Emine Erdoğan, NEYAD'ın iftarına katıldı

Emine Erdoğan, NEYAD'ın iftarına katıldı

Emine Erdoğan, NEYAD'ın iftarına katıldı

Emine Erdoğan, NEYAD'ın iftarına katıldı

24 Haziran 2016 Cuma 22:58
47 Okunma
Emine Erdoğan, NEYAD'ın iftarına katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, "Adaletsizliğin, terörün kol gezdiği bir dünyada, iyi yetişmiş insanlara son derece ihtiyacımız var. Savaşları durduracak, acıları dindirecek nesiller yetiştirmemiz gerekiyor." dedi.

Emine Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi, Kuleli Teras Restoran'da Nil Eğitim ve Dayanışma Derneğince (NEYAD) düzenlenen iftar programına katıldı.

Burada konuşan Erdoğan, iftar programına katılmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Katılımcıların ramazan ayını tebrik eden Erdoğan, "Bu kutlu ay, nefsimizin baskısından kurtulup, ruhumuzu özgürleştirmek için bir imkandır. Güzel ahlaka ulaşma yolunda, Rabbimizin bize en güzel hediyesidir. Tüm İslam aleminin, bu manevi arınmışlıkla huzur içinde bayrama erişmesini diliyorum." dedi.

NEYAD'ın kızların eğitim seferberliği için düzenlediği programın, hayırlara vesile olmasını temenni eden Erdoğan, bir grup gayretli kadın tarafından elbirliğiyle kurulan derneğin özellikle genç kızların yüksek öğretimine katkı sağladığını söyledi.

Erdoğan, sivil toplum kuruluşlarının eğitim alanına büyük yatırımlar yaptığını dile getirerek, şunları kaydetti:

"Devletimizin açtığı yolda, vakıf ve derneklerimizin gayretiyle büyük ilerlemeler kaydettik. 2002'de kız çocuklarının ilk ve orta öğretimde okullaşma oranı yüzde 87 iken, 2015'te bu oran yüzde 95'e çıktı. Himayemizde gerçekleşen 'Haydi Kızlar Okula' kampanyası ile 300 bin kız çocuğumuz okulla tanıştı. Keza, 'Ana-Kız Okuldayız' kampanyasıyla okula gidememiş nice kadınımız, evlatlarıyla beraber eğitim alma imkanı buldu. Sizlere çok daha çarpıcı bir rakam vermek istiyorum. 2002-2015 aralığında, kadınlarımızın yüksek öğretimde okullaşma oranı, yüzde 13'ten yüzde 40'a çıktı. Bugün üniversitelerimizdeki kadın akademisyen oranı ise yüzde 40'ların üzerindedir. Bu rakam dünya ortalamasının hayli önünde. Bunlar, son derece sevindirici gelişmeler. Fakat kadınlarımızın etkin karar mercilerine gelmeleri için daha çok çalışmamız gerekiyor. Ekonomide, siyasette, medyada kadın bakışının varlığı son derece önemlidir. Cam tavan engelini aşmak yolunda çaba göstermek durumundayız."

NEYAD gibi sivil toplum kuruluşlarımızın katkısıyla, yüksek lisans ve doktora yapan kızların sayısı artacağına inandığını ifade eden Erdoğan, kadınlarımız bilime daha fazla katkı sağlayacağına dikkati çekti.

- "Kadın ve erkek birbirini tamamlar ve bütünler"

Dünyada ilk üniversitenin kurucusunun, bir kadın olmasının bu anlamda son derece önemli olduğuna vurgu yapan Emine Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bildiğiniz üzere, Fas'ın Fes şehrinde kurulan Karaviyyun Üniversitesi, dünyanın ilk üniversitesi olarak kabul edilir. Fatıma el-Fihri adında bir kadın tarafından kurulmuştur. Bu, hepimiz için ilham kaynağıdır.
Gerek sosyal bilimler alanında gerekse diğer sahalarda kadın mucitler, teorisyenler, dünyaya bakışımızı etkileyecektir. Zira biz inanıyoruz ki kadın ve erkek birbirini tamamlar ve bütünler. İki bakışın birlikteliği ile dünyayı daha iyi anlar ve yorumlarız. Adaletsizliğin, terörün kol gezdiği bir dünyada, iyi yetişmiş insanlara son derece ihtiyacımız var. Savaşları durduracak, acıları dindirecek nesiller yetiştirmemiz gerekiyor.
Üzerinde yaşadığımız bu toprakların, büyük bir medeniyet birikimi var. Bu birikimden faydalanarak, dünyaya örnek olacak farklar ortaya koymalıyız. Nitekim, dünyanın en cömert ülkesi olmak, Türkiye'nin ortaya koyduğu bir farktır. Gayri safi milli hasıla bakımından, şu an dünyada en çok insani yardım yapan ülke biziz. Topraklarında 3 milyon mülteciyi misafir etmek, yine bizim ortaya koyduğumuz bir farktır. 6,5 milyon insanın yerinden edildiği bir iç savaşta, mağdurların neredeyse yarısına biz kucak açtık. Bu dikkat çekici hususiyetlere baktığımızda, hepsinin insani konular olduğunu görürüz."

- "Tarihi günlerden geçiyoruz"

Emine Erdoğan, gelir adaletsizliklerinin, büyük ekonomik uçurumların var olduğu bir dünyada, elindekini paylaşma erdeminin, Türkiye'ye has bir özellik olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

"Doğrusu bu hepimiz için gurur vericidir. Düşünebiliyor musunuz, Kilis şehrimiz, nüfusunun neredeyse iki katı kadar mülteciyi barındırıyor. Batılı ülkeler birkaç bin mülteciyi kabul etmek için pazarlık masasına otururken, bizim insanımız hiç düşünmeden ekmeğini, sofrasını, çocuğunun oyuncağını paylaşıyor. Bu yardımseverlik ruhunun kaynağı Anadolu'dur. 'Cömertlik ve yardım etmede akarsu gibi ol' diyen Mevlana'nın yaşadığı topraklardır. Bugün, bu sofrada birlikte olduğumuz siz değerli hanımefendilerin de insani değerler konusunda, toplumda temayüz etmiş kişilikler olduğunu biliyorum. Sivil toplum kuruluşlarına verdiğiniz destekleri takdirle takip ediyorum. İnşallah bu sofra da kendi bereketiyle gelecek ve genç kızlarımızın eğitimine gereken katkıyı sağlayacaktır. Birlik ve beraberliğe büyük ihtiyaç duyduğumuz bu zamanlarda acıda, elemde, kederde ve mutlulukta birlikte olmalıyız. Özellikle, kardeşliğimizi hedef alan teröre karşı yekvücut olmayı, en temel sorumluluğumuz olarak görüyorum. Tarihi günlerden geçiyoruz. Türkiye'nin gelişimini hazmedemeyen güçler tuzaklar kurarken, bizler buna bigane kalamayız. Kalmamalıyız. Ülkemizin adı uluslararası mecralarda yıpratılırken, hakkımızda algı operasyonları yapılırken, sessiz kalanları milletimiz hiçbir zaman unutmayacaktır. Kendilerini güvenli, huzur adacıklarına yerleştirenlerin, milletimiz nezdinde bir kıymeti yoktur. Hepimiz elimizi taşın altına koymakla mükellefiz. Aynı gemide yaşıyoruz. Bu geminin selameti, ortak geleceğimizin de selametidir."

İstanbul'dan bakılarak Güneydoğu'daki sorunların çözülemeyeceğini anlatan Erdoğan, "Bedenin bir uzvunda acı varsa, bu bütün bedeni etkiler. Güneydoğu'daki acı hepimizi ilgilendiriyor. Milli menfaatlerimiz için bir araya gelemiyorsak iyi niyetimizi ve samimiyetimizi gözden geçirmeliyiz. Aksi halde, tarih bizi affetmez." dedi.

Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı:

"Tarih bazen insana daha ağır vazifeler yükler. Yaklaşan bir bayram var. Bu bayramı güzel birliktelikler için vesile yapalım. 3 milyon mülteci kardeşimizle bayram yapacağız. Yurtlarından, yakınlarından uzak bu insanlara bayram sofralarımızı açmak, ne güzel bir insanlık hareketi olur. Çocukları bu bayram daha fazla gözetmek, bizlere ne kadar yakışır. Vatanımızın huzur ve selameti için hayatlarını ortaya koyan şehitlerimizin emanetlerine sahip çıkmak, bu bayram da sorumluluğumuzdur."

Katılımcıların yaklaşan Kadir Gecelerini ve Ramazan Bayramlarını tebrik eden Erdoğan, Türkiye'de ve İslam dünyasında huzur ve sükun içinde bir bayram geçirmeyi temenni etti.

NEYAD Başkanı Nilgün Diptaş ise ekonomik eğitimlerin yarıda bırakmış kızların ve şehit ve gazi çocuklarının geleceğe güvenle bakmaları için yürüttükleri faaliyetlerden biri olan iftar programına katkılarından dolayı katılımcılara teşekkür etti.

Osmanlı İmparatorluğu'nda vakıfların önemine değinen Diptaş, "Bizlerin de inşallah onlar kadar olmasa da Emine Erdoğan hanımefendinin önderliğinde kız çocuklarımızın eğitimine çorbada tuzumuz misali katkımız olabiliyorsa bundan mutluluk duyarız" ifadelerini kullandı.

Konuşmaların ardından Diptaş, Emine Erdoğan'a plaket ve çiçek takdim etti. Emine Erdoğan ise, Zülal Zorlu, Asli Üstünkaya ve Vuslat Doğan, Dilek Birgen ve Gülçin Turan Çiçek'e plaket verdi.

İftar programına aralarında Oya Eczacıbaşı, Şeyma Şahin, Türkan Sabancı, Reyhan Kalyoncu ve Çiğdem Simavi'nin de bulunduğu çok sayıda davetli katıldı.

Programın sonunda NEYAD yönetim kurulu üyeleri, Emine Erdoğan ile hatıra fotoğrafı çektirdi.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.