Demirtaş: 'Avrupa'nın suçu daha büyük '

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş HDP TBMM Grup Toplantısında önemli açıklamalarda bulundu.

Demirtaş: 'Avrupa'nın suçu daha büyük '

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş HDP TBMM Grup Toplantısında önemli açıklamalarda bulundu.

05 Nisan 2016 Salı 11:57
127 Okunma
Demirtaş: 'Avrupa'nın suçu daha büyük '

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, "Her hafta salı günleri artık iki tane AKP grup toplantısı yapılıyor, birini Bahçeli, birini Davutoğlu yapıyor. Emeğe de yazık, zamana da yazık, israf da yapmayın bence, MHP-AKP grup toplantıları bence artık tek toplantı halinde gerçekleşsin. Davutoğlu konuşurken Bahçeli'de yanında durup kafasını sallasa yeterli, ikisi de grup toplantısı yapmış olur." dedi.

Partisinin TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmasına Avukatlar Günü'nü kutlayarak başlayan Demirtaş, Türkiye'de savunmanın, pratikte ve yasalarda yok hükmünde olduğunu savundu.

Adalet saraylarının da adalet dağıtmadığını ileri süren Demirtaş, bazı savcıları eleştirerek, "Hakim ve savcılar, özellikle savcılar; Adalet Bakanlığının memurları, o binaları kendine ait neredeyse mülk gibi görüyorlar. Zannediyorlar ki adalet binaları, mahkeme binaları savcılara tapulanmak üzere inşa edilmiştir. Aynı zamanda avukatların işyeri olduğuna dair algı yok savcılarda." diye konuştu.

Demirtaş, savcıların, adliye binası önünde açıklama yapan ve adalet sistemini eleştiren herhangi bir konuyla ilgili tavır koymak isteyen avukatların polis tarafından gözaltına alınarak dövülmesi talimatı verebildiğini iddia etti. Demirtaş, hayatını kaybeden Tahir Elçi'yi de andı.

-Savaş ve göç

Selahattin Demirtaş, Suriye'deki savaşın en çok Suriyelileri, arkasından Türkiye'yi etkilediğini söyledi.

Yaklaşık 5 yıl önce savaş başlarken söylediklerinin bugün çıktığını anlatan Demirtaş, AK Parti'nin Şam'daki başka mezhepten olan Baas rejimini istemediği, orada kendine yakın bir mezhebin iktidarını arzuladığı için savaşı körüklediğini savundu.

Bu amaçla Suriye'deki radikal örgütlere silah gönderildiğini öne süren Demirtaş, söz konusu "barbar" örgütler silahlanana kadar toplu göçlerin yaşanmadığını, o tarihten itibaren insanların can korkusuyla özellikle Avrupa'ya doğru toplu göçe başladığını söyledi. Bu göçleri hükümetin politikalarının tetiklediğini vurgulayan Demirtaş, şöyle devam etti:

"Bugün 'terörle müzakere asla olmayacak' diyorlar. Yaptınız Musul'da. Teröristin hem de en barbarı ile yaptınız. Kürt sorunu bir terör sorunu değil, Kürt sorununun temsilcileri ile görüşmeyi reddedip, 'Biz terörist ile görüşmeyiz' diyorsunuz ama İŞİD barbarları, tecavüzcüleri ile Musul konsolosluğunda oturup pazarlık, müzakere yürütünüz. Cumhurbaşkanı düzeyinde de çıkıp bunu itiraf ettiniz. 'Yaptıysak yaptık kime ne' dediniz.

Araları bu şekilde iyiydi. Bir yandan Şam rejimi devrilecek, bir yandan Suriye'deki nüfus göçertilecek AKP'ye yakın nüfus ikame edilecek. Bu tarafa gelen nüfus da Avrupa için şantaj olarak kullanılacak Suriye'ye müdahalenin gerekçesi olarak değerlendirilecek Türkiye'de yerleştirilecek yerlerde de bir nüfus değişimi için müdahale aracı olarak kullanılacaktı bu insanlar. AKP'nin Suriye politikasının sonucunu bugün görüyorsunuz."

-Avrupa'nın suçu daha büyük

Selahattin Demirtaş, "Sadece AKP mi suçlu bütün bunlardan; hayır. Avrupa'nın suçu AKP'den büyüktür." dedi.

Avrupa'dan Suriye'ye yardım için gönderilen yardımların sözde yardım kuruluşlarınca radikal örgütlere iletildiğini söylediklerini ancak hükümete muhalefet etmekle suçlandıklarını belirten Demirtaş, "AB ve bugün Avrupalı liderlerin tamamı, IŞİD'in büyümesinden sorumludur. Özellikle Almanya bundan sorumludur, Tayyip Erdoğan, Davutoğlu, Nusra'nın, Ahraruş Şam'ın, IŞİD'in insanlığın başına bela olmasından sorumludur." ifadesini kullandı.

Hükümetin, Suriyeli sığınmacıların yerleştirdikleri yerlerdeki "mezhep ve demografik yapının değiştirilmesi için kullanıldığını" savunan Demirtaş, Suriye'de barış ortamının sağlanmasının ardından ülkelerinden kaçma zorunda kalanların ülkelerine döneceğinin altını çizdi. Demirtaş, mülteciler vatandaş olmak istiyorsa vatandaşlık verilmesini istedi.

Selahattin Demirtaş, Türkiye'nin şimdi de Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki çatışmalara taraf olarak Azerbaycan'ı "gaza getirmeye çalıştığını" öne sürerek, ülkenin dört bir yanındaki sıkıntılar sonucu kendisini güvende hissetmeyen toplumun "AKP'ye sarılmaya ve sarayın çevresine kümelenmeye" teşvik edildiğini savundu. Demirtaş, Dağlık Karabağ'daki sorunun diyalog yoluyla çözülmesi önerisinde bulundu.

- "Çakma milliyetçi Çin malı parti"

Konuşmasında Ensar Vakfı üzerinden yaşanan tartışmalara ve konuyla ilgili gensorunun reddedilmesine de değinen Demirtaş, şunları ifade etti:

"Bu bakanla ilgili verilen gensoruda dünkü rezaleti gördünüz. Çakma milliyetçi Çin malı bir parti var, onların da desteği ile bir kez daha gensoru reddedildi. 7 Haziran'dan bu yana bu çakma milliyetçi parti, AKP'nin kuyruğu diyordum ama düzeltiyorum artık; AKP'den daha AKP'li olmuş durumdalar. Her hafta salı günleri artık iki tane AKP grup toplantısı yapılıyor, birini Bahçeli, birini Davutoğlu yapıyor. Emeğe de yazık, zamana da yazık, israf da yapmayın bence, MHP-AKP grup toplantıları bence artık tek toplantı halinde gerçekleşsin. Davutoğlu konuşurken Bahçeli'de yanında durup kafasını sallasa yeterli, ikisi de grup toplantısı yapmış olur.

Bu taciz, tecavüz, istismar mevzusunda rahatlıkla anlaşabilen bu kafa, savaş konusunda da işbirliği yapıyorlar. Bu Çin malı çakma Milliyetçi, koltuğunu kaybetmenin telaşıyla biraz önce Nusaybin'de 'taş üstünde taş, baş üstünde baş koymayın' diyerek milliyetçiliğe, şovenliğe, ırkçılığa oynamanın tadıyla buradan katliam çağrısı yaptı.

Zannediyor musunuz ki zaten orada beyfendinin çağrısına uygun şeyler yapılmıyor mu; yapılıyor. Zaten taş üstünde taş baş üstünde baş konulmuyor için rahat olsun. Kan görmek istiyorsan kan bolca var, tam senlik günler yaşanıyor. Kan görünce kendisinin yanaklarına can geldiğini defalarca acı bir şekilde tecrübe ettik zaten. Zaten kan dökülüyor senin için rahat olsun, zaten oralar yıkılıyor, insanlar göç ettiriliyor senin için rahat etsin. Bizim içimiz rahat değil; candan yana olan, insandan yana olan, barıştan yana olanın içi rahat değil."

Selahattin Demirtaş, vücuttan baş gitse bile başsız bedenlerinin diz çökmeyeceğini bildirdi.

Demirtaş, ayrıca "kiralık köle yasası" olarak nitelediği "özel istihdam büroları yasası"nın çıkmaması için 24 saat parlamentoyu kilitleyecek şekilde çalışacaklarını kaydetti.

Demirtaş, yakın zamanda üç ayların başlayacağına da dikkati çekerek, Regaip Kandili vesilesi ile savaşların bitmesini ve silahların susması temennisinde bulundu.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.