Çağımızın Hastalığı Diyabet

Hasan Kalyoncu Üniversitesi (HKÜ) Sağlık Bilimleri Yüksekokulu Hemşirelik Bölümü ve Diyabet Hemşireliği Derneği Başkanı Prof. Dr. Nermin Olgun, Diyabetin Türkiye'de de tehlikeli bir hastalık olmaya devam ettiğini söyledi.

Çağımızın Hastalığı Diyabet

Hasan Kalyoncu Üniversitesi (HKÜ) Sağlık Bilimleri Yüksekokulu Hemşirelik Bölümü ve Diyabet Hemşireliği Derneği Başkanı Prof. Dr. Nermin Olgun, Diyabetin Türkiye'de de tehlikeli bir hastalık olmaya devam ettiğini söyledi.

09 Mayıs 2016 Pazartesi 16:51
33 Okunma
Çağımızın Hastalığı Diyabet

Hasan Kalyoncu Üniversitesi (HKÜ) Sağlık Bilimleri Yüksekokulu Hemşirelik Bölümü ve Diyabet Hemşireliği Derneği Başkanı Prof. Dr. Nermin Olgun, Diyabetin Türkiye'de de tehlikeli bir hastalık olmaya devam ettiğini söyledi.

Diyabetin tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de önemli bir halk sağlığı sorunu haline geldiğini söyleyen Nermin Olgun,"Uluslararası Diyabet Federasyonunun tahminine göre dünyada 400 milyon kişinin diyabetli olduğu, her yıl 5 milyon kişinin diyabet nedeniyle yaşamını yitirdiği ve çoğunluğu komplikasyonların (Hastanın ya da doktorun elinde olmadan gelişen, istenmeyen gelişmeler) tedavisi için yılda 550 milyar doların diyabet için harcandığı tahmin edilmektedir. Ülkemizde ise 7 milyondan fazla erişkinin diyabet hastası olduğu, bir o kadar kişinin de diyabet gelişimi açısından risk grubunda olduğu tahmin edilmektedir. Kısaca Türkiye' de erişkin her üç kişiden bir tanesinde diyabet hastalığı veya diyabet gelişimi açısından risk vardır. Ayrıca 20.000 dolayında çocuğun diyabetli olduğu bilinmektedir. Diyabet, erişkinlerde daha sık olmak üzere her yaşta görülebilen ve yol açtığı komplikasyonlar nedeniyle çok önemli bir hastalıktır" dedi.

KİMLERDE DİYABET RİSKİ VARDIR?

HKÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nermin Olgun, diyabet riski olan kişileri şu maddelerle sınıflandırdı,'Şişman olan, sık acıkan ve hızlı kilo alanlar,Sağlıksız beslenenlerde, hareketsiz yaşayanlar, Gebelik diyabeti tanısı almış ya da 4 kg'nin üstünde bebek doğurmuş olan kadınlar, Birinci derece akrabalarında diyabet bulunan kişiler, Kan yağları yüksek olanlar, Daha önceden gizli diyabet tanısı almış olanlar, Uyku-apne sendromu olan kişiler, Erken yaşta kalp-damar hastalığı başlamış olan kişiler'

DİYABET BELİRTİLERİ VE KORUNMA YOLLARI NELERDİR?

Diyabetin belirtileri ile ilgili tespitlerini söyleyen Nermin Olgun, diyabet olan veya olabilecek kişilerin, sık idrara çıkma, açlık hissi, çok su içme, cilt yaralarında geç iyileşme, ağız kuruluğu, sık sık enfeksiyon geçirme, kuru cilt, ellerde ve ayaklarda uyuşma gibi belirtilerin tip 2 diyabette zamanla meydana gelebildiğini belirtti.

Diyabetten korunma yollarıyla da ilgili açıklamalar yapan Olgun, "Düzenli egzersizde yemekten 1-1.5 saat sonra her gün en az 30 dakika olacak şekilde planlanmalı, düzenli beslenmede ise 3 ana öğün, sabah, öğle, akşam, 3 ara öğün, kuşluk, ikindi, gece şeklinde 6 öğün şeklinde planlanması diyabet kontrolünü iyileştirir, hiçbir sorun olmasa bile yılda bir kan yağları kontrolü yapılmalıdır. Bunlarla birlikte diyabet ilaçlarla tedavi yönetimi en iyi bilinen ve geniş tedavi seçenekleri olan hastalıklardan biridir. Ancak bu tedavi seçeneklerinin doğru uygulanabilmesi için diyabetlinin doğru bilgi ve becerilerle donatılması, hastalığın yönetiminin kendisinde olduğuna inandırılması gerekir'dedi.

Diyabetli birey, tedavi ve kontrollerin nerede, ne sıklıkta kimler tarafından yapılacağı hakkında ise Olgun,'Evde, okulda, işte tedavi ve bakımını nasıl sürdüreceği ile ilgili bilgi ve becerili olmalıdır. Evde kendi kendine kan şekeri ölçümü diyabetlinin sigortasıdır. Yapılan bir ölçümle hipoglisemi tespit edilebilir ve hayat kurtarıcı önlemler alınabilir, planlı ölçümlerle ilaç tedavisi, beslenme ve günlük faaliyetlere karar verilebilir. Diyabetli birey, insülin uygulamalarını bir hemşire gibi becerili bir şekilde uygulamalıdır. Yine, ayaklarımız sağlıklı iken ve gün içinde bizi bir yerden bir yere taşırken önemsenmezken, diyabette ayaklarda oluşan küçük bir sıyrık veya su toplaması, aylarca sürecek yatağa bağımlılık, yüksek maliyetli tedaviler hatta ne yazık ki ayağın kesilme suretiyle kaybı (ampütasyon) anlamına dahi gelmektedir. Oysa ayak bakımının nasıl olması ve bu konuda alınabilecek basit önlemler hem diyabetli hem toplum için büyük kazançtır" ifadelerine yer verdi.

Nermin Olgun son olarak, "Hareketsiz yaşam ve dengesiz, düzensiz beslenme, birçok sağlık sorunlarını da beraberinde getirir. Dengeli, düzenli beslenme ve düzenli egzersizler sizleri diyabet başta olmak üzere birçok sağlık sorunundan korur" diyerek önemli tavsiyede bulundu.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.