CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu: (2)

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu: (2)

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu: (2)

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu: (2)

24 Haziran 2016 Cuma 01:08
53 Okunma
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu: (2)

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, HDP ile iş birliği yaptıkları iddialarına ilişkin, "Biz ayrı partiyiz, onlar ayrı partiler. Nasıl iş birliği olacak? Kaldı ki Siyasi Partiler Yasası iş birliğini yasaklamış vaziyette. Biz kendi ilkelerimizle, kurallarımızla siyaset yaparız. Bizim HDP'den ayrışan çok yönümüz var. Biz etnik kimlik, inanç üzerinden siyaset yapmayız." dedi.

Kılıçdaroğlu, Habertürk televizyonunda canlı yayınlanan "Akılda Kalan" programında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı.

"2010'daki anayasa değişikliği referandumunda oyunu kullanamadığı" hatırlatılan Kılıçdaroğlu, seçmen kaydının silinmesi için bir komplo hazırlandığını, bunu, olayın ardından kendisine mektup yollayan bir polisin de anlattığını söyledi.

"Eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu'na yönelik sözleri" anımsatılan Kılıçdaroğlu, sözlerinden dolayı pişmanlığının bulunmadığını, "birilerinin önüne yatmak" ifadesinin Anadolu'da kullanılan bir deyim olduğunu belirtti.

Kılıçdaroğlu, "AK Parti'ye, Cumhurbaşkanı'na karşı daha bir sert misiniz? Dozajı yükselttiniz mi?" sorusu üzerine, dozajı artırdıklarını, çünkü Cumhurbaşkanı'nın Parlamento'da "tarafsızlığı" üzerine yemin etmesine rağmen buna uymadığını savundu.

"AK Parti ve Erdoğan ile 6 defa seçim yarışına giriyorsunuz, her seferinde AK Parti ve Erdoğan çıkıyor. İstifa aklınızdan geçti mi?" sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, istifanın aklından geçmediğini ifade etti.

Kılıçdaroğlu, ortaya çıkan tablodan kendilerinin de sorumlu olduğunu, bu konuda çalışmalar yaptıklarını, 7 Haziran'daki seçim bildirgelerinin Türkiye'de tek olduğunu kaydetti.

- "Ben asla CHP Genel Başkanı olamazdım"

Geniş kitlelere güven vermenin zaman aldığını vurgulayan Kılıçdaroğlu, hata ve eksikliklerin giderilmesi gerektiğini söyledi.

"AKP bu süre içinde ne yaptı? Hataları, kusurları, yolsuzluk dosyaları çıktı vesaire. Dönüp kedimizi sorgularken, aynı zamanda Türkiye'yi de sorguluyoruz." diyen Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bir 17-25 Aralık olayının binde birini ben yapmış olsaydım, örneğin bir sabah oğluma telefon açıp 'Oğlum paraları sıfırlandın mı? Çabuk sıfırla, biraz sonra polisler gelir' deseydim ben asla CHP Genel Başkanı olamazdım, aynı dakikalarda ayrılmak zorunda kalırdım. Asla sokağa çıkamazdım, asla bunun hesabını veremezdim, asla ailemin yüzüne bakamazdım, çocuklar da benim yüzüme bakmazdı."

Kendisiyle ilgili çeşitli kurgu ve montajların yapıldığını ancak bunu ispat ettiğini anlatan Kılıçdaroğlu, 17 ve 25 Aralık'ta ise ispat yerine, hakimlerin sürüldüğünü iddia etti.

- "İhsanoğlu için pişman değilim"

"Seçmen 1 Kasım'da neden oyunu CHP'ye vermedi?" sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, Suruç ve Ankara patlamasını hatırlatarak, yaşanan olayların durumu güvenliğe çevirdiğini kaydetti.

"Cumhurbaşkanlığı seçimi konusunda Ekmeleddin İhsanoğlu tercihi için pişman mısınız?" sorusuna Kılıçdaroğlu, "Hayır" karşılığını verdi.

"Kendisinin neden aday olmadığının" sorulmasına karşılık Kılıçdaroğlu, "Aklımızdan bile geçmedi. Çünkü Cumhurbaşkanı protokol görevi yapacak, aktif siyasetin dışında olacak." yanıtını verdi.

Kılıçdaroğlu, İhsanoğlu cumhurbaşkanı seçilseydi, Türkiye'nin Orta Doğu'da yaşadığı felaketlerin hiçbirini yaşamayacağını öne sürdü.

- "Aday olan herkes rakiptir"

"Muharrem İnce'yi kedinize rakip görüyor musunuz?" sorusunu Kılıçdaroğlu, "Aday olan herkes rakiptir sonuçta. 'Hayır, şu kişi asla benim rakibim olamaz' diye özel bir ruh hali içine girmek istemem." şeklinde cevapladı.

"Mustafa Sarıgül'ü rakip olarak görüp görmediği" sorulan Kılıçdaroğlu, Sarıgül ile zaman zaman görüştüklerini, genel başkalığa aday olması durumunda rakibi olabileceğini söyledi.

"Zaman zaman 'Benden sonra koltuğu şu arkadaşım devralsa' dediğiniz oluyor mu? Gönlünüzde yatan aslan var mı?" sorusuna Kılıçdaroğlu, "Öyle birisi olursa, büyük bir rahatlıkla koltuğu bırakırım." karşılığını verdi.

"MHP'deki kurultay sürecini nasıl izliyorsunuz?" sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, "Oradaki suların durulmasın arzu ederim. Düşünsel olarak farklı görüşler var. Durulmasını ve olağan siyaset mecrasına MHP'nin dönmesini isteriz." dedi.

- "Sadece gülüyorum"

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin "MHP'yi de CHP gibi dizayn etmek istiyorlar." sözlerinin hatırlatılarak, "CHP'nin dizayn edilip edilmediği" sorulan Kılıçdaroğlu, "Bunlar ciddiye alınacak iddialar değil. CHP bir kişinin kalkıp da dizayn edeceği bir parti değil, kurumsal kökleri olan bir partidir. CHP sıradan bir parti değildir." diye konuştu.

"Size 'Kasetle gelen genel başkan' denildiğinde ne hissediyorsunuz?" sorusuna Kılıçdaroğlu, "Sadece gülüyorum" karşılığını verdi.

"Kaset konusu patladığında, yeterli çabayı göstermediğiniz eleştirilerine ne dersiniz?" sorusuna karşılık Kılıçdaroğlu, savcılığa intikal etmiş bir olayı ortaya çıkarma görevinin devlette olduğunu kaydetti.

Kılıçdaroğlu, o dönemin gazetelerine, televizyonlarına bakıldığında, kendisinin genel başkanlığa aday olması için ortak bir baskının olduğunu, bunun üzerine yapacak bir şeyinin kalmadığını ifade etti.

- "MHP'den milletvekillerinin transfer edileceği iddiası var"

CHP'ye "elitlerin partisi" eleştirilerinin yapıldığını anımsatan Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

"Elit dediğiz benim işte, Anadolu'dan çıkmış, kuş uçmaz, kervan geçmez bir köyde doğmuş, şimdi CHP'nin genel başkanlığına gelmiş bir kişi. Neye borçluyum ben bunu? Cumhuriyete, Atatürk'e, devrim şehitlerine, bu ülkeyi kurtaranlara borçluyum. Ben cumhuriyete nasıl ihanet edeceğim? Ben Atatürk'ün adını nasıl saygıyla anmayacağım? Eğer birisi kalkıp da Atatürk'ü unutturmaya çalışıyorsa, Atatürk'ün adını şu veya bu şekilde kullanmıyorsa, 'Çanakkale'de Atatürk yoktur' deme noktasına geliyorlarsa, asıl bu ülkeye ihanet edenler onlardır. Biz ülkemizi, cumhuriyetimizi seviyoruz, geçmişte bu ülkeye hizmet eden kimse, hepsine saygıyla bakıyoruz."

"MİT'in milletvekilleriyle ilgili rapor hazırladığı" iddialarının sorulduğu Kılıçdaroğlu, "Seçimlerden hemen sonra, anayasa değişiklikleri konusunda 'Acaba diğer partilerden milletvekili transfer edebilir miyiz' arayışına girildi. Bu çerçevede, devletin bazı duyarlı kurumları milletvekillerinin dosyalarını tek tek masaya yatırdılar. 'Acaba kimin, ne açığını bulabiliriz? Nasıl bir şekliyle transfer yolunu yaratabiliriz?' Şu ana kadar o konuda bir başarı elde edilemedi." ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu, MHP içindeki çalkantılardan 15-16 milletvekilinin AK Parti'ye transfer edileceği duyumlarının olduğunu, kendi partisine, seçmenine ihanet eden bir milletvekili grubunun çıkacağını düşünmediğini kaydetti.

- "MİT'in önemli bir kesimi milli olma vasfını yitirdi"

MİT'in önemli bir kesiminin "milli olma" vasfını yitirdiğini, saraya hizmet ettiğini iddia eden Kılıçdaroğlu, zaafı olan milletvekillerinin AK Parti'ye transfer edilmeye çalışıldığını savundu.

Kılıçdaroğlu, asıl amacın "başkanlık sistemi, anayasanın dizayn edilmesi ve referandum yolunun açılması" olduğunu öne sürdü.

"Dokunulmazlıkların kaldırılması" konusundaki bir soru üzerine Kılıçdaroğlu, HDP'li milletvekillerinin dokunulmazlık dosyalarını Meclis'e getirmek yerine, anayasa değişikliğine giden iktidarın asıl hedefinin CHP olduğunu iddia etti.

CHP'nin tuzağa düşmediğini ifade eden Kılıçdaroğlu, bu konuda Parlamento'nun istismar edildiğini savundu.

- "Nereye gitmişiz ispat etsin"

"Bir televizyon programında 'hapiste yatan PKK'lılarla, DHKP-C'lilerle, İslami terör örgütlerinden girenlerle görüştüğünüzü' söylediniz. Bu eleştirilere neden oldu. Bu konudaki düşünceniz nedir?" sorusuna Kılıçdaroğlu, "Bu zaten olan bir olay. Parlamento'da İnsan Hakları Komisyonu var mı? Var. Ziyaretler yapılıyor mu? Yapılıyor. Ayrım yapılıyor mu? Ayrım yapılmıyor." yanıtını verdi.

Konuşmanın akışı içinde bu ifadeleri kullandığını belirten Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

"Sonra ne oldu? Erdoğan ne söyledi? Benim bu sözümü alıp öyle bir çarpıttı ki sözde ben 'Hastaneye PKK'lıları ziyarete gitmişim.' Pes, adam biraz Allah'tan korkar. Bırak hapishaneyi, hastaneyi, ben hiçbir yere gitmedim, ziyaret etmedim. Ama siz bunu kalkıyorsunuz, muhtarlarla iftar öncesi çıkıyorsunuz ve konuşuyorsunuz. Oruçlu ağızla konuşuyorsunuz, bu kadar yalan söylenmez. Mahkemeye verdim. Hem suç duyurusunda bulundum hem mahkemeye verdim. Gelsin ispat etsin bakalım nereye gitmişiz biz?"

- "Ben mi dindarım, onlar mı dindar?"

"Gelecekte şartlar olursa, bir CHP-HDP ittifakı olur mu?" sorusunu Kılıçdaroğlu, "Hayır. Biz ayrı partiyiz, onlar ayrı partiler. Nasıl iş birliği olacak? Kaldı ki Siyasi Partiler Yasası iş birliğini yasaklamış vaziyette. Biz kendi ilkelerimizle, kurallarımızla siyaset yaparız. Bizim HDP'den ayrışan çok yönümüz var. Biz etnik kimlik, inanç üzerinden siyaset yapmayız." şeklinde yanıtladı.

"Dokunulmazlıkların kaldırılması konusunda, partisinden birçok milletvekilinin 'hayır' oyu verdiği" hatırlatılan Kılıçdaroğlu, "Hiçbir milletvekiline telefon açıp, 'Şuna evet, şuna hayır verin' demedim. Herkes kendi vicdani kanaatine göre oyunu kulandı." dedi.

"Merkez sağdan CHP'ye yapılan transferlerin ve din konusunda yapılan eleştirilerin" anımsatıldığı Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Biz sosyal demokrat bir partiyiz. Bizim dinle asla en ufak bir sorunumuz yok. Hatta bugün bana sorarsanız, bütün din adamlarının da sosyal demokrat olması lazım. 'Sağ elin verdiğini, sol el görmesin.' Ne demektir bu? Yoksulun, yoksulluğunu teşhir etmeyin, insanın onurunu koruyun demektir. Bunu savunan kim? CHP, biz savunuyoruz. 'Bunu aile sigortasıyla yapacağız, hiç kimsenin yoksulluğunu teşhir etmeyeceğiz.' dedik. Peki bu dinden, imandan söz edenler ne yapıyorlar? Bütün yoksulların, yoksulluğunu afişe ediyorlar. Ben mi dindarım, onlar mı dindar? Ben mi samimi Müslümanım, onlar mı samimi Müslüman?"

- "Dini siyasette kullanmıyoruz"

"Peki neden oyu onlar alıyor?" sorusuna Kılıçdaroğlu, "Biz, dini siyasette kullanmıyoruz, onlar dini siyasette kullanıyorlar." karşılığını verdi.

Kılıçdaroğlu, askeriyeye, yargıya ve camiye siyaset girmemesi gerektiğini vurguladı.

"Siyasetle uğraşmaktan pişman olup olmadığı" sorulan Kılıçdaroğlu, hafta sonu kitapçıları gezmeyi, eski eşyaların satıldığı pazarlara gitmeyi, rahat gezmeyi, konuşmayı özlediğini söyledi.

(Bitti)

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.