Belçika'da 'Kan Ver Can Ver' semineri

Belçika UETD Kadın Kolları Genk Şubesi tarafından düzenlenen “Bir Can’da Sen Ver” başlıklı seminerde ilik naklinin kan vererek de yapıldığı ve kan vermenin hayat kurtardığı anlatıldı.

Belçika'da 'Kan Ver Can Ver' semineri

Belçika UETD Kadın Kolları Genk Şubesi tarafından düzenlenen “Bir Can’da Sen Ver” başlıklı seminerde ilik naklinin kan vererek de yapıldığı ve kan vermenin hayat kurtardığı anlatıldı.

18 Mayıs 2016 Çarşamba 15:58
47 Okunma
Belçika'da 'Kan Ver Can Ver' semineri

Belçika UETD Kadın Kolları Genk Şubesi tarafından düzenlenen “Bir Can'da Sen Ver” başlıklı seminerde ilik naklinin kan vererek de yapıldığı ve kan vermenin hayat kurtardığı anlatıldı. İlik nakli donörden kan alınarak yapılan bir nakil olduğu ve kan vererek bir kişiye hayat verilebileceği, “kan ver can ver” diyerek düzenlenen seminerde anlatıldı.

Belçika'nın Genk şehrinde düzenlenen seminerde konuşmacı olarak uygun ilik bulunamadığı için hayatını kaybeden Bade Çakır'ın babası Muhammet Çakır katıldı. Seminer öncesi açılış konuşmasını UETD Belçika kadın kolları başkanı Asuman Kökten yaptı ve sırasıyla Genk Belediye Başkanı Wim Dries, Başkan yardımcısı Ali Çağlar'a söz verildi, seminer öncesi konuşmacılar sağlık ve eğitimin önemine değindiler.

UETD Belçika Kadın kolları Başkanı Asuman Kökten “ Eğitim ne kadar önemli olursa, sağlık da o kadar önemlidir” diyerek açılış konuşmasını yaptı.

Kan Verirken Ayrımcılık Yapmayalım

Genk şehrinde düzenlenen seminerde konuşan Muhammet Çakır, “Müslüman olsun, olmasın kan vererek insanlara hayat vermek gerekir. Ayrımcılık yapmak kötüdür, herkes insandır ve ergenlik çağına kadar her çocuk Müslümandır” diyerek ilik nakli ya da kan bağışında din, dil, ırk ayrımı yapılmaması gerektiğine dikkat çekti.

Kan Bağışlayarak Hayat Kurtarıyorsunuz

Seminerde konuşan Muhammet Çakır “İlik nakli iki şekilde yapılıyor, ilik vermek isteyen donör istediği gibi kendi kararı ile bağış yapıyor. Normal kan veriyorsunuz ve sizin kanınızdan süzülerek ilik alınıyor, bunda sadece kan bağışı yapar gibi kan veriyorsunuz başka bir şey yapılmıyor. Kan bağışında duyduğunuz acı dışında bir acı duymuyorsunuz ve farklı bir işlem yapılmıyor. İkincisi kalça kemiğinizden yine iğne ile ilik alınarak yapılıyor, buda iğne acısı kadar acı duyuluyor fakat bunda kımıldamamanız gerektiği için bayıltılarak yapılıyor. Ayıldıktan sonra güle oynaya spor yaparak ya da koşarak gidebilirsiniz. İlik nakli için kan bağışı yapmanızın size hiçbir zararı yok, sıradan kan verir gibi kan veriyorsunuz ve başka birine Hayat veriyorsunuz” dedi.

UETD Belçika kadın kolları tarafından düzenlenen seminerde konuşan Muhammet Çakır donör olarak kayıtlı olunduğunda kimseden bir şey alınmadığını, fakat ihtiyaç duyulduğunda ve çağrıldığında gitmeyen kişinin adam öldürdüğünü dile getirdi. Çakır “Siz ilik donöru olmaya karar verdiniz. O an sizden hiçbir şey istenmiyor sadece kanınız alınıyor ve donör bankasına kayıt ediliyor. Sizi donör olmanız için çağırıyorlar o zaman da sadece kanınız alınarak, kan vererek donör oluyorsunuz. Bilin ki sizi çağırdıklarında o kişinin son şansı sizsiniz ve sizden başka şansı yok çünkü size gelene kadar her yol denendi. Çağrıldınız ve siz gitmediniz bahaneniz ne olursa olsun, adam öldürüyorsunuz, başka bir şey değil bu. İlik donörü olduğunuzda seçim tamamen size kalıyor sıradan kan bağışı ile yada kemiğinizden ilik alınarak yapılır ve size bir zararı yoktur .2 günde kendini yeniler kanınız” dedi.

Seminer sonrası konuşmacılara UETD Genk kadın kolları başkanı Nazan Özberk, Yasemin Karadayı ve Safinaz Başaran tarafından konuşmacılar teşekkür edildi ve çiçekler verildi.

 

Anahtar Kelimeler:
Belçika Genk
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.