CHP TBMM Grup toplantısı

CHP TBMM Grup toplantısı

CHP TBMM Grup toplantısı

CHP TBMM Grup toplantısı

26 Nisan 2016 Salı 14:52
18 Okunma
CHP TBMM Grup toplantısı
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kilis'teki gelişmelere ilişkin, iktidarın yaklaşımını eleştirerek, "Devlet, hükümetler vatandaşının can ve mal güvenliğini sağlamak için vardır. Sen Kilis'te yaşayan vatandaşların can ve mal güvenliğini sağlayabiliyor musun? Sağlayamıyorsun. O zaman izzeti ikbal ile çekileceksin, bu hükümetten. Yapamıyorsan, gideceksin." dedi.

Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Konuşmasına Musevi vatandaşların Hamursuz Bayramı'nı kutlayarak başlayan CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, ardından Kilis'te meydana gelen gelişmelere dikkati çekti.

Kilis'in Türkiye'nin en sorunlu kentlerinden biri haline geldiğini, yaşayanların huzursuzluk içinde olduğunu savunan Kılıçdaroğlu, "25 Nisan itibarıyla hayatını kaybeden Kilisli vatandaşımızın sayısı 17, yaralananların sayısı 60, hastanede tedavi görenlerin sayısı çok daha fazla. Halk her bomba veya roket atıldığında isyan etmek istiyor. Tepkisini dile getirmek istiyor. Hükümetin aldığı bir önlem var, hemen elektrikleri kesmek, interneti susturmak." diye konuştu.

Kilis'in neden bu hale geldiğinin, başta kentte yaşayanlar olmak üzere, herkes tarafından sorgulanması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Kilis'in kent nüfusu 90 bin 400. Kilis'te Suriyeli kaç kişi var? 150 bin kişi. Bu 150 bin de herkesin söylediği rakam ama gerçekten kaç Suriyeli var, kimse bilmiyor. Düşünün, bir şehirde yabancılar o şehrin nüfusundan daha fazlaysa, orada kültürel yozlaşma olabilir, ciddi sorunlar çıkabilir, orada halk isyan edebilir. O nedenle Kilisli bağırıyor, 'Nerede bu devlet' diye. Devlet yerinde duruyor da Kilisli kardeşim, soracaksın, 'nerede bu hükümet' diye. Ortada hükümet yok. İstihbarat örgütleri cirit atıyor. Kimin ne iş yaptığı belli değil. Sınır tamamen açık. Gidip gelen kim belli değil. Yaralananlar geliyor, bizim ambulansla gidip, yaralıları alıp getiriyorlar. IŞİD'lileri Türkiye'de tedavi ediyorlar. Tedavi ettikten sonra tekrar kendi ülkelerine gönderiyorlar. Buna tanık olan milletvekillerimiz var. Kilisli hastanede sağlık hizmeti alamıyor, hastaneye gidemiyor, Suriyelilere hizmet veriyor. Elbette verilsin. Ama bu tablo Kilislilerin kaldıracağı bir tablo değil."

Kentte yaşanan ekonomik, sosyal ve kültürel sorunlara da değinen Kılıçdaroğlu, aileler yaşananların sorumlusunun kim olduğunu, Kilis'in neden bu hale geldiğini sordu. Kemal Kılıçdaroğlu, "Durup dururken neden bir sabah Suriye düşman ilan edildi? Bizim Suriye'ye silah göndermemizin Müslüman'ı Müslüman'a kırdırmamızın sorumlusu kim? Bunun cevabını Kilisli vatandaş verecek, elini vicdanına koyacak bu sorunun cevabını verecek." değerlendirmesinde bulundu.

- "Kilis doğrudan hedef alınıyor. Bunların sesi çıkıyor mu? Çıkmıyor"

İktidarın Suriye'deki olayların ilk günlerinde Emevi Camisi'ne gidip namaz kılmaktan bahsettiğini aktaran Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Buyur git kıl. Gidebiliyor mu? Ne oldu? Sülayman Şah Türbesi'ni kaçırmak zorunda kaldı. Türkiye Cumhuriyeti'nin itibarını bu kadar ayaklar altına almaya kimin ne hakkı var? 'Üç saatte Şam'a gireriz' diyorlardı. Bırakın Şam'a girmeyi, 2 milyon 700 bin Suriyeli Türkiye'ye geldi. Bunun sorumlusu kim? 'Kimse Türkiye'nin gücünü test etmeye kalkmasın' diyorladı. Neredeyse her gün roket atılıyor, top atılıyor. Kilis doğrudan hedef alınıyor. Bunların sesi çıkıyor mu? Çıkmıyor. Neden? Karşıda IŞİD var. Neden IŞİD'e karşı sessizler, müdahale etmiyorlar. Neden her türlü önlemi almıyorlar? Devlet, hükümetler niye vardır? Vatandaşının can ve mal güvenliğini sağlamak için vardır. Sen Kilis'te yaşayan vatandaşların can ve mal güvenliğini sağlayabiliyor musun? Sağlayamıyorsun. O zaman izzeti ikbal ile çekileceksin, bu hükümetten. Yapamıyorsan, gideceksin."

Kilis'e roketlerin tesadüfen düştüğü gibi bir izlenim yaratılmaya çalışıldığını, oysa karşıdan hedef gözetilerek atış yapıldığını ileri süren Kemal Kılıçdaroğlu, "AKP'nin Bakanı da yaptığı toplantıda yakınına düşünce derhal Kilis'i terk ediyor. Kilisliler nereye gitsin? Onun ne günahı var." diye konuştu.

- "CHP iktidarında hiçbir ülke ile düşmanlık içinde olmayacağız"

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü ve Genel Sekreter Yardımcısı İbrahim Kalın'ın Kilis'teki gelişmelerle ilgili açıklamasını da değerlendiren Kılıçdaroğlu, "Diyor ki 'Bunun bilinçli olarak yapılıp yapılmadığı konusunda bir istihbarat yok'. Yani IŞİD buraya bilinçli mi atıyor, bilinçsiz mi atıyor elimizde bir istihbarat yok. Zaten, Türkiye'de bir istihbarat yok. Git yabancı istihbarat kurumlarına başvur sana bilgi versinler. İstihbarat olsaydı, Ankara'nın göbeğinde, İstanbul'da bombalar patlayabilir miydi?" ifadelerini kullandı.

Suriye'deki kaotik ortamı kimin yarattığının iyi sorgulanmasını isteyen Kılıçdaroğlu, "Bunun baş sorumlusu bu hükümettir, AKP hükümetidir. CHP iktidarında hiçbir ülke ile düşmanlık içinde olmayacağız. Bütün ülkelerle dost ve kardeş ülke olacağız. Yurtta barış, dünyada barış." dedi.

Ortadoğu'da yaşanan sorunun sadece Kilis'e değil, bütün Türkiye'ye zarar verdiğini belirten CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, iktidarın yanlış dış politikasının diplomatik, ekonomik ve sosyal alanlarda ülkeyi zor durumda bıraktığını savundu.

Kılıçdaroğlu, dış politikanın milli olması ve ülkedeki tüm siyasi partilerce de desteklenmesi gerektiğini vurgulayarak, ancak iktidarın oluşturduğu dış politikanın da kendisinin değil, ülkenin çıkarlarına hizmet etmesini istedi.

- "Rıza Sarraf'ın dağıttığı rüşvetlerin yarısını ödese taahhüdünü yerine getiriyor"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başbakan olarak görev yaptığı dönemde, Gazze'ye gideceğini söylediğini ancak aradan geçen süreye rağmen, bu ziyaretin gerçekleşmediğini ifade eden Kılıçdaroğlu, "Türkiye Cumhuriyeti'nin başbakanı 'ben bir yere gideceğim' diyorsa, oraya gitmeli. 'Gideceğim' deyip de gidemiyorsa, kimseye kabadayılık satmasın." değerlendirmesinde bulundu.

Gazze'nin yeniden yapılandırılması için uluslararası toplumun bir kampanya başlattığını anımsatan Kılıçdaroğlu, Dünya Bankası'nın Filistin ekonomisiyle ilgili açıklanan raporuna da değinerek, bu raporda kampanyaya katılan ülkelerin Gazze'ye 3,5 milyar dolarlık yardım taahhüdünde bulunduğunun yer aldığını bildirdi.

Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

"Yardım sözünü tutan ülkeler, Amerika, Kanada gibi batılı ülkeler neyi taahhüt ettilerse, götürmüşler, ödemişler. Taahhütlerini yerine getirmeyen ülkeler, Ortadoğu ülkeleri ve Türkiye. Neden bunu hatırlatıyorum. Geçenlerde İslam İşbirliği Toplantısı yapıldı ve Sayın Cumhurbaşkanı kalkıp dedi ki 'Parasını ödemeyenler var', tek tek o ülkeleri de saydı. Peki sen taahhüdünü yerine getirdin mi kardeşim? Rıza Sarraf'ın dağıttığı rüşvetlerin yarısını ödese taahhüdünü yerine getiriyor. Türkiye'yi bu duruma sokmak doğru mudur? Emin olun, bunların yatacak yeri yok. Yalan üzerine politika oluşturuyorlar."

- "Kaçak yurt açan vergi muafiyeti verilmiş bir vakıf olabilir mi?"

Karaman'daki istismar davası ve sonuçlarına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, "Kimse Karaman olayı sonuçlandı gibi görmesin. O evlatlarımızın ahını yerde bırakmayacağız." dedi.

Mahkemenin alelacele toplandığına, kararın bir celsede verildiğine vurgu yapan Kılıçdaroğlu, dosyayı kapattırmayacaklarını ve takipçisi olacaklarını belirterek, "O olaya ortam hazırlayan vakıfları ve dernekleri de unutmayacağız. Eğer unutursak, insanlığımızdan utanırız." diye konuştu.

İlköğretim öğrencilerinin barınma ihtiyacının yasa gereği bakanlık tarafından karşılanması gerektiğini, bunun dışında vakıflarca açılan yurtların kaçak olduğunu anlatan Kemal Kılıçdaroğlu, "Kaçak yurt açan Bakanlar Kurulu'nca vergi muafiyeti verilmiş bir vakıf olabilir mi? O çocukların hakkını, şerefini, namusunu, itibarını korumayan bir vakfın vergi muafiyeti olamaz. O evlerde ne idüğü belirsiz adamları çalıştırdınız." eleştirisinde bulundu.

Çocukların barınmasından sorumlu kurumun Milli Eğitim Bakanlığı olduğunu bildiren Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

"Sayın Milli Eğitim Bakanı, sevgili hocam, sen kaç tane bu çocuklar için yurt yaptın. Bir yurt bile yapmadın. Türkiye genelinde ilköğretim ve ortaöğretim için bir yurt bile yapmadın. Niçin yapmadın? Bu karanlık ellere, fakir ailelerin çocukları teslim edilsin... Sen de vicdan, insanlık var mı? Bunu sormak zorundayım."

(Sürecek)

Anahtar Kelimeler:
chp tbmm grup toplantısı
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.