Yüzlerce insanımız, polisimiz, askerimiz hayatını kaybetti. Tek başına iktidar uğruna bu kadar can kaybedilmesi Türkiye için utanç ve ibret tablosudur. Her şeye rağmen bu çürümüş devlet yapısına, aciz hükümetin tutumuna elbette CHP ulusla, bütünlük ve toplumun huzur ortamı için her türlü işbirliğine açık ve yapıcı tutum içinde olmaya devam edecektir."

"UYAP AĞINA GİRMİŞ DOSYALARIN TÜMÜ DİYELİM"

Engin Altay, dokunulmazlıkların kaldırılması yönünde AK Parti'den geçtiğimiz hafta yeni bir hamle geldiğini anımsatarak şöyle devam etti; "Garip, çelişik bir hamle. Anayasa değiştireceğiz diyoruz. Anayasaya öyle bir madde eklenmesi arzu ediliyor ki anayasanın 10'uncu maddesini alt üst etsin. Anayasaya geçici bir madde ekleyecği diyoruz; TBMM iç tüzüğünün 131, 132, 133 ve 134'üncü maddelerini yok hükmünde saysın. İpe un seren biz değiliz. İpe un seren birini arıyorlarsa AKP kendilerinin üst yöneticilerinin aynaya bakmasını tavsiye ederiz. Sayın Cumhurbaşkanı 'dokunulmazlık dosyaları Meclis'in tozlu raflarında kaldı tozlandı' diyor. Bunlar gene tozlanmış. Sizin kalpazanlık,ihaleye fesat, akbil ve sahtecilik gibi suçlarınızla ilgili dokunulmazlık fezlekeleriniz TBMM'nin depolarında çürüdü, gübre oldu. Eğer ipe un seren arıyorsanız önce kendinize bakın. 2002 seçimlerinden bugüne Anayasının 83'üncü maddesindeki dokunulmazlığın kürsü dokunulmazlığı olarak sınırlandırılması söyledik. Kaldıralım itirazımız yok. Ama kanunların çiğnenmeyeceği yer TBMM'dir. Böyle absürd bir kanun çıkararak neye hizmet ediyorsunuz, kimi korumayı kime şirin görünmeyi hedefliyorsunuz çıkın açık açık millete söyleyebilmeniz lazım. 506 yada 522 doya Meclis'te. Peki Başbakanlıkta kaç tane bekliyor bunu bilen var mı? Kimi AKP yetkilileriyle ilgili dosya sayısıyla ilgili bize kim namuslu ve dürüst bir bilgi verecek? Bu konuda büyük bir kuşku var. Gelin en kötü şöyle yapalım. UYAP sistemi var şimdi. UYAP ağına girmiş dosyaların tümü diyelim. Niye başbakanlığı ayırıyorsunuz. Bu da ne kadar samimiyetsiz olduklarının açık bir ifadesidir. Devleti bölen de soyan da yargılanmalıdır. Devleti bölenler yargılansın soyanlar dursun anlayışı doğru değildir. Kim suç işlemişse kürsü dokunulmazlığı dışındaki suçlar bakımından yargılanması CHP'nin 15 senedir her gün talepte bulunduğu bir konudur. Kimse ayrıcalıklı olmamalı kanunlar karşısında. Hodri meydan. Anayasa 83'üncü maddeyi yeniden yazmaktır doğrusu. Soruna temelli bir çözüm getirir. Milletle daha fazla dalga geçmeyin. Dokunulmazlıkların kaldırılması konusunda engelleyici olmayız."


"ÇÜRÜMÜŞ BİR DEVLET VE ACİZ BİR HÜKÜMET VAR"

Engin Altay artan terör olaylarıyla ilgili sorular karşısında şunları söyledi; "Yaşananların siyasi sorumlusu olduğunu söylüyoruz. Bunu da mı fıtrata bağlayacaklar. Elbette siyasi sorumluları bu işin hesabını vermelidir. Orta yerde cenazeler varken hastanelerde yaralılar varken bu konularda bir siyasi polemik yapmayı arzu etmiyoruz. Ama bu burası başı boş bir çiftlik demek değil. Birilerinin hesabı vermesi lazım. Türkiye'nin huzuru ikliminin bozulmasına sebep olan faktörleri ortadan kaldırmak hükümetin görevidir. Orta yerde çürümüş bir devlet ve aciz bir hükümet var. Bu girdaptan Türkiye bir an önce kurtulmak zorundadır. Onun için Meclis Başkanını inisiyatife çağırıyoruz."

"BAŞKAN OLAMAYACAK TEK KİŞİ RECEP TAYYİP ERDOĞAN'DIR"

Engin Altay, “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan AK Parti ve MHP ile anayasayı çıkarabiliriz. Böylelikle referandum olabilir' şeklinde açıklaması oldu. Nasıl değerlendiriyorsunuz” sorusuna şu yanıtı verdi; "Türkiye'yi bu hale getirenlere milletin geçit vereceğine zaten ihtimal vermem. TBMM'de sandalye ve parmak hesabıyla 330 bulabilir ama bu kadronun millete sunduğu bir anayasanın geçeceğine asla ihtimal vermem. Velev ki oldu. BU anayasa değişti ve Türkiye başkanlık seçimine gidiyor diye düşünelim bir an için. Başkan olamayacak tek kişi Recep Tayyip Erdoğan'dır. Erdoğan'ın başkan seçilebileceğine hiç ihtimal vermiyorum. Millet her şeyi görüyor merak etmeyin. Milletin basireti, öngörüsü vicdanı var. Bu kadar kanın, bu kadar gözyaşının sorumlusunun yüzde 51' in oyuyla devletin başına getirilmesi ihtimal dahilinde değildir."

 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.