Cenevre'deki Suriye görüşmeleri

Cenevre'deki Suriye görüşmeleri

Cenevre'deki Suriye görüşmeleri

Cenevre'deki Suriye görüşmeleri

17 Nisan 2016 Pazar 14:54
36 Okunma
Cenevre'deki Suriye görüşmeleri
Cenevre'de devam eden Suriye görüşmelerine katılan Müzakere Yüksek Komitesi (MYK) heyeti Başkanı Esad ez-Zubi, Cenevre'ye rejimle iktidarı paylaşmak için değil, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed ve sembollerinin yer almadığı, tüm yetkileri haiz bir geçiş hükümeti kurmak için geldiklerini söyledi.

Zubi, AA muhabirine yaptığı açıklamada, rejimle hükümeti paylaşmak ve Esed'in 3 yardımcının muhaliflerden tayin edilmesi önerisine ilişkin, "Birleşmiş Milletler (BM) Suriye Özel Temsilcisi Staffan de Mistura, böyle bir şeyden bahsetmedi. Bu konu bazı uzman ve müsteşarların ağzından aktarıldı." dedi.

Rejimin ciddiyetsiz olduğunu belirten Zubi, "Rejim orada burada bir dizi çözüm önerisi sunuyor. Rejimin, muhaliflerin, hükümet, askeri konsey ve devlet başkanlığı yardımcılığı görevlerinde yer alacağı minvalinde bir takım haberler, bazı siyasi kesimler tarafından dolaylı şekilde bize ulaşıyor. Ancak, bu sözler bize doğrudan gelmiyor ve bunları anlamıyoruz. Anlamak istediğimiz tek şey, bütün yürütme erki yetkilerine sahip olacak geçiş yönetimi heyeti, yargı ve askeri konseyin atanması, anayasa komisyonu kurulması, seçimlerin yapılması hakkındaki uluslararası kararlardır." ifadelerini kullandı.

Esed rejiminin, askeri konsey veya geçici hükümette yer alma yönünde öneriler sunduğunu, ilgili kesimlere savunma ve içişleri bakanlıklarını hatta diğer önemli bakanlıklara ilişkin teklif götürdüğüne işaret eden Zubi, "Rejim, bunun iflası anlamına geldiğini biliyor. Biz buraya, iktidarı ve makamları paylaşmak değil halk adına tam yetkili geçiş hükümetini kurmak için geldik." diye konuştu.

- "İlkesel tavrımızdan ödün vermeyeceğiz"

Zubi ayrıca Mistura ile yaptıkları görüşmelerden, rejimin, Cenevre'ye doğrudan müzakere amacıyla gelmediği yönünde bir izlenim edindiklerini kaydederek şunları söyledi:

"Müzakereler, doğrudan olmayabilir. Böyle bir durumda, müzakere süreci ciddiyetini kaybeder. Rejimi temsil eden heyet, geçiş hükümetinden, Esed'den ve onun yandaşlarından taviz vermiyor. Bu da gösteriyor ki rejimle aramızda hala büyük bir mesafe var. Rejim böyle yaparak uluslararası meşruiyeti tatbik etmemiş oluyor. Biz buraya 2012'deki Cenevre bildirisini baz alarak geldik ve tüm yetkileri haiz siyasi süreç konusunda ısrarcıyız. Suriye halkına böyle söz verdik. Onlar bizden, geçiş döneminde Esed ve onun yandaşlarının olmamasını talep etti. Biz BM Güvenlik Konseyi tarafından kabul gören bu ilkesel tavrımızdan ödün vermeyeceğiz."

- Muhalifler ve rejim temsilcilerinin geçiş hükümetindeki varlığı

Geçiş yönetimi heyetine ilişkin Zubi, "Henüz heyette bulunacak isimlerin sayısı belirlenmedi. Bu, heyetin üstleneceği görevlere, ülkelerin mutabık kaldığı deneyimlere bağlıdır. Önemli olan bu isimlerin, kurucu meclisin inşası, ulusal diyaloğun sağlanması başta olmak üzere bazı konularda hizmet vermesi. Söz konusu sayının uzmanlar tarafından belirlenmesi gerekir. Tahminim, 10 ila 20 isim olabilir. Belki heyete elleri kana bulaşmamış ve orta yolu izleyen rejim unsurları da katılabilir. Sayı hakkında konuşmak için henüz erken. Önemli olan rejimi ve muhalifleri temsil eden heyetler arasında gerçek müzakerelere başlanmasıdır." dedi.

Zubi, geçiş yönetimi heyetinde belirlenen isimlerin rejim ile muhalifler arasında yarı yarıya paylaştırılmasına karşı olduklarını belirterek, bunu, "Suriye devrimi için bir zulüm" şeklinde nitelendirdi.

Rejimin, Suriye nüfusunun dörtte birini elinde tutmasına karşı muhaliflerin, ülkedeki bazı oluşumlar, mezhepler ve çeşitli kesimlerden oluşan daha geniş bir kitleye sahip olduğuna dikkati çeken Zubi, Suriye Devrim Komitesi'nin mutabık kalması halinde Cenevre anlaşmasına göre, rejim unsurlarının da geçiş yönetimi heyetinde yer alabileceğini belirtti.

Geçiş sürecinde, rejim bünyesinde "elleri kana bulaşmamış" bazı isimlerin yer almasının sır olmadığını ancak bu isimlerin açıklanamayacağını söyleyen Zubi, "Bu kişilerin açıklanması tehlikeleri olabilir. Suriye rejimi, adeti üzere bu kişileri, gözaltına alabilir, tasfiye edebilir ya da rejimin önde gelen isimleri gibi cebren katliam yapmaya zorlayabilir. İyi bildiğimiz bazı isimler var. Hatta onların Suriye hakkındaki bakış açılarını da biliyoruz. Onlar rejimin yaptıklarından hoşnut değiller ama hala rejim saflarında, kurumlarında, kontrolü altındaki bölgelerde bulunuyorlar."

- "Rejim, siyasi çözüm için atılan tüm çabaları aksatmaya çalışıyor"

Zubi, rejimin uzlaşmazlığı ve bu durumda heyetin görüşmelerden çekilmesine ilişkin ise, "Rejim, Cenevre'ye baskıyla ikna olmadan geldi. Ayrıca Suriye rejimi görüşmeleri aksatmaya çalışıyor. Buna delil olarak Halep'te gerçekleştirdiği saldırıları gösterebiliriz. Rejim, siyasi çözüm için atılan tüm çabaları aksatmaya çalışıyor. Rejim adına konuşan herkes siyasi bir çözümün olmadığını, askeri yollarla da bir çıkışının olmayacağını söylüyor. Bunlar yöntem ve yol olarak sadece öldürmeyi biliyor." şeklinde değerlendirmelerde bulundu.

İran gibi "rejime destek veren" ülkelerin de aynı teoriyi benimsediğini ifade eden Zubi, "İran, siyasi çözüm konusuna yer vermiyor ve ülkeden terörü çıkaracağı söylemleriyle kendi terör unsurlarını ülkeye gönderiyor. Geçen cuma günü Türkiye'de düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı Zirvesi'nde, İran'ın bölge ülkelerinin içişlerine müdahalesinin kınanması yerinde idi ve biz bu tutumdan dolayı gurur duyduk." diye konuştu.

- "Görüşmelere, dünyaya çözüm istediğimizi göstermek için geldik"

"Görüşmelere, dünyaya çözüm istediğimizi göstermek için geldik. Müzakereleri askıya alacak nedenler de belli. Rejimi test etmek istiyoruz" diyen Zubi, "Görüşmelerin bu turunda uluslararası toplum da sınavdan geçiyor. Sorumluluklarını yerine getirmesi, aldığı kararları uygulaması gerekiyor. Bunları yerine getirmemesi konusunda sorumluluk uluslararası topluma ait. Rejim, bu kararları aksatıyor." dedi.

- Derayya'ya yardımların ulaşmaması

BM heyetinin dün yardımlar olmaksızın Şam kırsalındaki Dareyya'ya girişine ilişkin Zubi, yardım kuruluşlarının uzun mesafeler alabildiği ve uluslararası meşruiyeti bulunduğu halde görevini yapmamasını anlamlandıramadığını ifade etti.

Rejimin, yardımların girişine engel olduğunun söylendiğini ancak kendisinin buna inanmadığını belirten Zubi, sözlerine şunları ekledi:

"Aksi halde yardımlar Deyru'z Zor'a da giremezdi. Eğer rejim yardımların Dareyya'ya girişine izin vermiyorsa paraşütlerle ulaştırılması gerekirdi. Rejim mecbur bırakılabilir. BMGK'nın ise kuşatmanın kaldırılması konusunda ciddiyeti yok. Bunun sorumluluğunu uluslararası topluluğa yüklüyorum."

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.