Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde muhtarlar toplantısı

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde muhtarlar toplantısı

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde muhtarlar toplantısı

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde muhtarlar toplantısı

24 Şubat 2016 Çarşamba 11:57
41 Okunma
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde muhtarlar toplantısı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Arabasıyla terör örgütüne silah taşıyan, örgütün sığınaklarında teröristlere canlı kalkanlık yapan, evini teröristlere tahsis eden, terör örgütünün her eyleminde ön safta yer alan milletvekili, milletvekili değil teröristin ta kendisidir" dedi.

Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Antalya, Amasya, Ankara, Bolu, Gaziantep, İstanbul, Kahramanmaraş, Muğla, Niğde, Sakarya ve Şanlıurfa'dan gelen muhtarlarla bir araya geldi.

Kürtlerin Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunda ülkedeki diğer etnik gruplarla birlikte canlarıyla, kanlarıyla mücadele ettiklerini, bağımsızlığın ilanında eşit vatandaşlar olarak yerlerini aldıklarını belirten Erdoğan, terör örgütünün Kürtlerin temsilcisi olmadığını vurguladı. Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Tam tersine terör örgütü en büyük kıyımı, en vahşi saldırılarını Kürt kardeşlerime karşı yapmıştır. Bazı ilçelerimizde açılan hendeklerin, çukurların, bombalı barikatların mağduru, esnafıyla, öğrencisiyle, kadınıyla, erkeğiyle öncelikle Kürt kardeşlerimizdir. Evlerini boşaltan, o yükünü sırtına alıp geçici olarak da olsa bir yerlere çıkan benim Kürt kardeşlerim değil mi? Niye gidiyorlar acaba? O açılan hendekler onların evlerinin önünde açılmadı mı? Evler arasında kurulan tüneller, tehditlerle, ölüm tehditleriyle Kürt kardeşlerimin evlerinde yapılmadı mı? Teröristlerin mahremiyetine ve namusuna el uzattığı kişiler de yine Kürt kardeşlerim değil mi?"

Genç Kürtlerin ölüm tehditleriyle dağlara kaçtığına dikkati çeken Erdoğan, en başından beri Suriye'deki Kürtlerin haklarını da savunduklarını hatırlattı.

- "Böyle milletvekilliği, böyle siyasetçilik, böyle siyaset olmaz"

DAEŞ'in Kobani'ye saldırdığında 200 bin Kürt'ün hiç tereddüt edilmeden Türkiye topraklarına alındığını anlatan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Almayabilirdik, biz aldık, biz sahiplendik, yedirdik, içirdik, giydirdik. Biz yaptık bu işleri. Bunların büyük bir bölümü ülkemizdeki kamplarda ve şehirlerimizde hayatlarını sürdürüyor. Dünyanın her yerinde hangi ülke kökenli olursa olsun, tüm Kürtleri kendi kardeşimiz olarak görüyor sahip çıkıyor, bağrımıza basıyoruz. Tıpkı aynı medeniyet geçmişine sahip olduğumuz yüz milyonlarca diğer kardeşimiz gibi, Kürtlerin tamamı da gönül sınırlarımız içinde kabul ediliyor. Birileri ne yapıyor? Gidiyor Ankara'daki alçak eylemle 28 kişinin kanına giren teröristin sözüm ona taziyesinde boy gösteriyor. Bir başkası Mecliste bu alçaklığa sahip çıkıp, devleti suçlamayı sürdürüyor. Böyle milletvekilliği, böyle siyasetçilik, böyle siyaset olmaz. Dünyanın hiç bir yerinde sivilleri hedef alan intihar bombacılarına sahip çıkan siyasetçi, siyasi parti, milletvekili göremezsiniz."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu kişilerin geçmişte kendilerine "Bize demokratik bir süreç imkanı vermiyor, bize parlamentoya girme imkanı vermiyorlar" dediklerini hatırlatarak, şöyle konuştu:

"Girdiniz, siz parlamentoya girdiğinizden bu yana hiç rahat durdunuz mu? 80 milletvekiline kadar da çıktınız yine rahat durmadınız. 80 milletvekili aldığınız anda bile yine terör çığırtkanlığı yapıyordunuz, yine Kürt kardeşlerimizi sokağa çağırıyordunuz. Artık Türkiye'de bu işlerin bir düzene girmesi gerekiyor. Bölücü terör örgütünün sözcülüğünü yapmak dışında hiç bir işe yaramayan, hiçbir Meclis faaliyetinde bulunmayan partiye, milletvekillerine ne bu milletin ne de bizlerin tahammül etmek gibi bir gayreti olamaz, böyle bir zorunluluğu da olamaz. Demokratik bir ülkede ifade özgürlüğü vardır ama insanları öldürmek için silah taşıma özgürlüğü yoktur. Bu özgürlük kesinlikle terör örgütüne yardım, yataklık ve sözcülük anlamına gelemez. Arabasıyla terör örgütüne silah taşıyan, örgütün sığınaklarında teröristlere canlı kalkanlık yapan, evini teröristlere tahsis eden, terör örgütünün her eyleminde ön safta yer alan milletvekili, milletvekili değil teröristin ta kendisidir."

- "Suçu işleyen kurum değil, bireydir"

Erdoğan, Meclisin önümüzdeki günlerde bu konuda "milletin hissiyatını karşılayacak tedbirleri alacağına inandığını" belirterek şunları kaydetti:

"Meclisimize gönderilen bu fezlekeler Mecliste karşılığını bulmalıdır diye düşünüyorum. Bu fezlekelere karşı tüm milletvekilleri bence sağduyulu davranıp gereğini yapmalıdır. Artık milletimizin buna tahammülü kalmamıştır. Neymiş efendim, 'bu parti kapamak veya parti kapanması, milletvekilleri de tutuklanmak istiyorlarmış', bunun için de sürekli tahrik edici beyanlarda ve hareketlerde bulunuyorlarmış. Böyle bir saçmalık olur mu? Parti kapatma konusundaki benim tavrımı biliyorsunuz değil mi? Ben parti kapatmaya karşıyım. Suçu işleyen kurum değil, bireydir, insandır, dolayısıyla da ceza kuruma değil, bireye verilmelidir. Kimse bu insanlar, bedelini ödemelidir. Anayasamız ve yasalarımız ortada eğer bir milletvekili terörle mücadele kapsamında suç olarak görülen bir tutum içerisindeyse elbette gereği yapılmalıdır. Milletvekili sıfatı taşımak, nasıl terörist gibi davranmaya mani olamıyorsa, aynı şekilde cezalandırılmaya da engel olamaz. Milletimizin yüreğini burkan, acısını ağırlaştıran bu tür görüntüler konusunda siyasi partilerimizden çok daha fazla hassasiyet bekliyorum. Bu fezlekeler parlamentonun raflarında çürümemelidir. Parlamentoda bunlar tozlanmamalıdır, gereği yapılmalıdır. Ve parlamento bunlara karşı nasıl tavır koyacak, millet de bunu görmelidir."

(Sürecek)


Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.