Başbakan Davutoğlu Erzincan'da

Başbakan Davutoğlu Erzincan'da

Başbakan Davutoğlu Erzincan'da

Başbakan Davutoğlu Erzincan'da

13 Şubat 2016 Cumartesi 15:15
47 Okunma
Başbakan Davutoğlu Erzincan'da

Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Türkiye-Halep arasındaki insani lojistik koridorunun, Rus uçaklarının bombardımanı nedeniyle kapatılmış durumda olduğunu belirterek, "Bunun adı barbarlıktır, zorbalıktır, orta çağ zihniyetiyle yapılan bir savaş stratejisidir. Bu lojistik koridoru açılmazsa, Halep'in kalan kısmı ve Türkiye'ye gelme imkanı bulanmayan yüz binlerce Suriyeli açlık tehlikesiyle karşı karşıya kalacak. Biz her türlü imkanlarımızla Halepli kardeşlerimize yardım edeceğiz, ihtiyacı olanları alacağız ama asla Halep'in etnik kıyım yoluyla boşaltılmasına izin vermeyeceğiz" dedi.

Davutoğlu, Erzincan'da AK Parti İl Danışma Meclisi Toplantısında yaptığı konuşmada, DAEŞ, DHKP-C ve PKK'nın üç gün süren terör saldırısı sonrasında 23 Temmuz'da demokrasi ve huzur operasyonu yapma kararı aldıklarında tavırlarının net olduğunu belirtti.

Başbakan Davutoğlu, "Bütün güvenlik birimlerimize o gün şu direktifi vermiştik. Bütün Türkiye Cumhuriyeti topraklarını bu terör örgütlerinden arındıracağız. Türkiye'nin civarında Suriye'de, Irak'ta veya diğer ülkelerde Türkiye aleyhine kim faaliyet yapıyorsa, onlara hadlerini bildireceksiniz. Bu talimatımız bugün de geçerlidir. Türkiye'nin şehirlerinde, ilçelerinde, mezralarında, ovalarında, vadilerinde ve bütün her bir köşesinde tek bir silah kalmayıncaya kadar geçerlidir ve tüm silahlar gömülünceye, teslim edilinceye kadar sürecektir. Bu ülkenin menfaatleri noktasında tek bir yanlışın içinde asla bir yanlışın içinde olmayız" diye konuştu.

Ülkenin milli davası olan konularda asla gaflete düşmeyeceklerini vurgulayan Davutoğlu, Türkiye için PKK'nın da PYD'nin de terör örgütü olduğunu kaydetti.

PYD ve YPG'nin, bu terör örgütlerine hizmet eden kirli uzantıları olduğuna işaret eden Başbakan Davutoğlu, şunları söyledi:

"Biz ABD yönetiminin PYD ile ilgili tutumunu eleştirirken, CHP adeta bu yanlışa destek veriyor. Kim PYD'nin terör örgütünün uzantısı olduğunu göremiyorsa, vahim bir yanlış içinde ya da çok büyük bir art niyet içindedir. PYD hem Suriye rejimi ile hem de Rusya ile iş birliği halinde Suriye'de sivillere saldırıyor. Kendisi gibi düşünmeyen Kürtlere, Araplara, Türkmenlere saldırıyor. Gerçek bir etnik kıyım gerçekleştiriyor ve savaş suçu işliyor. Bunun bütün belgeleri ortada, uluslararası kuruluşlar da bunları belgeledi. Biz müttefik olduğuna inandığımız ABD yönetimden insanlık dışı kıyıma açık ve net bir tavır sergilemesini bekliyoruz. Burada açıkça ifade ediyorum, Türkiye'ye dönük herhangi bir tehdit olduğunda biz Irak'ta, Kandil'de aldığımız tedbirleri Suriye'de alır, gereken tedbirleri uygulamakta hiçbir tereddüt göstermeyiz. Böyle bir mücadeleye girdiğimizde de dost ve müttefik ülkelerden karşımızda değil, yanımızda olmasını bekleriz."

Uluslararası toplumun bölgedeki meselelere kendi menfaatleri üzerinden baktığını ve problemleri çözmek yerine büyüttüğünü belirten Başbakan Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Bir tarafta Cenevre'de taraflar barış için toplanıyor, diğer tarafta Rus savaş uçakları Halep, Azez ve civarını yoğun bombardımana tutuyor. Bölgedeki sivil kamplar da dahil olmak üzere çok büyük zayiat ortaya çıkıyor. Terörle ilgili olmayan sivil hedefler bombalanıyor, bununla terör arasında hiçbir irtibatı olmayan şehirler yerle bir ediliyor. Erzincan'ın kurtuluş gününde Erzincan'dan Halep'e selam iletmek istiyorum. Rus işgalciler Erzincan'a uzun süre kalmak için geldiler ama terk edip gittiler, kalamadılar. Kahraman Erzincan işgale hiçbir zaman izin vermedi.

Halep'e sesleniyorum. Ey Halepliler, ey kaderini Türkiye'nin ve milletimizin kaderi ile birleştiren Halepliler, mahzun olmayın, üzülmeyin, inanıyorsanız zafer mutlaka sizindir."

- "2,5 milyon insan bacadan girmedi"

Suriye, Şam, Halep, Hama, Humus ve Rakka'nın hem dış işgalcilerden, rejimin zulmünden hem de DAEŞ, PKK ve benzeri terör örgütlerinin zulmünden kurtulacağını ifade eden Davutoğlu, her zaman Suriye'nin yanında yer alacaklarını vurguladı.

Suriye'deki krizin çözümü için bazı çevrelerin kılını bile kıpırdatmadığını anlatan Başbakan Davutoğlu, "Hallerine, takındıkları ilkesiz tutuma bakmadan bize akıl vermeye kalkıyor. Buna maalesef Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi de dahil. Rusya'ya 'yeter artık' diyemeyenler, Suriye rejiminin yaptıklarına göz yumanlar bize akıllarınca ne yapacağımızı söylemeye çalışıyorlar. Biz tarih biliriz. Biz coğrafya biliriz. Biz dost ve kardeş ülkeleri biliriz ama en önemlisi biz insanlık ne demek onu biliriz. Biz insanlığı size öğretiriz. Ama sizden insanlık adına ders almayız. Suriye'de mülteci akınına yol açan bombardımana dur diyemeyenler bize kapınızı açın diyorlar. Sanki kapımız kapalıydı da 2,5 milyon kardeşimiz bacadan girdiler. 2,5 milyon kardeşimiz kapılardan girdiler, gönüllerimize girdiler" diye konuştu.

Türkiye'nin son dört yılda hiçbir ülkenin yapmadığı bir fedakarlığı yaparak, Suriye sınırını hep açık tuttuğuna işaret eden Davutoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

"Son yıllarda hiçbir gece yok ki Suriye'den gelen bir haber üzerine uykumuz bölünmemiş olsun. Daha iki gün önce hainler, alçaklar, bir taraftan hava bombardımanı ile diğer taraftan PYD unsurları ile ve birtakım milislerle Azez'e saldırdıklarında gece saat 01.00'de bütün devlet zirvesi, Sayın Cumhurbaşkanımız, Genelkurmay Başkanımız, MİT Müsteşarımız hep beraber istişare etme ihtiyacı hissettik. 'Azez'e nasıl sahip çıkarız, Türkiye ile Halep arasındaki koridoru nasıl diri tutarız' diye. Biz bu kardeşlerimizi kaderine terk etmedik, etmeyeceğiz. Bilsinler ki 4 yıldır zalimin yanında, mazlumun karşısında olan bir ülke olarak biz kimseden nasihat almayız. Nasıl kimseye sormadan, 2 milyon 600 bin Suriyeli kardeşimizin yardımına koştuysak, şu anda kapımızda olan 60 bin Suriyeliyi de ortada bırakmayız. Halen sınır ötesinde her türlü imkanımızı seferber ederek, bu kardeşlerimize yardım ediyoruz. Ama sınır ötesinde bu imkanı onlara sunmadan hemen sınırın içine alırsak, tam işte o Halep'i bombalayanların istedikleri gerçekleşmiş olur. Onun için bu kardeşlerimizi sınır ötesinde her türlü destekleyeceğiz."

"Tabii gerek olduğunda kapımızı açıp, onları gönlümüzün en mutena yerinde ağırlayacağız" diyen Başbakan Ahmet Davutoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Her şeyden önce görülmesini istediğimiz tablo, Suriye'de insanlık trajedisinin herkes tarafından fark edilmesidir. Bunun için birinci önceliğimiz Suriyelilerin kamplardaki barınmasını temin etmektir. Bu kamplarında bütün imkanları Türkiye tarafından karşılanıyor. Şu anda 9 kamp kurulu vaziyette. Bu kamplar Rus uçakları tarafından bombalanıyor. Türkiye-Halep arasındaki insani lojistik koridoru da bu güçlerce kapatılmış durumda. Bunun adı barbarlıktır, zorbalıktır, orta çağ zihniyeti ile yapılan bir savaş stratejisidir. Bu lojistik koridoru açılmazsa, Halep'in kalan kısmı Türkiye'ye gelme imkanı bulunmayan yüz binlerce Suriyeli açlık tehlikesi ile karşı karşıya kalacak. Biz her türlü imkanlarımızla Halepli kardeşlerimize yardım edeceğiz. İhtiyacı olanları alacağız ama asla Halep'in etnik kıyım yöntemiyle boşaltılmasına izin vermeyeceğiz. Türkiye sorumluluğunun gereğini fazlasıyla yaptı, yapmaya devam edecek. Hem sorumluluğunun gereğini yapmayıp hem de Türkiye'ye nasihat verebileceğini sananlar varsa, bu gerçekleri yüzlerine vurmayı biliriz."

(Sürecek)




Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.