Çanakkale'de gazi olan dedelerini anlattılar

Çanakkale'de gazi olan dedelerini anlattılar

Çanakkale'de gazi olan dedelerini anlattılar

Çanakkale'de gazi olan dedelerini anlattılar

24 Nisan 2016 Pazar 10:21
41 Okunma
Çanakkale'de gazi olan dedelerini anlattılar
İSMAİL ERSAN - Çanakkale Kara Savaşları'nda düşmana karşı savaşan ve gazi olan askerlerin torunları, dedelerinin kendilerine anlattığı savaş anılarını paylaşarak, Türk askerinin kahramanlığını vurguladı.

Savaşlarda dizinden yaralanan Cumali Akgün'ün torunu Cemal Akgün, AA muhabirine yaptığı açıklamada, dedesinin ilk önce 1912'de Balkan Savaşları'na katıldığını söyledi.

Dedesinin orada esir düştüğünü belirten Akgün, "Bu savaşlarda maalesef yeniliyoruz. Büyük bir zayiat veriyoruz. Dedem orada esir düşüyor. 15-20 gün kadar esir kaldıktan sonra Allah'ın hikmeti ve yardımıyla o esirlikten kurtuluyorlar. Çok büyük yokluk çektiklerini her zaman anlatırdı. O yokluklar içinde bazı antlaşmalar olduktan sonra da tekrar Türkiye'ye gelmiş." dedi.

- "Dedem tam 10 yıl askerlik yaptı"

Dedesinin ve arkadaşlarının Çanakkale'de de savaştığını ve çok zor şartlar altında mücadele verdiklerine dikkati çeken Akgün, şöyle konuştu:

"Eceabat'ın Topzeytinlik mevkisindeki 27. Alay'a katılan dedem, askerliğini burada devam ettiriyor. Dedem 10 yıl askerlik yapmış. 25 Nisan'da Kabatepe'de nöbet tutarken, Anzak Koyu'nda sabahın erken saatlerinde çıkartma başlıyor. Dedemin bulunduğu 27. Alay askerleri, orada nöbet tutarken bir anda onlara karşı saldırıya geçiliyor. Küçük birlik olduğu için 27. Alay karşılık veremiyor. O arada Mustafa Kemal Atatürk de burada bulunuyordu. Atatürk de inisiyatif kullanarak askerleriyle Conk Bayırı'na doğru hareket ediyor ve burada düşmanla karşılaşıyor, savaş başlıyor. Yabancıların Anzak Koyu'nda gemileri ve mermileri çok büyük olduğundan gemi toplarıyla bizim siperleri vurmuşlar. Dedemin söylediğine göre en fazla gemi topları ve makineli tüfekler yüzünden zayiat vermişler."

- Süngü mücadelesinde verilen molalar

Akgün, savaşta sağ dizinden yaralanan dedesinin tedavisinin ardından tekrar cepheye gittiğini ve geri hizmette görev aldığını anlattı.

Dedesinin süngü mücadelesini anlatırken o günleri adeta yaşadığını ifade eden Akgün, "Onların ölüleri bizim şehitlerimiz varmış. Biraz mola vererek herkes ölüsünü, şehidini topluyor, o anda sağ kalanlar siperlerin içinde bekliyor. Hazırlıklarını yapıyorlar. Karşılıklı sigara ve bisküvi atılıyormuş. Moladan sonra tekrar çatışmaya devam ediliyormuş. Böyle bir savaş. Yardımlaştığın kişilerle göğüs göğüse çarpışıyorsun. Dedem buna anlam veremediğini söylerdi."

-"Yedi düvelin oyununa gelmemeliyiz"

Bu ülkede yaşayan insanların Türkiye'den başka vatanlarının bulunmadığını vurgulayan Akgün, "Kim olursa olsun mezhep ayrımı yok. 1915'te Arıburnu'nda savaşan kişiler de aynı kişilerdi. Türkiye'nin her tarafından askerler vardı. Bu vatan bizimse burada ayrımcılık olmaz. Bu toprakların içinde yaşıyor, ekmeğini suyunu içiyorsak, bunu korumak mecburiyetindeyiz. Bunun başka alternatifi yok. Bunu istemeyen terk etsin başka yere gitsin. Bugün yaşadıklarımız da yedi düvelin işi oyuna gelmemeliyiz." ifadesini kullandı.

- "Düşman karınca sürüsü gibi çıkıyor"

Mehmet Kurtdere'nin aynı adı taşıyan torunu ise dedesinin, Balkan, Sarıkamış ve Çanakkale savaşlarında bulunarak 9,5 yıl askerlik yaptığını kaydetti:

Çanakkale Savaşları'nda Hain Tepe'de Asteğmen Muharrem komutasındaki ilk çıkarma yapılan yerdeki bölükte olan dedesine "Hiç düşman askeri öldürdün mü?" diye sorduğunu dile getiren Kurtdere, "Bana, 'göz göre göre hiç öldürmedim ama ilk çıkarma yapılan gün düşman karınca sürüsü gibi çıkıyor ve biz de ateş ediyorduk. Düşman vurmamak mümkün değildi' derdi." diye konuştu.

Kurtdere, dedesinin savaşta teçhizat olarak yetersiz olduklarını kendilerine söylediğini anlatarak, şöyle konuştu:

"Dedem daha sonra istihkam değiştirmek zorunda kalıyor. İstihkamdan çıkmak için sıçan yolunu kullanmak gerekiyormuş, orası da korunaklı ve 30 metre uzunluğundaymış. Dedem de o zaman düşman ateş etmediği için sıçan yolundan gitmeyerek normal yoldan gitmeye çalıştığında kasığından vuruluyor. Dedem hastanede tedavi gördükten sonra geri hizmette çalışıyor. Dedemin bize anlattığına göre, düşman askerleri tarafından balonlar uçurulduğu zaman askerler kendilerine daha korunaklı yer bulmaya çalışıyormuş. Çünkü o balonlar askeri gemilere koordinatlar veriyor ve askerlerin bulunduğu yeri bombalıyormuş. 'En çok bu yüzden kayıplar verdik' diyordu dedem."

- "Kardeşçe yaşayıp lokmamızı kardeşçe bölüşmemiz lazım"

Çanakkale savaşında bir ulus olma mücadelesinin verildiğine dikkati çeken Kurtdere, "Çanakkale savaşı, dünya tarihinde başkalarıyla mukayese edilemeyecek kadar önemli bir savaştır. Burada biz ulus olma savaşını vermişiz. Laz, Kürt, Alevi, Sünni, Çerkez ve Yörük'ü ile kardeşçe düşmana karşı vatan, din ve çocuklar için savaşmışız. Bu birlik de Çanakkale'de sağlanmıştır. Bütün etnik gruplar Türk kelimesinin altında toplanmıştır." dedi.

Kurtdere, bugün yaşananlarda dış güçlerin parmağı olduğunu vurgulayarak, "Türkiye'de çıkan olaylar daima dış mihrakların oyunudur. Bizi içimizden bölmek istiyorlar. Onun için gençliğin dikkat etmesi lazım. Bu topraklarda kardeşçe yaşayıp lokmamızı kardeşçe bölüşmemiz lazım. Çanakkale savaşlarının liselerde daha geniş işlenmesi lazım." diye konuştu.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.