'Cahit Zarifoğlu Sempozyumu'

'Cahit Zarifoğlu Sempozyumu'

'Cahit Zarifoğlu Sempozyumu'

'Cahit Zarifoğlu Sempozyumu'

03 Haziran 2016 Cuma 15:05
48 Okunma
'Cahit Zarifoğlu Sempozyumu'

Şair-yazar Ali Emre, Cahit Zarifoğlu'nun son şiirlerini bir medeniyet çatışması ekseninde saf tutarak yazdığını belirtti.

Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesince düzenlenen "Cahit Zarifoğlu Sempozyumu" devam ediyor.

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alaattin Karaca'nın moderatörlüğünde gerçekleşen oturumda, Zarifoğlu'nun poetikası, hüznü, var olma sancısı konuşuldu.

Şair-yazar Ali Emre, Zarifoğlu'nun şiirinde Ortadoğu'ya verdiği öneme değinerek, "İlk şiir ve kitaplarında Ortadoğu ile Ortadoğu halkları ve direnişleriyle ilgili kısmi değiniler, kopuk göndermeler vardır." yorumunu yaptı.

Zarifoğlu'nun son kitabı "Korku ve Yakarış"ı ele alan Emre, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Bu kitabında özgünlüğünü kullanmakla birlikte daha güncel ve belirgin şiirler yazmaya başladığı söylenebilir. Öncekilere nazaran daha somut bir evreni vardır ve İslam coğrafyasında Müslümanlar arasında olup bitenlere yoğunlaşan şiirlerle öne çıkar. Zarifoğlu'nun, sosyal, siyasal yanı güçlenmiştir, hatta son kitabında toplumcu mısralar olduğu da söylenebilir."

Emre, kitaptaki şiirlerin ritim, sesleniş ve içerik yönünden "modern bir koçaklama" denilebilecek özellikler taşıdığını ifade ederek, "Bu kitapta bireysel sorunlar görece aşılmış, kimlik aşılayıcı bir perspektif öne çıkmaya başlamıştır. Zarifoğlu, son şiirlerini bir medeniyet çatışması ekseninde saf tutarak yazmıştır. Müslüman kimlik şiirle aynı hizada tutulur hatta bazen kimliğin öne geçtiği duyulabilir." diye konuştu.

- "Ciddi bir birikimi vardır"

Balıkesir Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Narlı, birçok kişi Zarifoğlu'nun şiire şair olarak başladığını düşündüğünü anlatarak, "Hakikaten ilk şiirlerinde çok ustaca bir şiir dili var ama gerçekten bunun arka planı yok mu? Bütün şairler bir geleneğin ve dilin içine doğarlar, onu tedris ederler, meydana getirirler şiirlerini." dedi.

Zarifoğlu'nun "Hiçbir okula mensup değilim, ustam olmadı, kendi şiirimi okurum." sözünü hatırlatan Narlı, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Böyle bir cevabı var fakat rahmetli Alaeddin Özdenören, 'Cahit'in aklı fikri gökyüzünde ve Edip Cansever'in şiirlerindeydi' diyor lise yıllarından bahsederken. Demek ki Cansever ve çağdaşlarını okuyormuş. Ebubekir Eroğlu ise, 'Dönem şiirinin bıraktığı yerden değil, başladığı yerden şiire başlamıştır' diyor. Bunu yapabilmek için gerçekten ciddi bir birikime sahip olmak gerekir."

Şair Celal Fedai, Zarifoğlu'nun mükemmele yönelişinde iki aşama olduğunu kaydederek, şunları söyledi:

"Biri, bir şair kişilik olarak mükemmellik, diğeri de şiirde mükemmellik meselesi. Zarifoğlu sorumluluk alanı içerisinde hareket eden bir şair. 'Bizden gelecekler vardı ve yıllarca bu sürecektir, ben onların hamurunu hazırlıyorum' diyor. Bu hazırlama süreci bir sorumluluğun yansımasıdır."

Zarifoğlunun "Gitti haznedar, hazine kaldı biz gibi sarhoşlara" mısrasını hatırlatan Fedai, "Geçmişe bakan birinin olgunluğunu işaret eden bu dizeleri yazdığında, Yedi Güzel Adamı ve İşaret Çocukları'nı da çoktan yazmıştır. Geleceğe dair de 'Göz koyduğum dağlara bak, koşup takıldığım çitlere bak' der." diye konuştu.

- "Tarihsel macerasını şiirinde ortaya koyar"

Şair-yazar Duran Boz, Zarifoğlu'nun ailesinin 300 yıl önce Orta Asya'dan Kafkasya, oradan da Kahramanmaraş'a yerleştiği bilgisini vererek, "Şiirlerinde tarihsel macerasının, yürüyüşünün macerasını koyar ortaya. Zarifoğlu'nun erken yaşlarda başlayan içine dönük, kendini fark etmeye yönelik çabası, o başıboşmuş gibi görünen hali, onun dış dünyayı tanıma, fark etme, tabiata açılma ve tabiatla birlikte yolculuklar düzenleme hadisesine bir hazırlık olarak okunmalıdır." değerlendirmesinde bulundu.

Boz, Zarifoğlu'nun, Erdem Bayazıt, Rasim Özdenören, Akif İnam gibi arkadaşlarının dirilişle bütünleşen, sözü kavramaya yönelik çalışmalarının iyi anlaşılması gerektiğini söyleyerek, "Onların yürüyüşlerini bir bilinç haline dönüştürmek, yeniden bu yolda yürümek hepimizin ödevidir." dedi.

Etkinlik sonunda, Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fatih Mehmet Erkoç, konuşmacılara teşekkür plaketi takdim etti.

Sempozyum, bugün sona erecek.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.