Davutoğlu 'bizi kirli terör girdabına sokamazlar.'

AK Parti TBMM Grup Toplantısı

Davutoğlu 'bizi kirli terör girdabına sokamazlar.'

AK Parti TBMM Grup Toplantısı

23 Şubat 2016 Salı 11:27
154 Okunma
Davutoğlu 'bizi kirli terör girdabına sokamazlar.'

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Terör baronları ve onların siyasi uzantıları bizi kirli bir terör girdabına çekme çabası içindeler. Devlet tekrar eski zaaf günlerine dönsün istiyorlar. Onların derdi, milletin huzuru, istikrarı ve mutluluğu değil, onların derdi çatışma ve kaos çıkarmak. Bu sayede kendi dar örgüt çıkarlarını daha rahat hayata geçireceklerini zannediyorlar" dedi.

Davutoğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, AK Parti'nin hem bugünlerin teminatı hem de yegane gelecek umudu olduğunu söyledi. AK Parti'nin milletle bütünleşerek, milletin ruhundan, ülkenin vicdanından çıkmış bir hareket olduğunu belirten Davutoğlu, "AK Parti her zaman söylediğimiz gibi konjonktürel şartlarda çıkmış sıradan bir siyasi parti değildir, asırların derinliğinden gelen köklü bir gönül hareketidir" ifadesini kullandı.

Siyasetlerinin temelinde milletle hemhal olmanın, vatandaşın isteğini yapmanın bulunduğunu vurgulayan Davutoğlu, "Bu yüzdendir ki AK Parti Türkiye'nin her köşesinde siyaset yapan tek partidir. AK Parti aynı zamanda siyasetinde Türkiye'nin her köşesini, her vatandaşını, her bölgesini temsil etmeyi ilke edinmiş tek partidir" diye konuştu.

AK Parti'nin, kendisine oy verenler kadar oy vermeyenlerin meselelerini de kendi meselesi bilen bir parti olduğunu belirten Davutoğlu, "Biz Türkiye'yi bütün renkleriyle, bütün zenginlikleriyle, bütün farklılıklarıyla seviyoruz, kucaklıyoruz" dedi.

Davutoğlu, AK Parti'nin hiçbir zaman millete sırtını dönen, milletin rızasının dışına çıkan bir hareket olmadığını ve olmayacağını bildirdi.

- "Büyük bir kalkınma hamlesi gerçekleştirdik"

AK Parti'nin 2001 yılında herkes için demokrasi, herkes için adalet istemiyle kurucu genel başkanları Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan öncülüğünde yola çıktığına işaret eden Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Dokunulmaz tabulara dokunduk, aşılmaz zannedilen engelleri, barikatları aştık geliyoruz. Akıl almaz yasakları rafa kaldırdık. 'Herkesin yüzü gülecek, herkes huzuru yaşayacak' dedik, herkesin yüzü güldü. Bölgeler arası kalkınmada adalet ilkesini hayata geçirdik. Demokrasimiz geliştikçe vatandaş ile devlet arasındaki ihtilaf alanları azaldıkça Türkiye ekonomisi şaha kalktı. Demokrasiyle, hukukla, adaletle, merhametle zenginleştik. Biz vatandaşımıza güvendik, vatandaşımız bize güvendi. Gönüller mamur oldukça şehirler mamur oldu. Toplumsal barış mümkün oldukça huzur büyüdü, gelişti. Bu süre zarfında sadece 130 milyar dolar olan milli gelirimiz 800 milyar dolar seviyesine çıktı. İhracatımız 36 milyar dolardan 145 milyar dolar seviyesine çıktı. Yollarımız, hastanelerimiz, okullarımız, üniversitelerimizle Türkiye'nin dört bir yanında büyük bir kalkınma hamlesi gerçekleştirdik. Biz milletimizin her bir ferdinin sevincinden sevinç, üzüntüsünden üzüntü duyan bir hareketiz ve öyle olmaya devam edeceğiz."

- "Onların derdi kaos çıkarmak"

Terör baronları ve onların siyasi uzantılarının kendilerini kirli bir terör girdabına çekme çabası içinde olduğuna dikkati çeken Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Devlet tekrar eski zaaf günlerine dönsün istiyorlar. Onların derdi, milletin huzuru, istikrarı ve mutluluğu değil, onların derdi çatışma ve kaos çıkarmak. Bu sayede kendi dar örgüt çıkarlarını daha rahat hayata geçireceklerini zannediyorlar. Biz Doğu ve Güney Doğu bölgelerimize hizmet getirmek için, yatırımlar yapmak için seferber olunca terörün arkasındaki odaklar rahatsız oldu. 'Bölge kalkınırsa, bölge halkı rahatlarsa Van, Diyarbakır, Mardin ve diğer illerimiz zenginleşirse bize orada ekmek kalmaz' dediler. İşte onun için şehirleri ateşe veriyorlar, onun için çoluk çocuk ayırımı yapmadan sivilleri öldürüyorlar, onun için can alıyor, onun kan döküyor, şehirleri talan ediyorlar."

Başbakan Davutoğlu, terörün en büyük zararı bu bölgede yaşayan insanlara verdiğini belirterek, "Ama şundan emin olsunlar ki bu milletin kardeşliğini bozamayacak, Türkiye'nin önünü kesemeyecekler" dedi.

Teröre asla izin veremeyeceklerini bir kez daha yineleyen Davutoğlu, "Terör bitinceye, silahlar bırakılıncaya kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Bu milletin canına, birliğine, dirliğine kastedenler mutlaka adalete hesap verecekler. Ama bizi demokrasiden, hukuktan, adaletten ve hep beraber insanca yaşayacağımız bir Türkiye hedefine yürümekten asla vazgeçiremeyecekler" ifadesini kullandı.

Birlik, Huzur ve Demokrasi Eylem Planı doğrultusunda terörden zarar gören vatandaşlar için gereken her türlü desteği sağladıklarına işaret eden Davutoğlu, kısa sürede bölgede hayatı normal seyrine döndüreceklerini bildirdi.

Ankara'da yaşanan son terör saldırısı dolayısıyla geçtiğimiz hafta sonu yapacağı Van ziyaretini gerçekleştiremediğine değinen Davutoğlu, en kısa zamanda bu ziyareti yapacağını söyledi.

Terörle mücadelede çok önemli mesafeler alındığını ve nihai hedeflerine ulaşmakta da kararlı olduklarını belirten Davutoğlu, "Bunu yaparken meşruiyetten, hukuktan, demokratik hak ve özgürlüklerden asla taviz vermeyeceğiz. Tek hedefimiz terörü ortadan kaldırmaktır. Bölgede terörist hedeflerce baskı ve zulme uğrayan insanlarımızı huzura kavuşturacağız. Bu ülkede terörün asla bir geleceği olmayacak, asla terör bu ülkeye hakim olamayacak, bunu da herkesin çok iyi bilmesi lazım" ifadesini kullandı.

Davutoğlu, bölge insanın terörden çok yorulduğunu vurgulayarak, teröre destek vermeyen, elinde silah olmayan herkesle tek tek konuşacaklarını ve barışı, huzuru tesis edeceklerini dile getirdi.

- "Sorunların kaynağında bu anlayış yatmaktadır"

Davutoğlu, 14 yıldır gerçekleştirdikleri yatırım reformlarının artık bir üst noktaya taşınması zamanının geldiğini bildirdi.

Başbakan Davutoğlu, şu ifadeleri kullandı:

"Bunun bir yolu da yeni bir anayasa yapmaktan geçiyor. Mevcut anayasamız hem ruhu hem lafzı hem de mantığıyla bir bütün şeklinde değişmesi gereken bir anayasadır. Bu toplumun ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak, millete rağmen hazırlanmış bir darbe dönemi anayasasıdır. Çoğulculuğu tehdit, özgürlüğü risk gibi gören bir anlayışın eseridir. Bugün yaşadığımız sorunların birçoğunun kaynağında bu anlayış, bu zihniyet yatmaktadır ve hayata geçirildiği günden bu yana tartışılan, hep eleştirilen bir anayasa olmuştur. Tüm toplumsal kesimlerimiz de bu anayasanın mutlaka değiştirilmesi gerektiğini ifade ediyor. Bu konuda kimsenin tereddüdü yok. Bu anlayış değişmediği sürece, sorunların çözümünde atacağımız adımlar yeterli sonuca ulaşmayacaktır."

TBMM'nin 26. Dönem milletvekillerinin en önemli görevinin, milletin anayasa talebine cevap vermek olduğunu belirten Davutoğlu, "1 Kasım'da seçime giderken tüm partiler beyannamelerinde bu sözü vermiştir. 2011 seçimlerinden sonra da bu doğrultuda bir girişimimiz olmuş ve maalesef akamete uğramıştır. Meclis'in meşruiyeti sorgulanarak, 'Bu Meclis anayasa yapamaz' diyenler bile olmuştur. 25 ay süren çalışmalar maalesef olumlu bir sonuç üretemedi. Maalesef Türkiye o günden bugüne tam 5 yıl kaybetti" diye konuştu.

Bu Meclisin yeni anayasa yapacak temsile de meşruiyete de sahip olduğunu vurgulayan Davutoğlu, "Kim derse ki 'Bu Meclis anayasa yapamaz', o kişi demokrasiden de, o kişi milli iradeden de anlamıyor demektir. Her biriniz ayağa kalkıp, 'Biz milletten aldığımız iradeyle yeni bir anayasa yapacağız' diye gür bir sesle haykırmalısınız. 'Kimse bahane aramasın, artık milletimize verdiğimiz söz yerine getirilsin' dedik, sonrasında da bütün partilerimizi ziyaret ederek yeni anayasa yazım sürecini başlattık" dedi.

- "CHP ve CHP arkasındaki zihniyet ayak diriyor"

Davutoğlu, TBMM Başkanı'nın çağrısı üzerine Mecliste temsil edilen partilerin eşit üye katılımıyla anayasa komisyonunun çalışmalarına başladığını anımsatarak, şunları kaydetti:

"Ancak daha sürecin başında anayasa komisyonunu sabote eden girişimler tekrar zuhur etti. Üzülerek ifade edeyim ki malesef bu CHP değişmiyor, galiba hiç değişmeyecek. Çünkü Sayın Kılıçdaroğlu ile yaptığımız görüşmede anayasayı değiştirme irademizi ortaya koşmuş ve her bir konuda hiçbir ön şart olmadan konuşma ilkesini benimsemiştik. 'İsteyen istediğini söylesin ama komisyon toplansın ve en doğruyu bulmak için birlikte hareket etsin' demiştik. Fakat son tavırları bu ilkesel yaklaşıma açık bir çelişki teşkil ediyor. Ne zaman ülke olarak üstümüzdeki ağırlıkları atmak istesek, ne zaman bunu atmak için bir irade ortaya koysak, CHP ve CHP arkasındaki zihniyet ayak diriyor ve eski Türkiye'nin vesayet sistemini savunuyor. Ancak sistem o kadar savunulamaz hale geldi ki CHP'liler bile bunu açıktan söyleyemiyorlar. Bunun yerine dolaylı yollarla uzlaşmayı sabote eden tavırlar sergiliyorlar. Topluma verdikleri sözü ve bu konuda oluşan talebi yok sayamadıkları için bahaneler uyduruyorlar."

 

 

 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.