Baransu'nun 'devletin gizli belgelerini ifşa etme' davası

Baransu'nun 'devletin gizli belgelerini ifşa etme' davası

Baransu'nun 'devletin gizli belgelerini ifşa etme' davası

Baransu'nun 'devletin gizli belgelerini ifşa etme' davası

02 Mayıs 2016 Pazartesi 22:54
Baransu'nun 'devletin gizli belgelerini ifşa etme' davası

Taraf gazetesi yazarı Mehmet Baransu ile eski sorumlu yazı işleri müdürü Murat Şevki Çoban'ın "Gülen'i Bitirme Kararı 2004'te MGK'da Alındı" başlıklı haber kapsamında, "devletin gizli belgelerini ifşa etikleri" iddiasıyla 30 yıl ikişer aydan 50 yıl altışar aya kadar hapis cezası istemiyle yargılanmasına devam edildi.

Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, başka suçtan tutuklu bulunan Baransu ve avukatları katıldı. Duruşmada, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve Milli Güvenlik Kurulu (MGK) Genel Sekreterliği'nin avukatları da hazır bulundu.

Sesli ve görüntülü kayıt altına alınan duruşmada savunma yapan Baransu, bugüne kadar birçok kez yargılandığını ancak babasının ilk kez bu duruşmaya geldiğini anlattı.

Baransu, 78 şehit veren bir ailenin üyesi olduğunu dile getirerek, "Bu nedenle burada yargılanmaktan utanç duyuyorum. Böyle bir ailenin torunu olmaktan da gurur duyuyorum." dedi.

Mehmet Baransu, 20 yıllık gazeteci olduğunu belirterek, "doğru haber" yaptığı için bedel ödediğini iddia etti.

Gazeteciliği bilerek tercih ettiğini söyleyen Baransu, "Benim amcam, namaz kılıyor diye 28 Şubat döneminde fişlenen bir insandır. O yüzden fişlemelere karşıyım. Ben bu ülkede hiç kimsenin başını eğecek bir şey yapmadım. Türkiye'de gazetecilik yok maalesef." diye konuştu.

Medya dünyasında Mehmet Baransu denildiğinde akla Balyoz ve Ergenekon davalarının geldiğini anlatan Baransu, "Balyoz nasıl kapatıldı bugün kimse bilmiyor. Mehmet Baransu denilince tek şey akla gelir, cesaret. Yazdığım her şey dava oldu. Cesaretimin bedeli bana ödettiriliyor maalesef ama ben bu bedeli ödemeyeceğim. Sizler belki beni Balyoz, Ergenekon'la tanıdınız ama ben bu davalarla ortaya çıkmadım. Basın özgürlüğü için mücadele veriyorum. Bu günler geçecek, her şey ortaya çıkacak, herkes yargı önüne çıkacak." ifadelerini kullandı.

Baransu, gündemde ne varsa onu yazdığını ve gazetecilik hayatında çok sayıda haber yaptığını söyleyerek, bu davadan beraat edeceğine inandığını dile getirdi.

- "Ben kamuoyunun bildiği belgeyi bastım"

Yargılandığı davanın siyasi bir dava olduğunu öne süren Baransu, şöyle devam etti:

"Gazete kupürlerine bakıldığında bu davanın siyasi bir dava olduğu görülüyor. MİT benim hakkımda suç duyurusunda bulunuyor. Madem bu MGK kararı çok önemli, devletin güvenliğini, siyasal yararlarını ilgilendiren bir karar. Niçin bu kararı hayatı geçirmek yerine çöpe attılar. Buradan şu ortaya çıkıyor, bu çok önemli bir belge değil. Alınan karar, madem güvenlikle ilgili, gizli bir karar, neden yok hükmünde kabul edilip çöpe atılıyor. Haberimiz günceldi ve kamuoyunu ilgilendiriyordu. Toplumu bilgilendirme adına bu haberi yaptık."

Söz konusu belgenin "bilinen bir belge" olduğunu iddia eden Baransu, "Bugün bir gazeteci olarak şunu söyleyebiliyorum bu davanın savcısı, sayın savcımız değil, Bülent Arınç'tır. O yüzden bu davanın siyasi bir dava olduğunu düşünüyorum. Bu dava, intikam davası başka bir şey değil. Ben kamuoyunun bildiği belgeyi bastım zaten. Savcılık soruşturmayı iyi yapsa, delilleri iyi toplasa bu görülecek." değerlendirmesinde bulundu.

Baransu, belgenin farklı zamanlarda kamuoyuna duyurulduğunu ileri sürdü.

Yaklaşık 11 saat süren savunmasında suçlamaları reddeden Baransu, beraatini talep etti.

- "MGK, bireylerle, gazetecilerle, kişilerle uğraşmaz"

MGK Genel Sekreterliği 1. Hukuk Müşavirliği Avukatı Emel Bulak da bu davanın basın özgürlüğü meselesi değil, milli güvenlik meselesi olduğunu belirterek, "MGK Genel Sekreterliği, anayasal bir kurumdur. Milli güvenlik siyaseti ve politikasını oluşturmak görevindedir. Bireylerle, gazetecilerle, kişilerle uğraşmaz. Sanık konuşma ve davranışlarında pişmanlık göstermemiştir, kurumları suçlamaya devam etmiştir. Meydana gelen tehlikenin ağırlığı ve sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı mahkemece dikkate alınmalıdır." dedi.

Mahkeme heyeti, eksikliklerin giderilmesi amacıyla duruşmayı erteledi.

- İddianameden

Anadolu Cumhuriyet Savcısı Mehmet Aydın tarafından hazırlanan iddianamede, niteliği itibarıyla gizli kalması gereken 25 Ağustos 2004 tarihli MGK toplantısı kararının, Taraf gazetesinin 28 Kasım 2013 tarihli nüshasında Baransu'ya ait "Gülen'i Bitirme Kararı 2004'te MGK'da Alındı" başlıklı haberle manşetten yayımlandığı kaydedildi.

İddianamede, gazetenin sorumlu yazı işleri müdürü Çoban ve Baransu'nun, MİT'in görev ve faaliyetlerine ilişkin belge ve bilgileri istihsal ve ifşa ettikleri belirtilerek, sanıkların "devletin güvenliğine veya iç veya dış siyasal yararlarına ilişkin belge veya vesikaları temin etme", "devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından gizli kalması gereken bilgileri basın ve yayın yoluyla ifşa etme" ve "MİT'in görev ve faaliyetlerine ilişkin belge ve bilgileri istihsal ve basın yoluyla ifşa etme" suçlarından 30 yıl ikişer aydan 50 yıl altışar aya kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.


Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.