CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu:

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu:

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu:

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu:

18 Haziran 2016 Cumartesi 16:29
70 Okunma
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu:

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, turizm sektöründeki krizi aşmanın yolunun kısa, uzun ve orta vadeli plan ve politikalar oluşturmakla başladığını belirterek, "Turizm politikasının yeniden ele alınıp yapılandırılması gerekiyor." dedi.

Sarıyer Belediyesince organize edilen "Turizm Sektörünün Krizi ve Belediyelerimiz" çalıştayının ardından basın toplantısı düzenleyen Kılıçdaroğlu, turizm sektörünün ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunu, şu ana kadar sektörde yaşanan krize yönelik sağlıklı bir sonuç alınmadığını sektör temsilcilerinin deklare ettiğini anlattı.

Sektör temsilcilerinin 2016'yı kayıp yıl olarak gördüklerini, hatta bunun 2017 ve diğer yıllara sarkmasından da endişe ettiklerini dile getiren CHP lideri, 6 milyon işsiz olduğunu belirterek, " 'Turizm sektörü 500 bin işsiz yaratacak' deniyor. Turizm, gıdadan başlayarak, tarım, tekstil, inşaat ve eğlence sektörüne kadar bütün sektörleri etkiliyor. Bu krizinden nasıl çıkacağız? Bugün yaptığımız toplantının ana konusu bu. Sorunları biliyoruz. Bu sorunu aşmanın yolu kısa uzun ve orta vadeli plan ve politikalar oluşturmakla başlıyor." dedi.

Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin en çok turist çeken 6. ülke olduğuna işaret ederek, bunun Türkiye açısından bir gurur kaynağı olduğunu söyledi.

BM'nin turizm raporuna göre, önlem alınmadığı takdirde Türkiye'nin 2020 yılında ilk 10 ülke arasında olmayacağının görüldüğünü belirten Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Bu rapor çok önemli bir rapor ama hükümet bunun ne kadar farkında, doğrusunu isterseniz bilmiyorum. Bu nedenle turizm politikasının yeniden ele alınıp yapılandırılması gerekiyor. Teknoloji, iletişimde olağanüstü gelişmeler var. Sadece deniz, güneş ve kum satmamalıyız. Olağanüstü bir tarihi zenginliğimiz var. Bunları maalesef tanıtamıyoruz. Sağlık, inanç, kongre turizmi yapılabilir. Türkiye bu açıdan son derece uygun bir ülke. Ancak siyasal iktidar bunun yeteri kadar farkında değil. Turizmciler 'bölgesel markalar yaratmalıyız' diyor. Türkiye bölgesel markalar yaratma konusunda olağanüstü zengin. Turizmciler, 'yerel yönetimlerle ortak çalışırsak bölgesel markalar oluşturabiliriz' diyor."

Özellikle turistlerin yoğun olarak geldiği bölgelerde yerel yönetimlerin altyapı sorunlarını hızla tamamlaması gerektiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, bu noktada yerel yönetimlerin mali kaynakları sorununun ortaya çıktığını vurguladı.

2002'de AK Parti'nin acil eylem planında kısa süre içinde belediye gelirleri kanunun çıkacağının vadedildiğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, "Aradan geçen bunca yıla rağmen bu tasarı hiçbir zaman parlamentoya gelmedi. Özellikle kıyı kesiminde belediyelerin yaz ve kış sezonu nüfusu arasında katbekat fark var. Bu belediyelerin gerekli hizmeti verebilmesi için yeterli gelir kaynaklarına kavuşması gerekiyor. Bu nedenle söz konusu kanunun hızla parlamentoya getirilmesi gerekiyor. Turizmciler ve belediyecilerin hem sezon başında hem sonunda bir araya gelmesi gerekiyor." diye konuştu.

- "Sektörün 19 milyar dolar borcu olduğu söyleniyor"

Kılıçdaroğlu, THY ile herkesin övündüğünü ancak turizmcilerin yakındığını ifade ederek, şunları kaydetti:

" 'Turistlerin en çok geldiği Antalya ve Dalaman gibi havaalanlarına hangi ülkeden ziyaretçi geliyorsa o ülkelere THY'nin tarifeli sefer koyması gerekir' diyor turizimciler. Koyamadığı için de yeteri kadar turist bu havaalanlarına gelmiyor diye şikayetler aktarıldı. Sektörün bugün itibariyle 18 milyar 900 milyon dolar borcu olduğu söyleniyor ve sektör krizde, turist yok. Krizi aşmak için hükümetin bu konuda acil önlem alması lazım. 'Gelirimiz yok tek çaremiz otelleri satmak. Bizi hükümet bu noktaya getirmemeli. Eğer bu noktaya gelirsek tüm sektörler etkilenir. Mevcut turizm mevzuatı bize dar geliyor. Bu mevzuatla bizim büyümemiz imkansız. Bu mevzuatı yeniden düzenleyelim' diyorlar. Neden turist gelmiyor diye soruyoruz? Türkiye'nin bozulan imajı Türkiye'ye turistin gelmesini engelliyor. Hukuk, insan hakları, adalet, medya özgürlüğü ciddi bir sorun. Türkiye'nin demokraside ciddi kan kaybı var. Bu kaygı hemen hemen bütün ülkelerde yaşanıyor. Türkiye'de demokrasi mi bir dikta yönetimi mi var? Bir dikta yönetiminin Türkiye'de iktidarda olduğuna dair gelişmiş ülkelerde bir kanı var. 'Türkiye'de demokrasi yok.Türkiye'de dikta yönetimi vardır. Dikta yönetiminin olduğu yerde hiç kimsenin can ve mal güvenliği yoktur. O zaman biz Türkiye'ye niye gidiyoruz?' diyorlar. Bu imaj değişmediği sürece hangi önlemi alırsak alalım Türkiye'ye yeterli turisti getiremeyeceğiz."

"AB, Mısır, Libya ile kavgalıyız. Sonra da bize neden turist gelmiyor diyoruz?" diyen Kemal Kılıçdaroğlu, "Bütün turizmci arkadaşlarımın ortak görüşü hukukun üstünlüğünün sağlanması. Bu konuda yapılması gereken Türkiye demokrasisinin çağdaş anlamda Batılı demokrasi ile entegre edilmesidir. Eğer bunlar olabilirse bütün sorunları aşabiliriz. Ancak bunların olmadığı bir yerde biz ne yaparsak yapalım turist zaten bizim ülkeye gelmez ve bunun kaybını hep beraber yaşamış oluruz. Türkiye'de oteller boş ancak İtalya, İspanya, ve Yunanistan gibi ülkelerin otellerinde yer yok. Bu ülkeler otel fiyatlarını yükseltmeye başladı." diye konuştu.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, demokrasi standartlarının yükseltilmesi konusunda açık ve net çağrı yaptıklarını vurgulayarak, sözlerini, "Demokrasi standartlarının yükseltilmesi açısından parlamentoya gelecek her tasarıya 'evet' diyeceğiz. Çünkü bu ülkenin demokrasiye ihtiyacı var. Bu ülke insanının özgürlüğe ihtiyacı var. Bu ülkenin aydınlarının tehdide değil korunmaya ihtiyacı var. Onların özgürce yazmaları gerekiyor. O zaman biz demokratik standartlarımızı yükseltiriz ve bu ülkeye zaten turist gelir." diye tamamladı.


Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.