Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu Toplantısı

Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu Toplantısı

Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu Toplantısı

Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu Toplantısı

17 Şubat 2016 Çarşamba 10:27
31 Okunma
Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu Toplantısı

Başbakan Ahmet Davutoğlu, yeni anayasa çalışmalarının devamı konusunda bütün siyasi partilere çağrıda bulunarak, "Ön şart olmaksızın her konunun konuşulabileceği bir çerçeveyi masada tutmamız gerektiğini ifade ediyorum. Sayın Meclis Başkanımızdan da başlattığı bu güzel teşebbüsü devam ettirme yönünde iradesini sürdürmesini rica ediyorum" dedi.

Vilayetler Evi'nde düzenlenen Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu 29. Toplantısı'nın açılışında konuşan Başbakan Davutoğlu, bir yeri fethetmenin yetmeyeceğini, aynı şekilde gelecek planlaması yapılabilecek siyasi düzenin sürmesinin de önemli olduğunu söyledi.

İkinci Dünya Savaşı'nda, Avrupalı bilim adamlarının göç etmesinin, Amerika'daki üniversitelerin gelişmesinde büyük etkisi olduğunu belirten Davutoğlu, yine İkinci Dünya Savaşı'ndan kaçan Alman bilim adamlarının etkisiyle başta İstanbul Üniversitesi olmak üzere pek çok üniversitenin bölümlerinin geliştiğini anlattı.

Davutoğlu, Türkiye'nin şimdi de bilim insanlarını cezbedecek şekilde bilimsel ortamın iyileştirildiği bir altyapıya kavuşturulması gerektiğine işaret ederek, şunları kaydetti:

"Bunun olmazsa olmaz şartları istikrar. Son dönemde özellikle çevre bölgelerde, ülkelerde yaşanan krizler Türkiye'yi tam anlamıyla bir cazibe merkezi haline getirmiş durumda. Bir çok bilim insanı, önemli düşünür, Türkiye'de yaşamayı, çevre ülkelerdeki siyasi krizler dolayısıyla büyük bir avantaj olarak görmekte, bu çerçevede de vatandaşlık müracaatları da dahil olmak üzere hepimizi sevindiren bir gelişme trendi görmekteyiz. Ama burada Türkiye içinde tehdit teşkil eden en önemli husus, terör faaliyetleri bağlamında son dönemde Türkiye'yi de bu jeopolitik kriz kuşağına çekme çabalarıdır. Biz buna karşı mutlaka, hep beraber omuz omuza vermek durumundayız ve Türkiye'nin her türlü terör tehdidi karşısında, bu terör tehdidinin ortaya çıkardığı riskler karşısında bütün kurumlarıyla sivil toplum kuruluşlarıyla aydınlarıyla akademisyenleriyle birlikte tavır almamız, bilimsel hayatımızın gelişmesi bakımından da büyük önem taşıyor."

- "Ortak bir tutum sergilemeleri büyük önem taşıyor"

Başbakan Davutoğlu, bütün illerde üniversite kurduklarını, eğer bazı illerde güvenlik şartları sağlanamazsa bu üniversitelerden olumlu bilimsel yayınlar, gelişmeler beklemenin imkansız olacağını dile getirerek, "Bu dönemde özellikle de belli şehirlerimizde yoğunlaşan terör tehdidi karşısında bilim adamlarımızın açık ve net bir tavırla Türkiye'nin geleceğini tehdit eden bu gelişmeler karşısında ortak bir tutum sergilemeleri büyük önem taşıyor. Her ne suretle olursa olsun Türkiye'nin bu jeopolitik risk kuşağına girmemesi konusunda her türlü tedbiri almaya kararlıyız" diye konuştu.

Demokrasi bağlamında ise Türkiye'nin, fikir, düşünce ve bilimsel özgürlüğün güçlendirildiği bir yeni dönemi 2002'den itibaren yaşadığını söyleyen Davutoğlu, demokrasi ve istikrarı birlikte sürdürmenin önemine işaret etti.

Demokrasinin güçlendirilmesi bağlamında bundan sonra da atılacak adımları yoğunlaştıracaklarını ifade eden Davutoğlu, büyük reform çabalarına öncülük edeceklerini anlattı.

- Yeni anayasa çalışmaları

Davutoğlu, bu çerçevede düşünce özgürlüğünü sınırlayan, eleştirel bakışı kısıtlayan her türlü yaklaşımın karşısında olduklarını vurgulayarak, "Eleştirel bakışın olmadığı, düşünce özgürlüğünün olmadığı ortamlarda bilimsel gelişmenin yaşanabilmesi de mümkün değil. Bu bağlamda da özellikle demokratikleşme çerçevesinde en önemli reform adımlarımızdan biri olan sivil anayasanın gerçekleşmesine de büyük önem veriyoruz" dedi.

12 Eylül döneminde öğrenci, 28 Şubat döneminde öğretim üyesi olduğunu, her şeyi yaşadıklarını anlatan Davutoğlu, askeri ihtilallerin, olağanüstü şartların, terörün nasıl olumsuz sonuç doğurduğunu önce bilim adamlarının hissettiğini ve yaşadığını dile getirdi.

Başbakan Davutoğlu, "Şimdi biz 12 Eylül, 28 Şubat gibi, o fikir özgürlüğünü kısıtlayan, düşünce özgürlüğünü yok eden tecrübelerden sonra gerçek anlamda bilimsel hayatı teşvik edecek demokratik bir ortamı sağlamakla yükümlüyüz. Türkiye'de bütün kurumların hak ettiği ve hedef olarak gördüğü temel çerçeve içinde Türkiye'nin kalkınmasına katkıda bulunmaları için demokrasimizin güçlendirmesi şart" şeklinde konuştu.

Hükümeti kurar kurmaz, siyasi parti liderlerini ziyaret ederek, sivil bir anayasanın Meclis tarafından yapılmasını için görüşmeler yaptığını hatırlatan Davutoğlu, bu görüşmelerdeki olumlu atmosferi de göz önünde bulundurarak, Meclis Başkanı İsmail Kahraman'a yeni anayasa uzlaşma komisyonu konusunda adım atılmasının vaktinin geldiğini söylediğini aktardı.

TBMM Başkanı Kahraman'ın da bütün siyasi partilere böyle bir Anayasa Komisyonu oluşturulması için davette bulunduğunu ve gerekli çalışmaların yapıldığını hatırlatan Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Ancak dün yaşadığımız bir gelişme, bu olumlu atmosferi son derece olumsuz yönde etkileyen bir sonuç doğurdu ve dün ana muhalefet partisinin temsilcileri belli konuların kesinlikle masada olmayacağını ifade ederek, başta başkanlık sistemi olmak üzere, komisyon çalışmalarına katılmayacaklarını zikrettiler. Her şeyden önce şunu ifade etmek isterim, eğer anayasa bütün toplumu kuşatan bir mutabakatla gerçekleşecekse her konu masada olabilmeli. Hiç kimse bir diğerine, şu konu masada olsun ya da olmasın diye bir husus dikte etmemeli. O bakımdan biz dünkü gelişmeden sonra yaptığımız değerlendirmeyle bu çalışmaların devamı mahiyetinde AK Parti olarak ekibimizle birlikte komisyonda yer almaya devam edeceğimizi ifade ettik. Buradan da bir kez daha bütün siyasi partilere çağrıda bulunuyorum, Türkiye'nin ve gelecek nesillerin en önemli teminatı, özgürlükçü ve katılımcı bir demokrasinin en önemli ana unsuru sivil özgürlükçü ve katılımcı bir anayasadır. Bunun yapılabilmesi için hiçbir ön şart öne sürmeden, hep beraber elimizden gelen gayreti göstermek ve bir masa etrafında her türlü siyasi fikri tartışmak ve sonunda milletimizin bizden beklediği şekilde uzlaşı ile mutabakat ile beraber bir anayasayı Türk siyasi tarihinin en büyük başarısı olarak siyasi, sosyal hayatımıza kazandırmak hepimiz için görev telakki edilmelidir. Bir kez daha bütün siyasi partilere bu çalışmaların devamı yönünde çağrıda bulunuyorum ve ön şart olmaksızın her konunun konuşulabileceği bir çerçeveyi masada tutmamız gerektiğini ifade ediyorum. Sayın Meclis Başkanımızdan da başlattığı bu güzel teşebbüsü devam ettirme yönünde iradesini sürdürmesini rica ediyorum. Her ne surette olursa olsun, biz Türkiye'de her şeyi tartışabilme, konuşabilmeliyiz. Birbirimize tahammül edebilmeliyiz. Ön şart koşmadan ülkemizin geleceğini konuşabilmeliyiz. Bu aynı zamanda bilimsel hayatla da doğrudan irtibatlı bir husustur. Özgürlüklerin genişlediği, geliştiği ve derinleştiği bir ortamda bilim hayatımız da büyük bir canlılık kazanacaktır. Bir kez daha bütün sivil toplum kuruluşların ve siyasi partilere bu yöndeki çalışmalara katkıda bulunma çağrısında bulunuyorum."

Başbakan Ahmet Davutoğlu, tarih boyunca, ekonomik kalkınma ile bilimsel hayat arasında doğrudan bir irtibat olduğunu belirterek, geçmişte, kadim dönemde, önemli siyasal, ekonomik, bilimsel merkez olma özelliği taşıyan bir ülke olan Türkiye'nin, yeni dönemde de bu potansiyelini harekete geçirmek zorunda olduğunu kaydetti.

(Sürecek)

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.