Beşiktaş'ta polisin şehit olduğu kazaya ilişkin dava

Beşiktaş'ta polisin şehit olduğu kazaya ilişkin dava

Beşiktaş'ta polisin şehit olduğu kazaya ilişkin dava

Beşiktaş'ta polisin şehit olduğu kazaya ilişkin dava

21 Nisan 2016 Perşembe 17:17
39 Okunma
Beşiktaş'ta polisin şehit olduğu kazaya ilişkin dava
Beşiktaş'ta bir polis memurunun şehit olması, birinin de ağır yaralanmasıyla sonuçlanan kazaya karıştığı iddiasıyla, "bilinçli taksirle ölüm ve yaralamaya sebep olmak" suçundan 22,5 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması istenen tutuklu sanık Rüzgar Çetin'in yargılanmasına başlandı.

İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, tutuklu sanık Rüzgar Çetin katıldı. Şehit polis memuru İsmet Fatih Alagöz'ün eşi Özlem Alagöz de duruşmada müşteki olarak hazır bulundu. Ailenin avukatlarıyla birlikte oturan müşteki Alagöz, duruşma süresince ölen eşine ait bir fotoğrafın yer aldığı çerçeveyi tutarken, trafik polisi görev kepini de masasına koydu.

Duruşmada kimlik tespiti yapılırken sabıka kaydı olup olmadığı sorulan Rüzgar Çetin, "Sabıka kaydım yok ancak mahkemeye intikal etmiş olaylar var" dedi.

- Çetin: "Geçmişe dönmem mümkün değil"

Ağlamaklı bir sesle savunma yapan Çetin, "Her şeyden önce şanssız, üzüntü ve acı dolu bu kazanın içinde olduğum çok üzgünüm. Bu olaydan beri her gün aynı rüyayı görüyorum. İsmet bey ailesine, eski hayatına kavuşuyor. Ancak uyanıp gerçekle karşılaşıyorum. Geçmişe dönmem mümkün değil, elimden gelen bir şey yok." dedi.

Olay günü teyzesi ve anneannesiyle yemek yedikten sonra arkadaşlarının yanına gittiğini, onlara eşlik etmek için bir kadeh alkol aldığını, araba kullanacağını bildiği için ikinci kadehi bitirmeden oradan çıktığını ve arabasıyla Ortaköy'e doğru yol aldığını kaydeden Çetin, "Ortaköy'de yol 3 şeritlidir. Orta şerit ortak kullanılıyor. Dijital kameradan müsait olduğunu gördüm. Normal şehir hızında sağ şeritteydim. Önümdeki araçlar ağır gidiyordu, ben de ağır gidiyordum, ortayı boş görünce sollamak için hızlandım. Şeride geçer geçmez kayma ve kaza yaşandı. Kontrolden çıktım, bir sonraki şeritte polis aracına çarptım." ifadesini kullandı.

- "Yerler ıslak gibiydi"

Kazanın yaşanmasının ardından aracının sağ kapısından indiğini, yardım almaya çalıştığını ve yapacak bir olmadığını da belirterek, "Yerler ıslak gibiydi. Belki benzinden belki daha önce olan bir şeyden de olabilir. Yağmur da yoktu ama çevre ıslaktı." diye konuştu.

"Hayatta en zor şey, insanın sevdiklerinden ayrı kalmasıdır. Ben bunu cezaevinden öğrendim. İnsanların sevdiklerinden ayrı kalmasına sebep olduğum için çok üzgünüm" beyanında da bulunan Çetin, kazaya karışan 2006 model aracı ikinci el olarak satın aldığını ve aracının herhangi bir problemiyle karşılaşmadığını da söyledi.

Mahkeme heyeti başkanı Hazar Turan Alim'in, "Araban iyi, yollar ıslak değil, yavaş gidiyorsun, peki kazayı nasıl yaptın?" diye sorduğu Çetin, "Ben de bilmiyorum. Çiğ yüzünden yerler ıslak olabilir." şeklinde cevapladı.

Mahkemeye sunulan ve kazada birinci derecede kusurlu olduğunu gösteren raporlar olduğu hatırlatılarak, "hastanede yapılan kan numunesinde 0,902 promil alkol tespit edilmesi" sorulan Çetin, "Bence yüksek bir oran. Yasal sınırın üzerine çıktığımı zannetmiyorum. Alkolün tesiri altında değildim. Ben kaza anında da hızlı değildim." dedi.

- Müşteki Alagöz: "Sevdiğimizden ömür boyu ayrıldık"

Duruşmada beyanı sorulan müşteki Alagöz ise, şikayetçi olduğunu ve sanığın cezalandırılmasını istediğini belirterek, şunları kaydetti:

"Bu davanın, adaletli şekilde örnek dava olması için peşini bırakmayacağım. Önce Allah'ın adaletine, sonra yüce Türk adaletine güveniyorum. Sanık, 'sevdiklerinden ayrı kalmak ne demekmiş öğrendim' dedi. Öğrenemez. 3 aydır çok büyük acılar yaşıyorum. Eşim toprağın altında. Çocuklarım her gün babalarını soruyorlar. Biz her gün ağlıyoruz. Aynı acıyı tekrar tekrar yaşıyoruz. Çünkü biz sevdiğimizden ömür boyu ayrıldık."

Söz alan yaralı polis memuru Emre Tetik'in avukatı ise, müvekkilinin tedavisinin memleketi Tokat'ta sürdüğünü ve sanıktan şikayetçi olduklarını kaydederek, davaya müdahil olmalarına karar verilmesini istedi.

- Tanık beyanları

Duruşmada tanık olarak dinlenilen taksi şoförlerinden Ramazan Ç, "En sağdan seyrediyordum. Rüzgar Çetin'in aracı arkamdan selektör yaptı, yol verdim. Hızı muhtemelen 40 kilometre civarındaydı. Orta şeritte devam ettikten sonra kaza oldu. Arabadan inip yardıma koştum. Çetin'i araçtan çıkarmak istedim, polis aracına yöneldi, sendeleyince kaldırıma oturtup diğer araca yardıma koştum." diye konuştu.

Daha önceki ifadesinde, "aracın zikzaklar çizdiği hızlı seyrettiği" beyanında bulunduğu hatırlatılan Ramazan Ç, polisteki bu ifadesini kabul etmediğini söyleyerek, gösterilen tutanaktaki imzanın kendisine ait olmadığını iddia etti. Bunun üzerine tanık Ramazan Ç'nin, bir kağıda imza örnekleri alındı. Tanık, olayın şoku nedeniyle ellerinin titremiş olabileceğini, bu yüzden imzanın kendi imzasına benzemediğini de kaydetti.

Taksi şoförü olan tanıklardan Erdal O. ise, Bebek'ten Ortaköy'e doğru seyrederken siyah bir aracın makaslara girme tarzında gittiğini ve kendisini solladığını gördüğünü belirterek, "İleride benzer siyah bir aracın kazaya karıştığını gördüm. 'Demek ki o araba' dedim. Bir arkadaşımın durdurmasıyla inip yardım ettim. Sanırım 60-70 kilometrelik bir hızı vardı. Beni solladıktan 10 dakika sonra, sanırım 3-4 kilometre mesafeden sonra kaza oldu. Araç Porsche idi, dikkatimi çekti" ifadesini kullandı.

Başkan Alim'in, "Taksicisin, hiç Porsche görmedin mi?" diye sorduğu tanık Erdal O, "Hiç görmedim abi, taksiciliğe yeni başladım, bir sene anca oluyor" cevabını verdi. Tanık Erdal O, yerde herhangi bir ıslaklık olmadığını, yağmur yağmadığını ve kazadan sonra köpük sıkıldığı için kaza civarının ıslandığını da sözlerine ekledi.

- "Makas hareketini bilmiyorum"

Sanık Rüzgar Çetin'e, "makas yaparak seyrettiği"ne ilişkin tanık anlatımı olduğunu hatırlatan başkan Alim, beyana karşı diyeceklerini sordu. Sanık da, "Ben makas hareketini bilmiyorum. O şekilde araç kullanmadım." şeklinde cevap verdi.

Bu yanıt üzerine başkan Alim de, "Biriniz Porsche'yi bilmiyorsunuz, biriniz makas atmayı" diyerek, "makas atma"nın ne anlama geldiğini anlattı.

Sanık Çetin'in avukatlarından Volkan Nasuhbeyoğlu, kaza nedeniyle çok üzülen müvekkilinin mağdur Özlem Alagöz'ün maddi ve manevi zararlarının giderilmesi için çok çaba sarf ettiğini ve bir mektup gönderdiğini belirterek, müvekkiline bilinçli taksirli değil, adli taksirli suç yöneltilebileceğini öne sürdü.

Buna ilişkin örnek Yargıtay kararlarından bahseden Nasuhbeyoğlu, müvekkiliyle ilgili alkol tespiti yapılmadığını, Karayolları Trafik Kanunu'na göre haz tespitinin yapılması gerekirken bu işlemin de gerçekleşmediğini ve müvekkilinin ağır seyreden trafikte önündeki araçlardan daha hızlı hareket etmesinin söz konusu olamayacağını savundu.

- "Maddi teminat karşılığında serbest bırakılsın"

Avukat Nasuhbeyoğlu, "Kusur atfedilecekse eğer, sollama anında aracın kaymasıyla ilgili kusur atfedilebilir. Kanuna göre konumda sollama yasak değil. Kaza yerinde de bu yönde herhangi bir uyarı yok. Deliller toplanmıştır, suçun vasfının değişme ihtimali vardır. Müvekkilimin adli kontrol tedbiri uygulanarak veya maddi bir teminat karşılığında tahliye edilmesini talep ediyoruz." dedi.

Sanık Çetin'in avukatlarından Mehmet Uysal da, iddianamedeki "bilinçli taksir" suç isnadının somut tespitlere dayanmadığını öne sürerek, "Aracın ve karşı şeritteki polis aracının hızları teknik olarak tespit edilmiş değildir. Bu yönde sadece tanık anlatımları vardır. Polis aracında emniyet kemeri kullanılmış olsaydı bu vahim olay gerçekleşmezdi kanaatindeyiz. Dünya Sağlık Örgütü raporuna göre emniyet kemerleri ön koltukta yüzde 45, arka koltukta ise yüzde 70 oranında ölüm riskini azaltıyor." ifadesini kullandı.

- "Polisin ailesiyle görüşme cesareti bulamadı"

Kaza nedeniyle üzgün olan müvekkilinin, şehit polisin ailesiyle görüşme cesareti bulmadığı ancak helalleşmek için görüşme çabası sarf edeceğini kaydeden avukat Uysal, "Müvekkilim tanınmış bir insanın oğlu olarak değil, sıradan bir yurttaş olarak yargılanmak istemektedir. Toplumsal bir baskı oluşması nedeniyle adil bir yargılanma olamayacağı endişesi taşıyoruz. Eğitimli, naif bir insan olan müvekkilim, bir ömür boyu bu olayın üzüntüsünü vicdani olarak yaşayacaktır." şeklinde konuştu.

Avukat Uysal, müvekkilinin tahliyesini istedi.

Davaya ilişkin ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu sanığın, adli muayene, otopsi ve trafik kazası tespit tutanakları ile bilirkişi raporu dikkate alınarak, kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin mevcudiyeti, suçun ceza miktarına göre kaçma şüphesinin olması ve adli kontrol tedbirlerinin yetersiz kalacağının ön görülmesi nedeniyle bu halinin devamına hükmetti.

Kazada yaralanan polis memuru Emre Tetik ile müşteki Alagöz ailesinin davaya müdahilliğine karar veren heyet, kaza anına ilişkin görüntü CD'sinin İstanbul Adli Tıp Kurumu'na gönderilerek, sanığın kullandığı aracın kaza anındaki hızına ilişkin tespit yapılması ve hazırlanan raporun mahkemeye gönderilmesini kararlaştırdı.

Mahkeme heyeti duruşmayı 17 Mayıs'a erteledi.

- Olayın geçmişi

Çırağan Caddesi'nde Ortaköy yönüne seyreden 34 A 4342 plakalı trafik polisi aracı, karşı yönden gelen Rüzgar Çetin'in kullandığı 34 RUZ 27 plakalı otomobille çarpışmış, araçtaki iki polis memuru ağır yaralanmıştı. Polis memuru İsmet Fatih Alagöz, kaldırıldığı Acıbadem Fulya Hastanesi'nde şehit olmuş, diğer polis memuru ise Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tedavi altına alınmıştı. Kazanın ardından gözaltına alınan Rüzgar Çetin tutuklanmıştı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca, kazaya ilişkin hazırlanan iddianamede, sanık Rüzgar Çetin'in Beşiktaş'ta otomobiliyle çarpıştığı polis aracındaki polis memuru İsmet Fatih Alagöz'ün şehit olmasına, bir polis memurunun da yaralanmasına neden olduğu belirtiliyor. Rüzgar Çetin'in 0.90 promil alkollü olduğu kaydedilen iddianamede, sanık Çetin'in "bilinçli taksirle bir kişinin ölümüne, bir kişinin yaralanmasına neden olduğu" gerekçesiyle 3 yıldan 22,5 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.