Dünya İnsani Zirvesi Akademik Forumu

Dünya İnsani Zirvesi Akademik Forumu

Dünya İnsani Zirvesi Akademik Forumu

Dünya İnsani Zirvesi Akademik Forumu

21 Mayıs 2016 Cumartesi 13:00
35 Okunma
Dünya İnsani Zirvesi Akademik Forumu

Birleşmiş Milletler (BM) İnsani İşlerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı ve Acil Yardımlar Koordinatörü Stephen O'Brien, siyasi liderlerin sorumluluklarını üstlenmesi, çatışmaları sonlandırması ve çözüm bulması gerektiğini belirterek, "Krizlerin önlenmesi ve çatışmaların durdurulması en önemli unsur." dedi.

O'Brien, Dünya İnsani Zirvesi Akademik Forum'undaki konuşmasında, 23-24 Mayıs'ta başlayacak zirvede, özel sektör, sivil toplum kuruluşları ve çeşitli ülkelerden gelen siyasetçiler, karar verme mercindeki kişilerin bir arada çok önemli konuları tartışacağını söyledi.

Zirvede, büyük acıların, insanların yerinden edilmesine, siyasi çalkantılara neden olan konuların ele alınacağını, çocukların açlığı, gözleri yaşartan trajediler, eşitsizlik, milyonlarca insanın gelişmesine engel olan sorunların tartışılacağını vurgulayan O'Brien, zirvede, insani eylemin nasıl yapılacağı, özellikle çatışma bölgesinde nasıl müdahale edileceğinin konuşulacağını anlattı.

Stephen O'Brien, 130 milyondan fazla insanın insani yardıma ve korumaya ihtiyacı olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

"Dünyada 40,8 milyon kişi çatışmalardan dolayı ülkelerinin içinde yerinden edilmişlerdir. 22,2 milyon kişi başka ülkelerde yaşam arıyor. 19,2 milyon kişi 134 ülkedeki doğal afetlerden dolayı yerinden edilmiş durumda. BM ve insani yardım yapan kuruluşlar, 40 ülkede 20 milyar dolarlık yardımı hazır etmek durumundalar ki, 91 milyon insana yardım edebilsinler. Bunun 17 milyar doları hala eksik. Bu nedenle pek çok şeyini kaybetmiş insanlara yardım edemiyoruz. 130 milyon insan Japonya kadar nüfusu oluşturuyor. 130 milyon kişinin çok az geçinecek parası var ve yardıma ihtiyaçları bulunuyor. Şiddetten, çatışmadan kaçan insanlar bunlar. Burada Türkiye'yi kutlamak isterim. Türk halkını kutlamak isterim. Çok yüksek sayıda ihtiyaç içinde olan insana yardım eli uzattı."

Uluslararası insani yardımın daha fazla destekle daha çok insana ulaştığını vurgulayan O'Brien, Suriye, Irak, Yemen, Güney Sudan ve Kuzeydoğu Nijerya'daki acımasız çatışmaların milyonlarca insanı etkilediğini, bunun da insani sistemi zorladığını, her yıl ortaya çıkan krizlerin güçlerini aştığını ve yeterli olamadıklarını anlattı.

O'Brien, BM Genel Sekreteri'nin ilk Dünya Zirvesi'ni 4 yıl önce topladığı zaman o zamanki statükonun bu şekilde devam edemeyeceğini gördüğünü ifade ederek, "Ülkelerin karşısındaki zorluklar, sorunlar, ne yazık ki arkalarında acıklı durumda insanlar bırakıyorlar. Bu bölgesel ve uluslararası iş birliği ve dayanışmayı da sorguluyor. Sorunlar daha barışçıl, zengin bir dünyayı, gelecek nesillerin yaşaması gereken daha iyi dünyayı engelliyor. Bu nedenlerle İstanbul'da bir araya geldik." diye konuştu.

- "5 sorumluluğumuz var"

Son yıllarda bir dizi tematik, bölgesel konsültasyon çalışmaları yaptıklarını, 150 ülkede binlerce kişiyle görüştüklerini, onların önerilerini dinlediklerini vurgulayan O'Brien, şunları kaydetti:

"Çalışmalarımız, 2015'ten beri devam ediyor. Genel Sekreterimiz bunlardan sonra bu zirveyi toplama kararı aldı. 5 büyük sorumluluğumuz var. Konuştuğumuz insanların sesini yansıtmak zorundayız. Siyasi liderler sorumluluklarını üstlenmeli, çatışmaları sonlandırmalı ve çözüm bulmalılar. Siyasi çözüm bularak kanı durdurmaları gerekir. Bu çatışmaların ekonomik etkisi, insanlığın gelişmesini engelliyor. Sorunların, çatışmaların çözülmesi bir numaralı önceliğimiz. Krizlerin önlenmesi ve çatışmaların durdurulması en önemli unsur. Dersimizi iyi uygulamalardan öğrenmeliyiz."

O'Brien, ikinci konu olan devletlerin sorumluluklarını üstlenerek insanlığı korumaları gerektiğini belirterek, sivil ölümlerin çoğunluğu oluşturduğu yerlerde devletlerin vatandaşlarını korumaları gerektiğini vurguladı.

- "Uluslararası finansman kaynağı yaratmamız gerekir"

Üçüncü sorumluluğun ise insani yardım kurumlarının arkalarında kimseyi bırakamayacağı olduğunu dile getiren O'Brien, şöyle devam etti:

"Çatışma, hassasiyet, kırılganlık, hepsini kucaklamamız gerekir. Genel Sekreter, 2030 yılına kadar yerinden edilmiş insanların sorunlarını çözmeyi öngörüyor. Kapılarını mültecilere açan ülkelerin sorumluluğunu eşit şekilde paylaşmalıyız. Kadın ve kız çocuklarını korumamız gerekir. Müzminleşen krizlerde eğitim öncelikli olmalıdır. Gençlik bizim bugünümüz ve yarınımızdır. Onlara fırsat yaratmalıyız. Dördüncü konu ise yardım elini uzatmaktansa onların ihtiyaçlarını sona erdirecek şekilde insanlara, toplumlara yardım etmeliyiz, destek olmalıyız. Önceden krizleri öngörebilmeliyiz, olmalarını beklemek yerine. Gerekli olan her yerde bir arada çalışarak, kolektif sonuçlara ulaşarak insanların risklerini azaltmalıyız. İstanbul'da bu konuları tartışmak üzere bir araya geliyoruz. Siz akademisyenler bence çok büyük fark yaratabilirsiniz. Çünkü bizim kanıtlara ihtiyacımız var. Eski bir siyaset adamı olarak konuşuyorum. Eğer erken aşamada krizleri önlemek için müdahale edebilirsek, o zaman size oy verenlere bunu kanıtlayabilirsiniz. Her şey gerçekleştikten sonra yardım etmek kolaydır. Deprem olduktan sonra yardım edersiniz ama çatışmalar söz konusu olunca çatışmalardan, savaşlardan önce adım atmak zorunda kaldığınızda 'Bir şey olmadı, niye bu parayı oraya harcamak istiyorsun' diyebilirler. Siyasetçiler için böyledir ama akademisyenler için farklıdır. Bunu daha iyi bir şekilde yapabilirler. Bu hayatidir. Gelecekteki acılarla mücadele edebilmek için ve insanoğluna en iyi yardımı yapabileceksek, hayat kurtaracaksak bunu yapmak gerekir. Beşinci nokta olarak da insanlığa yatırım yapmamız gerekir. Bu nedenle kaynaklarımızı, finansmanımızı mobilize etmemiz gerekir. Genel Sekreterin önerisine göre, Dünya Bankası ile yeni bir uluslararası finansman kaynağı yaratmamız gerekir. Böylece müzminleşen krizlerde, hassas sorunlarda bu paranın harcanabilmesi için. Para harcanırken daha şeffaf olmamız gerekir."

- "Uluslararası camia bir şey yapmak zorunda"

Dışişleri Bakanlığı Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı Prof. Dr. Ali Resul Usul da insanlığın acıların, krizlerin azalacağını düşündüğü bir döneme girerken, Avrupa'nın kalbinde yer alan bir ülkede Bosna'daki katliamların bu pozitif duyguları ortadan kaldırdığını söyledi.

Usul, Bosna'dan sonra krizler, ihtilaflar ve insanların çektiği acılar ile insani trajedilerin sürekli devam ettiğinin görüldüğünü belirterek, "Uluslararası camia hem insani trajediler hem de afetler için yeterli insani çözümler bulmakta zorlandı. Ama şimdi artık vakit geldi, daha derinlemesine düşünmemiz lazım. Küresel sorunlara, küresel çözümler bulmamız gerekiyor. Uluslararası camia bu konuda bir şeyler yapmak zorunda." diye konuştu.

Dünyadaki krizlere ve ihtilaflara karşı ortak bir girişim, insani bir perspektif yaratılması gerektiğini vurgulayan Usul, bunun geçerli olması için politika geliştirme aşamasına gelen insanlar, akademisyenler, sahadakiler ve sivil toplum kuruluşlarının birbirleriyle el ele çalışması gerektiğini kaydetti.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.