DEİK Dünya Türk Girişimciler Kurultayı Gala Yemeği

DEİK Dünya Türk Girişimciler Kurultayı Gala Yemeği

DEİK Dünya Türk Girişimciler Kurultayı Gala Yemeği

DEİK Dünya Türk Girişimciler Kurultayı Gala Yemeği

26 Mart 2016 Cumartesi 20:31
DEİK Dünya Türk Girişimciler Kurultayı Gala Yemeği

Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Bugün bizim, Türkiye için birinci önceliğimiz güven ve istikrardır. Türkiye'deki demokratik siyaseti, güven ve istikrarı gözümüzün ışığı gibi koruyacağız. Ekonominin geleceği de toplumsal barışın geleceği de güven ve istikrarın korunmasına bağlıdır. Bunun için de yerinde sayan değil, hedefleri olan ve o doğrultuda sürekli ilerleyen, gelişen bir ülke olmak zorundayız" dedi.

Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı'nda düzenlenen Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Dünya Türk Girişimciler Kurultayı gala yemeğinde konuşan Davutoğlu, artık DEİK'in tüm organizasyonel yapısıyla dünya çapında bir örgüt haline dönüştüğünü ifade etti.

Şimdi de DEİK bünyesindeki özel amaçlı iki konseyden birinin Dünya Türk İş Kurultayı vesilesiyle yurtiçinde ve dışındaki iş adamlarıyla bir araya gelmekten son derece memnun olduklarını dile getiren Davutoğlu, "Dışişleri Bakanlığım döneminde de Başbakanlığım döneminde de yurtdışındaki iş dünyamızı, yurtdışındaki diasporamızın iş dünyası ayağını hep ülkemizin gücünün dışarıya yansıması olarak değerlendirdim ve hep onların yanında olmaya özel bir özen gösterdim." dedi.

Davutoğlu, çünkü iş adamlarının ürettiği her değerin Türkiye'nin yurtdışındaki potansiyelini çok daha etkin kullanmasına vesile teşkil ettiğini aktararak, şöyle devam etti:

"Her birinize bir kez daha teşekkür ediyorum. Biz Türkiye'deki ve yurtdışındaki iş adamlarımızın her birini bu ülke için büyük bir değer olarak görüyor ve onların güçlerinin bir araya gelmesi suretiyle oluşturulan Türk Dünyası Dünya Türk İş Konseyi'ni çok önemli bir kurum olarak her zaman çalışmalarımızın ekseninde, merkezinde telakki ediyoruz. Kurduğunuz ortaklıklar, yatırımlarınız, taahhüt işleriniz ve ihracatınızla sizler, Türkiye'nin yüz akısınız, en büyük gücüsünüz. Sizlerin Türkiye'nin emeğini, alın terini, birikimini değerlendirerek yurtdışına açılmanız ülkemize çok değerli kazanımlar sağlıyor. Yurt dışında yerleşik Türk iş adamlarının birbirleriyle ve Türkiye'deki iş adamlarıyla bir araya gelmesini, politika yapıcılarla fikir alışverişinde bulunmasını çok önemsiyoruz. Biz toplumun her kesimiyle sık sık bir araya geliyoruz. Seçim öncesinde ve sonrasında en çok istişareye önem verdiğimiz toplum kesimlerinin başında da iş adamlarımız geldi. İş adamlarımızla seçim öncesinde programlarımızı oluştururken, hükümetimizin eylem programını oluştururken bir araya geldik, değerlendirmeler yaptık. Seçimden sonra da 1 Kasım'dan sonra da tekrar yine iş dünyamızın temsilcileriyle bir araya gelerek, bu eylem planımızın pratik alanda iş dünyamız için taşıdığı önemi değerlendirdik ve atacağımız adımları da birlikte tekrar gözden geçirdik. Bu anlamda DEİK'in tüm yönetici ve mensuplarına, diğer birçok kuruluşumuzla birlikte reformlara yönelik istişarelere katıldıkları ve katkı yaptıkları için şahsım, hükümetim ve milletim adına bir kez daha teşekkürü bir borç biliyorum."

- "Etrafımızdaki ateş çemberine rağmen bütün bu krizleri de aşacak güce sahibiz"

Başbakan Ahmet Davutoğlu, bugün Türkiye için birinci önceliklerinin güven ve istikrar olduğuna işaret ederek, "Türkiye'deki demokratik siyaseti, güven ve istikrarı gözümüzün ışığı gibi koruyacağız. Ekonominin geleceği de toplumsal barışın geleceği de güven ve istikrarın korunmasına bağlıdır. Bunun için de yerinde sayan değil, hedefleri olan ve o doğrultuda sürekli ilerleyen, gelişen bir ülke olmak zorundayız. Biz reformcu karakterimizden, dünyadaki değişimleri okuyan ve ona göre Türkiye'nin ekonomisini, sosyal hayatını, siyasetini reformcu anlayışla yeniden şekillendirmekten bir adım dahi geri adım atmayacağız." şeklinde konuştu.

Davutoğlu, 2008'de, büyük buhrandan sonraki en büyük krizin yaşandığını hatırlatarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Dünyada ve Avrupa'da yönetimler sıkıntıları aşmakta büyük zorluklar yaşarken, Türkiye tüm bu krizleri milli iradeden aldığı güçle iktidarda bulunan AK Parti hükümetleri sayesinde aşabildi. Bütün dünyada küresel ölçekli büyük iflaslar, ağır sarsıntılar yaşandı. Biz böyle bir kriz ortamında büyümeye, kalkınmaya, üretime, istihdam oluşturmaya devam eden bir ülke olarak dimdik ayakta kaldık. O büyük kriz, Türkiye'yi nasıl teğet geçtiyse, krize rağmen nasıl 6,5 milyon insanımıza o günden bugüne istihdam ve iş imkanı sağladıysak, bugünkü arızi, bölgesel sorunlara, etrafımızdaki ateş çemberine rağmen bütün bu krizleri de aşacak güce sahibiz. Psikolojimizi değiştirmek isteyenler asla muratlarına eremeyecekler. 7 Haziran seçimleri sonrasında tek başına hükümet kuramamış olmamızdan kaynaklanan ortamı değerlendirmek ve bir kaos ortamı oluşturmak isteyenler asla başarıya ulaşamayacaklar. Nitekim 1 Kasım seçimleri onlara bu anlamda en güzel dersin milletimiz tarafından verildiği bir demokrasi şöleni oldu. Milletimize şükranlarımı bir kez daha ifade etmek istiyorum."

Şartlar ne olursa olsun demokrasiden, hukuk devletinden, üretimden, ihracattan, istihdamdan, sosyal barıştan, çalışma barışından gözlerini ayırmayacaklarını vurgulayan Davutoğlu, "Adaleti gözeten, vesayeti reddeden, toplumun ihtiyaç ve taleplerine uygun bir anayasa yapmaktan asla vazgeçmeyeceğiz. Terörle mücadelemizden, demokrasiyi geliştirme azmimizden ve kamu düzenini koruma irademizden asla vazgeçmeyeceğiz. Emin olunuz ki yaşanan arızi sorunların hiçbiri aşılmaz değildir. Yeter ki devlet ile millet arasına girmek isteyen şer odaklarının sesine kulak vermeyelim, yeter ki kaos isteyen, azmimizi kırmak, Türkiye'yi tökezletmek isteyen odakların seslerine kulak vermeyelim. Yeter ki toplumsal psikolojimizi kırmak isteyenlere ve moralimizi bozmak isteyenlere karşı omuz omuza duralım. Yeter ki devletimize, milletimize, vatandaşımıza ve en önemlisi birbirimize güvenelim. Birlikte aşamayacağımız sorun, engel ve kriz olmadığından emin olalım." ifadelerini kullandı.

- "Bu mücadele milletimizin, devletimizin topyekun yeniden bir var oluş mücadelesidir"

Davutoğlu, Türkiye'nin çok doğru bir yolda olduğunu dile getirerek, ülkenin tüm zorluklara rağmen, etrafındaki ateş çemberine rağmen sağlam ve sarsılmaz bir iradeyle yoluna devam ettiğini söyledi.

Türkiye'nin kara propagandalara zerre kadar prim vermeyeceğini aktaran Davutoğlu, "Basiretiyle, ferasetiyle bütün tezgahları bozan milletimiz, şu anda oynanan oyunları da bertaraf edecektir. Esnafımız, işçimiz, memurumuz, çiftçimiz, şehirlimiz, köylümüz bütün vatandaşlarımız emin olsunlar ki Türkiye bir kez daha destan yazarak, bugünkü sorunları da aşacak, Cumhuriyetimizin 100. yılına hedefleri doğrultusunda yürüyecektir." diye konuştu.

Başbakan Davutoğlu, bu mücadelenin sadece hükümetin, güvenlik görevlilerinin mücadelesi olmadığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"Bu mücadele 78 milyon vatandaşımızın mücadelesidir. Bu mücadele sizlerin sesini, sermaye kesimlerinin, üretici kesimlerin, ticaret yapan, ihracat yapan kesimlerin sesini daha çok duymak istediğimiz bir mücadeledir. Bu mücadele sadece ekonomik bir mücadele değil, bu mücadele sadece siyasi bir mücadele değil, bu mücadele milletimizin, devletimizin topyekun yeniden bir var oluş mücadelesidir. Biz burada sadece kendi vatandaşlarımızın can ve mal emniyetini savunmuyoruz. Bütün insanlığın değerlerini müdafaa ediyoruz. Mazlumlara kucak açarak, zalimlere meydan okuyoruz. Avrupa Birliği Zirvesinde ve her forumda söylüyorum, arkasında 2,5 milyon kardeşini bütün varlığıyla bağrını açarak kucaklayan 78 milyonluk bir milletin azmini, misafirperverliğini taşıyan bir Başbakan olarak konuşmak bana her zaman büyük bir güç veriyor. Bütün milletimize şükran borçluyum."

- "Kaos ve kriz bekleyen felaket tellallarına karşı dayanışma içinde olalım"

Başbakan Ahmet Davutoğlu, onun için Türkiye'nin bütün bu gayretine karşı terör odaklarını harekete geçirmek isteyenler olduğunu belirterek, "Türkiye ile hesabı olanların kiraladıkları terör örgütleriyle, lejyonerlerle mücadele ederek, mazlum küçük Asya'nın, Anadolu'nun, mazlum Balkanlar'ın, Ortadoğu'nun, Kafkaslar'ın bütün halklarının istiklal mücadelesini veriyoruz. Tarihin bu noktasında gelin yüreklerimizin sesini, vicdanlarımızın sesini birleştirelim. Kaos ve kriz bekleyen felaket tellallarına karşı en geniş anlamda dayanışma içinde olalım. Hiç çıkmadığımız kadar sokağa çıkalım. Özellikle buradan vurguluyorum. Bugünlerde bütün vatandaşlarımızın, yeise, karanlığa sevk edilmek istendiği günlerde, hepimiz sokaklara çıkalım, 'Omuz omuzayız, bir aradayız, hiçbir şekilde bu terör odaklarına teslim olmayacağız' diye haykıralım." şeklinde konuştu.

"Hiç gitmediğimiz kadar esnafımızın yanına gidelim. Hiç sormadığımız kadar komşularımızın halini, hatırını soralım. Hiç yapmadığımız kadar dayanışma içine girelim. Kalbi kırık kim varsa yanında olalım. Yüreğinde hüzün olan, acı olan kim varsa yanı başında olalım. Ahi Evran yolundan, kardeşlik yolundan gidelim ve mutlaka Hacı Bektaş-ı Veli Hazretleri'nin bize öğütlediği gibi, bir olalım, diri olalım, iri olalım. Birbirimize her zamankinden daha fazla kilitlenelim. Kenetlenelim, birleşelim" diyen Davutoğlu, güven ve istikrarın devam için en önemli unsurlardan birinin reformlar olduğunu söyledi.

Davutoğlu, tam anlamıyla bir reform hükümeti olduklarını ifade ederek, birinci nesil reformlarla, krizlerle boğuşan Türkiye'yi, atıl kapasiteyi en iyi şekilde kullanan bir ekonomik performansa taşıdıklarını aktardı.

Demokrasisi kısıtlanmış ve vesayet altındaki Türkiye'yi demokratik standartları yüksek bir Türkiye'ye taşıdıklarını dile getiren Davutoğlu, gelişmiş ülkelerle aralarındaki farkı hızla kapattıklarını söyledi.

Davutoğlu, "Türkiye'nin kabuğunu kırdık. Yüzünü, yönünü tüm dünyaya çevirdik. Her açıdan dünyaya açıldık ve bugün dünyanın her bir köşesinden, her biri birbirinden kıymetli, değerli, azimli iş adamlarımızı dünya başkenti İstanbul'da ağırlıyoruz. Dünyayı karış karış dolaştık. Diplomasiye derinlik kazandırdık. Ekonomik ve ticari ilişkileri artırdık. Biz böyle yaptık ve bunu sizinle, iş adamlarımızla birlikte gerçekleştirdik. Ben ve diğer bakan arkadaşlarımız her gittiğimiz yerde iş dünyamızın attığı adımları yakından takip ettik, ediyoruz. Bakınız bu doğrultuda 2002 yılında 163 olan dış temsilcilik sayımızı şu anda 234'e ulaştırdık. Türkiye dünya çapında en çok temsilciliği olan ülkeler sıralamasında 6. sıraya yükseldi. Sizlerin dünyanın neresinde iş yaparsanız yapın, başvuracağınız, selam vereceğiniz, destek alacağınız bir temsilciliğimiz yanı başınızda olsun. Gurur duyuyoruz." diye konuştu.

(Sürecek)

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.