Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bu ne menem iştir

CUMHURBAŞKANI Recep Tayip Erdoğan, İslam İşbirliği Genel Sekreteri İyad Medeni ile ortak basın toplantısı düzenledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bu ne menem iştir

CUMHURBAŞKANI Recep Tayip Erdoğan, İslam İşbirliği Genel Sekreteri İyad Medeni ile ortak basın toplantısı düzenledi.

15 Nisan 2016 Cuma 13:46
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bu ne menem iştir
CUMHURBAŞKANI Recep Tayip Erdoğan, İslam İşbirliği Genel Sekreteri İyad Medeni ile ortak basın toplantısı düzenledi. İslam İşbirliği Teşkilatı (İTT) 13. İslam Zirvesi'nin kapanışının ardından İstanbul Kongre Merkezi Harbiye salonunda düzenlenen basın toplantısında Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da hazır bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan basın toplantısında yaptığı konuşmasında, “1969 yılında kurulan İTT 56 üyesi ve 5 gözlemci üyesi ile BM'den sonra dünyadaki en büyük 2. uluslararası örgüttür. Daha da önemlisi teşkilat bütün İslam ülkelerini bir araya getiren yegane uluslararası örgüttür. Türkiye kuruluşundan bu yana teşkilatın faaliyetlerinde aktif bir şekilde yer almış ve daha etkin bir halle gelmesi için de çaba göstermiştir. Dün itibariyle de devraldığımız dönem başkanlığımız boyunca, bu süreci, bu çalışmaları daha ileriye taşımanın gayreti içinde olacağız" dedi.

BU NE MENEM İŞTİR"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İstanbul zirvesini adalet ve barış için birlikte ve dayanışma temasıyla düzenledik. Birlik ve dayanışma olmadan adalet ve barış inşa edilemez. Birlik anlayışımızı altını çizerek ifade ediyorum 'Kesrette vahdet' ilkesi üzerine kurmamız gerekiyor. Farklılıklarımızla beraber birlik olmayı başaramadan Müslümanlar olarak yaşadığımız sıkıntıları aşamayız. Barış ve adalet sütunları üzerine yükselen bir medeniyetin mirasçılarının bugün daha çok iç savaşlar, silahlı çatışmalar, mezhep taassubu ve terörle anılıyor olması gerçekten üzüntü verici. Dikkat edersek şu anda en büyük çektiğimiz sıkıntı nedir? 3 tane burada ara başlık görüyoruz. Bunlardan bir tanesi mezhepçiliktir, bir diğeri ırkçılıktır, bir diğeri de terördür. Ve İslam dünyasının içinde olduğu bu mezhepçilik tahribatını, ırkçılık tahribatını bir diğer tarafta da terör olayı bunlar bizi ciddi manada zayıflatmakta ve kan kaybına neden olmaktadır. Burada özellikle bir şeyi vurgulamakta fayda görüyorum. Dikkat edin mezhepçilikte ölen öldüren… Ölen Müslüman ve tekbir getirerek ölüyor, Allah-u Ekber diyerek ölüyor. Öldüren, o da Allah-u Ekber diyerek öldürüyor. Bu ne menem iştir. Dün de konuşmamda söyledim. Biz mezhepçilik noktasında ne Şii dinindeniz ne Sünni dinindeniz. O başka bir şey. Bizim tek dinimiz var, İslam. Ben Müslümanım. Diğerleri birer yol olabilir. Ona saygı da duyarız. Ama İslam'ı asla tartıştırmayız" diye konuştu.

"HERKESİN KAVMİNE SAYGI DUYARIZ"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İkincisi ırkçılık dedim. Rabbim bizleri kavimler halinde yarattı. Herkesin kavmine saygı duyarız. Dünyada ne kadar kavim ve ırk varsa hepsine saygı duyarız. Ama hiçbir ırk diğer ırka üstünlük mücadelesine, kavgasına girerse işte bu da bir fitnedir. Ve bunlar bizi böler parçalar bizi vicdan da uzaklaştırır, insanlıktan da uzaklaştırır. Hele hele bu İslam'ın içerisinde bu ırkçılık fitnesi yaygınlaştırılsa bu aynı zamanda da bir beladır"şeklinde konuştu.

"İSLAM ADINA YAPTIKLARINI SÖYLÜYORLAR"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bir diğeri de terördür. Şu anda terör belasının insanlık bedelini ödüyor. İşte kendi ülkemizde yaklaşık 35 yıldır biz terörle mücadele ediyoruz. Ve kaybettiğimiz insan sayısı ortada. Maddi bedel ortada. Ama bu ne yaptı kendi içinden yeni terör örgütleri doğurdu. PKK'nın içinden doğan terör örgütünün bir tanesi PYD'dir, bir diğeri YPG'dir. Bakın şimdi Rusya açıklama yapıyor 'Evet biz PYD'yi silahlandırıyoruz' diyor. Bu gerçekler ortada ve Moskova'da kendilerine ofis açtırıyor. Kimlerin terör örgütlerin yanında yer aldığı artık gizlenmiyor, açık net ortada. Biliyorsunuz DAİŞ terör örgütü Irak'tan başladı, Suriye'de yaygınlaştı şimdi de dünyanın değişik ülkelerinde, kıtalarında yer alıyor. İşte Boko Haram bunlar hep birlikte gelişiyor. Oralarda da ciddi manada tahribatlar meydana getirdi. Ama sorduğunuz zaman bunu İslam adına yaptıklarını söylüyorlar. Bunların İslamla falan ile alakası yok. Zira bizim dinimiz bir sulh, bir barış dinidir" dedi.

TERÖR OLAYLARININ DAHA SONRA İÇ SAVAŞA DÖNÜŞMESİ ÇOK ANLAMLIDIR"

Erdoğan, “İçimizi yakan bu acı manzaranın oluşumunda küresel sistemin yapısındaki adaletsizliği ve dışarıdan yapılan müdahalelerin payını asla görmezden gelemeyiz. Bununla birlikte dünyada yaşanan insani dramların, krizlerin büyük kısmının Müslümanların yoğunlukta olduğu coğrafyalarda vuku bulduğu da bir gerçektir. Bunu üzerinde de özellikle durmamız lazım. Acaba niçin halkı Müslüman olan ülkelerde bu terör yaygınlaşıyor? Acaba bunun arkasında kimler var. Hangi unsurlar var? Hangi ülkeler var? Niçin bunlar acaba halkı Müslüman olan ülkelerde yaygınlaşıyor? Bunu da sorgulamamız lazım. Ve bunu sorguladığımız zaman bu terör olaylarının daha sonra iç savaşa dönüşmesi çok anlamlıdır. Dünyanın her köşesindeki Müslümanların sorunlarıyla ilgilenmek ve onlarla dayanışma sergilemek İTT'nın asli vazifesidir. Zaten bunun için kuruldu" şeklinde konuştu.

KARABAĞ SORUNU

Erdoğan, "Azerbaycanlı kardeşlerimizin uzun yıllardır Ermeni işgalinde bulunan ve yaklaşık 25 yıldır, BM'nin Azerbaycanlı kardeşlerimizin lehinde vermiş olduğu karara rağmen,kurulan Minsk üçlüsüyle, Amerika, Rusya, Fransa, 25 yıldır çözüme kavuşturulamayan Karabağ meselesini, Karabağ'da verdikleri mücadeleyi desteklediğimizi tekraren ifade ediyorum, ama bu Minsk üçlüsünün bunu sonuçlandırmamasını ben anlayamıyor. Bu konuda da ciddi adımları atılması gerektiğini , 13. İslam İşbirliği Teşkilatı'nın bu basın açıklamasında gündeme getirmiş oluyoruz" dedi.

KEŞMİŞ, KOSOVA VE KKTC

“Kosova ve KKTC gibi henüz İslam ülkelerinin tamamı tarafından tanınmamış devletlerle ilgili diplomatik adımların bir an önce atılması gerekiyor" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, " Bunu da gündeme getirdim, hala 56 İslam ülkesi arasında Kosova'yı tanımamış ülkelerin olması da bizi üzmektedir" diye konuştu.

Erdoğan, “Keşmir sorunun çözülmesi için bölge halkın taleplerine kulak verilmesi gerektiğine inanıyorum. Keşmir sorunun bu kadar uzatılmasına anlamakta mümkün değil. Halkın taleplerine, halkın bu noktadaki tercihlerine kulak verilmeyen bir Keşmir meselesi vardır" dedi.

IRAK'TA PETROL VARLIĞININ YÜZDE 80'İNİ IRAK'A MÜDAHALE EDENLER ŞU ANDA PAYLAŞMAKTADIR"

Erdoğan, “Açıkçası, Müslümanların sorunlarını çözüm üretemeyen, bu konuda gereken kararlılığı ve imkanları ortaya koyamayan bir teşkilatın varlığı anlamsız hale gelir. Müslümanların meselesini niçin Müslüman olmayanlara havale ediyoruz ki? Müslümanların meselesini, Müslümanların çözmesi lazım. Bundan dolayı bizim için bir çok kararlamalar yapılabilir. Nedir o? İslam ülkelerinde olanlara dikkat edin. Birliğe, beraberliğe, barışa, sonuca ulaşan hiçbir ülke yok. Yapılan ne biliyor musunuz? O ülkede petrol var mı? Var. Zenginlikler var mı? Var. Hep onun üzerine gidilmektedir. İşte bugün Irak'ta petrol varlığının yüzde 80'ini Irak'a müdahale edenler şu anda paylaşmaktadır. Yüzde 20'si Irak'ın kendisine kalmıştır. Iraklılar da bunu kendi aralarında paylaşamamaktadır. Libya'ya bakın aynısını göreceksiniz. Libya'nın bir de, Libya'daki olayların olduğu dönemlerde dünyanın o gelişmiş ülkelerin bankalarında olan paraları 170 milyar dolardır. Ama bugünde bir sorayım dedim; maalesef orada kalan paranın 30-40 milyar dolar civarında olduğunu öğrendim" diye konuştu.

"EN ÖNEMLİ ADIMLARDAN BİR TANESİ 10 YILLIK EYLEM PLANI OLMUŞTUR"

İslam İşbirliği Genel Sekreteri İyad Medeni, basın toplantısında yaptığı konuşmasında, “Burada onaylanan en önemli adımlardan bir tanesi 10 yıllık eylem planı olmuştur. Çok önemli bir eylem planı. 10 yıl boyunca yapılması gerekenleri içinde barındıran bir plan. Yine önemli bir mesele de Filistin meselesi. İslam İşbirliği Teşkilatı'nın Filistin içerisinde birliğin tesisi ve uzlaşının olabilmesi yönünde çabaları mevcuttur" şeklinde konuştu.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.