Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Muhtarlar Toplantısı

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Muhtarlar Toplantısı

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Muhtarlar Toplantısı

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Muhtarlar Toplantısı

24 Şubat 2016 Çarşamba 12:49
22 Okunma
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Muhtarlar Toplantısı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suriye'deki ateşkes hakkında "Suriye'nin gerçek sahiplerinin dışlandığı, onların fedakarlıklarının ve beklentilerinin karşılanmadığı bir ateşkes sadece Esed rejimine ve onunla birlikte hareket edenlerin ekmeğine yağ sürecek demektir" dedi.

Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen muhtarlar toplantısındaki konuşmasında Suriye'de yaşanan iç savaşın 5'inci yılını geride bıraktığını, bunun şimdiye kadar çoktan çözüme kavuşması gereken bir mesele olduğunu belirtti. Erdoğan, Suriye halkının büyük çoğunluğunun kendi geleceğini belirleme, demokrasiye ve hukuka uygun bir yönetim yapısına kavuşma konusundaki kararlılığını en başından itibaren ortaya koyduğunu vurguladı.

Erdoğan, bölgedeki dengeleri değiştiren iki önemli ve "proje ürünü olduğu her halinden belli olan" gelişmenin bu süreci belirsizliğe ve karanlığa sürüklediğini kaydederek, şöyle devam etti:

"Bunlardan ilki; Irak'taki mezhebi çatışmalar neticesinde ortaya çıkan DAİŞ denilen örgütün - ki El Kaide'den doğmuş bir örgüttür - rejimin göz yummasıyla Suriye'de etkinlik kazanmıştır. İkincisi; Rusya ve İran gibi devletler Esed rejimine güçlü destek sağlayarak Suriye halkının özgürlük mücadelesini sabote etmişlerdir. Dikkat ediniz hem DAİŞ'in hem Esed rejimin hem de PYD-YPG'nin öncelikli hedefleri birbirleri değil, Suriye halkının gerçek temsilcisi olan muhalif gruplardır. Ne diyorlar? 'PYD ve YPG. Bunlar DAİŞ'e karşı savaşıyorlar. Ondan dolayı biz PYD ve YPG'yi destekliyoruz' diyorlar. Koskoca bir yalan. O zaman size farklı bir örnek vereceğim. El-Nusra, o da DAİŞ'e karşı savaşıyor. Peki El Nusra'ya niye kötü diyorsunuz? O zaman onun da iyi olması lazım. El Nusra kötü ama PYD ile YPG iyi. Olay farklı. El Nusra'nın bulunduğu konum farklı olduğu için bunlar ne diyor? 'İyi teröristler, kötü teröristler'. Mantık bu."

- "Suriyeli kardeşlerimize nefes aldıracak bir ateşkesi destekliyoruz"

Erdoğan, "Tüm Batı ve dünya, burada ABD'si, Rusya'sı, İran'ı, Avrupa Birliği, BM teşkilatıyla maalesef dünya, Suriye'de insan onurunun yanında dik bir duruş sergileyemedi. Tam aksine bu ülkelerin hepsi de burada kendi hesapları uğruna rejimin ve onu destekleyen ülkelerin yarım milyona yakın masum insanı katletmesine doğrudan veya dolaylı olarak rıza gösterdiler. Suriye'deki sorunun çözümüne yönelik uluslararası girişimler bilinçli olarak ya rayından çıkarıldı ya da çıkmaza sürüklendi" ifadelerini kullandı.

Suriye'deki ateşkes meselesinde tarih de verilerek somut bir sonuca varıldığı intibasının uyandırılmaya çalışıldığını söyleyen Erdoğan, Suriye'de ateşkes için varılan uzlaşmanın ilkesel olarak elbette olumlu olduğuna dikkati çekerek, şöyle konuştu:

"Biz de Suriyeli kardeşlerimize nefes aldıracak bir ateşkesi destekliyoruz. Ancak bu ateşkesle ülkesinde yarım milyona yakın vatandaşının katledilmesinden sorumlu Esed rejimiyle onu destekleyen güçlere açık ve güçlü bir destek verilirken, muhalifler konusunda halen ikircikli bir dil kullanılması endişe vericidir. Bölgede kimin hangi muhalefet grubundan olduğunun tespitini şayet Rusya, Esed rejimi ve PYD-YPG gibi yapılar gerçekleştirecekse ortada vahim bir durum var demektir.

Cellatlar ile kurbanların aynı kefeye konduğu, kontrolün de cellatlara verildiği intibaı doğuran bu durumun yeni ve daha trajik gelişmelerin kapısını açmasından endişe ediyoruz. Şayet bu DAİŞ ile mücadele kılıfı altında bölgeye geldiğinden beri Esed rejimi ile bir olup ılımlı muhaliflere acımasızca saldıran Rusya'nın insafına terk edilmiş bir ateşkesse, korkarız masum insanların tepesine düşen ateş hiç kesilmeyecektir. Suriye'nin gerçek sahiplerinin dışlandığı, onların fedakarlıklarının ve beklentilerinin karşılanmadığı bir ateşkes, sadece Esed rejimine ve onunla birlikte hareket edenlerin ekmeğine yağ sürecek demektir."

Bu konuda zaten rejim ve destekçilerinin sicilinin bozuk olduğunu dile getiren Erdoğan, daha önceki teşebbüslerin, "bu kesimler tarafından göz boyama, yeni yerler işgal etme ve daha fazla masumu öldürme aracı olarak kullanıldığını" anlattı.

Aynı şekilde bu süreçte Suriye'deki gelişmelerden en fazla etkilenen ülke konumundaki Türkiye'nin de hassasiyetlerinin dikkate alınması gerektiğini söyleyen Erdoğan, "Milli güvenliğimizi tehdit eden adımlara karşı, bir defa müteyakkız olmaya, ateşkes sürecini yakından takip etmeye devam edeceğiz" dedi.

- "PYD-YPG de ateşkesin kapsamı dışında olmalıdır"

PYD-YPG'nin de tıpkı PKK, DAEŞ ve El-Kaide gibi bir terör örgütü olduğunu vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye olarak PKK'ya, DAİŞ'e nasıl bakıyor ve davranıyorsak PYD-YPG'ye de aynı şekilde bakmaya ve davranmaya devam edeceğiz. Bizim ısrarla terör örgütü dediğimiz, buna ilişkin bilgi ve belgeleri paylaştığımız bir örgüte çok daha ısrarlı bir şekilde 'terör örgütü değildir' denilmesi müttefikliğin ruhuna yakışmaz. Biz imkanlarımızın en sınırlı olduğu dönemde müttefiklik sorumluluğumuzun gereği olarak binlerce kilometre uzaklıktaki Kore'ye gittik ve yüzlerce şehit verme pahasına üzerimize düşenleri yaptık. Binlerce kilometre uzaktaki Vietnam'a, Afganistan'a, Irak'a kendi güvenliği için müdahale eden bir ülkenin, Türkiye'den sınırının 100 metre ötesindeki tehditler karşısında sessiz kalmasını beklemesini anlamakta zorlanıyorum. Bu iş Türkiye için bir beka meselesidir. Müttefiklerimizin artık bu konuda bir yol ayrımına geldiklerini görmeleri için meseleyi daha açık nasıl anlatabiliriz inanın bilmekte zorlanıyorum. Esasen DAİŞ ve El Nusra nasıl ateşkesin dışında tutuluyorsa bunlar gibi bir terör örgütü olan PYD-YPG de ateşkesin kapsamı dışında olmalıdır."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gelinen nokta itibariyle PYD-YPG'nin, Esed rejimi ve Rusya ile bir olup muhaliflerin gücünü kırarak DAEŞ'e en büyük desteği veren odak haline dönüştüğünü vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Şayet muhalifler, PYD-YPG'nin saldırılarına maruz kalmayıp tüm güçlerini ve imkanlarını DAİŞ ile mücadeleye hasredebilseydiler inanıyorum ki bugün Suriye'de durum çok daha farklı olurdu. Son Ankara saldırısı ve güney bölgelerdeki bazı ilçelerde yaşanan eylemleri PKK ve PYD-YPG'nin birlikte gerçekleştirdikleri cümle alemin malumudur. Bu da bizim güvenlik güçlerimizin bilgisi dahilinde. Herhangi bir delile, ispata artık gerek yoktur. Zira, her iki örgüt de bunu açıkça ilan etmektedir. PYD-YPG'nin, PKK'nın uzantısı bir terör örgütü olduğu gerçeğinin artık herkes tarafından kabul edilmesi gerekiyor. Bu, yıllar öncesinden bizim malumumuzdur. Bu örgütün terör örgütü olduğunun kabulu için illa PKK-PYD'nin bombalarını Ankara'da değil de başka başkentlerde mi patlatması lazım? Böyle bir vicdansızlık böyle bir duyarsızlık olabilir mi? Paris'te patlayan bombalar için gösterilen tepki ile Ankara'daki bomba için gösterilerin tepkilerin ve samimiyeti arasındaki farkı görmüyor muyuz? Başsağlığı dileyelim güzel, ama tedbirler nerede? Halen kalkıp da 'PKK'yı biz terör örgütü ilan ettik.' E güzel. Peki PYD-YPG'yi niye ilan etmiyorsun? Hadi bunları da ilan edin. PKK ile yapamadığını PYD ile YPG ile mi yapmak istiyorsunuz?

Olayın şu anda geldiği nokta budur. Ama şundan emin olunuz. Yarın, asla temenni etmeyiz. Washington'da, Moskova'da ve Brüksel'de benzer olaylar yaşandığında biz en az Ankara'daki kadar üzüntü duyarız. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Çünkü biz terör örgütleri arasında ayrım yapmadığımız gibi acılar arasında da asla ayrım yapmıyoruz. Artık bu komediye, bu gülünç oyuna bir son verilmelidir. 'Ben PKK ile birlikte hareket ediyorum' diyen bir örgüte 'hayır senin PKK ile bir ilgin yok' demek bizim de tüm dünyanın aklıyla alay etmektir. Bizimle de kimsenin alay etmeye hakkı yoktur."

(Sürecek)

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.