DEİK bir yılda 135 önemli yurt dışı toplantı düzenledi

DEİK bir yılda 135 önemli yurt dışı toplantı düzenledi

DEİK bir yılda 135 önemli yurt dışı toplantı düzenledi

DEİK bir yılda 135 önemli yurt dışı toplantı düzenledi

24 Nisan 2016 Pazar 12:14
40 Okunma
DEİK bir yılda 135 önemli yurt dışı toplantı düzenledi
Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Ömer Cihad Vardan, "2015'in başından bu yana yurt dışında Cumhurbaşkanımız ile 23, Başbakanımız ile 12 ve Ekonomi Bakanımız ile 21 toplantı yapmışız. Türkiye'de 79 tane devlet başkanı, başbakan ve bakan ağırlamışız. DEİK bir yılda Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık seviyesinde 135 önemli yurt dışı toplantıya imza attı." dedi.

Vardan, düzenlediği sohbet toplantısında DEİK'in yürüttüğü çalışmalar hakkında bilgi verdi, gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Son dönemde DEİK'te görülen üye artışına dikkati çeken Vardan, DEİK'e direk üye sayısında yüzde 50'yi aşan bir artış yakaladıklarını kaydetti.

Vardan, zaman içinde dış görüntüde Türkiye'yi temsil noktasında renk farklılığı, farklı yöne gitme ve neyin nasıl temsil edildiği noktasındaki sıkıntıların DEİK'in yeniden konumlandırılması ihtiyacını ortaya çıkardığını anlattı.

Yeni oluşan yapı içinde ülkedeki tüm kurumların temsil edildiği bir çatı örgütün oluştuğunu belirten Vardan, "DEİK, 30 yıl önce rahmetli Turgut Özal'ın görmek istediği, özel sektörün dış ekonomik ilişkilerini temsil eden bir kurum hüviyetine bugün çok daha anlamlı şekilde oturmuş oldu. Bugün, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) ve Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) başta olmak üzere 103 kurucu kuruluşun içinde yer aldığı büyük bir organizasyondan bahsediyoruz." diye konuştu.

Vardan, iş dünyasıyla ilgili bir parça varsa orada otomatik olarak kendilerinin devreye girdiğini aktararak, şunları kaydetti:

"Geldiğimiz nokta itibarıyla DEİK aslında bilgi merkezi oldu. Dışişleri Bakanlığından, Ekonomi Bakanlığından, Başbakanlıktan, Cumhurbaşkanlığından bütün bilgi buraya akıyor ve buradan dağlıyor. Düşünün ki hükümet başka 4-5 kurumla çalışacaktı, şimdi tek bir kurumla çalışıyor. Aslında kurumun altında hepsi var. Herkes o işten istifade ediyor. Karşıya baktığımız zaman da Türkiye Cumhuriyetinin yapısını görmüş oluyor. Kimlerle muhatap oluyorlar? Bütün iş dünyasıyla muhatap oluyorlar. Tek görüntü, tek resim..."


- "İran önemli bir pazar"


Vardan, DEİK'in iş konseyi sayısının 113'ten 131'e çıktığını, Türk diasporasının dünyadaki diasporalar arasında ilk sıralarda yer almasını istediklerini dile getirdi.

Şu anda 10. sıralarda bulunan Türk diasporasının, Dünya Türk İş Konseyi (DTİK) kapsamında yapılacak faaliyetlerle dünyada 3. olmasını arzu ettiklerini vurgulayan Vardan, Türkiye'nin yurt dışında farklı algılanmasının giderilmesi için çalışılması gerektiğini söyledi.

Vardan, İran'ın sadece Türkiye için değil dünyanın diğer ülkeleri için de önemli bir pazar olduğuna işaret ederek, "İran ve Türkiye bölgenin önemli ülkelerinden. Türkiye'de Kiğılı'nın en çok ciro yapan mağazası Van şubesidir çünkü İran'dan devamlı gidip geliyorlar. Türkiye'nin İran'dan daha yakın bir dostu ve partneri yok. Potansiyel büyük olmakla beraber pazara hakim olmak çok kolay olmayacaktır. İran'ın kendi iç dinamikleri ve siyasi-kültürel ve tarihi yapılarından kaynaklı özel durumları var. Birileriyle iş yapabileceklerse en iyi ülkenin Türkiye olduğunu düşünüyorum. Hatta diğer bazı ülkeler İran'a Türkiye ile birlikte girmek istiyor, Türkiye üzerinden girmek istiyor." şeklinde konuştu.

Vardan, yakında Katar ve Hırvatistan gezileri gerçekleştireceklerine değinerek, "2015'in başından bu yana yurt dışında Cumhurbaşkanımız ile 23, Başbakanımız ile 12 ve Ekonomi Bakanımız ile 21 toplantı yapmışız. Türkiye'de 79 tane devlet başkanı, başbakan ve bakan ağırlamışız. DEİK bir yılda Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık seviyesinde 135 önemli yurt dışı toplantıya imza attı." bilgisini verdi.


- "Afrika'da 9 ülkeye daha iş konseyi yapmamız lazım"


Afrika'da 39 ülkede büyükelçiliğin bulunduğunu, kendilerinin de 30 ülkede iş konseylerinin olduğunu aktaran Vardan, "Büyükelçiliğimizin bulunduğu her ülkede bir iş konseyimizin olmasını istiyoruz. Biz 30'dayız, demek ki 9 ülkeye daha iş konseyi yapmamız lazım." ifadelerini kullandı.

Vardan, ABD'de gerçekleştirilen Nükleer Güvenlik Zirvesi'nde yaptıkları yuvarlak masa toplantısından da bahsederek, Fortune 100'de bulunan 24 firmayı bir araya getirdiklerini anlattı.

Söz konusu toplantının Başkan ve Üst Yönetici (CEO) düzeyinde gerçekleştirildiğinin altını çizen Vardan, şöyle konuştu:

"Bu toplantı çerçevesinde ve bundan sonra yapılanlarda Sayın Cumhurbaşkanımızın mesajları çok net oldu ve yerine oturdu. Değişik kesimlere dokunan mesajlar oldu. Bizim açımızdan baktığımızda yuvarlak masa toplantısını yaptık. Bunun arkasından da 250 Amerikan firmasına yönelik diye yola çıktığımız toplantımız 600'e ulaştı. Burada da Cumhurbaşkanımızın hitap ettiği kesime ulaştırdığı mesajları önemliydi. Bizim iş adamları, CEO'lar ve başkanlardan aldığımız tepkiler de kafalarındaki bazı noktaların aydınlandığı yönündeydi."


- "Türkiye'nin TTIP'ten ne derece olumsuz etkileneceğini bilmiyorlar"


Vardan, Nükleer Güvenlik Zirvesi'nden üç önemli çıkarımının bulunduğunu, bunlardan ilkinin "Türkiye'ye yönelik algı" konusunda olduğunu belirterek, şunları söyledi:

"CEO veya başkanların hiçbiri 'Biz Türkiye'de yatırım yapmak istemiyoruz veya yatırım yaparken şöyle sıkıntılarla karşılaşıyoruz' demedi. Bilakis olanların dedikleri, 'Biz Türkiye'den memnunuz, yatırım yapmaya devam edeceğiz' oldu. Hatta bir iki tanesi vardı, Dow Chemical gibi; yapacakları yatırımlarla 'Bin 300 kişilik istihdam daha oluşturacağız' gibi mesaj verdi. Citi, Dow Chemical, Lockheed, AirCap, Coca Cola, Sierra Nevada yatırımlarına devam edeceklerini, Westinghouse, Honeywell gibi firmalar da yatırımlara başlayacaklarını ifade ettiler.

Sonuç itibarıyla bizim oradaki geri dönüşlerden bu arkadaşların yatırım alanından memnun olduğunu ve yatırım yapmaya devam edeceklerini, hiçbir şekilde kaçıp gitmek gibi bir arzularının olmadığını öğrendik. Yeni girmek isteyenler de var, enerji alanında First Solar, Noble Enery, Noil Energy gibi..."

Vardan, zirveye katılan kişilerin Türkiye'nin Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı Anlaşması'ndan (TTIP) ne derece olumsuz etkileneceğini bilmediğini, bunu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın verdiği mesajlardan öğrendiklerini anlattı.

Dolayısıyla bu konuda bir adım atıldığına dikkati çeken Vardan, diğer bir çıkarımının da Suriye'deki sığınmacılarla ilgili olduğunu kaydetti.

Vardan, "Sığınmacıların durumu ve bu konuda Türkiye'nin yaptıkları anlatıldığında, bazı kesimin bu konuya hayretle baktığını, bilmediklerini gördük. Her ne kadar dünya şirketi olsalar da bazılarının maalesef yakın çevresinden başka bildiği yok. Bu bakımdan o mesajlar da verilmiş oldu." diye konuştu.


- "TTIP konusunun gündemden düşürülmemesi gerek"

Vardan, TTIP konusunda iletişim sıkıntısının olup olmadığına ilişkin bir soruyu da şöyle cevapladı:

"Herkes kendi üzerine düşen ödevi yapmak zorunda. AB ile ilgili en son bu mültecilerle ilgili kabul anlaşması, vize muafiyeti süreci, Gümrük Birliği'nin güncellenmesi hadisesi, yeni nesil STA'lar ve bunların bize etkileri gibi bir sürü durum çıktı. İş dünyası olarak bunların hepsini takip etmek mecburiyetindeyiz. Hükümetler takip etmek zorunda çünkü onların da bizim de yapmamız gereken işler var. Bu bir bilek güreşi, herkes bir taraftan birbirini bükmeye çalışıyor. Biz de bu işin etkilenen tarafı olarak, hem hükümet hem özel sektör bazında elimizden geldiği kadar bu işlerin kendi açımızdan olumlu neticeye ulaşacak alt yapıyı hazırlamak, hazırlanmasına katkı sağlamak mecburiyetindeyiz. Bu da kolay bir şey değil."

Vardan, TTIP konusunda problemin asıl kaynağının Gümrük Birliği Anlaşması olduğunu, sorunun kaynağına inilmesi gerektiğini dile getirdi.

American Business Forum in Turkey'in (ABFT), Türkiye'de yerleşmiş Amerika kökenli firmaların TTIP'ten nasıl etkilenebileceğiyle ilgili bir rapor hazırladığı bilgisini veren Vardan, Türkiye'ye yatırımların yüzde 70'e yakınının Avrupa Birliği ülkelerinden geldiğini, TTIP'ten en çok bu firmaların Türkiye'deki ayaklarının olumsuz etkileneceğini söyledi.

Vardan, TTIP konusunda herkesin elinden geleni yapması ve bu konunun gündemden düşürülmemesi gerektiğine dikkati çekti.

Bugün Türkiye'nin ve AB'nin 20 yıl öncesi gibi olmadığını vurgulayan Vardan, üretim şartları ile ihtiyaçların aynı kalmadığını, bu nedenle de Gümrük Birliği'nin günün şartlarına uygun hale getirilmesi gerektiğini belirtti.


- "Geçen sene 54 milyon avro sadece vize bedeli için para ödedik"


Vardan, Suriye krizi ve sığınmacıların durumuna da değinerek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Kimsenin arzu etmediği bir durumla karşı karşıya kaldık. Suriyelilerin 5 seneyi aşan bir zamandır sıkıntılı bir süreçten geçmeleri, onların buraya gelmeleri, bir kısmının Avrupa'ya gitme arzusu ve bir anda göçmen krizi ile karşı karşıya kalmaları bir şekilde AB'yi farklı düşünmeye zorladı. 'Fırsattan istifade edelim' manasında söylemiyorum. Bu sıkıntılı durumu fırsat olarak düşünmek bizim şiarımıza yakışmaz ama sonuç itibarıyla ortada bir durum var ve bunu da biz oluşturmadık. AB bölgesel sorunların çözümünde umarım Türkiyesiz bir çözüm olamayacağını anlamıştır. Türkiye bölgesinde hakikaten önemli bir ülke."

Vardan, son yaşanan olayların Geri Kabul Anlaşması'nın devreye sokulmasını hızlandırdığını ve vize muafiyeti sürecini öne çektiğini dile getirdi.

Sürecin 4 Mayıs'a yetişip yetişmeyeceği konusuna ilişkin bir soruya da Vardan, "Ne zamana yetişir onu bilemem ama çok ciddi bir gayret var. Bunun bir ay önce veya bir ay sonra olmasının bence hiçbir kıymeti yok bu noktaya geldikten sonra. Yapabileceğimiz, en kısa zamanda bitirebilirsek en azından iş adamları için önemli olan bu vize problemi ortadan kalkacak diye arzu ediyoruz." yanıtını verdi.

Vardan, geçen sene 54 milyon avro sadece vize bedeli için para ödendiğini, bu rakamın diğer maliyetlerle 100 milyon avroya çıktığını aktardı.


- Rusya ile ilişkiler


Rusya ile ilişkilere yönelik de değerlendirmelerde bulunan Vardan, konuşmasını şöyle tamamladı:

"Bu konuda herkes suhuletle hareket edilmesini istiyor ki herhalde yavaş yavaş da yumuşama olacak gibi... Bu tür işlerde ben hiçbir şeyin ilanihaye süreceğini düşünmüyorum. Ticari münasebetler o kadar birbirine bağlı ki oraya domates gitmiyor mu, peynir gitmiyor mu? Hepsi gidiyor. Başka kanallardan herkes yolunu buluyor. Sonuç itibarıyla zor olmakla beraber su yolunu buluyor. Rusya'nın ekonomisi ciddi anlamda kötüleşiyor. Bu işler olmasaydı da yüzde 40'a varan bir ihracat kaybımız vardı. Sorunlar olunca yüzde 52'ye çıktı. İhracattan öteye orada insanlara yapılan hareketler çok hoş değil. Unutmayalım, bizim iş adamlarımız orada Rusların işverenleri ve on binlerce Rus istihdam ediyorlar."

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.