Başbakan Davutoğlu: (1)

Başbakan Davutoğlu: (1)

Başbakan Davutoğlu: (1)

Başbakan Davutoğlu: (1)

26 Mart 2016 Cumartesi 21:22
84 Okunma
Başbakan Davutoğlu: (1)

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Irak'ın kuzeyinde bir askerin şehit edilmesine ilişkin, "Angajman kurallarımız gereği ve Genelkurmay Başkanımızla yaptığımız değerlendirmeler sonucunda Hava Kuvvetlerimizin doğrudan müdahalesiyle üsteğmenimizin şehadetine sebebiyet veren bütün mevkiler tahrip edildi. Koalisyon uçaklarının da katıldığı bir başka hava harekatı daha yapıldı. Bu konudaki kararlılığımız ve Türkiye'nin yurt dışındaki askeri mevcudiyetine dönük olabilecek her türlü saldırı karşısındaki güçlü irademiz ve gücümüz ortaya konmuş oldu" dedi.

Davutoğlu, resmi ziyaret gerçekleştireceği Ürdün'e hareketinden önce Atatürk Havalimanı Devlet Konukevinde gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

Bir gazetecinin, Irak'ın kuzeyinde terör örgütü DAEŞ'in Peşmerge güçlerine attığı mermilerin bir kısmının Türk askerlerinin de bulunduğu Gedu Üs Bölgesine düştüğünü hatırlatarak, konuya ilişkin son gelişmeleri sorması üzerine Davutoğlu, "Maalesef DAEŞ terör örgütünün yaptığı saldırıda bir üsteğmenimizi kaybettik. Allah rahmet eylesin diyorum. Ailesine taziyelerimi sunuyorum. Orada bulunan ve kahramanca görev yürütmekte olan subaylarımıza ve askerlerimize de milletimizin, hükümetimizin selamlarını ve dayanışmamızı ifade ediyorum" dedi.

Saldırının olduğu saatlerde Irak eski Meclis Başkanı ve şu anda Irak'taki özellikle Musulluların, Meclis'teki en önemli temsilcisi olan Usame Nuceyfi ve Musul'un eski Valisi Asil Nuceyfi ile bir toplantı yaptıklarını dile getiren Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Bu haber ulaştığında Sayın Genelkurmay Başkanımız ile birkaç kez telefonda konuştuk. Önce durum tespiti yapıldı. Durumla ilgili tarafıma bilgi aktarıldı, arkasından da yine angajman kurallarımız gereği ve Genelkurmay Başkanımızla yaptığımız değerlendirmeler sonucunda Hava Kuvvetlerimizin doğrudan müdahalesiyle üsteğmenimizin şehadetine sebebiyet veren bütün mevkiler tahrip edildi. Koalisyon uçaklarının da katıldığı bir başka hava harekatı daha yapıldı. Bu konudaki kararlılığımız ve Türkiye'nin yurtdışındaki askeri mevcudiyetine dönük olabilecek her türlü saldırı karşısındaki güçlü irademiz ve gücümüz ortaya konmuş oldu. Şunu ifade etmek isterim ki Irak ve Suriye'nin toprak bütünlüğü bizim için esastır. Oradaki her türlü güvenlik riski de Türkiye'yi doğrudan ilgilendiren bir risk konumundadır. Dolasıyla oradaki askeri mevcudiyetimiz hem Irak halkına destek ve teröre karşı mücadele bağlamındadır hem de Türkiye'nin güvenlik kaygılarını giderme amaçlıdır."

Musul'un DAEŞ terör örgütünün eline düşmesinden sonra hem Suriye'deki DAEŞ terör örgütü tehdidi arttığını hem de bu örgütü bahane ederek, mezhep çatışması çıkarmak isteyenlere imkan doğacak şartların oluştuğunu aktaran Ahmet Davutoğlu, bu çerçevede uluslararası toplumla, Irak hükümeti ve Kuzey Irak'taki bölgesel Kürt yönetimiyle koordinasyon içinde Musullulara yardım etmek üzere kurdukları üssün nihai noktada, ülkede teröre karşı verilen mücadelenin önemli unsurlarından olduğunu dile getirdi.

Başbakan Davutoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Son dönemde de DAEŞ'e çok ciddi zayiatlar verdirilmiştir yapılan saldırılara mukabil gösterdiğimiz tavırla. Ayrıca Musullu kardeşlerimizi, kendi şehirlerini kurtarmaları için, topraklarında özgürce yaşayabilmeleri için Arap, Türkmen, Kürt kardeşlerimizi hepsini eğiten askerimiz bu anlamda da Irak'ın geleceğine büyük katkı yapmaktadırlar. Musul'un kurtarılması operasyonunun başladığı şu günlerde güneyden ve kuzeyden Musul'a yönelik olarak kurtarma çabası içinde biz, şehrin Musullular tarafından kurtarılmasının, Irak'ın geleceği açısından çok büyük önem taşıdığına inanıyoruz. Bunun için de oradaki çalışmalarımız aralıksız şekilde devam edecek. Ayrıca Musul'un kuzeyinde özellikle Sincar bölgesinde gittikçe artan PKK faaliyetlerini ve bunun Türkiye'ye oluşturduğu riskleri de göz önünde bulundurarak açık şekilde ifade ediyorum; Musul-Halep hattının kuzeyindeki bütün bölgeler Türkiye için bir güvenlik kuşağı oluşturmaktadır. Güvenlik riski de güvenlik kuşağı da oluşturmaktadır. Yani Irak'ta Musul, Suriye'de Halep, kuzeyindeki her türlü boşluk ya DAEŞ terör örgütü ya da PKK terör örgütü tarafından dolduruluyor. Oralarda bu boşluğun oluşmaması için kahraman Silahlı Kuvvetlerimizin oradaki mevcudiyeti hem bu kardeş ülkelerin halklarına verilen bir destek, Irak'ta Irak Hükümeti'ne de verilen bir destektir hem de Türkiye'nin güvenlik ihtiyaçlarını karşılamaya dönüktür. Bu hat üzerinde Türkiye'yi tehdit eden ne kadar unsur varsa, o unsurlar orada mevcut kaldıkça Türkiye de oradaki askeri mevcudiyetini sürdürecek ve sınırlarımıza yönelik muhtemel tehditleri çok daha güneyde karşılayabilecek kapasitemizi muhafaza edeceğiz. Bu saldırı, bu konudaki kararlılığımızı herhangi bir şekilde değiştirmez, Irak halkına destek ve Türkiye'nin güvenlik ihtiyaçları söz konusu olduğunda gerekli adımları atarız."

DAEŞ'in 9 Mart'ta Irak'ta Tazehrumatu'da kimyasal silah kullandığı bir saldırının söz konusu olduğunu dile getiren Davutoğlu, "Tazehrumatu, Türkmen kardeşlerimizin yoğun olarak yaşadığı bir şehirdir. Buradan 22 Türkmen kardeşimizin bu kimyasal saldırıdan etkilenen kardeşlerimizin Türkiye'ye getirilmesi talimatını vermiştim. Bunlar da Türkiye'ye geldiler. Tedavileri devam ediyor. Irak'ta hangi gerekçeyle olursa olsun bu tür saldırılan karşısında kalan Türkmen, Arap, Kürt kardeşlerimizin hiçbir ayrım yapmaksızın yardımlarına koşmaya devam edeceğiz. Irak ve Suriye Türkmenleri bu hat üzerinde bizim varlıklarını korumak bakımından tarihi bir görev olarak addettiğimiz kardeşlerimizdir. Bu çerçevede de Tazehrumatu'daki kardeşlerimize de bir kez daha taziyelerimi ifade ediyorum, şehit olan kardeşlerimize... Ülkemize gelen kardeşlerimizin tedavileri için gereken her türlü tedbiri almaya devam edeceğiz" diye konuştu.

(Sürecek)

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.