Dogu ve Guneydogu Illeri Mulki ve Idari Amirleri Toplantisi

Dogu ve Guneydogu Illeri Mulki ve Idari Amirleri Toplantisi

Dogu ve Guneydogu Illeri Mulki ve Idari Amirleri Toplantisi

Dogu ve Guneydogu Illeri Mulki ve Idari Amirleri Toplantisi

03 Şubat 2016 Çarşamba 14:22
22 Okunma
Dogu ve Guneydogu Illeri Mulki ve Idari Amirleri Toplantisi
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki illerin idare amirlerine seslenerek, "Alanda halkla beraber olun, çarşıya, pazara çıkın. Güvenlik riski olabilir. Güvenlik riski dolayısıyla halktan uzak kalan birisi görevini yapmamıştır. Kendisi güvenlik riskini üstlenmeyen bir amirin, memuruna 'güvenlik tedbiri al' demesini ben kabul edemem" dedi.

Başbakan Davutoğlu, Vilayetler Evi'nde düzenlenen Doğu ile Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki illerin mülki ve idari amirleriyle bir araya geldi.

Buradaki konuşmasında meşruiyeti ve gücü kullanma yetkisini aldıktan sonra tereddüt gösteren birinin devlet adamı olamayacağını belirterek, alması gereken kararı geciktiren ve bu sebeple halkı zarara uğratan birinin makamı terk etmesi gerektiğini vurgulayan Başbakan Davutoğlu, "Eğer 23 Temmuz'da geçici hükümetin Başbakanı olarak tereddüt etseydik, emin olun şu anda Türkiye bir ateş çemberi içine sokulmuştu. Birileri de tereddüt edeceğimizi zannettiği için yanıldılar zaten. Size söylüyorum, biz tereddüt etmemişsek siz de tereddüt etmeyeceksiniz. Kullandığınız gücün meşruiyet kaynağı halkın iradesidir" diye konuştu.

Meşruiyetin denetlenmesinin ise hesap sorulabilirlik olduğunu anlatan Davutoğlu, kullanılan her gücün mutlaka bir değerle bezenmesi ve hesaba açık olması gerektiğini kaydetti.

- "Halkla bir arada, iç içe olunacak"

Başbakan Davutoğlu, şunları söyledi:

"Hem 'ben yüce üst makamda bulunayım ama bunun imkanlarını kullanıp gerekli riski gerektiği zamanda almayayım, imkanlarını kullanayım' deyip gücün meşruiyetinden kaçarsanız ya da gücü kullandıktan sonra, 'Kimse bizden hesap sormasın' diyerek hesap sorulabilirlikten kaçarsanız çağdaş demokratik hukuk devletini yaşatamayız. Gücü kullanacağız, tereddüt etmeyeceğiz. Birisi sorduğunda da o gücü nasıl kullandığımızın hesabını vermeye hazır olacağız. Bu bir ülkenin başbakanı için de böyledir, en detaydaki memur için de böyledir."

Doğu ve Güneydoğu illerinde görev yapan mülki idare amirlerin bu mücadelede özen göstermeleri gereken hususlara değinen Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Bütün bu görevlerimizin anlamı ve muhtevası halkımızın, ülkemizin geleceğidir. Halkla bir arada, iç içe olunacak. Kesinlikle halka yukarıdan bakan bir bakışla, halktan kopuk izole bir devlet görevi yürütmeyeceğiz. Eğer bir vali, kaymakam ya da bir yetkili oturduğu devlet makamı dışında, o sorumluluk alanına giren her bir mahalleye gitmemişse, en zor şartlarda olan bir durumda, afette ya da terörle mücadelede gözünden yaş akan vatandaşın yaşını bizzat silmemişse ne kadar çok yazışma yaparsa yapsın, takdimde bulunursa bulunsun vazifesini yapmış sayılamaz."

Başbakan Davutoğlu, katılımcılara şöyle seslendi:

"Alanda halkla beraber olun, çarşıya çıkın, pazara çıkın. Güvenlik riski olabilir. Güvenlik riski dolayısıyla halktan uzak kalan birisi görevini yapmamıştır. Kendisi güvenlik riskini üstlenmeyen bir amirin, memuruna 'güvenlik tedbiri al' demesini ben kabul edemem."

- "Halkın değer verdiği kanaat önderleriyle görüşün"

Güvenlik tedbirlerini alırken, halktan kopmamak gerektiğini vurgulayan Davutoğlu, amirlerden vilayetlerdeki sivil toplum örgütleriyle her hafta bir araya gelerek bilgi almalarını, halkın değer verdiği kanaat önderleriyle görüşmelerini istedi.

Kamu düzeninin korunmasının önemine değinen Başbakan Davutoğlu, devletin "kudret" demek olduğunu ama aynı zamanda da "şefkat" anlamına geldiğini anımsattı.

"Kamu düzeni" ifadesinin içinde halkın da yer aldığını, amirlerin halkın da içinde olduğu kamu düzenini koruduklarını ifade eden Davutoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

"Bunu yaparken de şunu bileceğiz. Tek meşru güç kullanma yetkisi halk tarafından seçilen siyasi iradeye tabi olan güvenlik güçlerindedir. Başka hiç kimsenin silah kullandırma, bir yeri kontrol altında tutma, şu veya bu şekilde güç kullanma yetkisi yoktur. Yetkinizi kimseyle paylaşmayın, gücü siz kullanırsınız. Şefkatle birlikte kudreti de siz gösterirsiniz."

"Barış için Akademisyenler İnsiyatifi" bildirisi üzerine bazı akademisyenlere meydan okuduğuna ve hala cevap alamadığına işaret eden Başbakan Davutoğlu, "Dedim ki 'Bana bir tek demokratik hukuk devleti gösterin ki halk tarafından seçilmiş siyasi otoritenin yetkilendirdiği meşru makamlar dışında herhangi bir silahlı gücün varlığına ülkesinin bir bölgesinde izin versin'. Bakın daha cevap gelmedi, gösteremezler. Çağdaşlıktan bahsederler ama çağdaş bir devlette hesap veremeyen kişilerin aynı zamanda güç de kullanamayacağının farkında değillerdir" değerlendirmesinde bulundu.

Davutoğlu, "Bir tek vatandaşımızı, düşüncesini açıklamak dolayısıyla 'terör örgütü tarafından cezalandırılır veya tehdit edilirim' diye bir korku içinde yaşatmayacaksınız. Tehdit edeni gerekli hukuki muameleye muhatap kılacaksınız" dedi.

(Sürecek)

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.