Başkentin tarihi ve modern camileri

Başkentin tarihi ve modern camileri

Başkentin tarihi ve modern camileri

Başkentin tarihi ve modern camileri

11 Haziran 2016 Cumartesi 10:17
39 Okunma
Başkentin tarihi ve modern camileri

SEYİT AHMET AYTAÇ - Ankara'nın tarihi ve modern mimariye sahip camileri, ramazanın başlamasıyla özellikle teravih namazı için vatandaşlardan yoğun ilgi görüyor.

Ankara'nın manevi merkezlerinden Kocatepe, Hacı Bayram ve Taceddin Dergahı camileri, bu ramazanda da Ankaralılar ve turistlerin ilgi odağı olmayı sürdürüyor.
Başkentte 2000'li yıllardan sonra yapılan Doğramacızade Alipaşa, Söğütözü Başyazıcıoğlu, Ahmet Hamdi Akseki ve Beştepe Millet camileri de farklı mimarileriyle dikkati çekiyor.
- Beştepe Millet Camisi
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi içinde yapılan Millet Camisi, geçen yıl vatandaşların hizmetine sunuldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katıldığı törenle ibadete açılan cami, Selçuklu ve Osmanlı mimarisinden izler taşıyor.
Camide, 3 bin kişi aynı anda ibadet edebiliyor. Caminin, her biri iki şerefeli, yükseklikleri 60 metreye ulaşan 4 minaresi bulunuyor. İbadethanede namaz alanları ve abdesthanelere ulaşım sağlayan iki asansör hizmet veriyor.

Engellilerin rahatça abdest alıp ibadet edebilmesi için gerekli düzenlemelerin yapıldığı cami, mimarisi ve süslemeleriyle de dikkati çekiyor. Cami duvarlarına işlenen hüsnühat yazıları, adalet, hak ve doğruluk gibi konuları içeren ayetlerden oluşuyor.
Modern mimari ile Osmanlı mimarisinin sentezi olarak nitelenen caminin tüm yazıları ve istifleri hattat Hüseyin Kutlu'nun, süslemelerin tasarımı ve tatbiki ise kalem işi ustalarından Semih İrteş'in imzasını taşıyor.
- Ahmet Hamdi Akseki Camisi

Diyanet İşleri Başkanlığı yerleşkesinin yanındaki "Türkiye'nin en modern camisi" olarak nitelenen Ahmet Hamdi Akseki Camisi, Ankara'daki Müslümanların en çok rağbet ettiği mekanların başında geliyor.

Yapımına 2008'de başlanan ve ibadete 2013'te açılan cami, 23 bin 125 metrekarelik alanda inşa edildi. Caminin kapalı alanında yaklaşık 6 bin kişi namaz kılabiliyor.
Caminin yer altında inşa edilen 4 katında, 2 bin araçlık otopark ve sergi alanları bulunuyor.

- Doğramacızade Ali Sami Paşa Camisi

Bilkent'te Prof. Dr. İhsan Doğramacı tarafından babası Ali Sami Paşa adına mimar Erkut Şahinbaş'a yaptırılan Doğramacızade Ali Sami Paşa Camisi, "Türkiye'nin ilk teknolojik camisi" olarak tanımlanıyor.
Sergi, konser ve seminerlerin de yapıldığı cami, Osmanlı'daki gibi hem ibadet hem de kültür merkezi olarak kullanılıyor. Otoparkı bulunan ve geniş yeşil alanı kapsayan 50 dönümlük arazide, 4 bin 500 metrekareye inşa edilen camide, 8 yıldır ibadet ediliyor.
- Söğütözü Başyazıcıoğlu Camisi
Söğütözü'ndeki Başyazıcıoğlu Camisi ise başkentin farklı mimari üsluba sahip camilerinin başında geliyor. 2007'den beri ibadet edilebilen cami, dış görünümü, minaresi ve yeşil profil kubbesiyle Medine'deki "Mescidi Nebevi'nin küçüğü" olarak nitelendiriliyor.
Cami, süslemesiyle Selçuklu ve Arap cami mimarisi esintilerini taşıyor. Caminin 16 parçadan oluşan tavan süslemesi, tarihteki Türk devletlerini simgeliyor.
- Hacı Bayram Camisi

Ankara ve Türkiye'nin manevi merkezlerinden kabul edilen Hacı Bayram Camisi, 1428'de Mimar Mehmet Bey tarafından zaviye olarak yaptırıldı. Camiye adını veren Türk mutasavvıf ve şair Hacı Bayram Veli'nin türbesi ise 1429'da inşa edildi.
Bugünkü mimari yapısı 17. ve 18. yüzyıl camilerinin karakterlerini taşıyan mekanın bahçesinde, Osman Fazıl Paşa'nın da türbesi bulunuyor.
Vakıflar Genel Müdürlüğünce 1940'ta restore edilen cami ve külliyesi, en son Ankara Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde orijinaline uygun yenilenerek, 14 Şubat 2011'de ibadete açıldı. Cami, kapalı alanda 4 bin 500, avluda bin 500 olmak üzere 6 bin kişinin aynı anda ibadet yapmasına uygun hale getirildi.
- Kocatepe Camisi

Türkiye Diyanet Vakfınca yaptırılan, 1987'de dönemin başbakanı Turgut Özal tarafından ibadete açılan Kocatepe Camisi, 4 bin 500 metrekarelik alana kurulu.
Caminin altında konferans salonu, kütüphane, otopark, ticarethane ve idari birimler yer alıyor.
Mimar Sinan'ın geliştirdiği üsluba bağlı kalınarak inşa edilen caminin ana mekanı, 4 fil ayağı üzerine oturan bir merkezi kubbe ile 4 yarım kubbeden oluşuyor. Caminin 88 metrelik 4 minaresi bulunuyor.
Caminin yazılarını Hamit Aytaç ve Mahmut Öncü hazırlamış. İç tezyinatında klasik Osmanlı mimarisi örnek alınan camide, çini, mermer, sarı maden, altın varak ve özel boyalar kullanılmış.
- Taceddin Dergahı Camisi
Hamamönü Taçlı Sokak'ta bulunan, son yıllarda restore edilen, kesme taş duvarlı ve kiremit çatılı Taceddin Dergahı Camisi deAnkara'nın manevi merkezlerinden biri sayılıyor.
Cami, kuzeybatısında yükselen kare kaideli, silindirik gövdeli taş minaresi, yanı başındaki türbesi, dergahı, çeşme ve hazireden oluşan küçük külliyesiyle ilgi çekiyor.
Arka tarafında, merhum Muhsin Yazıcıoğlu'nun mezarının da bulunduğu küçük bir kabristanın yer aldığı cami, geniş avluya sahip.
Caminin yanındaki, bir zamanlar dergah olan, daha sonra şair Mehmet Akif Ersoy için tahsis edilen iki katlı ahşap ev, birkaç yıl önce Vakıflar Genel Müdürlüğünce gerçekleştirilen restorasyonunun ardından müzeye dönüştürüldü.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.