CHP MYK toplantısı

CHP MYK toplantısı

CHP MYK toplantısı

CHP MYK toplantısı

06 Nisan 2016 Çarşamba 12:17
50 Okunma
CHP MYK toplantısı

CHP Genel Başkan Yardımcısı Haluk Koç, "Şimdiye kadar kadınla ilgili her türlü aşağılama yapılırken, sesini çıkarmayanların, bir siyasi polemik noktası yakaladıklarında o mağduriyet pınarını nasıl kullandıklarını, tepe tepe nasıl sömürdüklerini bir kere daha görüyoruz." dedi.

CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK), Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında haftalık olağan toplantısını gerçekleştirdi.

Parti Sözcüsü Selin Sayek Böke'nin bir görev için yurt dışında bulunması nedeniyle MYK toplantısına ilişkin açıklamayı ise Haluk Koç, yaptı.

Alışık olmadıkları manzaralar yaşandığını belirten Koç, "Siyaset belli bir noktada kutuplaştırılmanın en uçuk noktasına kadar gelmiş durumda. Bizzat Cumhurbaşkanı sıfatıyla tarafgirane görev yapmayı kendine şiar edinmiş kişinin konuşmaları da tuz biber ekti üstüne." diye konuştu.

"Yeni Amerika'dan tokat yiyen, Türkiye Cumhuriyeti'ni rezil rüsva eden bir kişinin burada tekrar hiçbir şey olmamış gibi iç politikayı kutuplaştıran, geren davranışlarına bir kere daha tanık olduk" diyen Koç, şöyle devam etti:

"Sabah da eksik olmasınlar, Meclis Başkanlığı ve Adalet Bakanlığı yapan Sayın Şahin (AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin), CHP Genel Merkezi'nin önünü ziyaret etmiş. Halbuki dostumuzdu, gelseydi çay da içerdi, kahve de içerdi, sohbet de ederdik. Şimdiye kadar kadınla ilgili her türlü aşağılama yapılırken, sesini çıkarmayanların, bir siyasi polemik noktası yakaladıklarında o mağduriyet pınarını nasıl kullandıklarını, tepe tepe nasıl sömürdüklerini bir kere daha görüyoruz. Hiç üzülmeyin, hepiniz gelin, yüreğiniz yetiyorsa siz de gelin. Hiçbirinize pabuç bırakacak yürek yok bizde, merak etmeyin. Aslanlar gibi dururuz. Söylediğimizin de açıklamasını yaparız, ne kastettiğimizi de ifade ederiz. Siyaseten de misyonumuz gereği, olduğumuz yerde dururuz. Sizin gibi üç beş tane gürültücünün önünde eğilecek, geri çekilecek kadrolar değiliz biz."

- Nükleer Güvenlik Zirvesi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Nükleer Güvenlik Zirvesi için ABD'ye gittiğini anımsatan Koç, bu ziyaretin kapsamlı bir şekilde değerlendirildiğinde, "ABD'nin Türkiye'ye değil ama Erdoğan'a nasıl baktığının" göstergesi olduğunu savundu.

"Ağırlığı, itibarı kalmamış bir siyasi kimlikten bahsediyorum" ifadesini kullanan Koç, düşünce kuruluşları, gazete ve dergilerin, Türkiye'ye baktıklarında bir diktatörlük manzarasından başka bir şey görmediklerini artık anladıklarını öne sürdü.

Erdoğan'ın Türkiye için "üzülecek bir fotoğraf" manzarası oluşturduğunu iddia eden Koç, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Burada en acı olanı ABD Başkanı Obama'nın bu pozisyonda dahi gider ayak, Türkiye Cumhurbaşkanı'na Türkiye'nin kurucu ayarlarını hatırlatmak zorunda kalması, bizler için en azap verici, en utanç verici noktadır. Acı mı? Utanç verici değil mi? Erdoğan, aklı sıra çifte şantaj siyaseti izliyor. AB'ye karşı ayrı bir şantaj, bu mülteci mübadelesinde. ABD'ye de Suriye politikasında bir şantaj ile bir politika izliyor. Bunlar sanki muhatapları tarafından hiç değerlendirilmiyor. Bu siyasetin sadece ülkemizi değil, Avrupa da dahil bütün coğrafyalarımızı ne hale getirdiği ortada. Sonuç, Türkiye'nin yalnızlığı gittikçe perçinleniyor bu coğrafyada. Türkiye ile ABD arasındaki Suriye bağlamında yaşanan farklılıklar asla aşılamıyor ve Erdoğan'ın bir diktatör olduğuna dönük algılar dışarıda kesinleşiyor."

- Yeni anayasa tartışmaları

Yeni anayasa tartışmalarına da değinen Haluk Koç, AK Parti'nin amacının "özgürlükçü ve demokrat bir anayasa" yapmaktan çok uzak olduğunu savundu.

İktidara yönelik, "Demokrat rolü oynamanıza gerek yok" ifadesini kullanan Koç, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:

"Bunu müsvedde görevi gören Başbakan'a da hatırlatmak lazım. Öyle anlamsız, manasız, her şeye gülerek, yok Kut'ül Amare, Halil Paşa, Bağdat, yok Hoca Ahmet Yesevi, Oğuzlar...Gel gel Anadolu'ya gel, bu topraklarda bu tarih dilimleri içerisinde verilmiş Kurtuluş Savaşı'nı ağzına bile alamayan bir Başbakan müsveddesinden bahsediyorum ben. Değeri olmayan, her gün siyasi üst akıl tarafından rütbeyi tenzil edilen, rezil edilen, itibarsızlaştırılan, bütün dedikleri kısa bir süre sonra üst akıl tarafından tekzip edilen, ağırlığı sıfırlanmış bir başbakan. Dün adamlıktan, ahlaktan bahsediyor. Sen önce aynaya bak. Özgül ağırlığını kaybetmiş bir etkisiz elemansın şu anda. Getirdikleri durum seni bu. Senin fotoğrafın bu. Öyle havaalanında giderken, CHP'ye, CHP'nin Genel Başkanına boyunu posunu aşarak, içinde bulunduğun manevi sıkıntıları aştığını zannederek, hakaret etme hakkını sana böyle yedirirler Ahmet Bey. Sen de haddini bileceksin. Başbakanım diye geziyorsun, başbakanlık sorumluluğundan haberin yok. Davulu takmışlar boynuna, tokmağı da almış birisi çalıyor sırtında. Sen de çaldırıyorsun."

Tekrar anayasa konusuna dönen Koç, "Bunların anayasadan beklentisi şu, en tepedekinden en altındakine kadar, her biri tek kişi vesayetine, Türkiye Cumhuriyeti devleti ve kurumlarını teslim edecek, vesayeti orada perçinleyecek anayasa. Başkanlık sistemi dedikleri bu." diye konuştu.

Haluk Koç, CHP'nin, vesayetlerden arınmış, kişi hak ve özgürlüklerinin teminat altına alındığı, özgürlükçü, katılımcı bir anayasa için her zaman hazır olduğunu da belirtti.

Koç, "Başından itibaren söyledik, AKP'den demokrat çıkmaz, AKP'nin kumaşından demokrat çıkartamazsınız. AKP ile demokratikleşme sağlanamaz. AKP'ye toz kondurmayan bir cenah vardı ama onlar AKP'nin meşrulaştırılması için kullanıldılar ama şimdi çıkacak bir yerleri kalmadı. Havuzda boğuldu hepsi, yoklar. Onun için AKP'den demokrat çıkarmaya uğraşmasın kimse. AKP'nin ve bilhassa Recep Tayyip Erdoğan'ın kumaşından demokrat çıkmaz." ifadesini kullandı.

- Dokunulmazlıklar konusu

Dokunulmazlıklar konusundaki tartışmalara da değinen Haluk Koç, Başbakan Davutoğlu'nun konuyla ilgili CHP'ye "hodri meydan, dokunulmazlıklar kalksın" dediğini anımsattı.

CHP'nin 2002'den beri, kürsü dokunulmazlığı hariç tüm dokunulmazlıkların kalkmasından yana olduğunu bildiren Koç, "Gelin 83'ü değiştirelim. 'Bunu yapamayız, bizim sıkıntılı durumlarımız var. Geçici düzenleme yapalım.' Tamam yapalım ama 100'üncü Madde'yi de ekleyim. Bakanlar bu konuda daha çok irdelenmeye muhtaç. Gelin 100. Madde'yi de değiştirelim. Bir sefer de olsa tüm bakanlar girsin bu işin içine. Gel, hem 83 hem 100'ü halledelim." açıklamasını yaptı.

Genel Başkan Yardımcısı Koç, teröre açık destek verenlerin 83. Madde çerçevesinde dokunulmazlığı olmadığını da kaydetti.

(Sürecek)

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.