Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde muhtarlar toplantısı

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde muhtarlar toplantısı

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde muhtarlar toplantısı

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde muhtarlar toplantısı

24 Şubat 2016 Çarşamba 12:49
45 Okunma
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde muhtarlar toplantısı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Şu anda PYD/YPG'nin ofisini, Moskova'nın göbeğinde Rusya açtırdı. Hadi bakalım ey Rusya, sen şimdi neyle bunu izah edeceksin? Yarım milyon insanı öldüren bir rejimle bunun karşısında hayatta kalma mücadelesi veren insanları aynı kefeye koymak için herhalde vicdansız olmak gerekir" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki muhtarlar toplantısında yaptığı konuşmada, "Birkaç sene öncesine kadar aynı organizasyon şeması içinde yer alan örgütler bugün nasıl birbirinden farklı değerlendirilebilir? Aynı şekilde bölgeye geldiğinden beri Esed rejimiyle bir olup muhalifleri ve sivilleri insafsızca bombalayan Rusya'ya, 'DAEŞ ile, terör örgütleriyle mücadele ediyor' demek komedinin ta kendisidir" değerlendirmesinde bulundu.

PYD/YPG'nin ofisini Moskova'nın göbeğinde Rusya'nın açtırdığını söyleyen Erdoğan, "Hadi bakalım ey Rusya, sen şimdi neyle bunu izah edeceksin? Yarım milyon insanı öldüren bir rejimle bunun karşısında hayatta kalma mücadelesi veren insanları aynı kefeye koymak için herhalde vicdansız olmak gerekir" ifadesini kullandı.

Bin yıldır aynı topraklar üzerinde Selçuklu, Osmanlı, Türkiye Cumhuriyeti olarak üçüncü devleti kurmuş bir millet olduklarına dikkati çeken Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Acısıyla tatlısıyla bölgenin gerçeklerini gayet iyi biliyoruz. Bunu kimse bizim kadar bilemez. Eğer bu ülkede olup biten nedir, ne değildir, bu öğrenilecekse bizden öğrenilecek. Biz çok zor bir coğrafyada uzun yıllardır yaşıyor olmanın verdiği tecrübeyle bu süreçte edindiğimiz melekelerle bugünkü sorunların da Allah'ın izniyle üstesinden geliriz. Şu veya bu beklentilerle coğrafyamıza gelip, kısa bir sürede kendilerine etkili ve kalıcı alanlar açabileceklerini hesap edenlere bir kez daha düşünmelerini, hesaplarını iyi yapmalarını tavsiye ederiz."

- "Vatan toprakları gelmenin kolay, tutunmanın zor olduğu bir yerdir"

Bu coğrafyanın, pek çok medeniyete beşiklik etmiş kadim bir coğrafya olduğunu kaydeden Erdoğan, "Bu coğrafya mümbit, cazip bir coğrafyadır ama aynı zamanda bu coğrafya medeniyetler, devletler, ordular, milletler mezarlığıdır. Kimler gelip kimler geçmedi ki buralardan" ifadesini kullandı.

Türkiye'nin böylesine meşakkatli bir coğrafyada bugüne kadar ayakta durmayı başardığını belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

"İnşallah, ilanihaye bu toprakları ebedi vatanımız olarak muhafaza etmeye devam edeceğiz. Aynı coğrafyayı paylaştığımız komşularımıza, kardeşlerimize sahip çıkmayı da sürdüreceğiz. Bazen aramıza suni mesafeler girse de kardeşlerimizle gönül, kader birliğimizi mahşere kadar devam ettirmek kararındayız. Varsa aynı bedelleri ödemeyi göze alan buyursun gelsin, biz onlarla da komşuluk yapmaktan imtina etmeyiz. 'Ben bedel ödemem, sadece çıkarıma bakarım' diyorlarsa kusura bakmasınlar onlar çok yanlış yerdeler. Ordularınız, silahlarınız, ekonomik gücünüz ne kadar büyük olursa olsun, bir süre sonra bu coğrafyada hiçbiri işe yaramaz hale gelir. Çünkü bu 780 bin kilometrekarelik vatan toprakları gelmenin kolay, tutunmanın zor olduğu bir yerdir. Bunun böyle bilinmesi lazım. Kalpleri fethetmedikten sonra şehirleri, limanları işgal etmişsiniz ne fayda. Biz kalelerle birlikte hatta kalelerden önce kalpleri fethettiğimiz için bin yıldır bu topraklardayız. Bizim akıncılarımızın hassasiyeti, özelliği buydu."

- "Biz dostumuzu da düşmanımızı da gayet iyi biliriz"

Fatih Sultan Mehmet'in Edirnekapı surlarından içeri girerken Hristiyan kadınların ellerinde çiçeklerle kendisini karşılamasını ve "Başımızda kardinal külahı görmektense Osmanlı sarığı görmeyi arzu ederiz" sözlerini hatırlatan Erdoğan, "Çünkü Fatih, İstanbul'a girmeden önce elçileriyle, akıncılarıyla bir defa gönülleri fethetmişti. İş önceden bitmişti. Bu gerçekleri anlamayanlar bize hala kimin dostumuz kimin düşmanımız olduğunu dikte etmeye çalışıyorlar. Biz dostumuzu da düşmanımızı da gayet iyi biliriz. Asıl onlar, arkalarında durduklarından hangilerinin dost hangilerinin düşman olduğunun farkında değiller. Bunu bir gün mutlaka öğreneceklerdir. Ama nasıl bir bedelin karşılığında öğrenecekler, onu yaşayıp göreceğiz" dedi.

Türkiye'nin duruşunu ve kararlılığını asla bozmayacağını vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu:

"Kardeşlerimize sahip çıkmaktan, terör örgütleriyle mücadele etmekten, vatanımızı korumak için gereken her şeyi yapmaktan, hedeflerimiz doğrultusunda çalışmaktan kesinlikle vazgeçmeyiz. Şehitlerimiz ve gazilerimiz bin yıldır olduğu gibi bugün de bekamızın birer mührü olarak kalplerimize kazınmaktadır. Biz asla savaş yanlısı, savaş heveslisi bir ülke değiliz. Tarihimizde bunun hiçbir örneğini göremezsiniz. Tam tersine biz, bölgemize ve dünyada barışın, huzurun, istikrarın, güvenin, refahın hakim olması için çalışıyoruz. Dünyanın 17'nci büyük ekonomisi olmamıza rağmen, insani kalkınma yardımlarında dünyada üçüncü sıradayız. Milli gelirimize oranla baktığımız zaman dünyada birinci sıradayız. Üstelik bizim yardımlarımız, sömürge niyetini, sömürge hevesini kapatmaya yönelik değildir. Tamamen hasbidir, hesabi değildir. Samimidir, karşılıksızdır."

- "Rusya 'Buyur geç' der miydi"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Diyorlar ki 'Rus uçağını düşürmeseydiniz işler bu dereceye gelmezdi'. Peki niçin Rusya'ya dönülüp 'Türkiye'nin sınırlarını ihlal etmeseydiniz işler bu hale gelmezdi' denmiyor. Bir değil, iki değil, üç değil. Niçin bu sorulmuyor? Biz o uçağı durup dururken yere düşürmüş değiliz ki? Sınır ihlali olmasaydı, yaptığımız ikazlar dikkate alınsaydı uçak düşürme hadisesi de kesinlikle yaşanmazdı" ifadesini kullandı.

"Acaba Rusya'nın kendisine bu tür bir hamle yapılmış olsaydı, Rusya 'Buyur geç' der miydi" diyen Erdoğan, Rusya'nın düşürdüğü uçakların olduğunu, bunların içinde yolcu uçaklarının da bulunduğunu söyledi.

Rusya'nın sınır ihlallerini tekrarladığını da belirten Erdoğan, Türkiye'nin ne Rusya'ya ne de Rus halkına düşman olduğunu kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, o ana kadar Rusya ile dostluğun ileri noktada olduğunu, yüksek düzeyli stratejik konsey çalışmalarını başlattıklarını anımsattı.

Rusya ile Türkiye arasındaki ticaret hacminin 35 milyar dolara ulaştığına işaret eden Erdoğan, "Hedefimiz 100 milyar dolara bunu ulaştırmaktı. Herkes yaptırım uygularken biz bu yaptırıma uymadık. 'Hayır' dedik. Biz yine göndermeye devam edeceğiz, göndermeye devam ettik. Ama ne yazık ki Rusya bizi anlamadı. Rusya iki tane pilota Türkiye gibi bir dostunu ne yazık ki kaybederek böyle bir hamleye girdi" değerlendirmesinde bulundu.

Erdoğan, Suriye meselesinin Rusya için uzak diyarlardaki bir çıkar operasyonu olabileceğini ama kendileri için hayat memat meselesi olduğunun altını çizdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Suriye halkının yüzde 90'ı rejime karşı özgürlük mücadelesi içinde olmasa, Esed ile ilişkilerimizi niye bozalım ki? AB bize karşı ayrımcı ve sözünde durmayan bir yaklaşım sergilemese biz Birliği niye eleştirelim ki? Temenni ederim ki şu anda atılan adımlar süratle daha iyi bir noktaya gelir. Görüldüğü gibi gerginleşen ilişkilerin sorumlusu Türkiye değil. Türkiye'nin hassasiyetlerini dikkate almayan diğer taraflardır. İstiklalimiz ve istikbalimiz söz konusu olduğunda kimsenin kaprisine boyun eğmeyiz, eğemeyiz."

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasını, İbrahim Hakkı Hazretleri'nin "Hak şerleri hayreyler. Zannetme ki gayreyler. Arif anı seyreyler. Mevla görelim neyler. Neylerse güzel eyler" deyişiyle bitirdi.

(Bitti)


Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.