Diyanet İşleri Başkanı Görmez Diyarbakır'da

Diyanet İşleri Başkanı Görmez Diyarbakır'da

Diyanet İşleri Başkanı Görmez Diyarbakır'da

Diyanet İşleri Başkanı Görmez Diyarbakır'da

22 Nisan 2016 Cuma 14:38
25 Okunma
Diyanet İşleri Başkanı Görmez Diyarbakır'da
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, "Bu zor günlerde eli kalem tutacak nice çocuklar bu topraklarda kendi kendilerini helak ettiler. Nice evlatlarımız ise tabutlar içerisinde Türkiye'nin şehirlerine dağıldılar. Gözyaşlarıyla annelerin babaların yürekleri dağlandı." dedi.

Prof. Dr. Görmez, terör operasyonları tamamlanan Sur ilçesindeki tarihi Ulu Cami'de cuma namazı kıldırdı. Cuma hutbesinde vatandaşlara seslenen Görmez, birlik ve beraberlik mesajı verdi.

Son aylarda Sur'da yaşanan acı hadiselerden dolayı hüzünlü selamlar getirdiğini belirten Görmez, doğudan, batıdan, Asya'dan ve Afrika'dan bütün Müslümanların hüzünlü selamlarını, yanık dualarını, gözyaşlarını cuma hutbesine getirdiğini aktardı.

"Siz burada bu zorlukları yaşarken, bu kötülükler şehirlerimizde yer alırken, dünyanın her tarafında Müslüman kardeşlerimizle görüştüğüm zaman tek cümleleri şu olmuştu, 'Diyarbakır'da barış olursa bizde de olur. Diyarbakır'da huzur ve sükunet olursa biz de kendi ülkelerimizde güven içerisinde oluruz. Dualarımız sizinle." diyen Görmez, dünyanın her tarafında aynı secdeye rahman eden müminlerin aynı duygu ve düşünceler içerisinde olmasının, kederleriyle kederlenmeleri kadar büyük bir nimetin bulunmadığını vurguladı.

- "Anne ve babaların yürekleri dağlandı"

Görmez, şöyle devam etti:

"Bu zor günlerde eli kalem tutacak nice çocuklar bu topraklarda kendi kendilerini helak ettiler. Nice evlatlarımız ise tabutlar içerisinde Türkiye'nin şehirlerine dağıldılar. Gözyaşlarıyla annelerin babaların yürekleri dağlandı. Bütün o yürekleri dağlanan anne ve babalar ile görüştüm. Hiçbirisinde, hiçbir kardeşine yönelik kin, öfke ve düşmanlık görmedim. Milletimizin her ferdi bu zor süreçte, 'kardeşlik bakidir, hiçbir şeyi kardeşliğimize değişmeyiz' dediler."

Bugün İslam dünyasından, Bağdat'dan, Şam'dan, Kahire'den ve Yemen'den ateşler yükseldiğini, çocukların ateşlerde yandığını dile getiren Görmez, bütün o mazlumların ve mağdurların umut bağladığı son adanın birlikte içerisinde yaşadıkları bu topraklar olduğunu anlattı.

- Bu topraklar İslama bağlı

Bu toprakların herkesi İslam'ın nimetiyle beslediğini, İslam'ın nimetiyle kardeş olmalarını emrettiğini dile getiren Görmez, bu toprakların Hz. Muhammed'in vefatından 7 yıl sonra İslam ile müşerref olduğunu, ebediyete kadar İslam'a bağlı, İslam medeniyetinin bir merkezi olarak barışı, adaleti ve kardeşliği daima yayacağını vadettiğini, etmeye de devam edeceğini kaydetti.

Diyarbakırlıların binlerce kardeşini 1071 yılında Malazgirt'e gönderdiğini, Alparslan ile bu toprakları Bizans'ın egemenliğinden kurtararak tevhidin özlemine kavuşturduğunu belirten Görmez, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Selahaddin Eyyübi ile çocuklarınızı Kudüs'e kadar gönderdiniz. Rivayet olur ki Kudüs'e gitmeden önce Selahaddin Eyyübi'ye Diyarbakırlı kadın ve anneler Sur'un etrafında yer alan güllerden esans hazırlayarak şişe içerisinde Selahaddin Eyyübi'ye verdiler. Selahaddin Eyyübi'ye şöyle derler, 'Sana bir emanet veriyoruz. Ama bu emaneti yerine getireceksin. Kudüs'ü fethedeceksin, fethettikten sonra sana verdiğimiz bu emanet ile Mescid-i Aksa'nın içini yıkayacaksın ve temizleyeceksin'. Selahaddin Eyyübi Kudüs'ü fethettikten sonra şöyle demiştir, 'Beni Kudüs'ü fethetmeye sevk eden en büyük amirlerden biri Diyarbakırlı annelerimizin bana teslim ettiği emanet olmuştur'. Biz böyle ecdadın ve annelerin evlatları ve torunlarıyız."

- Çanakkale topraklarında Lice'den 450 şehit var

Bu vatan işgal edileceği zaman Diyarbakırlıların evlatlarını Çanakkale'ye gönderdiğini, sadece Lice ilçesinden Çanakkale topraklarında 450 şehidin bulunduğunu vurgulayan Görmez, "Orada küçük bir beldede 40 mücahit insan Çanakkale'ye gider. Onlardan sadece iki kişi döner. Köyün kadınları onlarla birlikte savaşmadılar diye o iki erkeği köye sokmazlar. Hep beraber bu toprakları kendimize böyle vatan kıldık. Kürt'üyle, Türk'üyle, Arap'ıyla, Çerkez'iyle, diller, ırklar, renkler, makam ve mevki müminler için bir şey ifade etmez." diye konuştu.

- Kürtçe dua etti

Hutbesinde Diyarbakırlılara seslenen Görmez, şöyle devam etti:

"Ben Diyarbakır'ım, İslam'ın çocuğuyum. Ben Diyarbakır'ım, Mekke'nin kardeşiyim. Ben Diyarbakır'ım, Muhammed Mustafa'nın evladıyım. Ben Diyarbakır'ım, İstanbul'un Bağdat'ın, Buhara'nın, Semerkant'ın kardeşiyim. Bütün Müslüman beldelerin kardeşiyim. Bu topraklarda bütün insanların ataları yaşarken Halid Bin Velid, Süleyman Bin Halit bu topraklara gelmeden önce atalarımızın tamamı bu topraklarda garabetteydi. Hepsi onlarla hidayete erdi. Hepsi medeniyet fakiriydi, hepsi Muhammed Mustafa ile zenginleşerek İslam'ın nimetine sahip oldular. Hepimizi kaybettiğimiz özgürlüğümüze kavuştuk. Cenabıhak özgürlüğümüzü daim eylesin."

Görmez hutbenin sonunda Kürtçe, "Allahuteala kardeşliğimizi daim kılsın. Allah bizi bütün şerlerden muhafaza etsin. Allah şehrimizi ve hanelerimizi kötülüklerden ve olaylardan korusun. Allah özgürlüğümüzü İslam, iman, tevhid, Muhammed Mustafa ile daim etsin." ifadelerini kullandı.


Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.