Bakan Avcı, 'Türkiye'nin Eğitimde Kalite Stratejileri Fırsatlar Ve Zorluklar' Konferansına Katıldı

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, 'Türkiye 350 bin Suriyeli çocuğa düzenli eğitim veriyor. Bu Suriyeli çocukların bir kısmını kamplarda açtığımız eğitim merkezlerinde eğitiyoruz, bir kısmını kendi okullarımızda sabahçı, öğlenci yaparak, bir kısmını da sivil toplum kuruluşları, belediyeler açtıkları özel eğitim merkezlerinde eğitiyor' dedi.

Bakan Avcı, 'Türkiye'nin Eğitimde Kalite Stratejileri Fırsatlar Ve Zorluklar' Konferansına Katıldı

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, 'Türkiye 350 bin Suriyeli çocuğa düzenli eğitim veriyor. Bu Suriyeli çocukların bir kısmını kamplarda açtığımız eğitim merkezlerinde eğitiyoruz, bir kısmını kendi okullarımızda sabahçı, öğlenci yaparak, bir kısmını da sivil toplum kuruluşları, belediyeler açtıkları özel eğitim merkezlerinde eğitiyor' dedi.

23 Mart 2016 Çarşamba 15:38
37 Okunma
Bakan Avcı, 'Türkiye'nin Eğitimde Kalite Stratejileri Fırsatlar Ve Zorluklar' Konferansına Katıldı

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, "Türkiye 350 bin Suriyeli çocuğa düzenli eğitim veriyor. Bu Suriyeli çocukların bir kısmını kamplarda açtığımız eğitim merkezlerinde eğitiyoruz, bir kısmını kendi okullarımızda sabahçı, öğlenci yaparak, bir kısmını da sivil toplum kuruluşları, belediyeler açtıkları özel eğitim merkezlerinde eğitiyor" dedi.

Milli Eğitim Bakanı Avcı, SETA Vakfı tarafından düzenlenen, "Türkiye'nin Eğitimde Kalite Stratejileri Fırsatlar ve Zorluklar" konulu konferansa katıldı. Konferansın açılış konuşmasını yapan, bugünlerde terörün ön plana çıktığını belirterek, "Terörle mücadele de en önemli faktörlerden biri hayatın teröre rağmen devam etmekte olduğunu, bizim terörün oluşturmak istediği gündeme teslim olmayacağımızı göstermektir. Bugün böyle bir konunun burada konuşuluyor olması bence teröre verilmiş cevaptır. Bizim için eğitim önemli, çocuklarımızın geleceği önemli ve biz onlar için çalışmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin önünde duran en büyük sorunlardan biri insan kaynağının niteliğinin arttırılması olduğunu vurgulayan Bakan Avcı, insan kaynağının niteliğini arttırmak için en kritik unsurun eğitim olduğunu dile getirdi. Eğitimde kalitenin arttırılmasında alınması gereken en büyük tedbirin öğretmen niteliğinin arttırılması olduğunu vurgulayan Avcı şunları kaydetti:

"Eğitimde kalitenin arttırılmasında alınması gereken en büyük tedbir öğretmen niteliğinin arttırılmasıdır. Önce öğretmen sayısını arttırmamız lazımdı. Biz önce bu beşeri altyapımızı güçlendirmek için hamle yaptık ve var olan öğretmen sayısını iki kattan fazla arttırdık. 550 bin öğretmen istihdam edildi. Yani bugün görev yapan her yüz öğretmenden altmışı bu dönemde atandı. Öğretmenlerimizin niteliğini arttırmak için bir dizi çalışmaları başlattık. Bu çalışmalara örnek olarak şubat ayında göreve başlattığımız 30 bin yeni öğretmeni bu nitelik sorununu göz önüne alarak hemen sınıflara sokmadık. Daha önce şartlar öyle gerektiği için çok acil olduğu için öğretmenlerimizi ağustos ayında atıyor eylül ayında sınıflara sokuyorduk. Şimdi öyle yapmayabiliyoruz artık. Şubat ayında atadığımız öğretmenleri bütün ikinci yarıyılı, deneyimli öğretmenlerin nezaretinde eğitim süreçlerini bire bir gözlemleyerek, yaşayarak öğreniyorlar."

Bakan Avcı konuşmasının ardından katılımcıların sorularını cevapladı. "Suriyeli öğrenciler ile ortak bir müfredat olacak mı?" yönündeki soruya Avcı, "750 bin Suriyeli öğrenciden söz ediyoruz. Türkiye bunların 350 binine düzenli eğitim veriyor. Bu Suriyeli çocukları kamplarda açtığımız eğitim merkezlerinde eğitiyoruz, bir kısmını kendi okullarımızda sabahçı, öğlenci yaparak, bir kısmını da sivil toplum kuruluşları, belediyeler açtıkları özel eğitim merkezlerinde eğitiyor. Şimdi AB bize Suriyeli mülteciler bu tarafa fazla gelmesinler diye 3 milyar parayı ne yapsam da vermesem diye çalışıyorlar ve bize dendi ki sizde MEB olarak bu 3 milyardan eğitimde ne kadar kullanmamıza yönelik rapor hazırlayın. Çok basit, biz özel okula giden öğrencilerimize 3500 TL'lik destek veriyoruz. Bize bir öğrencinin maliyeti 3500 TL. Biz bu parayı öğrenciye veriyoruz o da özel okula gidiyor ve bize bir sandalye boş yer açılıyor. Şimdi bir öğrencinin maliyeti 3500 TL. Arkadaşlarıma, AB'ye uzun uzun döküm yapmanıza gerek yok dedim. Biz çocuklarımıza 3500 TL harcıyoruz, bu çocuklar içinde 3500 TL harcadığımız zaman 750 bin öğrenci için ve bu sisteme gelecek her öğrenci için 3500 TL verin dedim. Onların verdiği paranın tamamı sadece MEB'in yaptığını bile karşılamaz" karşılığını verdi.

Bakan Avcı, "Fatih Projesi ne durumda" yönündeki soruya ilişkin ise, "Çok iyi gidiyoruz. Bu genel sistematik dezenformasyon kampanyasının en önemli bileşenlerinden bir tanesi de ftih projesi çöktü. Bunu paralel yapı özellikle köpürtüyor. Çünkü fatih projesi sayesinde dershane piyasasını bertaraf etti. Bu para velilerin cebinde kaldı. Dolayısıyla orada çok ciddi bir dezenformasyon var" diye cevap verdi.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.