Ege Rektör Adayı Yağdı'dan Turnike Ve Tel Örgü Yorumu

Ege Üniversitesi Rektör Adayı Kalp ve Damar Cerrahı Profesör Doktor Tahir Yağdı, kampüsteki turnike ve tel örgülerle ilgili olarak, 'Turnikelerin hem öğrenciler hem de öğretim üyelerimizin çoğunluğu tarafından benimsendiğini söylemek mümkün değil. Tel örgülerin hiçbir şekilde kabul edilmesi mümkün değil. Akılcı, fonksiyonel, profesyonel, insan onurunu zedelemeyen, hızlı, pratik bir çözüm mutlaka bulacağız' dedi.

Ege Rektör Adayı Yağdı'dan Turnike Ve Tel Örgü Yorumu

Ege Üniversitesi Rektör Adayı Kalp ve Damar Cerrahı Profesör Doktor Tahir Yağdı, kampüsteki turnike ve tel örgülerle ilgili olarak, 'Turnikelerin hem öğrenciler hem de öğretim üyelerimizin çoğunluğu tarafından benimsendiğini söylemek mümkün değil. Tel örgülerin hiçbir şekilde kabul edilmesi mümkün değil. Akılcı, fonksiyonel, profesyonel, insan onurunu zedelemeyen, hızlı, pratik bir çözüm mutlaka bulacağız' dedi.

10 Haziran 2016 Cuma 10:41
Ege Rektör Adayı Yağdı'dan Turnike Ve Tel Örgü Yorumu

Ege Üniversitesi Rektör Adayı Kalp ve Damar Cerrahı Profesör Doktor Tahir Yağdı, kampüsteki turnike ve tel örgülerle ilgili olarak, "Turnikelerin hem öğrenciler hem de öğretim üyelerimizin çoğunluğu tarafından benimsendiğini söylemek mümkün değil. Tel örgülerin hiçbir şekilde kabul edilmesi mümkün değil. Akılcı, fonksiyonel, profesyonel, insan onurunu zedelemeyen, hızlı, pratik bir çözüm mutlaka bulacağız" dedi.

Kalp ve Damar Cerrahı Profesör Doktor Tahir Yağdı, Ege Üniversitesi Rektör adayları arasında ön plana çıkan isimlerden. Yağdı, rektörlük seçimleri öncesi hem hayalindeki Ege Üniversitesi'ni anlattı, hem de öğrencilerin en büyük problemlerinden olan turnike ve tel örgüler hakkındaki yorumlarını belirtti.

"İNSAN ONURUNU ZEDELEMEYEN BİR ÇÖZÜM BULACAĞIZ"

Öğrenci Fırat Çakıroğlu'nun hayatını kaybettiği öğrenci olayları hakkında konuşan Prof. Dr. Yağdı, girişteki çok konuşulan turnikeler hakkında, "O tür olayları bir daha görmek istemiyoruz. Turnikelerin hem öğrenciler hem de öğretim üyelerimizin çoğunluğu tarafından benimsendiğini söylemek mümkün değil. Soruna daha bilimsel, daha sistematik, verileri analiz ederek yaklaşan bir tutum sergileyeceğiz. Akılcı, fonksiyonel, profesyonel, insan onurunu zedelemeyen, hızlı, pratik bir çözüm mutlaka bulacağız. Orada bir yol var, o yoldan arabalar geçiyor ve yol açık. Turnikelerden geçmek için sıraya girenler, zaten iyi niyetli kişiler. Kötü niyetli kişiler zaten oradaki o boşluktan geçecektir. Bir saldırı ile karşılaşsak zaten bir anlam ifade etmeyecek ama bu tür kararlar mutlaka yüksek güvenlikli, değişik paydaşların katıldığı toplantılardan sonra alınan kararlar olur. Ana fikri bir daha bu olayların oluşmasını önlemektir. Burada hem fikiriz. Hiç kimse kontrolsüz birinin Allah korusun facia ile sonuçlanan bir olaya neden olmasını istemez. Kontrollü geçişe 'evet' ama güvenlik de bir bilimdir. Bu, değişik teknolojik imkanları da kullanarak, formatta değişiklik yaparak çözülebilir" diye konuştu.

KONTROLLÜ GEÇİŞ

Yağdı, Ege Üniversitesi Yabancı Diller Yüksek Okulu'ndaki tel örgülerin de hiçbir şekilde kabul edilmesinin mümkün olmadığını söyledi. Ege Üniversitesi'nin bir bilim yuvası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Yağdı, şunları söyledi: "Burası aynı zamanda insanlara hizmet veren bir kurum. Biz insanımıza, öğrencimize, öğretim üyemize, oraya pozitif katkıda bulunmak isteyen herkese güveniyoruz ama güvenimiz bizim gafil avlanmamıza neden olmasın diye kontrollü bir geçiş ve içinde rahatça 7/24 dolaşabilecek bir sistemi oluşturmak istiyoruz. Bu önceliklerimizden biri."

"İNSANLAR PAZAR GÜNLERİ DE EGE'YE GELSİN"

Rektör adayı Yağdı, insanların Ege Üniversitesi'ne pazar günleri de gelmesini istediğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: "İnsanlar müzelerimizi, yaşam komplekslerimizi, kantinlerimizi, kafeteryalarımızı, tesislerimizi kullansınlar. Burada bulundukları esnada çağdaş bilimin, sosyal bilimlerin, fen bilimlerinin, mühendislik bilimlerinin insanlarla buluşabilecek noktalarını yerinde gösterelim. Çeşme'de, Özdere'deki tesislerimizi iyi bir politika ile işleterek hem çalışanlarımızın kullanabilecekleri, hem de toplantı, sempozyum, kongre gibi faaliyetleri yapıp Ege Üniversitesi'ne sosyal, ekonomik, kültürel ve bilimsel girdi sağlamasını oluşturmaya çalışacağız."

İNSANA DAİR PROJELER

"Ege Üniversitesi'nde ilk ne yapacaksınız?" dendiğinde sıralama yapmanın kolay olmadığını, yapmak istediği pek çok konunun olduğunu söyleyen Yağdı, Ege Üniversitesi'ni el birliği ile ileriye taşımak için çalışacağını kaydetti. "En çok insanları, öğrencileri, idari personeli, akademisyenleri huzurlu kılacak, yani insana dair olan projelerimizi yapmak istiyoruz" diyen Yağdı, "Ülkemiz büyük bir gelişme içinde. Makro düzeyde büyük yenilikler oluyor. Bunun yanında insana önem vermemiz gerektiğini, insanın sakin, mutlu, üretken, dingin hissedebileceği ortamı oluşturmak istiyorum. Ege Üniversitesi'ne girildiği zaman 'neler yapılmış, neler düşünülmüş, burası sakin bir yer, parklar bahçeler güzel, binaların dış görünüşlerinde uyum var' densin. Modern dünyanın gereklerine uyan, içinde bilim yapılabilen, sakin, göze hoş gelen, birbiriyle uyumlu yapıların ve çevrenin olduğu üretken bir Ege Üniversitesi hayal etmek istiyorum. Belki bir yıl sonra insanı hem çalışırken, hem ders anında, hem sportif ve kültürel faaliyetlerde, hem de hastaneye geldiğinde kendini iyi hissettiği bir Ege Üniversitesi oluşturmak isterim" ifadelerini kullandı.

"YATIRIMLARI EN İYİ ŞEKİLDE DEĞERLENDİRECEĞİZ"

Yağdı, kampüsteki sosyal tesislerin bazılarının işletilmemesi ve bazılarının da kapatılacağı iddiasına da şöyle cevap verdi: "Atatürk, 'sağlam kafa sağlam bedende bulunur' diyor. Gençleri spordan ayrı düşünmek mümkün değil. Spor tesislerimiz var, sosyal tesislerimiz var. Ben 4 aydır, Ege Üniversitesi'nin çevre yerleşkeleri dahil olmak üzere her yerini dolaştım. Zor şartlarda devletimizin nasıl yatırım yaptığını da gördüm. Bu bize en büyük sorumluluk. Bu yatırımları en iyi şekilde değerlendirme gibi sorumluluk ve zorunluluğumuz var. Amacımız insanı mutlu etmek, üretken yapmak ise mutlaka buraları iyi bir şekilde işletmek zorundayız. Sosyal tesislerin neden işletilemediğine dair elimde bilgi ve belge olmadığı için yorum yapamayacağım ama 70-80 bin dinamik ve eğitimli nüfustan bahsediyoruz. Herkes buraya bir şey üretmeye, üretilenleri paylaşmaya, öğrenmeye geliyor. Bu popülasyonun olduğu yerde sosyal tesislerin işlemeyeceğini düşünmüyorum. Bazen kurduğunuz işletme maddi anlamda kar etmeyebilir ama sosyal ve kültürel anlamda oranın kullanılması da bir kardır. Eğitim programımıza sporla ilgili faaliyetlerin, seçmeli derslerin artırılarak yer alması gerekiyor."

İRTİBAT SİSTEMLERİ İLE ULAŞILABİLEN REKTÖR

Çevresindeki herkesin kendisine "Sen neden herkese telefonunu veriyorsun?" diye sorduğunu ifade eden Yağdı, "Muayene ettiğin, ameliyat ettiğim hataların hepsine iletişim numaramı vermişimdir. Ben bundan farklı olamam. Tabii ki aynı anda 10 kişi ile konuşamayacağım ama değişik konular için irtibat sistemleri kuracağız. Hepsi belirli yoğunluklarla bana ulaşacak. Rektör olduğumda duymaktan hoşlanmayacağım sözcükleri bile duymak isteyen biri olacağım. Sosyal sorumluluk projelerini organize edecek birim kuracağız. Bireysel başarıları, maddi ve manevi ödüllendirecek şekilde organizasyon yapacağız. Herkesin kendini iyi hissedeceği, 'kurumum beni seviyor, benimle ilgileniyor' diyeceği bir sistem oluşturmaya çalışacağız. Ege Üniversitesi, bırakın ulaşılmanın zor olduğu, her paydaşa ulaşmak isteyen, yönünü dünyaya, toplumuna, İzmir'e, çevreye açmış bir üniversite olmak isteyecek. Ege Üniversitesi'nin yeni yüzü çok etkileyecek" dedi.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.