Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde muhtarlar toplantısı

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde muhtarlar toplantısı

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde muhtarlar toplantısı

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde muhtarlar toplantısı

16 Mart 2016 Çarşamba 12:07
27 Okunma
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde muhtarlar toplantısı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Kızılay'da bomba patlatarak, rastgele, insanların ölümüne yol açan terör örgütünün demokrasiyle en küçük ilişkisi olabilir mi? Buna rağmen terör örgütü yöneticisiyle aynı dili kullanmaktan, aynı yaklaşımı sergilemekten çekinmeyenlere, terörist demeyeceğiz de ne diyeceğiz" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen muhtarlar toplantısında yaptığı konuşmada, 1970'lerin,1990'ların, o acı günleri tecrübe etmiş Türkiye'nin, şu anki durumuyla mukayese edilemeyecek kadar geride olduğunu belirterek, şimdi zorlukların üstesinden gelinmesi için çok daha donanımlı ve çok daha mukavemetli olunduğunu söyledi.

"Hiç şüphesiz herkesin bir hesabı vardır, biz mutlak hesap sahibi olan Rabb'imize teslim olmuş insanlar olarak, onlardan üstün olduğumuza inanıyoruz" diyen Erdoğan, şöyle konuştu:

"Şimdi birileri diyor ki, 'Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin başından giderse terör biter, demokrasi gelir.' Kim diyor? Terör örgütünün Kandil'deki yöneticisi veya yöneticilerinden bir tanesi. Başka kim diyor? Amerika'daki, Avrupa'daki birtakım medya kuruluşları ve eski diplomatlar diyor. Yani Amerika'nın buradaki diplomatları diyor. Ülkemizdeki birtakım aklıevveller diyor. Aslında bunların hepsi aynı yerden beslenen, aynı projede görevli olan, aynı misyon için çalışan kişilerdir. Peki gerçekten de Erdoğan gidince Türkiye'de terör biter, ülkeye demokrasi gelir mi? Terör örgütü, amacının sadece belirli şehirlerimizi ülkemizden koparmak değil Türkiye'yi topyekun ele geçirmek olduğunu açıkça söylemiyor mu? Peki 2002'den önce Türkiye'de terör yok muydu? Terörün, Türkiye'deki mazisi 35 yılı buldu. Peki o zaman terör esiyordu, Tayyip Erdoğan da ülkenin başında değildi. Onu nasıl izah edeceksiniz?"

Terörle demokrasinin bir arada olamayacağına işaret eden Erdoğan, "Terör örgütü doğası gereği şiddet aracılığıyla, çoğunluğu kendisine tabi kılmaya çalışan yapıdır. Halbuki demokrasi, çoğunluğun iradesinin ülke yönetimine hakim olmasıdır. Kızılay'da bomba patlatarak, rastgele insanların ölümüne yol açan terör örgütünün demokrasiyle en küçük ilişkisi olabilir mi? Buna rağmen terör örgütü yöneticisiyle aynı dili kullanmaktan, aynı yaklaşımı sergilemekten çekinmeyenlere, terörist demeyeceğiz de ne diyeceğiz" diye konuştu.

- "Babasız başı ne yapayım"

Erdoğan, Avrupa'daki, Amerika'daki malum çevrelerin, bu ülkenin ve bu milletin hayrına herhangi bir düşüncelerinin, niyetinin, çabalarının olamayacağını ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Kardeşlerim, PKK'nın, PYD'nin, YPG'nin ellerinden çıkan silahlara baktığımız zaman, yakaladığımız silahlara baktığımız zaman, neyi görüyoruz, ya Rus silahlarını görüyoruz ya Batı'nın silahlarını görüyoruz. Bunun içinde Amerika'nın silahları da var, diğer ülkelerin silahları da var. Bunları söylemeyelim mi? Bu silahlar, bu terör örgütlerine nasıl veriliyor? Avrupa Birliği biliyorsunuz, PKK'yı terör örgütü olarak kabul etmiştir, peki PKK'ya terör örgütüne karşı ne yapıyor? Herhangi bir uygulaması var mı? Şu anda AB üyesi ülkelerde bunlar cirit atıyorlar, para kaynakları oralarda. Oralardan destekleniyorlar. Bu desteklenmelere karşı takınılan tavır var mı? Yok. 'Biz PKK'ya terör örgütü dedik' ve öyle diyorlar. Bizi telefonla arıyorlar, Ankara'daki arka arkaya gelen bütün terör olaylarından sonra aradılar, 'Başınız sağolsun', güzel de Anadolu'da bizim enteresan bir söz vardır, 'Baban öldü başın sağolsun', arkadan bir ifade 'Babasız başı ne yapayım' diye."

- "Ölen vatandaş sayısı 35"

Ankara'daki terör saldırısında ölen vatandaş sayısının 35 olduğunu belirten Erdoğan, "37 değil aslında, 35. Toplam 37 diye gösteriliyor, orayı karıştırmayalım, 2'si teröristtir, 35'i vatandaşımızdır. Bakın bu kardeşlerimizin bir kısmı işinden evine gidiyor, bir kısmı okuldan çıkmış evine gidiyor ve günahsız yavru. Bunların arasına dal ve bütün bu kardeşlerimizi, vatandaşlarımızı orada şehit et. Bunun yanında ilk etapta 200'ü aşkın yaralı vardı. Bir kısmı hafifti. Tedavileri yapıldı gönderildi. Şu anda yine 40'a yakın yaralı, hastanelerimizde mevcut. Bunların içinde 7 tane falan, ağır var. Rabbimden temennimiz, inşallah şifalarını bulurlar" diye konuştu.

"Bütün bunlar ortadayken, hala bunların savunmasını yapan bakıyorsunuz medya organları var" ifadesini kullanan Erdoğan, "Ülkemizdeki birtakım kifayetsiz muhterisler, Kızılay'daki elim hadiseyi kendi çıkarları için kullanmayı düşünecek kadar zavallıdır, ahlaksızdır, haysiyetsizdir" dedi.

Erdoğan, hiçbir sıfatın, terör örgütü yandaşlığının örtüsü olamayacağını vurgulayarak, terör ve terörist tanımını yeniden yapılması ve bu tanıma göre Ceza Kanunu'nun hemen değiştirilmesi gerektiğini söyledi.

Emniyet güçlerine, savcılara, hakimlere terörle ve teröristle etkin şekilde mücadele etmelerini sağlayacak her türlü yasal ve teknik imkanının sağlanmasının önemine işaret eden Erdoğan, "Esasen mevcut mevzuatımızın doğru şekilde yorumlanmasının dahi, bu konuda çok önemli bir mesafe kat edilmesini sağlayacağını düşürüyorum" değerlendirmesinde bulundu.

- "Biz ortaya ilkeyi koymalıyız"

Erdoğan, dokunulmazlık konusunun da süratle neticelendirilmesi gerektiğini dile getirerek, şunları kaydetti:

"Parlamento, bu konuda adımını süratle atmalıdır. Yani bir kişi mi olsun, iki kişi mi olsun, öyle bir şeyi konuşamayız. Biz ortaya ilkeyi koymalıyız, ilkeyi. Nedir bu ilke? Benim Kürt kardeşlerimi, vatandaşlarımı sokağa dökmek suretiyle 50 kişinin, 52 kişinin ölümüne vesile olanlar, bu ülkede terörü teşvik eden insanlar olarak yargılanmayacak da bu parlamento içinde boy gösterecek ve bunları bu millet seyredecek, öyle mi? Öbür tarafta arkasında PKK'nın, PYD'nin, YPG'nin olduğunu çok açık net olarak söyleyenler, bu ülkede temiz olacak, öyle mi? Bunlara karşı parlamento eğer gerekli tavrı ortaya koymazsa bu millet ve bu tarih, bu parlamentodan hesap sorar. Şehitler hesabını sorar. Bu kadar açık konuşuyorum. Bunun sayısı konuşulmaz. Şu mu olsun, bu mu olsun? Hayır, ilke ortaya konur."

(Sürecek)

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.