Davutoğlu-Zvizdiç ortak basın toplantısı

Davutoğlu-Zvizdiç ortak basın toplantısı

Davutoğlu-Zvizdiç ortak basın toplantısı

Davutoğlu-Zvizdiç ortak basın toplantısı

07 Nisan 2016 Perşembe 11:32
Davutoğlu-Zvizdiç ortak basın toplantısı

Başbakan Ahmet Davutoğlu, dokunulmazlıkların kaldırılması konusuda, "CHP önce ne yapacağını bilemedi, sonra karşı teklif gibi bazı teklifler getirdi. Son olarak ifadelerinden anlaşılıyor ki bu meydan okumanın karşısında, olumlu bir cevap verecek cesaretleri, yürekleri, temiz vicdanları yok. Böyle olduğu anlaşılıyor." dedi.
Davutoğlu, Çankaya Köşkü'nde, Bosna Hersek Bakanlar Konseyi Başkanı Denis Zvizdiç ile bir araya gelmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı.
Bir gazetecinin, Bosnalı Sırpların eski lideri Radovan Karadzic'e verilen cezayı nasıl değerlendirdiğine ilişkin soruya Davutoğlu, "Savaş yıllarının hemen sonrasında, 1996 yılı başında Bosna'ya bir ziyaretim olmuştu, akademisyen olarak. Savaşın ve işlenen katliamların bütün acısı insanların yüzüne ve toprakların her yerine sinmişti. Kimse hiçbir gerekçeyle Bosna'da yaşanan acıyı hafife alamaz, bu acıya bir şekilde katkıda bulunmuş savaş suçlularını da mazur göremez." yanıtını verdi.
Davutoğlu, verilen cezanın yıllar sonra da olsa savaş suçlarının karşılığını bulması açısından önemli ve doğru olduğunu ancak açık savaş suçu işlemiş ve teşvik etmiş, soykırımı teşvik etmiş kişilerin bunun dışında kalmış olmasının, bu acıları hissetmiş olan Bosna halkının nezdinde tatmin edici olmadığını ifade etti.
Davutoğlu, şöyle devam etti:
"En büyük cezayı zaten bu barbarlar, insanlık vicdanında aldılar. 20. yüzyılın en barbarca cinayetleri Bosna-Hersek'te işlendi, her yıl Srebrenitsa'da yaşanılan anılar dahi bunun şahididir. Kimse bunu yok sayamaz, kimse şu veya bu hafifletici sebep ileri sürerek işlenen bu ağır insanlık suçlarının gölgesinden kurtulamaz.
Bu bakımdan biz her zaman, en başından itibaren sadece Bosna-Hersek'in dostu bir ülke olarak ve Bosna'ya aşkla bağlı kişiler olarak değil, birer insan olarak bu savaş suçlarına karşı açık ve net bir tutum takındık. Eminim bir gün Suriye'de ve diğer yerlerde işlenen savaş suçlarının müsebbipleri de bu şekilde bir hesap verme durumunda kalacaklardır."
- "Şuanda böyle bir çalışma gündemimizde yok"
Bir basın mensubunun, AK Parti Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu'nun sözlerine ilişkin değerlendirmesini sorması üzerine Davutoğlu, Türkiye'nin anayasal çerçevesi belli olan demokratik bir hukuk devleti olduğunu belirterek, şöyle konuştu:
"Demokratik hukuk devleti kuralları, yasama, yargı ve yürütmenin yetki ve sorumluluklarının nereden başladığını, nerede bittiğini açık bir şekilde ortaya koyar. Bu anayasayı değiştirmek istesek de bunun için çaba sarf etsek de bugün geçerli olan anayasal çerçeve yasama, yürütme ve yargı ilişkilerinde de geçerlidir. Yargı bu anlamda kesinlikle yürütmeden ve yasamanın etkisinden, özellikle de yürütmenin etkisinden bağımsız olarak işlevini sürdürmektedir. Yürütme-yasama ilişkileri de bugünkü anayasal çerçeve içinde yürümektedir. Bunların birbirine tahakküm ettiği gibi bir algıyı yansıtmak, bu konuda bir hükümde bulunmak doğru değildir. Her halükarda Türkiye demokratik hukuk kuralları çerçevesinde devlet işleyişini sürdürecektir. Bütün diğer görüşler, şahsi görüşler olarak zikredilir ama bizim hükümetimizin, AK Parti'nin görüşü açık ve nettir. Türkiye, demokratik hukuk devleti kuralları içerinde yasama, yürütme ve yargının sınırlarının belli olduğu bir çerçevede bir politika belirlemektedir."
Teröre bulaşanların vatandaşlıktan çıkartılmasıyla ilgili tartışmaların sorulması üzerine Başbakan Davutoğlu, Finlandiya ziyaretinden önce gerekli açıklamayı yaptığını belirterek, şu yanıtı verdi:
"Eğer bir kişi bir ülkede otobüs duraklarında araba patlatarak intihar saldırısında bulunuyor ve o ülke vatandaşlarının canına kastediyorsa zaten o ülkeyle manevi bağı kopmuş demektir. Hukuki bağının kopmasına baktığımızda ise 2009 yılında çıkartılan kanun çerçevesinde kimlerin vatandaşlıktan çıkartılacakları belli. Yeni bir düzenleme yapılması icap ederse terörle mücadele bağlamında bunu da değerlediririz dedim. Ama var olan çerçeve bu. Şu anda hükümet olarak böyle bir çalışma yapıldı mı sorusuna da verdiğim cevap, şuanda böyle bir çalışma gündemimizde yoktu. Sayın Cumhurbaşkanımızın ifadeleri var. Ama bunun çerçevesi terörle mücadele bağlamında değerlendirmesini her zaman yaparız. Ama dediğim hususlarda yaşanan gerçek durum bundan ibarettir. Esas itibariyle bu teröristlerin psikolojik ve manevi bağları zaten bu ülkeyle kopmuş olduğu için zaten bu terörist faaliyetleri yapmaktadır."
- "Türkiye'nin talepleri karşılanırsa, atılacak adımlar belli"
Davutoğlu, İsrail ile görüşmelerden nasıl bir sonuç beklendiğinin sorulmasına, İsrail ile yürütülen görüşmelerin bir zamandır devam ettiğini ve daha önce gerekli görüldüğünde basına bu konuda gerekli bilgilerin verildiğini söyledi.
Bugünlerde de bu görüşmelerin sürdüğünü kaydeden Davutoğlu, "Bu görüşmelerde bizim en başından itibaren temel ilkelerimiz, çerçevemiz belli. Bu çerçevede arkadaşlarımız görüşmeleri yürütüyorlar. Eğer taleplerimiz karşılanırsa, Türkiye'nin en başından 2010 yılından itibaren zikrettiği talepler karşılanırsa, ondan sonra atılacak adımlar bellidir. Ama önemli bir zeminde, ortak bir zeminde seyretmekte olduğunu ifade edebilirim. Neticesini hep beraber göreceğiz, değerlendireceğiz." diye konuştu.
CHP'nin dokunulmazlıklara ilişkin teklifinin kendilerine ulaşıp ulaşmadığı ve CHP'nin tavrında bir değişiklik olmazsa AK Parti'nin tavrının ne olacağına yönelik bir başka soruya Başbakan Davutoğlu, şu karşılığı verdi:
"Dokunulmazlık meselesinde bizim ilkeli, açık, net tutumumuz karşısında, daha önce bu tutumu beklediklerini kendi politikaları gibi ifade eden muhalefet partileri, birer birer tutumlarından vazgeçen tavırlar sergiliyorlar. Biz çok açık hiçbir şeyden çekinmiyoruz. Dokunulmazlık konusunda bütün dosyaların gelmesi için de gerekli çalışmayı yapacağımızı ifade ettik. CHP önce ne yapacağını bilemedi, sonra karşı teklif gibi bazı teklifler getirdi. Son olarak ifadelerinden anlaşılıyor ki bu meydan okumanın karşısında, olumlu bir cevap verecek cesaretleri, yürekleri, temiz vicdanları yok. Böyle olduğu anlaşılıyor. Şimdi bize düşen ve derhal yapacağımız husus, bu çerçevede anayasa değişikliği, geçici anayasa maddesi de içinde olmak üzere, yaparak süreci başlatmak. Biz karar verdiğimiz, söz verdiğimiz hiçbir konuda geri adım atmadık. Bu konuda da süreci derhal başlatma talimatını arkadaşlara verdim."
(Bitti)

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.