Demirtaş: Bizi cezaevi ile korkutmaya çalışmayın (2)

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, nevruz kutlamalarını 'direnerek kazanacağız' şiarıyla karşıladıklarını; son 3 yıldaki nevruzların Abdullah Öcalan'ın barış, çözüm süreci ve ateşkes mesajlarıyla birlikte domino etkisi yaratan ciddi, siyasal nevruzlara dönüştüğünü söyledi.

Demirtaş: Bizi cezaevi ile korkutmaya çalışmayın (2)

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, nevruz kutlamalarını 'direnerek kazanacağız' şiarıyla karşıladıklarını; son 3 yıldaki nevruzların Abdullah Öcalan'ın barış, çözüm süreci ve ateşkes mesajlarıyla birlikte domino etkisi yaratan ciddi, siyasal nevruzlara dönüştüğünü söyledi.

09 Mart 2016 Çarşamba 12:57
Demirtaş: Bizi cezaevi ile korkutmaya çalışmayın (2)

NEVRUZU 'DİRENEREK KAZANACAĞIZ' ŞİARIYLA KARŞILIYORUZ

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, nevruz kutlamalarını 'direnerek kazanacağız' şiarıyla karşıladıklarını; son 3 yıldaki nevruzların Abdullah Öcalan'ın barış, çözüm süreci ve ateşkes mesajlarıyla birlikte domino etkisi yaratan ciddi, siyasal nevruzlara dönüştüğünü söyledi. Bu sürecin iyi değerlendirilmediğini savunan Demirtaş, şöyle dedi:

"Eğer ki geçen yıllar iyi değerlendirilmiş olsaydı, bugün eminim ki bambaşka bir Türkiye'ye, bambaşka bir Ortadoğu'ya hep birlikte adım atmış olacaktık. Bugün cenazeleri saymak, ölümlerin bilançosunu tutmak ve her gün Türkiye'nin her yerinde Kürt'üyle, Türk'üyle insanlarımızın cenazesini kaldırmak yerine eminim ki, bütün bu cennet gibi toprakları, bütün bu cennet gibi ülkemizi barış adası haline getirmiş olacaktık. Maalesef değerlendirilemedi. Hükümet halen o günlerin hesabını, neden adım atılmadığı, neden gereği yapılmadığı konusunda öz eleştirel yaklaşmak yerine halen kendisi dışında herkesi suçlayarak ve herkese düşmanlık bakış açısıyla saldıran yeni bir süreci sürdürmektedir. Maalesef AKP bırakın kendi çıkarlarını feda etmeyi, ülkenin çıkarlarını feda ederek bütün Türkiye'nin geleceğini ipotek altına almış."

Selahattin Demirtaş, nevruzu bir taziye, bir yas havasıyla karşılamayacaklarını, büyük bir coşku ile karşılayacaklarını belirterek, "Nevruz taziye değil, nevruz yeni bir yaşama adım atmanın umududur. Yeni bir özgürlük yolunun açmanın umududur. Ve her şeyden önce zalimlere karşı tam da direnişin sembolüdür. Biz bu yıl bu nedenle nevruzu direnerek kazanacağız şiarıyla karşılıyoruz" dedi.  Türkiye'nin 82 ayrı merkezinde nevruz kutlamaları yapacaklarını anlatan Demirtaş, şunları söyledi:

"Bütün arkadaşlarımız şu ana kadar başvurularını yaptılar. İznini tertip komitesi tarafından talep edilen ve önceden belirlenen, bugüne kadar da kutlama yaptığımız meydanlarda nevruz kutlamaları için başvuru yapıldı. Şu ana kadar herhangi bir sorun yaşanmış değil. Umut ediyorum ki her yıl olduğu gibi yine disiplinli ve tertip komitesine verilen izin çerçevesinde bir nevruzu karşılayacağız. Elbetteki öncelikle Diyarbakır'da, Amed'de kutlanan nevuz merkezi nevruz olarak ayın 21'de kutlanılacak ve hazırlıklar bu çerçevede yürütülecek. Ama bu yıl özellikle Cizre ve Silopi'de yapılan yıkım ve katliamlar ve oraya dayatılan insansızlaştırma yaklaşımına karşı son nevruz kutlamamızı ayın 22'sinde tek bir yerde Cizre'de gerçekleştireceğiz. Program ayın 17'sinde başlayacak ve 5 gün boyunca son günde Cizre'de olacak şekilde toplam 6 gün nevruz kutlamaları gerçekleştirilecek."

"ÖCALAN MEKTUBU VAR MI?"

Gazetecilerin bu yıl ki nevruz kutlamalarında Abdullah Öcalan'nın bir mesajı olup olmadığı yönündeki sorusu üzerine Demirtaş, şunları söyledi:

"Geçen nevruzlarda hatırlanırsa öyle bi gelişi güzel ve aniden ortaya çıkan bir İmralı mektubu, Sayın Öcalan mesajı yoktu. Bunun bir görüşme trafiği vardı, bir diyalog süreci vardı, bir uzlaşma vardı. Hatta burada okunan mektupların çoğu üçü de hatta hükümetle, devlet yetkilileriyle ortaklaşılan metinlerdi burada okundu. Ve hiçbiri öyle kimsenin beklemediği bir anda ortaya çıkan mektuplar değildi. Şimdi Diyarbakır nevruzuna 10, 11 gün var. Ortada ne diyalog var, ne bir müzakereye dair işaret var. Bırakın onları her gün katilam var. Ve bir yıla yakındır İmralı'da tecrit var. Hiç kimse görüşemiyor. Şimdi böyle bir ortamda İmralı'da bir mektubun geleceğini beklemek saflık olur. Yani hiçbir görüşme ve temas yokken bizim bildiğimiz en küçük bir gelişme yokken oradan işte bir mektup gelecek demek saflık olur. Ama kendisi bir mektup ulaştırmak isterse bütün bu tecride, diyalogsuzluğa ve hükümetin bu tutumuna rağmen kendisi bir mektup ulaştırmak isterse ve Adalet Bakanlığı buna izin verirse, tabi bizler buradan onur ve memnuniyet duyarız. Mektubu, mesajı ne ise de biz nevruza yetiştiririz. Ama şu anda konuşulan veya bizlerin hakim olduğu bizlerin bilgisi dahilinde olan İmralı'yla ilgili hiçbir gelişme yoktur. Bunun net bilinmesi lazım."

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.