Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş Manisa'da

Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş Manisa'da

Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş Manisa'da

Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş Manisa'da

24 Nisan 2016 Pazar 20:08
43 Okunma
Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş Manisa'da
Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, geçen yıl Aylan bebeğin cansız bedeninin sahile vurmuş fotoğrafına kadar Batı dünyasının Suriyeli mülteciler meselesini uzakta, doğuya ait bir şark meselesi olarak gördüğünü belirterek, "Ancak bizim için göçmen meselesi bir insanlık, bir vicdan, bir irfan meselesidir" dedi.

Manisa'daki sivil toplum örgütü temsilcileriyle Rum Mehmet Paşa Bedesteni'nde bir araya gelen Kurtulmuş, burada yaptığı konuşmada, dünyanın çok önemli sorunlarla karşı karşıya olduğu dönemden geçildiğini, dünyanın bir taraftan büyük varlıklara sahip diğer taraftan da çok derin yoksunluklarla karşı karşıya olduğunu belirtti.

Dünyanın az bir kısmının başka bir alemde geri kalan önemli bir kısmının da büyük sıkıntılarla yoklukla yoksunluklarla savaşlarla çatışmalarla yaşadığını dile getiren Kurtulmuş, özellikle Türkiye'nin içinde bulunduğu coğrafyada çok büyük sıkıntıların hep birlikte yaşandığını kaydetti.

Bugünkü dünyanın bu şekliyle devam edemeyeceğini vurgulayan Kurtulmuş, "Dünyanın bir tarafında bu kadar büyük varlıklar varken bu kadar büyük zenginlikler varken diğer tarafta bu kadar sıkıntılar, bu kadar büyük acılar ve bu kadar yoksunluklarla bu dünyanın varlığını bu şekilde sürdürmesi mümkün değil" diye konuştu.

Suriye'deki mülteci krizinin bu meselenin sadece sonuçlarından biri olduğunu, bu ülkede 5 yıldır savaşın devam ettiğini, devletin 5 yıldır halkına karşı zulüm yaptığını, yaklaşık 450 bin kişinin öldüğünü, insanların farklı gruplar, farklı mezhebi kitlelerin birbirleriyle düşman haline getirildiğine dikkati çeken Kurtulmuş, Irak'ta ise işgalin ardından 2 milyona yakın insanın öldüğünü, bu ülkenin bugün yönetilemediğini ve fiilen 3 parçaya bölündüğü söyledi.

Libya'nın, Yemen'in ikiye bölündüğünü, Lübnan'ın iç savaşlardan sonra ciddi sıkıntılarla karşı karşıya olduğunu, bu coğrafyalardan kaçan insanların mülteci durumuna geldiğini ifade eden Kurtulmuş, sadece Türkiye'de 3 milyona yakın Suriye ve Iraklı mültecinin bulunduğunu anımsattı.

Bunun sadece bir sonuç olduğunu, bu küresel sorunun aşılabilmesi, çözülebilmesi için hep beraber fikir üretmek, elin taşın altına konulması gerektiğini vurgulayan Kurtulmuş, gelecek ay İstanbul'da Dünya İnsani Zirvesi'nin toplanacağını, dünyanın birçok yerinden fakir, yoksul ülkeler ile zengin ülkelerin bir araya geleceğini aktararak, şöyle konuştu:

"Birleşmiş Milletler'in ilgili kuruluşları var. Dünyanın çok zengin ülkeleri var. Suriye'de mülteciler meselesini ancak ve ancak sadece kendilerini rahatsız ettiği zaman hatırlayabiliyorlar. Geçen sene yaz aylarında Aylan bebeğin o fotoğrafı ortaya çıkmasaydı belki batı dünyasında birçok kimse bugün ilgilendiği kadar Suriye meselesiyle, mülteciler meselesiyle ilgilenmeyeceklerdi. Çünkü onlar için mülteciler meselesi uzakta bir meseledir, ta ki Akdeniz'de göçmen gemileri her gün karaya vurup, her gün denizlerden her gün onlarca göçmen çıkarılana kadar. Doğuya ait bir meseledir. Bir şark meselesidir ama bizim için göçmen meselesi bir insanlık meselesi, bir vicdan meselesi, bir irfan meselesidir."

-Vekalet savaşları

Kurtulmuş, bugün savaşların birçoğunun "vekalet savaşları" adı altında yürütülen savaşlar olduğunu, kendi ellerini sıcak sudan soğuk suya sokmak istemeyenlerin ellerine almış oldukları maşalarla hem bu coğrafyada hem de başka yerlerde kullanmış oldukları bir takım silahlı örgütlerle iç çatışmaları körüklediği, çatışmalar üzerinden siyasi güç elde etmeye çalıştığına işaret etti.

Ruanda'daki iç savaştan bugün Suriye'de devam eden iç savaşa kadar bütün iç savaşların arkasında çok sayıda ülkenin vermiş olduğu destekler ve çok sayıda ülkenin sürdürdüğü vekalet savaşlarının payı olduğuna dikkati çeken Kurtulmuş, Ruanda'da 1990'ların başında 1 milyon insanın 8 ayda satırlarla kesilirken dünyanın kılını kıpırdatmadığını söyledi.

Bu konu BM'ye geldiğinde Batılı, çok büyük güçlü bir ülkenin temsilcisinin "Böyle şeyler Afrika'da olağandır" manasına gelen bir demeç verdiğini bildiren Kurtulmuş, ardından 3-4 ay daha çatışmaların devam ettiğini hatırlattı.

Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ellerinde yiyecek bir lokma ekmeği olmayan, içecek bir bardak temiz suyu olmayan bu adamların eline kim bu silahları verdi de birbirlerine düşman etti. Bugün aynı şekilde terör meselesi de maalesef küresel bu dengesizliğin, küresel olarak sürdürülemeyen bu dengesizliğin sonuçlarından birisidir. Bana söyler misiniz Brüksel havalimanında nasıl oluyor da dünyanın en iyi korunan havalimanında bomba patlıyor onlarca insan ölüyor. Bana söyler misiniz yolda yürümesini bilmeyen adamlar ellerinde nasıl oluyor da yüz binlerce dolarlık silahlarla insanların üstüne ölüm yağdırabiliyorlar.

Bu terör örgütleri PKK'sından DAEŞ'ine kadar, Boka Haram'dan başka örgüte kadar bu örgütler bu kadar silahı Allah aşkına nereden buluyor. Bu kadar siyasi lojistik destek nasıl bunların eline veriliyor. Bütün bunların bir tek cevabı vardır. Yeryüzünde insanlar arasında adaletle hükmedip insanların her birisini hazreti insan olarak kabul edip bütün yeryüzünde dengeyi sağlayan bir sistem kuramazsak göçmen sorunu da terör meselesi de iç çatışmalar da dünyadaki dengesizlikler de devam edecek. Ve bunlardan maalesef özellikle bizim gibi ülkelerin etkilenmesi de her zaman mümkün olacak."

(Sürecek)

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.