Deva'dan Mevsimsel Uyarı

Özel Deva Hastanesi KBB Uzmanı Op. Dr. Emre Polat Canbolat, toplumda bahar nezlesi olarak da bilinen mevsimsel alerjik rinit hastalığının en sık görülen alerjik hastalıklardan biri olduğunu dile getirdi.

Deva'dan Mevsimsel Uyarı

Özel Deva Hastanesi KBB Uzmanı Op. Dr. Emre Polat Canbolat, toplumda bahar nezlesi olarak da bilinen mevsimsel alerjik rinit hastalığının en sık görülen alerjik hastalıklardan biri olduğunu dile getirdi.

23 Mart 2016 Çarşamba 08:18
31 Okunma
Deva'dan Mevsimsel Uyarı

Özel Deva Hastanesi KBB Uzmanı Op. Dr. Emre Polat Canbolat, toplumda bahar nezlesi olarak da bilinen mevsimsel alerjik rinit hastalığının en sık görülen alerjik hastalıklardan biri olduğunu dile getirdi.

Dr. Canbolat, belirli mevsimlerde ortaya çıkan mevsimsel alerjik rinit hastalığının genetik ve çevresel faktörler sonucunda gelişen, çoğunlukla ömür boyu devam eden fakat ileri ki yaşlarda şiddeti azalabilen bir hastalık olduğunu belirtti. Canbolat, "Genellikle ağaç, çim ve çayır polenleri mevsimsel alerjik rinite neden olurken, ev tozu (akar), küf, mantar ve hayvan tüyü gibi allerjenler ise daha çok yıl boyu süren şikayetlere neden olmaktadır. Herhangi bir yaşta ortaya çıkabilse de ilk belirtiler çoğunlukla çocukluk ve genç erişkin çağda ortaya çıkar. Allerjik rinitli kişilerde diğer alerjik hastalıkların (egzama, astım, oral allerji sendromu) görülme sıklığı daha fazladır. Alerjik rinit ağır bir hastalık olmamasına rağmen kişiyi son derece rahatsız edebilir; uykuyu, yemek yeme ve yaşam şeklini olumsuz etkiler; okul ve iş gücü kaybına yol açar" dedi.

BELİRTİLERİ

Mevsimsel alerjik rinit belirtilerine özellikle polenlerin sebep olduğunu söyleyen Dr. Canbolat, belirtileri hakkında da bilgi verdi. Canbolat, "Bu hastalık baharda başlayarak yaz sonuna kadar şiddetli bulgulara yol açabilmektedir. Burun, boğaz, göz ve kulakta kaşıntı, hapşırma, burun akıntısı, burun tıkanıklığı, burun tıkanıklığı sebebiyle gece ağzı açık uyuma, horlama, damakta kaşınma, gözlerin sulanması, boğazı temizleme isteği, halsizlik ve bazen baş ağrısı gibi belirtiler görülür. Bazı hastalarda ise işitme problemleri, boğaz ağrısı, ses kısıklığı ve öksürük gibi belirtiler de görülebilir. Ayrıca Alerjik riniti olan çocuklar burun kaşıntısını gidermek için sürekli burnunu siler ve buna bağlı burun ucunda yatay çizgi oluşumu ile beraber gözaltlarında görülen ödem, hafif koyu renk değişikliği allerjik rinitin tipik bulgularıdır. Genellikle hastaların yarısında yılda 4 aydan fazla alerjik rinit yakınmaları vardır. Alerjik rinit aynı zamanda astım, sinüzit, çocuklarda burun tıkanıklığı sebebiyle diş ve ağız yapısında gelişme bozuklukları, orta kulak hastalıkları, konjuktivit ve besin alerjileri gibi sorunlarla da birlikte görülebilir. Alerjik rinit hastalarının yaklaşık yüzde 30-40'ında bronş hassasiyeti ve alerjik astım görülmektedir" diye konuştu.

TANI VE TEDAVİ SÜRECİ

Mevsimsel alerjik rinitin tanı ve tedavi sürecindeki en önemli noktanın hastanın hikayesi olduğunu vurgulayan Dr. Canbolat, "Hastanın yaşı, hangi ortamlarda şikayetlerinin arttığı, daha önce hangi ilaçları kullandığı ve özellikle ailesinde alerjisi olan başka kimse olup olmadığı mutlaka irdelenmeli. Nelerin tetiklediği ve hangi mevsimde ortaya çıktığı tanıyı koymada yardımcı olacaktır. Daha sonra ayrıntılı bir kulak burun boğaz muayenesi yapılması gerekiyor. Hastanın sorgulaması ve muayene bulguları alerjiyi düşündürüyorsa, alerji testleri uygulanıyor. Alerji testleri, deri testleri ya da kanda alerjenlerin incelenmesi yöntemleriyle yapılabiliyor. Özellikle alerji tedavisine cevap vermeyen kişilerde burun muayenesi detaylı olarak yapılıyor. Tedaviye başlarken, alerjik rinit belirtilerinin kontrol altına alınması, hastanın yaşam kalitesinin düzeltmesi ve alerjik rinitin yol açabileceği sinüzit ve kulak iltihabı gelişiminin önlemesi amaçlanır. Tedavi, çevresel alerjenlerle temasın önlenmesi, ilaç tedavisi, aşı tedavisi ve cerrahi tedaviyle yapılır. Birçok hastanın şikayetleri bu şekilde kontrol altına alınabilir. Testler ile belirlenen alerjen maddelerin veya hastanın şikayetlerini arttırdığı bilinen maddelerin ortamdan uzaklaştırılması ile yapılabilir. Ev hayvanlarının evden uzaklaştırılması, organik ürünler içeren yastık, yorganların yerine inorganik örtülerin kullanılması allerjik reaksiyonların azaltılmasına yardımcı olabilir. Allerjik reaksiyonların azaltılması amacı ile antihistaminik haplar, burun içindeki allerjik reaksiyonların azaltılması amacı ile burun içine sıkılan kortizonlu spreyler kullanılabilir. İlaç tedavisinden fayda göremeyen, ilaç kullanmak isteyen ve allerji testlerinde tek bir maddeye karşı allerjisi tespit edilen hastalara aşı tedavisi uygulanabilir. Aşı tedavisinde allerjik olduğu saptanan madde hastalara deri içine artan dozlarda uygulanarak kişinin bu maddeye karşı duyarsızlaştırılması amaçlanır. Allerjik riniti olan ve kulak burun boğaz muayenesi sırasında burun orta hat kemik eğriliği, polip, burun içi etlerinde büyüme saptanan hastalara şikayetlerinin azaltılması amacı ile uygun cerrahi tedavi uygulanabilir. Tedavi edilmeyen hastalarda rahat nefes alamama nedeniyle uyku bozuklukları görülebilir. Çocuklarda dikkat eksikliği, konsantrasyon bozukluğu, sınav başarısızlığı ve özgüvende azalma olabilir. Erişkinlerde anksiyete, depresyon, akademik performansta ve iş üretkenliğinde azalma bunların sonucunda da yaşam kalitesinde düşme görülebilir" ifadelerine yer verdi.

HASTALARIN DİKKAT ETMESİ GEREKENLER

Dr. Canbolat, alerjik rinitli kişilerin dikkat etmesi gerekenler hakkında de detayla bilgi verdi. Canpolat, "Tozlu ve polenli ortamlarda bulunmamalı, eğer bulunmak durumunda kalınırsa da maske kullanılmalıdır.

Klimalarda kullanılan filtreleri her ay değiştirilmeli, alerjenleri tutan özel filtreler kullanılmalıdır. Polenlerin uçuştuğu mevsimlerde kapı ve pencereler kapalı tutulmalıdır. Evde hayvan ve bitki beslemekten kaçınılmalıdır. Sigara içmemeli ve yanınızda içirilmemelidir. Özellikle kaloriferli evlerde kuru ev havası alerjik rinitin kötüleşmesine neden olabileceğinden, evde hava nemlendiricisi kullanılmalıdır. Toz barındırabilecek tarzda kilim, halı gibi ev eşyaları kullanılmamalıdır. Oda havasının temizliğine dikkat edilmeli, havalandırma sistemlerinin iyi çalıştığından emin olunmalıdır. Beden temizliğine dikkat edilmeli, düzenli olarak el ve yüz yıkanması vücudumuza girmek üzere olan polenleri engeller. İlaçlarınızı hekiminizin önerdiği şekilde kullanmaya özen gösterilmelidir. Genel sağlık kurallarına uymalı, her gün egzersiz yapılıp dengeli beslenilmelidir" ifadelerini kullandı.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.