Anayasa Mahkemesinin 54. kuruluş yıl dönümü

Anayasa Mahkemesinin 54. kuruluş yıl dönümü

Anayasa Mahkemesinin 54. kuruluş yıl dönümü

Anayasa Mahkemesinin 54. kuruluş yıl dönümü

25 Nisan 2016 Pazartesi 11:04
124 Okunma
Anayasa Mahkemesinin 54. kuruluş yıl dönümü
Anayasa Mahkemesi (AYM) Başkanı Zühtü Arslan, hukuk devletinin tam olarak tesisi için yargının kurumsal bağımsızlığı ve tarafsızlığının tek başına yeterli olmadığına işaret ederek, "Bunun yanında yargı yetkisini kullanan hakimin de bizatihi erdemli olması gerekir. Bağımsız ve tarafsız yargının olmadığı yerde hukuk devleti de yoktur. Hiç kuşkusuz hukuk devleti, jüristokrasi yani 'hakimler devleti' anlamına da gelmemektedir." dedi.

Anayasa Mahkemesinin 54. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Yüce Divan salonunda tören düzenlendi.

Törene Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Başkanı İsmail Kahraman, Başbakan Ahmet Davutoğlu, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit, Danıştay Başkanı Zerrin Güngör, Başbakan Yardımcıları Lütfi Elvan ve Yalçın Akdoğan, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Sayıştay Başkanı Recai Akyel, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Başkanı Abdullah Arslan, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, Yüksek Seçim Kurulu Başkanı Sadi Güven, HSYK Başkanvekili Mehmet Yılmaz, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Akarca, Yargıtay ve Danıştay üyeleri, yargı mensupları ve davetliler katıldı.

Törende konuşan Anayasa Mahkemesi Başkanı Arslan, adalet temelinde insanı ve devleti yaşatmanın, demokratik toplumların ortak amacı haline geldiğini, anayasa mahkemelerinin de bu amacı gerçekleştirmek üzere varlık kazanan kurumlardan olduğunu söyledi.

Demokratik ülkelerin çok büyük kısmında kanunların anayasaya uygunluğunu denetleyen anayasa mahkemeleri bulunduğunu belirten Arslan, anayasal hakkın ihlali iddiasıyla doğrudan anayasa mahkemelerine yapılan bireysel başvuruların da gittikçe yaygınlaşarak, anayasa yargısının parçası haline geldiğini anlattı.

Türkiye'de Anayasa Mahkemesinin adalet, hukukun üstünlüğü, temel hak ve hürriyetlere katkısını değerlendirebilmek için kanunların anayasaya uygunluğu denetimine ve bireysel başvuruda verdiği kararlara bakmak gerektiğini ifade eden Arslan, konuşmasında da özellikle bireysel başvuru kararları ve sonuçları üzerinde durmak istediğini aktardı.

Arslan, Anayasa Mahkemesinin, Anayasa'nın öngördüğü anayasal demokrasi anlayışından hareket ettiğini belirterek, "Günümüzün hakim demokrasi anlayışı olan anayasal demokrasi, hangi hükümet sistemi benimsenirse benimsensin, hukukun üstünlüğünü sağlayarak temel hak ve hürriyetleri etkili şekilde korumayı amaçlamaktadır. Nitekim Anayasa Mahkemesi, bir kararında anayasal demokrasinin temelinde insan haklarının korunması ve bunların oylama konusu dahi yapılmaması düşüncesinin bulunduğunu belirtmiştir." diye konuştu.

- "Adalet devletin, hukuk da adaletin temelidir"

Anayasal demokrasinin en önemli unsurunun hukuk devleti ilkesi olduğunun bilindiğini vurgulayan Arslan, şöyle konuştu:

"Romalı hukukçu Ulpian, hukukun ve bir anlamda adaletin temel ilkelerini onurlu yaşama, başkasına zarar vermeme ve herkese hakkını teslim etme şeklinde formüle etmiştir. Adalet devletin, hukuk da adaletin temelidir. Hukuk, her toplum için ekmek, su ve teneffüs ettiğimiz hava kadar hayati bir ihtiyaçtır. Dolayısıyla hukukun üstünlüğünün sağlanması ve sürdürülmesi, bir ülkenin geleceğinin teminatıdır. Anayasa Mahkemesi, birçok kararında hukuk devletini, kapsamlı şekilde tanımlarken, 'insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuki güvenliği sağlayan, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve kanunlarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlet' olarak tanımlamıştır.

Hukuk devletinin hukuki güvenlik ve yargı bağımsızlığı gibi unsurları da Anayasa Mahkemesinin kararlarında ele alınmıştır. Mahkeme, bir kararında, 'hukuki güvenlik ilkesi, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar.' demek suretiyle bu ilkenin gereklerini ifade etmiştir."

- Bağımsız ve tarafsız yargı

Başkan Zühtü Arslan, rejimlerin demokratik hukuk devleti olarak nitelendirilmesinin, bağımsız ve tarafsız yargının ve yargıçların varlığına bağlı olduğunu vurguladı.

Mecelle'de "hakimin adabı" kısmında "hakim beyn-el hasmeyn adl ile memurdur." denildiğini belirten Arslan, bu hükümden, hakimin tarafsız davranarak, adalet sağlamakla yükümlü olduğunun anlaşıldığını söyledi.

Mahkemenin bir kararında, "yargının bir karakteri olan bağımsızlık, hakimin çekinmeden ve endişe duymadan, Anayasa'nın öngördüğü gereklerden başka herhangi bir dış etki altında kalmadan, yansız tutumla özgürce karar verebilmesidir." vurgusunun yapıldığını aktaran Arslan, şöyle devam etti:

"Hukuk devletinin tam olarak tesisi için yargının kurumsal bağımsızlığı ve tarafsızlığı tek başına yeterli değildir. Bunun yanında yargı yetkisini kullanan hakimin de bizatihi erdemli olması gerekir. Bu bağlamda düşünce tarihinin önemli isimlerinden İbn Rüşd'ün hakimin erdemli olması gerektiğine dair asırlar önce söyledikleri günümüzde de geçerliliğini korumaktadır. Sonuç olarak, bağımsız ve tarafsız yargının olmadığı yerde hukuk devleti de yoktur. Hiç kuşkusuz hukuk devleti, jüristokrasi yani 'hakimler devleti' anlamına da gelmemektedir."

(Sürecek)

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.