Flaş Haber
Kapat

Cenevre'deki Suriye görüşmeleri

Cenevre'deki Suriye görüşmeleri

Cenevre'deki Suriye görüşmeleri

Cenevre'deki Suriye görüşmeleri

19 Nisan 2016 Salı 15:25
Cenevre'deki Suriye görüşmeleri
Suriyeli muhaliflerin oluşturduğu Müzakere Yüksek Komitesinin (MYK) Başkanı Riyad Hicab rejimin ateşkes ihlallerinden sorumlu tutulmadığını, bu nedenle de sahada artık ateşkesin mevcut olmadığını söyledi.

Hicab, MYK heyetinin görüşmeleri tek taraflı ertelemesinin ardından bugün düzenlediği basın toplantısında, MYK'nın siyasi çözüm için üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiğini ve uluslararası toplumdan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) Suriye'ye ilişkin 2254 sayılı kararını uygulanmasını istediklerini kaydetti.

BM'nin ve diğer ülkelerin bir önceki turda insani yardımların ulaştırılacağına ilişkin garanti verdiğini ancak Suriyelilerin sadece yüzde 6,5'ine insani yardım ulaştırıldığını ifade eden Hicab, kuşatma altındaki Suriyelilere yiyecek yerine temizlik maddeleri gönderildiğini ve insani yardımların ulaştırılmasının başarısızlığa uğradığını bildirdi. Hicab, "İnsanlar temizlik malzemesi veya deterjan mı yiyecek?" diye sordu.

BMGK'nın 2254 sayılı kararından bu yana bir tek tutuklunun bile serbest bırakılmadığını belirten Hicab, "Tersine tutuklu sayısı arttı. 2 binden fazla insan tutuklandı, 91'i çocuk 194'ü kadın bunların." dedi. Hicab, tutukluların 159'unun da işkenceyle öldürüldüğünü kaydetti.

Suriye'nin bazı bölgelerine bir şişe süt bile ulaştıramayan BM'nin ve büyük güçlerin, siyasi geçişi nasıl sağlayabileceğini soran Hicab, "ABD Dışişleri Bakanı John Kerry bana birçok defa Daraya'ya yardım ulaştırılacağı sözünü verdi. 27 Şubat'tan bu yana Daraya'ya ne gitti? Bütün ülkeler mefluç, bir tek kamyon bile Daraya'ya gidemedi." diye konuştu.

Hicab, kuşatmaların kaldırılmadığına dikkati çekerek, "Bir milyon 700 bin kişi tutuklu halde. Suriye'de yaşananları Naziler bile yapmadı." dedi.

- "Esedli çözüm olamaz"

BMGK kararına dayalı ve suçluların yer almayacağı bir siyasi geçiş sürecini görüşmek için Cenevre'de olduklarını vurgulayan Hicab, "Ancak halkımız ölürken devam eden bir müzakerenin parçası olamayız. Acıları çoğaltan bir sürecin parçası olamayız." diye konuştu.

"Geçici yönetim organı anayasaldır. Suriye'de Esed'in iktidarda olduğu bir çözüm olamaz." ifadelerini kullanan Hicab, "Bu rejimin ömrünü uzatan bir siyasi geçişi kabul edemeyiz. Esed kalmayacak. Yaptıklarının hesabı sorulmadıkça kimseyi affetmeyeceğiz. Yaptıkları Esed'in yanına kar kalamaz. Burada Esed rejimini yeniden üretmek için bulunmuyoruz, onu değiştirmeye geldik. Tersini düşünen, kendisini kardırır. Bu suçlu Suriye'de kaldıkça, devrim sürecek. 5 yıl da geçmiş olsa." görüşünü dile getirdi.

- "Ateşkes mevcut değil"

Rusya ve İran'ın desteğini alan rejimin Suriye'de ateşkesi sürekli ihlal ettiğini belirten Hicab, "Sahada çatışmaların durması söz konusu değil, çünkü hiç kimse rejimden hesap sormuyor." dedi.

"Elinde silahı olan kardeşlerimiz, o silahları asla bırakmayın, bu suçlu Suriye'de oldukça." diyen Hicab, "İran 65. tugayın Suriye'ye nakledildiğini söylerken nasıl bir ateşkes olabilir? Rus uçakları her gün Suriye vatandaşlarına fosfor bombası, napalm yağdırırken nasıl ateşkes olabilir?" ifadelerini kullandı.

Hicab sözlerini şöyle sürdürdü:

"553 Suriyeli öldürüldü ateşkesin başlangıcından bu yana? Hangi ateşkesten bahsediyoruz? Sahada ateşkes yok. BMGK toplanmalı ve anlaşmayı gözden geçirmeli. Sahada uluslararası gözlemciler olmalı ve ateşkesi kimin bozduğunu teşhis etmeli ve hesap sormalı. Ama takibi yapılmadığında, rejim ve müttefikleri uluslararası anlaşmaları ihlali sürdürecek."

Rejim ve müttefiklerinin Halep'i kuşattığını belirten Hicab, bunun 600 bin Suriyelinin kuşatılması anlamına geldiğini söyledi.

"İran ve Rusya her türlü silahı kullanıyor. Uluslararası toplumu ve BMGK'yı burada yaşanabilecek insani felaketle ilgili olarak buradan uyarıyorum." diyen Hicab, Suriyelilerin kendini savunmaktan alıkonulduğunu ancak rejime Rusya ve İran'ın silah vermeyi sürdürdüğünü kaydetti.

Hicab, "Biz de gerekirse taşlarla savaşacağız ama asla kendimizi savunmaktan vazgeçmeyeceğiz." dedi.

- "Gizli anlaşmalara izin vermeyeceğiz"

Hicab, müzakereleri tek taraflı erteleme kararları ile ilgili olarak da "Suriye devriminin ana noktalarından taviz vermemiz söz konusu değil. Suriye halkının haklarını müzakere konusu yapmayız." ifadelerini kullanandı.

"Sözler yeterli değil, sahada eyleme geçilmesini istiyoruz." diyen Hicab, BMGK'nın ve büyük devletlerin kendilerine verilen sözlerin hayata geçirilmesi için adım atmasını beklediklerini kaydetti.

Hicab insani yardımların yerine ulaştırılması, tutukluların serbest bırakılması ve ateşkesin temini gibi koşulların yerine gelmesi halinde müzakerelere devam etmek için Cenevre'de kalacaklarını dile getirdi.

"Kararımızı verdik." ifadesini kullanan Hicab, şunları söyledi:

"BMGK'nın Suriyelileri öldüren kişiyle ilgili nihayi kararlarını almasını ve tedbirlerini uygulamasını bekliyoruz. 2254 sayılı karar muğlak ve pek çok eksiği var ama yine de maddelerine bakarsanız, o da Cenevre Bildirisini hayata geçirilmesinden söz ediyor."

Müzakereler devam ederken BM Suriye Özel Temsilcisi Staffan de Mistura'dan defalarca siyasi geçişi için net bir takvim istediklerini anlatan Hicab, "Siyasi geçişi gerçekleştirmek için net bir gündem, net bir takvim istiyoruz, zaman öldürmek istemiyoruz, çünkü zamanın bedeli Suriyeliler için kan, kuşatma, açlık, acıdır dedik." diye konuştu.

Muhalefetin siyasi değil ancak teknik görüşmeler için Cenevre'de kalmayı sürdüreceğini anlatan Hicab, perşembe günü durumla ilgili yeni bir değerlendirme yapacaklarını kaydetti.

- "Rejim müttefiklerinin kuklası"

Esed'in hem Suriyelilerin, hem de dünyanın gözünde çoktan düştüğünü ifade eden Hicab, "Aslında rejim de yok artık, rejim, müttefiklerinin kuklası olmuş durumda." dedi.

Bir gazetecinin muhalefete verilen silahların radikal grupların eline geçip geçmediği şeklindeki sorusuna Hicap, "Bizim aramızda aşırılar veya teröristler bulunmuyor. MYK Suriye'deki bütün askeri ve siyasi yelpazeyi temsil ediyor. Bunu iddia edenler MYK'nın meşruiyetini sorgulatmaya çalışanlardır." yanıtını verdi.

Hicab, Ceyş el-İslam ve Ahrar-uş Şam gibi grupların DAEŞ'le mücadele ederken yüzlerce şehit verdiğini, Özgür Suriye Ordusunun da Halep'te rejim, DAEŞ ve PYD'nin üç koldan saldırısına maruz kaldığını kaydetti.

Hicab, Suriye'deki savaş suçlarının durdurulması konusunda BMGK'nın daimi üyelerini sorumluluklarını hatırlamaya çağırdı.

"Haklarımızdan vaz geçmeyeceğiz ve gizli anlaşmalara izin vermeyeceğiz." diyen Hicab, Suriye'nin birliğinden ve toprak bütünlüğünden vaz geçmeyeceklerini, federalizm gibi konular hakkında da kararı yalnızca Suriye halkının oyları ile verebileceğini vurguladı.

Golan Tepeleri konusun da değinen Hicab, "Golan Tepeleri Suriye'nindir ve Suriye'ye geri dönecektir. Golan Tepeleri'ni İsrail'e veren baba Esed idi. İsrail olmasa idi Beşşar Esed de bugün koltuğunda oturamazdı. Onu koruyan İsrail ve Netanyahu'dur." dedi.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.