Bir Anne Ve Üç Çocuğunun Yaşam Savaşı

Osmaniye'nin Düziçi ilçesinde bağlı Yeşilyurt köyündeki Zindağı deresinde 7 Nisan 2015 Salı günü kaybolduktan 15 gün sonra cansız bedeni bulunan 3 yaşındaki minik Sultan Göl'ün annesi ve üç kardeşi açlık, yoksulluk ve sefalet içerisinde yaşam savaşı veriyor.

Bir Anne Ve Üç Çocuğunun Yaşam Savaşı

Osmaniye'nin Düziçi ilçesinde bağlı Yeşilyurt köyündeki Zindağı deresinde 7 Nisan 2015 Salı günü kaybolduktan 15 gün sonra cansız bedeni bulunan 3 yaşındaki minik Sultan Göl'ün annesi ve üç kardeşi açlık, yoksulluk ve sefalet içerisinde yaşam savaşı veriyor.

10 Mart 2016 Perşembe 10:18
49 Okunma
Bir Anne Ve Üç Çocuğunun Yaşam Savaşı

Osmaniye'nin Düziçi ilçesinde bağlı Yeşilyurt köyündeki Zindağı deresinde 7 Nisan 2015 Salı günü kaybolduktan 15 gün sonra cansız bedeni bulunan 3 yaşındaki minik Sultan Göl'ün annesi ve üç kardeşi açlık, yoksulluk ve sefalet içerisinde yaşam savaşı veriyor.

Zindağı deresinde dramatik bir şekilde kaybolarak tüm Türkiye'yi yasa boğan 3 yaşındaki minik Sultan'ın 15 gün sonra bulunan cesedi tüm umutları bitirmiş ve olay yürekleri yakmıştı. İşte bu minik Sultan'ın Yeşilyurt köyünde bulunan ailesi şimdilerde 8 metrekareden oluşan tek odalı evde açlık, yoksulluk ve sefalet içerisinde yaşam savaşı veriyor.

Sultan'ın babası aldığı 3,5 yıllık mahkumiyet nedeniyle cezaevinde bulunuyor. Annesi Elif Göl (34) kardeşleri Firdos (2), Sevcan (10), Fadıma'ya (12) eş dost ve tanıdıklarından gelen yardımlar ile bakıyor. Toprak olan damları yağmur yağdığında akıyor. Üç tarafı taş duvarlarla örülmüş olan ev, duvar aralarından rüzgar alıyor. Toprak olan yerler komşuların verdiği eski yolluk ve savanlarla kapatılarak kullanılıyor.

Tek oda ev hem mutfak hem oturma odası hem de yatak odası olarak kullanılıyor. Çocuklar kış gününde ayaklarına giyecek çorabı bile zor buluyor. Aile şimdilik eş dost, komşu ve vakıftan aldığı yardımlarla hayata tutunmaya çalışıyor.

Çok zor durumda olduğunu belirten anne Elif Göl, "Allah kimseyi açlıkla, susuzlukla ve de yoksullukla terbiye etmesin. Evimiz yağmur yağdığında akıyor, rüzgar estiğinde her yerinden hava alıyor. Kışları hayat bir çile oluyor. Gök gürleyip yağmur başlayınca çaresizce çocuklarımızla birbirimizin gözüne bakıyoruz. Çocuklarımdan ikisi okula gidiyor. Üzerlerine giydirecek ne bir şey var ne doğru düzgün ayakkabıları var. Yavrularımı okula gönderirken 'arkadaşlarına mahcup edip utandırma' diye her gün Allah'ıma dualar ediyorum. Buradan herkese sesleniyorum. Ne olur bu sesimizi duyun. Ne olur bu yavrularımı bu küçük yaşta hayat mücadelesinde yaşam savaşında yalnız bırakmayınız. Bizim sesimizi duyun. Bize kulak verin" şeklinde konuştu.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.