Cumhurbaşkanlığında muhtarlar toplantısı

Cumhurbaşkanlığında muhtarlar toplantısı

Cumhurbaşkanlığında muhtarlar toplantısı

Cumhurbaşkanlığında muhtarlar toplantısı

10 Şubat 2016 Çarşamba 12:19
30 Okunma
Cumhurbaşkanlığında muhtarlar toplantısı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "PKK ile PYD'nin bir farkı var mı? YPG'nin bir farkı var mı? Bütün yazılı kayıtları bunların bizim elimizde. Amerika'ya diyoruz ki bu terör örgütüdür. Amerika'nın yetkilileri kalkıyor 'Hayır biz onları terör örgütü olarak görmüyoruz.' Ey Amerika! Size kaç kere söyledim. Siz bizimle beraber misiniz yoksa bu terör örgütü PYD ile YPG ile mi berabersiniz?" dedi.

Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Aksaray, Artvin, Bursa, Erzurum, Iğdır, Karaman, Kars, Kırıkkale, Kocaeli, Konya, Muş, Samsun ve Sinop'tan gelen muhtarlarla bir araya geldi.

Erdoğan, konuşmasında, anamuhalefet partisi temsilcilerinin bazı yurt dışı ziyaretlerini eleştirdi.

Erdoğan, "Birileri yurt dışına gidiyor, bunlar ana muhalefetin temsilcileri. Ne diyorlar? 'PYD, YPG terör örgütü değil.' Bal gibi de terör örgütü. PKK nasıl terör örgütüyse, onlar da aynı şekilde terör örgütü. Ama bu ifadeyi kullananlar ne yazık ki bu terör örgütlerinin avukatı konumundalar. Onları savunanlar var" diye konuştu.

Bu kişilerin anamuhalefet partisinin mensupları olmasından dolayı durumun çok daha farklı hale geldiğini belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

"Bunlar ki ülkemizi şu anda kana bulayanlar ve onlarla müşterek hareket edenler. PKK ile PYD'nin bir farkı var mı? YPG'nin bir farkı var mı? Bütün yazılı kayıtları bunların bizim elimizde. Amerika'ya diyoruz ki bu terör örgütüdür. Amerika'nın yetkilileri kalkıyor, 'Hayır biz onları terör örgütü olarak görmüyoruz.' Ey Amerika! Size kaç kere söyledim. Siz bizimle beraber misiniz yoksa bu terör örgütü PYD ile YPG ile mi berabersiniz? Ey Amerika! Ne PKK'yı bize tanıtabilirsiniz, ne PYD'yi bize tanıtabilirsiniz, ne YPG'yi bize tanıtabilirsiniz. Bunları biz gayet iyi biliriz. DAİŞ'i de biz biliriz, bunları da biz biliriz. Ama bunların hiçbirini bugüne kadar tanıyamadınız. Tanıyamadığınız için bölge kan revan içinde, kan gölü halinde. Bu nasıl ortaklık anlamak mümkün değil, defalarca söylememize, anlatmamıza rağmen karşımızda susuyorlar, gıyabımızda 'Biz böyle bakmıyoruz bunlara' diyorlar. Bu nasıl bir anlayıştır."

Siyasetin dilini, diplomasinin imkanlarını, pazarlık gücünü bugüne kadar ihmal etmediklerini vurgulayan Erdoğan, bundan sonra da ihmal etmeyeceklerini belirtti.

Erdoğan, "La galibe illallah" düsturunu akıllarından çıkarmadan yola devam edeceklerini aktardı.

Erdoğan, "Galip olan sadece Allah'tır bunu bileceğiz. Bugün geldiğimiz mücadele Habil'den Kabil'den beri devam eden mücadeledir. İki kardeş değil mi? Kabil katil, maktul Habil. Ne zaman başladı mücadele, şimdi de aynı şeyleri yaşamıyor muyuz, Müslüman Müslümanı öldürmüyor mu? Hem de 'Allahu ekber' diye öldürüyor. Ölen de 'Allahu ekber' diyor, öldüren de 'Allahu ekber' diyor, bu ne menem bir iş. Onun için bu işi bizim düzeltmemiz lazım. Onun için bunun mücadelesini hep beraber vermek lazım" ifadesini kullandı.

Muhtarlara "Siz her köyün, her mahallenin cumhurbaşkanısınız" diye seslenen Erdoğan, muhtarların demokrasinin "en uç ayağı" olduklarını bildirdi.

- "Örgüt camilerimizi silah ve malzeme deposuna çeviriyor"

Cizre'de, Sur'da mahalleleri işgal eden teröristlerin, camileri ve evlerdeki Kuran'ı Kerim'leri tahrip ettiğini hatırlatan Erdoğan, şöyle konuştu:

"Askerimizin, polisimizin, korucularımızın Kuran-ı Kerim'e saygısını, hürmetini bilen teröristler, mukaddes kitabımızın içerisine, çevresine bombalar yerleştirerek, onlara tuzak kuruyor. Elinde bavuluna koyabildiği az sayıdaki eşyasıyla bölgeyi terk eden vatandaşlarımız, örgütün eline geçip, saygısızlığa uğramasın diye Kuran-ı Kerim'ini de boynuna asıp, öyle götürüyor. Aynı şekilde örgüt, camilerimizi silah ve malzeme deposuna çeviriyor."

Geçtiğimiz günlerde bir köşe yazarının bölgedeki bir polisin Kurşunlu Camisi'yle ilgili "Çok şehit verdik Kurşunlu Camisi'nde ama halk kazandı. 15 yıldır bu bölgedeyim hakın desteğini hiç böyle görmedim" sözlerine yer verdiğini anımsatan Erdoğan, "Gerçekten de karşımızda hiçbir kutsalı, hiçbir insani ve ahlaki ölçüsü olmayan bir örgüt var. PKK da öyle, PYD de öyle, DHKP-C de öyle DAİŞ de öyle bunların hepsi aynı. Kendileri gibi düşünmeyen, kendileri gibi destek vermeyen hiç kimseye hayat hakkı tanımayan, ideolojik saplantıları uğruna kendi yandaşlarını dahi ateşe atmaktan sakınmayan bir örgütle karşı karşıyayız" dedi.

- "Bu iş, 'akreple kurbağanın hikayesi' gibidir"

"Çocukları, kadınları kullanmaktan çekinmeyen bu örgüte dünyadaki insan hakları savunucularının tek bir söz söylediğini bugüne kadar duymadık, görmedik" ifadesini kullanan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Tam tersine bu örgütün bir parçası olan PYD'ye, 'müttefik' dediğimiz ülkelerin dahi sahip çıktığını görmekten gerçekten üzüntülüyüm. Avrupa ülkelerinin bir kısmı uzun süre PKK ve DHKP-C gibi örgütlere ve bunların paravan kuruluşlarına müsamaha gösterdi, kaynak aktardı. Hatta tescilli katillerin ellerini, kollarını sallayarak dolaşmasına dahi izin verdiler. Bunlardan biri geçtiğimiz günlerde eylem için ülkemize geldi ve biliyorsunuz ki yakalandı. Avrupa ülkeleri ne zaman ki bu örgütlere el uzatmaya kalktılar, işte o zaman terörün acı yüzüyle karşılaştılar. Yolları kapatan, araçlara zarar veren, güvenlik güçlerine saldıran örgüt üyeleri bu ülkelere yaptıkları yanlışı gösterdi. Avrupa ülkelerinin bir kısmı çeşitli gerekçelerle hala aynı hatayı, aynı şekilde ısrarla sürdürüyorlar. Bu iş, 'akreple kurbağanın hikayesi' gibidir. O akrep mutlaka bir gün onları da sokacaktır çünkü onun karakteri böyledir. 'Düşmanımın düşmanı dostumdur' basitliği, müttefikliğe yakışmaz. Suriye'de yapılan işin adı, işte budur."

"Eğer bir terör örgütünü diğer terör örgütüyle sırf çıkar çatışması yaşadığı için desteklemek caiz ise Suriye'deki diğer örgütlerin neden dışlandığını" soran Erdoğan, şunları kaydetti:

"Düşmanımın düşmanı dostumdur diyorsan o zaman hepsi dost. Onlar da DAİŞ'le çatışma halindeler, niye onları dışlıyorsunuz, ilkeli olmak lazım. Burada ilke yok. Biz teröriste 'terörist' demeyi, Terör örgütüne 'terör örgütü' demeyi o şekilde muamele etmeyi sürdüreceğiz. DAİŞ'le mücadele bahanesiyle bölgeye yerleşip, Suriye halkını çoluk çocuk demeden katledenlerin gerçek yüzlerini tüm dünyaya ifşa etmeye devam edeceğiz."

(Sürecek)

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.