Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Mülki İdare Amirleri Toplantı

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Mülki İdare Amirleri Toplantısı

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Mülki İdare Amirleri Toplantı

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Mülki İdare Amirleri Toplantısı

17 Şubat 2016 Çarşamba 13:03
43 Okunma
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Mülki İdare Amirleri Toplantı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD'nin uçuşa yasak bölgeye "evet" demediğini hatırlatarak, "Ama bak orada Rus uçakları cirit atıyor ve binlerce, on binlerce oradaki mazlum, mağdur insan ölüyor. Hani biz koalisyon güçleriydik, hani koalisyon güçleri olarak beraber hareket edecektik? Hani ne oldu? Ve kalkıp Türkiye'ye şu söyleniyor, 'PYD'ye, YPG'ye top atışlarını durdurun.' Kusura bakmayın, bizim böyle bir düşüncemiz yok. Türkiye'ye bir kişi kalkar da bir havan topu, bir mermi atarsa bu katbekat fazlasıyla karşılığını bulacaktır" dedi.

Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen İkinci Mülki İdare Amirleri Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, terör örgütü PKK'nın bütün kayıtlarında PYD ve YPG'nin kurucusunun belli olduğunu belirtti.

Türkiye ve ABD'nin NATO'da birlikte bulunduğunu ifade eden Erdoğan, "Senin dostun biz miyiz yoksa YPG mi, PYD mi? Bunu da öğrenmek istiyoruz. O zaman çık, bunu da açıkla. 'Dostum YPG'ye, PYD'ye silah yardımı yapıyorum' de. Bunu da bilelim, bilelim ki ondan sonra bu meseleleri sizinle konuşmamıza da gerek kalmasın" diye konuştu.

Erdoğan, gizli kapılar arkasında bazı şeylerin konuşulmasının kendilerini üzdüğünü bildirerek, "Dost dostluğun gereğini yapmalıdır. Biz dost bildiğimize gereğini yaparız ama bizi dost olarak görmeyenler lütfen açıkça bunu ifade etsinler. Dün sözcünün açıklamasını görüyoruz. Ne diyor? 'YPG'ye yardımımız devam edecektir ama orada yapılan mücadele de işimizi zorlaştırmasın.' Lafa bak. Bir defa temelden bu yaklaşım sakat. Bu bilgileri sen, bizden alacaksın. Bu tür insanlara, teröristlere bu sorulur mu? Ona soracaksın, onun verdiği bilgiye göre hareket edeceksin" değerlendirmesinde bulundu.

Terör örgütleri ve teröristler arasında ayrım yapıldığını, "iyi terörist, kötü terörist" şeklinde sınıflandırmalara gidildiğini gördüklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin tüm bu süreçte ilkeli, tutarlı ve kararlı duruşundan taviz vermediğini belirtti.

Erdoğan, Suriye'de dün de bugün de demokrasiyi ve meşruiyeti savunduklarını, ilk gün ne dedilerse bugün de aynısını söylediklerini kaydetti.

- "Katbekat fazlasıyla karşılığını bulacaktır"

Suriyelilerin, Esed ve destekçilerinin devlet terörü ile PYD'den DAEŞ'e kadar çeşitli terör örgütleri arasında bir tercihe zorlanamayacağını ifade ettiklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Suriye halkını '40 katır mı, 40 satır mı' tercihine zorlayanlar, insanlıktan nasibini almamış olanlardır. İyi terörist, kötü terörist yoktur. El-Nusra ile El-Kaide arasındaki ilişki neyse PKK ile PYD arasındaki ilişki de odur" ifadesini kullandı.

Erdoğan, DAEŞ söz konusu olduğunda dünyayı yıkmayı gözü alanların, PYD ve YPG terör örgütünün yanında yer alarak samimiyetsizliklerini gösterdiklerini ifade etti.

Aylar önce Suriye'de "eğit-donat", "terörden arındırılmış güvenli bölge" ve "uçuşa yasak bölge" başlıklarını gündeme getirdiklerinde buna yanaşmayanlar bulunduğunu anımsatan Erdoğan, Almanya Şansölyesi Angela Merkel'in destek verdiği uçuşa yasak bölge konusunda ABD'nin tutumunu eleştirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasına şöyle devam etti:

"Bakın şimdi diyorlar ki 'uçuşa yasak bölgeye evet diyoruz.' Terörden arındırılmış bölge noktasında 'evet' diyenler de var ama uçuşa yasak bölgeye hala 'evet' demiyorlar. Soruyorum, ey Amerika, bak sen uçuşa yasak bölgeye 'evet' demedin ama bak orada Rus uçakları cirit atıyor ve binlerce, on binlerce oradaki mazlum, mağdur insan ölüyor. Hani biz koalisyon güçleriydik, hani koalisyon güçleri olarak beraber hareket edecektik? Hani ne oldu? Ve kalkıp Türkiye'ye şu söyleniyor, 'PYD'ye, YPG'ye top atışlarını durdurun.' Kusura bakmayın, bizim böyle bir düşüncemiz yok. Türkiye'ye bir kişi kalkar da bir havan topu, bir mermi atarsa bu katbekat fazlasıyla karşılığını bulacaktır. Bu 'uluslararası angajman kurallarının işletilmesi' demektir. Bunu yapıyoruz, yapacağız."

- "Kimsenin kimseyi kandırmasına gerek yok"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Doğu ve Güneydoğu'da güvenlik güçlerine karşı kullanılan silahların ve militanların önemli bir kısmının Suriye ve PYD kaynaklı olduğunu bildiklerine dikkati çekti.

Güya DAEŞ'le savaşması için örgüte verilen lojistik desteğin, bugün Türkiye'ye yönelik tehditlerin aracı haline dönüştüğüne işaret eden Erdoğan, Suriye'de de PYD'ye verilen silahların, DAEŞ yerine bölge halkı ve onun meşru temsilcisi muhaliflere yöneldiğini bildirdi.

Erdoğan, "Her şey apaçık ortadayken, PYD ve PKK arasındaki bağı yok saymak körlük değilse, Türkiye'ye karşı hasmane bir tutumdur" dedi.

"Onlar, gözlerini bu gerçeğe ne kadar kapatırlarsa kapatsınlar biz terör örgütüne 'terör örgütü' demeye ve o şekilde muamele etmeye devam edeceğiz" diyen Erdoğan, değerlendirmelerine şöyle devam etti:

"Kimsenin kimseyi kandırmasına gerek yok, Suriye'deki fotoğraf çok açık ve nettir. DAİŞ'e karşı operasyon bahanesiyle Suriye'ye gelen veya Suriye içinde palazlanan güçlerin hiçbirinin de terörizmle mücadele diye bir derdi yoktur. Rusya'nın da DAİŞ ile herhangi bir mücadele diye bir gayreti yoktur. DAİŞ ile mücadele bahanesi kimi ülkeler için bölgedeki çıkarlarını hayata geçirmenin bir aracı haline dönüşmüştür.

Açıkçası bugün Suriye'de herkes kendi iktidarını, çıkarını, küresel ve bölgesel hesaplarını hayata geçirmenin çabası içindedir. Sadece Suriye'nin komşusu olan Türkiye, Lübnan, Ürdün gibi ülkeler bu sorunun can acıtıcı sonuçlarını bünyelerinde hissetmektedirler. Diğerlerinin burada canı acımıyor, bizim canımız acıyor. Mülteci akınının çok küçük bir bölümüne maruz kalan Avrupa ülkelerinin yaşadığı panik ortada. Nasıl bağırıp çağırdıkları ortada. Buna rağmen aynı ülkelerin, özellikle Türkiye'nin içinde bulunduğu durumu hala yeteri kadar anlayamadıklarını, anlamak istemediklerini görüyoruz."

- "Rejime karşı mücadele eden güçleri vurmak dışında bir iş yapmamıştır"

Türkiye'nin sığınmacı akını yanında başka sıkıntılarının da bulunduğuna değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölge üzerinde oynanan oyunların doğrudan Türkiye'yi etkileyen sonuçlara yol açtığını vurgulayarak, "İşte Rusya'nın durumu. Bu ülke, bölgeye DAİŞ'le mücadele altında gelmiş ama şu ana kadar rejime karşı mücadele eden güçleri vurmak dışında bir iş yapmamıştır" ifadesini kullandı.

Aynı şekilde PYD terör örgütünün DAEŞ ile mücadele maskesi altında işgal ettiği bölgelerdeki Kürt, Arap, Türkmen nüfusunu sindirmenin peşinde olduğunu kaydeden Erdoğan, rejimi desteklemek için harekete geçen çeşitli örgütlerin ve meslek taassubuyla onları destekleyen kimi ülkelerin Suriye'de gerçekleştirdikleri insanlık dışı uygulamalarını da gayet iyi bildiklerini anlattı.

Esed rejiminin mücadelesinin DAEŞ ile değil sadece muhalif gruplarla devam ettiğine, DAEŞ'in, Suriye ve Irak dışında en çok hedef aldığı ve eylem yaptığı ülkenin Türkiye olduğuna işaret eden Erdoğan, "Çünkü Türkiye bu örgütle en ciddi mücadeleyi yürüten, bu sebeple en büyük bedelleri ödeyen ülkedir" diye konuştu.

PYD'nin, Türkiye'nin sınırlarının hemen ötesindeki faaliyetlerinin Türkiye için hayati sonuçlar doğurma potansiyeli taşıdığını ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti:

"Biz, bölücü terör örgütünün Suriye'deki kolunun izlediği politikayı, diğer ülkeler gibi uzaktan izleme lüksüne sahip değiliz. Topraklarımızın bütünlüğü, milletimizin birliği bakımından sınırlarımızın içinde sürdürdüğümüz mücadeleye bakışımız ne ise o sınırların Suriye tarafındaki gelişmeler konusundaki hassasiyetimiz de aynıdır. Çünkü bunlar birbirleriyle yakından ilişkilidir."

(Sürecek)




Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.