Başbakan Yıldırım Erzincan'da

Başbakan Yıldırım Erzincan'da

Başbakan Yıldırım Erzincan'da

Başbakan Yıldırım Erzincan'da

04 Haziran 2016 Cumartesi 20:42
Başbakan Yıldırım Erzincan'da

Başbakan Binali Yıldırım, "Terör, bu ülkenin başının belasıdır. 40 yıldır devam eden bir beladır, bu belayı bizim başımıza saranlar milli değildir, yerli değildir. Terörün bir üst aklı vardır, o aklın ne olduğunu da biliyoruz. Bunlar geçmiş yıllarda Alevi, Sünni birbirimizi kırdırmaya çalıştılar olmadı, bir PKK belasını başımıza sardılar ama değerli hemşehrilerim genel başkanlığa aday gösterildiğim ilk gün söylediğim birşey var, 'Milletim rahat olsun, bu terör belasını Türkiye'nin gündeminden çıkaracağız' dedim. Bunu inşallah yapacağız. Allah'a şükür, yavaş yavaş hepsi temizlendi. Şimdi ilçelerde, illerde bunların iyice belini kırdık, kırsalda çalışmalarımızı daha da yoğunlaştıracağız. Amacımız bunların çirkin yüzünü milletimize göstermek." dedi.

Yıldırım, Erzincan'da Park Masal'da sivil toplum kuruluşları temsilcileriyle bir araya geldi.

Erzincan'dan tüm ülkenin vatandaşlarını selamlayan Yıldırım, bugün ayrı bir heyecan ve onur duyduğunu dile getirdi.

Yıldırım, Erzincan'a her geldiğinde çocukluk günlerini, ovaları, soğuk suları, dumanlı dağları, sarı çam ormanlarını, biçtiği tarlaları, harman yerlerini, komşularını, acı, tatlı günlerini, depremlerin, afetlerin verdiği çaresizliği hatırladığını belirtti.

Sivil toplum kuruluşları ve kanaat önderlerinin bir şehrin adeta ana ölçeği ve şehrin ağırlık merkezi olduğuna işaret eden Yıldırım, demokrasilerde sivil toplum örgütlerinin, kanaat önderlerinin var olmasının demokrasinin gücünü gösterdiğini vurguladı.

Erzincan'ın sadece zorluklara karşı isyan etmeyen, mücadele azmini kaybetmeyen insanların yaşadığı bir yer değil, bugün her zamankinden daha fazla özlem duyulan kardeşliğin, birliğin, beraberliğin en güzel şekilde yaşatıldığı bir şehir olduğunu kaydeden Başbakan Yıldırım, "Erzincan'da Alevi, Sünni bir arada kardeşçe yıllarca bir arada yaşadı. Erzincan üzerinden mezhep savaşları çıkarmaya çalışanlar, bizi birbirimizi düşürmeye çalışanların her seferinde elleri boş kaldı, onun için ben hemşehrilerime bu bereket sofrasında bir kez daha teşekkür ediyorum, basiretiniz için sağduyunuz için teşekkür ediyorum." değerlendirmesinde bulundu.

- "Bu terör milli değil, yerli değil"

Yıldırım, Türkiye'nin bugün amansız bir mücadele verdiğine işaret etti.

Özellikle Güneydoğu'da devam eden mücadeleyi, ülkenin beka mücadelesi olarak nitelendiren Yıldırım, bunun birlik, beraberlik, kardeşlik mücadelesi olduğunu kaydetti.

Diyarbakır'ın Sur ilçesindeki operasyonda PKK'lı teröristlerin saldırısı sonucu şehit olan Jandarma Astsubay Tamer Meriç'in eşi Hülya Meriç'in de toplantıda bulunduğunu aktaran Yıldırım, "Tamer Meriç, ömrünün baharında bu ülkenin bayrağının yere düşmemesi için, bu ülkenin bölünmemesi için istiklalimiz için hayatını feda etti." diyerek, tüm şehitleri rahmetle, minnetle andı.

Türkiye'de artık bu acıların bitmesi gerektiğini dile getiren Yıldırım, enerjilerini ülkenin kalkınmasına, büyümesine, çocukların daha güzel bir gelecek elde etmesine, ülkenin dünyanın hatırı sayılır ülkeler arasına girmesine harcamak istediklerini kaydetti.

Terörün bitirilmesi için gerekli mücadeleyi sürdüreceklerini vurgulayan Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Terör, bu ülkenin başının belasıdır. 40 yıldır devam eden bir beladır, bu belayı bizim başımıza saranlar milli değildir, yerli değildir. Terörün bir üst aklı vardır, o aklın ne olduğunu da biliyoruz. Bunlar geçmiş yıllarda Alevi, Sünni birbirimizi kırdırmaya çalıştılar, olmadı, bir PKK belasını başımıza sardılar ama değerli hemşehrilerim genel başkanlığa aday gösterildiğim ilk gün söylediğim birşey var, 'Milletim rahat olsun, bu terör belasını Türkiye'nin gündeminden çıkaracağız' dedim. Bunu inşallah yapacağız. Allah'a şükür, yavaş yavaş hepsi temizlendi. Şimdi ilçelerde, illerde bunların iyice belini kırdık, kırsalda çalışmalarımızı daha da yoğunlaştıracağız. Amacımız bunların çirkin yüzünü milletimize göstermek. Düşünebiliyor musunuz, bölgenin, Güneydoğu'nun Kürt vatandaşlarımızın güya hakkını, hukukunu koruyacak. Peki soruyorum, Tanışık köyünde, Dürümlü mezrasında hiçbir günahı olmayan, işiyle, gücüyle, çiftliğiyle, çubuğuyla, malıyla uğraşan o 16 masum Kürt vatandaşımızın ne günahı vardı, onları hunharca katlettiniz. Askerimize, polisimize, jandarmamıza kalleşçe sırtından vurdunuz."

(Sürecek)

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.