Batuhan Yaşar: 'Kızılay Patlaması Hangi Ülkeyi Gösteriyor'

İhlas Haber Ajansı ve TGRT Haber Ankara Temsilcisi Batuhan Yaşar, Türkiye Gazetesi'ndeki köşesinde Ankara'daki terör saldırısına yer vererek, 'Kızılay saldırısı hangi ülkeyi gösteriyor,' 'PYD ve YPG nasıl kamuflajlı hale geldi', 'Nevruz'da büyük saldırı haberlerini kim yayıyor', 'Güvenlik güçlerinin elinde hangi bilgiler var' sorularına cevap aradı.

Batuhan Yaşar: 'Kızılay Patlaması Hangi Ülkeyi Gösteriyor'

İhlas Haber Ajansı ve TGRT Haber Ankara Temsilcisi Batuhan Yaşar, Türkiye Gazetesi'ndeki köşesinde Ankara'daki terör saldırısına yer vererek, 'Kızılay saldırısı hangi ülkeyi gösteriyor,' 'PYD ve YPG nasıl kamuflajlı hale geldi', 'Nevruz'da büyük saldırı haberlerini kim yayıyor', 'Güvenlik güçlerinin elinde hangi bilgiler var' sorularına cevap aradı.

16 Mart 2016 Çarşamba 10:08
49 Okunma
Batuhan Yaşar: 'Kızılay Patlaması Hangi Ülkeyi Gösteriyor'

İhlas Haber Ajansı ve TGRT Haber Ankara Temsilcisi Batuhan Yaşar, Türkiye Gazetesi'ndeki köşesinde Ankara'daki terör saldırısına yer vererek, "Kızılay saldırısı hangi ülkeyi gösteriyor," "PYD ve YPG nasıl kamuflajlı hale geldi", "Nevruz'da büyük saldırı haberlerini kim yayıyor", "Güvenlik güçlerinin elinde hangi bilgiler var" sorularına cevap aradı.

Batuhan Yaşar'ın yazısının tamamı ise şöyle:

"Patlama noktası Ankara Büromuza çok yakın. Burnunuzun tam dibinde. Üniversite sınavı ile ilgili bir haber için İHA büromuzdan muhabir arkadaşım Sinan Uslu ile konuşuyordum. Patlama o sırada gerçekleşti. Patlamanın sesini telefondan duydum.

Telefondan duyduğum ses korkunçtu. İkimiz de irkildik ve telefonları kapattık.

Vakit kaybetmeden büronun yolunu tuttum.

Kanlı saldırının ardından sadece günler geçti.

Acımız hiç dinmedi.

Bizleri derinden sarsan mesajlarla dolu bu 'stratejik saldırıyı' bütün boyutları ile araştırmaya çalıştık:

-Kızılay, Merasim Sokak'taki saldırının ikizi.

-Merasim Sokak'ta hedef askerdi, Kızılay'da pazar günü hedefte polis vardı. Çevik polis noktası Güvenpark'ın hemen girişindeydi. Bombalı araç oraya ulaşamadan patladı.

-PKK ile birleşenleri şehir savaşları çıkartamadı, halkı sokağa dökemedi. Sur'u, Cizre'yi bir türlü Kobani yapamadı.

(Birleşenleri biliyorsunuz DAEŞ, DHKP-C, PYD ve YPG.)

-PKK'nın eylem birliği yaptığını açıkladığı içinde MLKP ve TKP/ML'nin de olduğu 10 marjinal sol örgüt. Türk solunun bu örgütleri çok ilginçtir geçmişte Kürt düşmanlığı yapıyordu. Şimdilerde kanlı saldırılar için PKK ile el eleler.

-Bu saldırıyı TAK yapmış, PKK yapmış, PYD yapmış artık çok da bir anlamı yok. Çünkü birleşenler, onlarca terör örgütü, içeriden ve dışarıdan, hamileri ile birlikte, sistematik ve stratejik bir şekilde acımasızca saldırıyorlar. Türkiye, terör saldırıları altında.

-Bu bağlamda Suriye rejiminin memnuniyet katsayısının arttığını biliyoruz. İçerinin karıştığını sanan bir Rusya da hiç mutsuz görünmüyor.

-Merasim Sokak saldırısından sonra olmamıştı ama Kızılay'ın hemen ardından İran'ın samimi taziyesi dikkat çekiciydi. Mesajdaki cümlelerden hareket ederek samimi diyorum. İran'ın ne kadar samimi olduğunu daha önce de yazmıştık, zaman gösterecek..

Tekrar PKK konusuna dönelim.

-Bir defa bu tip kanlı saldırıların (bombalı araçlar) Kobani sonrası Türkiye'ye ihraç edildiği gerçeğinin altını çizelim. Ankara'nın elindeki bilgiler, 17 Şubat'taki Merasim Sokak saldırısının da Kızılay saldırısının da Suriye bağlantılı, Suriye kaynaklı olduğunu gösteriyor.

Özellikle Batılı müttefiklerimizin PYD ve YPG'yi PKK'dan ayırması, bu terör örgütlerini âdeta kamuflajlı hâle getirdi. PKK'nın sağ ve sol kolu olarak tanımlanabilecek PYD ve YPG kısa sürede palazlandı. Bizim arkamızda ABD, Rusya var.. AB var, demeye başladı..

Sonrası malum, Çınar, Van, İstanbul ve peş peşe 3 Ankara saldırısı.

-Cizre, Sur, Silopi ve İdil'i Kobanileştiremeyen PKK, zeminini sağlamlaştırmak, safları sıklaştırabilmek için aynı 1984-1990 arasında yaptığı gibi sivil katliamlara girişti.

-PKK ve HDP, halkı bir türlü sokağa dökemedi. Operasyonlarla köşeye sıkışan, içeride ve dışarıda büyük kayıplar veren ve PSİKOLOJİK ÇÖKÜŞ yaşayan PKK için tekrar ayağa kalkabilmek için tek yol kaldı: Canlı bombalar ve bombalı araçlar..

-İstihbarat soruları geliyor. Zafiyetten bahsediliyor. En zor olan da ölümü göze alan birisini durdurmaktır. Terörle mücadelede yüzde 100 başarı mümkün olmuyor maalesef. Keşke olabilseydi.. Öyle olsaydı ABD'nin ikiz kuleleri hâlen yerinde duruyor, Paris'te de 5 ay önceki kanlı saldırı gerçekleştirilemez ve 140 kişi hayatta olurdu.

-Canlı bomba olma potansiyeline sahip herkes takip ediliyor veya gözaltına alınıyor. Ama gözaltına aldıklarınızı mahkemeye çıkartmak zorundasınız. Hakim suçu olmayan birini içeride nasıl tutabilir? Yapılan iş çok zor.

-İstihbarat ve istihbaratın değerlendirilmesi anlamında zaten uzun zamandır büyük hassasiyet var.

Kandil'deki teröristlerin büyük çoğunluğu Kobani'ye geçti. Bohoz Erdal, Suriye'de geziyor. Belki de Suriye'de nereyi Kandil yaparız, diye yer bakıyor.

PKK ve türevlerinin Nevruz'da büyük saldırıya hazırlandığı haberlerini de okumuşsunuzdur. Bunu da araştırdık. Güvenlik güçlerinin elinde böyle bir bilgi yok. Zaten PKK'nın böyle büyük bir saldırı yapabilecek gücü de yok.

İçeride, dışarıda operasyonlar bütün hızıyla sürüyor. Örgüte her gün büyük darbeler vuruluyor. Yüksekova, Nusaybin ve Şırnak merkez de kısa sürede temizlenecek. Devletin, hükümetin terörle mücadele kararlılığı zaten birilerini çıldırtıyor.

Geri adım, tornistan beklentisi olduğunu bu noktada belirtmemiz lazım. Bekleyen kim mi?

Cemil Bayık ve onun PKK'sı. Aslında bu ikisinin iplerini elinde tutanlar.

PKK'nın bölgedeki zeminini kaybetmesinden sonra artık önemli olan yeni süreci Türkiye'nin nasıl yöneteceğidir.

Türkiye hazırlıklarını çoktan yaptı.

Kemal Kılıçdaroğlu'nun açıklamaları kaldı bir de geriye. Kimse saf değil.. Yaptığı konuşmayı bugün bir daha okusun. Bu açıklamalar Türkiye'yi yine incitti.. En çok da terörle mücadele edip canını ortaya koyanları incitti.. Bilgisi olsun istedim."

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.