Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş canlı yayında

Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş canlı yayında

Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş canlı yayında

Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş canlı yayında

07 Şubat 2016 Pazar 09:48
50 Okunma
Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş canlı yayında

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, "Biz Suriye'nin, şu anda lime lime parçalanmış olan Suriye'nin toprak bütünlüğünden yanayız. Hatta açıkça söyleyebiliriz ki belki bölgedeki güçler arasında sadece Türkiye, Suriye'nin bütünüyle bir arada kalmasını savunan ülkelerden birisidir. Yani orada bir bölge Nusayri bölgesi olsun, bir bölge Kürt bölgesi olsun, bir bölge Arap bölgesi olsun gibi bir ayrıma asla rıza göstermeyiz" dedi.

Kurtulmuş, gazeteci Hakan Çelik'in sunduğu CNN Türk'te yayımlanan "Hafta Sonu" programında gündeme ilişkin konuları değerlendirdi.

Halep'ten Türkiye'ye doğru göçe ilişkin soru üzerine, Kurtulmuş, "Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir" sözünü hatırlatarak, kendilerinin bunu 8-9 ay önceden gördüğünü söyledi. Kurtulmuş, "Halep burada en kritik illerden birisi. 'Halep'te bir durum değişikliği olursa Türkiye muhtemel yeni yüz binlerle ifade edilecek bir göç dalgasıyla karşı karşıya kalır' şeklindeki görüşümüzü biz aylar öncesinden, en az 8-9 ay öncesinden ifade ediyorduk. Maalesef korkulan oldu" ifadelerini kullandı.

"DAEŞ'e saldırı yapıyoruz" görüntüsünün altında sivillerin ve muhaliflerin elinde bulunan yerlere saldırılar yapıldığını aktaran Kurtulmuş, şöyle devam etti:

"Bu iller arasındaki en kritik il de muhaliflerin elinde olan Halep iliydi. Halep bize çok yakın, o bölgenin muhaliflerin can damarı sayılabilecek bir yer. Lazkiye bölgesine iniş yolu üzerinde çok stratejik bir bölge, orada yapılan saldırıların Türkiye'yi insani bakımdan birinci derece ilgilendirdiği aşikardır. Maalesef şimdi o krizle karşı karşıyayız. Ne kadarını alabiliriz, şimdi Türkiye'nin böyle bir tahdit koyma, sınır koyma durumunda değiliz. Evet, Türkiye'nin istiap haddini doldurmuştur, bu anlamda kapasitemizin sonuna gelmiştir. Zaten yaklaşık, -Iraklıları da sayarsak- 3 milyon göçmenle karşı karşıya kaldık ama sonuçta bu insanların gidecek başka yerleri yok. Ya bombardımanlar altında orada ölecekler buna bütün dünyanın seyrettiği gibi Türkiye de seyrederek bu zulme katkı verecek ya da sınırlarımızı açarak bu insanları kabul edeceğiz, şu anda onu yapıyoruz. Şu anda bir kısmı içeri giriyor, bir kısmı sınırların dışında her türlü insani destek verilerek orada tutulmaya çalışılıyor. Türkiye, bu insanlara 'Gelmeyin' deme durumunda değil, böyle bir şansımız yok. Yoksa bu insanların tamamına yakını ölüme terk edilmiş olacak."

- "Milyona ulaşacak bir göçmen dalgası olabilir"

Son olarak 15 bine yakın insanın Türkiye'ye geldiğini, sınırın hemen dışında da 25-30 bin Suriyeli olduğunu kaydeden Kurtulmuş, "'Cumhurbaşkanı Erdoğan bir seyahatten dönerken 1 milyona yakın insan yine Türkiye sınırına yığılabilir' şeklinde kötü bir senaryodan bahsetti. Bu gerçekleşebilir mi?" şeklindeki soru üzerine, "En kötü senaryo odur. Böyle bir şey olabilir. Yani bombardıman devam ederse, Halep nihayetinde büyük bir şehir. Sadece Halep değil Halep'in etrafındaki yerleşim yerleri de bombalanıyor. Oralardan da Türkiye'ye çok yüksek rakamlar, yüz binlerle ilk planda ifade edebileceğimiz, belki milyona ulaşacak bir göçmen dalgası olabilir" dedi.

"Bazı çevrelerde Türkiye'nin ya tek başına ya da Suudi Arabistan'la beraber bütün bu gidişatı değiştirmek için -çünkü Ankara'nın istemediği şekilde gelişmeye devam ediyor-, bir kara harekatına girişebileceği, Suriye'ye girebileceği gibi bir takım iddialar var, haberler var. Böyle bir ihtimal, gelişmeler kötüye doğru giderse Türkiye'nin bu gelişmeleri önlemek adına böyle bir girişimi söz konusu olabilir mi? Türkiye Suriye'ye karadan girebilir mi?" şeklindeki soru üzerine Kurtulmuş, şunları söyledi:

"Şunu baştan söylemek lazım. Biz Suriye'nin, şu anda lime lime parçalanmış olan Suriye'nin toprak bütünlüğünden yanayız. Hatta açıkça söyleyebiliriz ki belki bölgedeki güçler arasında sadece Türkiye, Suriye'nin bütünüyle bir arada kalmasını savunan ülkelerden birisidir. Yani orada bir bölge Nusayri bölgesi olsun, bir bölge Kürt bölgesi olsun, bir bölge Arap bölgesi olsun gibi bir ayrıma asla rıza göstermeyiz. Bunun Suriye'nin geleceği için de bölgenin geleceği için de çok büyük bir felaket olduğunu, büyük bir tartışma, çatışma ortamını devam ettireceğini biliyoruz. Dolayısıyla biz Suriye'nin bütünlüğünden yanayız, Irak'ın bütünlüğünden yana olduğumuz gibi. Bizim tercihimiz budur. Biz bu anlamda en ufak bir Suriye'nin içişlerine karışmak ya da oradan herhangi bir toprağı Türkiye'nin etkisi altına almak gibi bir kaygı içinde, bir düşünce içinde değiliz."

- "Türkiye'nin egemenliğini ve sınırlarını korumak için her türlü tedbiri alırız"

Suriye'nin Türkiye ile 911 kilometrelik bir sınırı olduğunu aktaran Kurtulmuş, bu ülkedeki gelişmelerin Türkiye'yi çok yakından ilgilendirdiğini belirterek, "Bizim önceliğimiz Türkiye'nin güvenliğini, egemenliğini korumaktır, Türkiye'ye gelecek olan herhangi bir tehdidin, herhangi bir saldırının -bu bir terör örgütü vasıtasıyla olabilir herhangi başka bir şekilde olabilir-, bunlara karşı Türkiye kendisini koruyacak, egemenliğini, sınırlarını koruyacak güce sahiptir. Türkiye bunun hazırlığını her zaman yapıyor ama bu asla ve asla yabancı bir toprağı ilhak etmek anlamında ya da oralarda başkalarının yaptığı gibi bir güç savaşının parçası haline gelmek şeklinde değildir. Biz Türkiye'nin egemenliğini ve sınırlarını korumak için her türlü tedbiri alır ve uyanık oluruz. Yani askeri tabirle söyleyeyim teyakkuz halinde oluruz" ifadelerini kullandı.

"Gelişmeler zorlarsa, böyle bir ihtimal var mı?" şeklindeki soru üzerine de Kurtulmuş, bu noktada Türkiye'nin ulusal güvenliği ve egemenliğine yapılacak saldırıya Türkiye'nin müsaade etmeyeceğini vurguladı.

"Türkiye-Rusya ilişkileri oldukça arzu edilmeyen bir noktaya doğru geldi daha da kötüleşiyor gibi izlenim içindeyiz. Rus savaş uçakları, Türkiye hava sahasını ihlal etmeye devam ederse -ki geçenlerde böyle bir olayın yaşandığı duyuruldu-, buna benzer olaylar da devam ederse Türkiye'nin tavrı ne olacak?" şeklindeki soruyu ise Kurtulmuş, "O uçağın düşürülmesi meselesinin de arızi bir durum olduğunu o zaman da ifade ettik. Biz angajman kurallarımızı hem Rusya'ya hem bütün bölge ülkelerine hem bölgede askeri varlığı bulunan bütün ülkelerle defaatle paylaştık. Bunlar ifade edildi. 'Eğer Türkiye sınırlarını ihlal olursa, Türkiye'nin angajman kuralları budur' denildi." şeklinde cevapladı.

Suriye'de 2011 yılının nisan ayından itibaren bir iç savaşın yaşandığını, bunun vekalet savaşlarına evrildiğini dile getiren Kurtulmuş, "Şimdi çok daha tehlikeli bir aşamaya geliyoruz. Neredeyse dünyadaki bütün orduların askeri varlıklarının olduğu bir bölge haline geldi" dedi.

- "Türkiye-Rusya ilişkilerinin normale dönmesi Rusya'nın da menfaatinedir"

Bu gidişatın sürdürülebilir olmadığını aktaran Kurtulmuş, özellikle Rusların bu gerilimi artırmasının kendi ülkesinin menfaatine de olmadığını dile getirerek, "Türkiye-Rusya ilişkilerinin normale dönmesi hem de Rusya'nın bu bölgede tansiyonu artıran faaliyetlerinden vazgeçmesi, Rusya'nın da bölgenin de dünyanın da menfaatinedir" değerlendirmesinde bulundu.

"Havada Rusya'yla veya karada İran'la bir çatışmaya girme gibi risk ya da kaygıyı siz de taşıyor musunuz? Bu gelinen nokta Suriye'de herhalde bundan daha kötü olamazdı, 5. yıla da girildi, böyle bir kaygınız sizin de var mı?" şeklindeki soru üzerine ise Kurtulmuş, şöyle konuştu:

"İnşallah olmaz. Yani bölgenin son derece çok taraflı çatışmaya açık bir hale geldiğini ifade etmeye çalışıyorum. Bir taraftan da şunu görüyoruz, bu hiçbir taraf için sürdürülebilir değil. Yani bu şu anda isimlerini vermeyelim ama bölgede varlık mücadelesi veren, güç mücadelesi veren tarafların hiçbirisi bunun ilanihaye devam etmesini... Ne bunu karşılayabilir ne bundan siyasi sonuçlar elde edebilir. Dolayısıyla işin geldiği noktada Suriye'de barışın sağlanması için tarafların ortaya bir çaba koyması gerektiği anlaşılıyor. Bunun da olacağının, olmasının arefesindeyiz. Zor, çok zor zaten bu kadar varlıklar barış masasında kimin eli daha güçlü olacak, onun için insanlar, ülkeler askeri varlıklarını artırıyorlar ama sonuçta hiçbir çatışma hiçbir savaş ilanihaye devam etmez. Suriye'de bir barış görüşmesi, şu anda kötü başladı, doğru istikamette gitmiyor belki ama sonuçta bir istikamete gitmek mecburiyetinde. Ne ABD'liler ne Ruslar ne bölge ülkeleri hiç kimse bu bölgedeki bu çatışma potansiyelinin daha fazla sürmesini karşılayamazlar."

(Sürecek)

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.