'Dindarlık ve İktidar İlişkisi' tartışıldı

'Dindarlık ve İktidar İlişkisi' tartışıldı

'Dindarlık ve İktidar İlişkisi' tartışıldı

'Dindarlık ve İktidar İlişkisi' tartışıldı

10 Şubat 2016 Çarşamba 20:22
61 Okunma
'Dindarlık ve İktidar İlişkisi' tartışıldı

Özgür-Der'in "Riskler ve Zaaflar Karşısında Vahye Şahitlik Sorumluluğumuz" ana başlığında aylık düzenlediği panellerin beşincisi "Dindarlık ve İktidar İlişkisi" oturumuyla devam etti.

Fatih Ali Emiri Kültür Merkezi'nde düzenlenen panelin moderatörlüğünü Murat Yürükoğulları yaparken, Haksöz dergisi yazarlarından Hamza Türkmen ve Özgür-Der Batman Şubesi'nden Şefik Sevim sunum gerçekleştirdi.

Türkmen, iktidarın, yönetim erkinin gücünü ve otoritesini ifade ettiğini, dindarlığın ise çok boyutlu bir fenomen olduğunu, insanlığın yaratılışından bu yana insanların fıtratında bulunduğunu söyledi.

Çaresizlik içindeki dindar kitlelerin çok partili döneme geçildiği 1945'ten beri milliliğe ve devlete sığınarak İslami aidiyetlerini yaşatmaya çalıştıklarını kaydeden Türkmen, şöyle konuştu:

"Bir uzlaşmadan öte çaresizlikten karşıtına sığınarak belki haca gidebilmek, camiler açabilmek duygularıyla bu sığınmacı hal içine girmişlerdi. Bilebildikleri kadar İslami hassasiyetlerini yaşatmaya çalıştılar. Resmi ideoloji ve küresel vesayet; ABD ve Avrupa, gerektiğinde Türkiye dindarlığını kullanmak ve yönlendirmek istemişti. Bu yıllarda dindarlığımız ve İslamcılığımız rehbersizdi. Dindar kitleler dindarlıklarını, bu vesayet altında, İmam Hatiplerde ve Kur'an kurslarında geliştirip dindar nesiller yetiştirmeye çabaladı."

Milli Nizam Partisi'nin kurulduğundan beri dindar politikacıların yetişmeye başladığını ve dindar kesime alan açmaya çalıştıklarını aktaran Türkmen, "Ak Parti, sistemi İslamileştirmeyi değil çevreye ve dindarlara alan açmayı önceledi. Yani AK Parti, Milli Selamet ve Refah Partisi gibi sistemi İslamileştirmeye değil çevreye ve dindarlara alan açmayı önceledi. Romantik, duygusal değil reel olana kapı açmaya çalıştı. AK Parti'nin doğrularından bazıları da şunlardır: Kemalizmin kendisini yenilediği 28 Şubat zulmüne karşın askeri vesayetin geriletilmesi, işkencenin kaldırılması, başörtüsü yasağının her alanda kaldırılması, İmam Hatip okullarında öğrenci sayısının 1 milyon öğrencinin üzerine çıkarılması, Diyanet teşkilatının İslam'a yakınlığının en iyi noktaya getirilmesi, ümmet coğrafyasına olan ilginin artması" diye konuştu.

Hamza Türkmen, reel siyaset içinde doğruya doğru yanlışa yanlış demeyen dindar Müslümanların da bu durumdan rahatsız olmayan dindar iktidarların da uyarılması gerektiği değerlendirmesinde bulundu.

Panel soru-cevap bölümüyle son buldu.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.