Flaş Haber
Kapat

CHP MYK toplantısı

CHP MYK toplantısı

CHP MYK toplantısı

CHP MYK toplantısı

16 Mart 2016 Çarşamba 13:15
CHP MYK toplantısı

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Selin Sayek Böke, "Terör örgütü, destekçileri, taşeronları, terör örgütüne o veya bu gerekçeyle arka çıkanlar, terörü kınarken dahi 'ama'larla, 'fakat'larla bahane yaratmaya çalışanlar şunu iyi bilmedir ki bugün evlatlarının arkasından ağlayan Türkiye, bir bütün olarak terörün karşısında dimdik ayaktadır" dedi.

CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK), Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında, haftalık olağan toplantısını gerçekleştirdi.

Toplantıya ilişkin açıklamalarda bulunan Böke, Ankara'daki terör saldırısını hatırlatarak, "Hiçbirimiz hoş, mutlu değiliz, ağır bir hüzün ve öfkeyi hep birlikte yaşıyoruz" ifadesini kullandı.

MYK'da, "sonuncusu başkentin göbeğinde yaşanan" terör olaylarını, alınması gereken tedbirleri ve çözüm önerilerini görüştüklerini belirten Böke, saldırıda şehit olanlara Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifa dileğinde bulundu.

Böke, şöyle devam etti:

"Bu alçak saldırının terör örgüt PKK tarafından gerçekleştirildiği anlaşılıyor. CHP olarak bu hain saldırıyı, savunmasız sivil yurttaşlarımıza bir otobüs durağında saldıracak kadar gözü dönmüş terör örgütünü lanetliyoruz. Terör örgütü, destekçileri, taşeronları, terör örgütüne o veya bu gerekçeyle arka çıkanlar, terörü kınarken dahi 'ama'larla, 'fakat'larla bahane yaratmaya çalışanlar şunu iyi bilmedir ki bugün evlatlarının arkasından ağlayan Türkiye, bir bütün olarak terörün karşısında dimdik ayaktadır. Hiç kimse terör yöntemleri kullananlar, herhangi siyasi veya toplumsal sonuç elde edebileceğinin hayalini dahi kurmamalıdır. Şunu herkes iyi bilmelidir ki Kürt meselesini kendisine kalkan yapan PKK karşısında da caniliğine dini maske yapmaya kalkan IŞİD karşısında da tüm Türkiye bir bütün olarak yaşam irademizi güçlendireceğiz. Toplumsal barışımızı tesis etmek için her zamankinden daha sağduyulu olacağız. 'İnadına birlikte yaşam, inadına demokrasi ve inadına özgürlük' diyeceğiz. Bugün yaşadığımız derin hüzün ve öfkeyi terör karşısında, terörden medet umanlar, terörü siyasi yöntem olarak görenler karşısında dimdik bir mücadele azmine dönüştüreceğiz. Dün de bugün de terör kimden gelirse gelsin, kimi hedef alırsa alsın, terör ve şiddet karşısında aynı tutumu alan CHP, bu tavrından ödün vermeyecektir."

Ülke yönetenlerin, bazı terör örgütüne güzelleme yaparken de CHP'nin aynı ilkesel tutumunu sergilediğini hatırlatan Böke, bugün de hiç yalpalamadan aynı ilkesel tavrı aldıklarını dile getirdi.

Terörün bir insanlık suçu olduğunu vurgulayan Böke, hükümetin de en temel görevinin vatandaşları terörden korumak olduğunu söyledi.

Ülkeyi terörden korumaktan aciz olanların, terörü gerekçe göstererek özgürlüklere, demokrasiye saldırmalarının, orada burada hain arayarak ülkeyi bölmeleri, kutuplaştırmaları, düşmanlık tohumu ekmelerinin asla kabul edilemeyeceğinin altını çizen Böke, "Şunu herkes bilmelidir ki biz terörü kabullenmeyeceğiz, biz terörü kanıksamayacağız, biz teröre asla alışmayacağız ve biz teröre yenilmeyeceğiz ve biz terörü bahane ederek kendi dikta yönetimlerini güçlendirmek isteyenlere de asla fırsat vermeyeceğiz" diye konuştu.

- "Herkes ideolojik gözlüklerini çıkarmalı"

Son 5 ayda sadece Ankara'da 3 saldırı gerçekleştiğini anımsatan Böke, hangi partiye mensup olunursa olunsun, herkesin ideolojik gözlüklerini çıkararak cevaplaması gereken bir soru olduğunu ifade etti.

"Bugün beylik laflarla, büyük nutuklar atıp bir sonraki bombanın canlarımızı almasını mı bekleyeceğiz yoksa terörün nedenlerini, sorumlularını ilk iş olarak ele alıp, bu yönde adım mı atacağız" sorusunu gündeme getiren Böke, bu sorunun nedenlerini de çözümünü de ortaya koyması gerekenlerin siyasiler olduğuna dikkati çekti.

Böke, böylesine bir durum karşısında "siyaset yapmayın" demenin, "her şey aynı kalsın" demek anlamına geleceğini ileri sürdü.

Böke, "AKP temsilcilerinin 'bu meseleyi siyasileştirmeyin' diyerek çözümün tartışmasından kaçmasının bir tek anlamı vardır. 'Yeter ki biz eleştirilmeyelim, Türkiye teröre karşı savunmasız kalmaya devam etse de olur' diyorlar" görüşünü paylaştı.

"Terörün sonlandırılması için ihtiyaç duyulan politika değişikliklerini konuşturmayarak, kendi iktidarlarını korumak istiyorlar" diyen Selin Sayek Böke, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Üstelik aynı tavrı, terörü muhaliflerini sindirecek bir fırsat olarak kullanarak da gösteriyorlar. Nitekim Cumhurbaşkanı'nın 'terör örgütünün silahsız da olabileceği'ne dair açıklamalarından bir gün sonra, birileri Cumhurbaşkanı'nın konuşmasını kendisine emir bilmiş olacak ki 3 akademisyen tutuklandı. Tutuklanma gerekçeleri, 'terör örgütünü eleştirmemek.' İnsanları bir şey söylemedikleri için tutuklamak ancak totaliter tek adamlık rejimlerinde görülen bir uygulamadır. Silahlı terör örgütlerini engellemeyenler, ülkenin başkentini silahlı terör örgütlerinin at koşturduğu bir kente dönüştürenler, bu konuda siyasi hesap vermek yerine hala siyasi fırsatçılık peşindeler. Bu anlayış, mevcut tek adam rejiminin bakış açısını çok net bir şekilde anlatıyor. Tek adam rejimi için kendi rejimlerini tehdit etmeyen hiçbir şey politika değişikliği gerektirmiyor. Tek adam rejimi için canlarımızı kaybettiğimiz terör sorunu da dahil her mesele, dikta rejimini daha da güçlendirmek için fırsat olarak değerlendiriliyor. İşte bugün Türkiye'nin bir terör ve ölüm sarmalına sürüklenmesinin nedeni, tam da bu anlayış. Toplumsal barışımızın sağlanması için öncelikle bu siyasi zihniyetin değişmesi gerekiyor. Artık boş laflara, bitmek bilmeyen güvenlik zirvelerine, her saldırı sonrasında hiçbir siyasi sorumluluk almadan vatandaşla alay edilir gibi verilen demeçlere hiçbirimizin tahammülü kalmadı."

- Dört madde önerdi

"Bu sorunu hemen bugün ciddiyetle ele almak, Türkiye'yi teröre teslim etmiş olan AKP politikalarını değiştirmek zorunda" olduklarını ileri süren Böke, bunun için de derhal yapılması gereken 4 adım önerdiklerini söyledi.

İlk madde olarak Türkiye'yi tüm terör örgütlerinin hedefi haline getiren, sınır güvenliğini tamamen ortadan kaldıran dış politikanın 180 derece değişmesi gerektiğini vurgulayan Böke, "Cenevre'de devam eden Suriye görüşmeleri Türkiye için Ortadoğu'ya yönelik müdahaleci dış politikadan dönmek için bir fırsat olarak değerlendirilmeli. Hükümet derhal Suriye politikasını tamamen değiştirmeli, Suriye'de barışı önceleyen yapıcı bir siyaset izlenmeli" dedi.

İkinci madde olarak Meclis'in yeniden işler hale getirilmesi gerektiğini belirten Böke, terör sarmalından çıkılması için etraflı bir tartışma yapılması ve buradan mutlaka somut çözüm önerileri çıkarılması gerektiğini kaydetti.

Kılıçdaroğlu'nun dünkü Meclis Başkanı ziyaretini de anımsatan Böke, Kılıçdaroğlu'nun, Meclis Başkanı'na sunduğu mektupla açık bir çağrı yaptığını bildirdi.

- "AKP hükümeti de terörün ortağı olacaktır"

Böke, üçüncü maddeyi açıklarken de "Türkiye, üst üste terör saldırılarının hedefi olurken, en temel görevini yerine getirmekte aciz kalan ve başarısız olan İçişleri Bakanı Efkan Ala, derhal istifa etmeli veya Sayın Başbakan tarafından görevden alınmalıdır. Güvenlik ve istihbarat rejimi, bir kişinin çıkarlarına hizmet etmek yerine ülkenin güvenliğini öncelik haline getirecek şekilde yeniden acilen düzenlenmelidir" değerlendirmesini yaptı.

Selin Sayek Böke, dördüncü madde olarak da emniyet, istihbarat gibi güvenliği doğrudan ilgilendiren kurumlar başta olmak üzere bürokraside liyakat esasına göre atama yapılması gerektiğini dile getirdi. Böke, "Bu dört acil önlem derhal alınmazsa, bu duruma seyirci kalınmaya devam edilirse, 'aman biz eleştirilmeyelim, bizim politikalarımız aynı kalsın' denilirse, AKP hükümeti de terörün ortağı olacaktır" ifadesini kullandı.

- "İfade özgürlüğüne vurulmuş kelepçedir"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın terörün tanımının değiştirilmesi yönündeki açıklaması hatırlatılarak, "Siz terörün tanımının genişletilmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusu üzerine Böke, kendilerinin muhatabının Hükümet olduğunu söyledi. Böke, "Böyle bir hukuki düzenleme yapılacaksa bunun için öncelikle hükümetten bir tasarının sunulması gerekir. Şu anda böyle bir tasarı olmadığı için de bunun teknik detayını tartışmak için doğru bir zemin yoktur. Ancak Cumhurbaşkanı'nın ortaya atmış olduğu bu çerçeve Türkiye'yi bu dikta rejimini derinleştiren çok tehlikeli bir yere taşımaktadır. Üç akademisyenin tutuklanması, ifade özgürlüğüne vurulmuş olan yeni bir kelepçedir" diye konuştu.

HDP'li milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması tartışmasına ilişkin de Böke, bu konuda CHP'nin ilkesel tavrının bilindiğini söyledi.

CHP olarak siyasetçilerin kürsü dokunulmazlığı dışında hiçbir dokunulmazlığının olmamasını savunduklarının altını çizen Böke, "Buradan bir kez daha açık bir çağrı yapalım; gerçekten cesaretiniz varsa, bütün siyasi partiler için kürsü dokunulmazlığı dışındaki bütün dokunulmazlıkları gelin yarın hep beraber kaldıralım" dedi.

Böke, AK Parti, CHP ve MHP'nin teröre karşı birlikte hareket etmesi yönündeki açıklamalarının sorulması üzerine şunları kaydetti:

"Teröre karşı birlik ve beraberlik konusunda da CHP, ilkesel tavrı en net olan partidir. Teröre karşı birlik ve beraberlik önceliklidir. Her şeyden önce ülkenin yönetiminde bir birlik ve beraberlik, bunun da siyasi bir çatı olan ve Türkiye'nin en temel organı olan Meclis kapsamında bütün partileri dahil ederek yapılması gerektiği ve her konuda böyle yapılması gerektiğini yine ilkesel olarak her fırsatta ifade ediyoruz. Dün Meclis Başkanı'na ilettiğimiz mektupta da söylediğimiz gibi; şu anda Türkiye'nin yaşıyor olduğu bu terör ve ölüm sarmalından çıkışın tek adresi vardır, o da Meclis'tir. Meclis kapsamında yer alan siyasi partilerin bir birlik ve beraberlik içerisinde bu soruna çözüm üretmesidir. Bu görüşümüzde herhangi bir değişiklik yok."'

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.