Anadolu Aydınlar Ocağı Çanakkale Şehitlerini Andı

Anadolu Aydınlar Ocağı, Çanakkale şehitleri için anma töreni düzenledi.

Anadolu Aydınlar Ocağı Çanakkale Şehitlerini Andı

Anadolu Aydınlar Ocağı, Çanakkale şehitleri için anma töreni düzenledi.

19 Mart 2016 Cumartesi 12:58
Anadolu Aydınlar Ocağı Çanakkale Şehitlerini Andı

Anadolu Aydınlar Ocağı, Çanakkale şehitleri için anma töreni düzenledi.

Anma töreni Erenköy'deki Kazım Karabekir Kültür Merkezinde gerçekleşti. Törende Anadolu Aydınlar Ocağı Genel Başkanı Prof.Dr. İbrahim Öztek, Çanakkale savaşlarını ve günümüze yansımalarını anlattı. Öztek, 600 slaytla verdiği konferansta özetle şunları söyledi:

"Çanakkale savaşları; dünyada benzeri olmayan bir cehennem savaşı, Türk tarihindeki en büyük acılardan birinin kanla yazılmış destanıdır. Dünyanın en büyük savaş güçlerine karşı kazanılan ve sömürgecilerin belinin kırıldığı bu destan, istiklal savaşımızın kahramanlarının yaratıldığı, yeni bir millet olmanın bilincinin ortaya konduğu, özgürlük ve bağımsızlığımızın ve de bugünkü güzel Türkiye'mizin temellerinin atıldığı bir destandır.

Çanakkale'nin her sayfası ayrı bir destandır. 3 Kasım 1914 de başlayan deniz savaşları 18 Mart 1915 günü sona ermiş ve 200 yıldır hiç mağlubiyet almamış olan dünyanın en büyük Donanmasına Çanakkale boğazı mezar olmuştur.

Tophaneli Hakkı yüzbaşı, Nusrat mayın gemisi ve Osean zırhlısını batıran Havran'lı Seyit Ali Onbaşı tarihimize altın harflerle yazılmışlar, Onlara komuta eden, müstahkem mevkiler komutanı Cevat Çobanlı Paşa ise, Hektor'un da İnebahtı'nın da intikamını almış, yenilmez denilen orduların şımarık komutanlarını diz çöktürmüştü.

25 Nisan'la başlayan düşman Gelibolu çıkartması ve kara savaşlarında Conkbayırı, Arıburnu, Anafartalar ve Suvla kahramanı Yarbay Mustafa Kemal, dağa taşa emirler yağdırıyor ve taarruz yerine ölümleri emrediyordu. Sonunda Asım'ın nesli namusunu çiğnetmemiş, boğazlar, hilafet ve saltanat kurtarılmıştı.

Birinci Dünya Savaşı günlerinde, düşman tüm Avrupa'yı bir resimle donatmıştı. Bu resimde bir melek ve meleğin kollarında bir çocuk vardı. Çocuğun başında fes, göğsünde ise haç bulunuyordu. Altında ise şu yazı vardı: "Bu savaş muhakkak olacak ve bu çocuk muhakkak doğacaktır. O başında fesi, göğsünde hacı ile yeni Osmanlıdır". İşte bu çocuğun doğum sancıları bugün halen sürmektedir. Bugün coğrafyamızda Büyük Osmanlı İmparatorluğunun yerinde Büyük Ortadoğu Amerikan İmparatorluğu kurulmuştur. Bu imparatorluk, Orta Doğuda ve Dünyada her şeyin sorumlusu olmuştur.

Aradan 100 yıl geçmesine rağmen oynanan oyunlar değişmemiştir. O çocuğun göğsüne veya ruhuna haç yapıştırma çalışmaları devam etmektedir. Bugün yine Dünyayı yönetmeye çalışan büyük büyük küresel projeler vardır. Bunların merkezinde ve hedefinde yine Türkiye bulunmaktadır. Çünkü küreselcilerin gözü, Türkiye'nin uranyumundan suyuna tüm zenginliklerindedir. Dicle ve Fırat'ın suyunun kıymeti, çoktan enerjinin ve enerji yollarının kıymetini geçmiştir. Çünkü Türkiye, yeni dünya düzeninde Kafkaslar ve Orta Asya'nın anahtarıdır. Çünkü birlik ve beraberlik içinde olacak 80-100 milyon nüfuslu kalkınmış bir Türkiye, batının korkulu rüyasıdır.

Demokrasi ve insan hakları yutturmacasına sığınarak, Türkiye'ye yapılan tüm dayatmalar; Çok kültürlülük adına onbin yıllık kültürümüze yamanmaya çalışılan sözde kültürler, Üst alt diye kimlik arayışları, uydurulan etnisiteler, diyaloglu ılımlı medeniyetler buluşmaları, günümüz itilaf devletlerinin güzel yurdumuzu parçalamak için oluşturdukları yeni projelerdir. Hedef, Türkiye'yi tarihinden, ordusundan, töresinden, atasından koparmaktır.

Türk çocuğunun ecdadını tanıması ve daha büyük işler yapma azmi engellenmektedir. Dahili ve harici bedhahtlarımız yarış içindedirler. Bu zihniyet Çanakkale ruhunu yok etmeye yönelik bir zihniyettir. En kutsal değerlerimiz ve aziz vatanımız her zamankinden çok, ihanet ve hain saldırı altındadır.

Bugün ülkeyi yönetenler güçlü, kararlı, cesur ve onurlu tutumlarıyla, her sinsi plana hazırlıklı, manevra kabiliyeti yüksek, akılcı, aktif, oyun kuran bir politika izlemek zorundadır. Ayrıca birliğin bozulması, nifak, siyasi entrikalar ve hain işbirlikçilerin gayreti ile 16 Türk devletinin yıkıldığı unutulmamalıdır.

Bizim için bu cennet vatandan başka vatan yoktur. Bu devletin ve memleketin nimetlerinden yararlanan her birey; ulusun birliğine, ayyıldızlı bayrağın şanına, demokrasi ve adaletin üstünlüğüne ve laiklik ilkelerine inanarak, fikri hür vicdanı hür irfanı hür yurttaşlar olarak, Ata'nın emaneti olan Türk bağımsızlık ve cumhuriyetini sonsuza dek koruma ve kollama görev bilincini asla unutmamalıdır.

Mustafa Kemal, 16 mayıs günü aynı hakim güçlerin İstanbul'u işgal eden donanması arasından süzülerek Samsun'a yol alırken sarsılmaz bir iman ve inançla; biz Anadolu'ya iman ve cesareti götürüyoruz. Onlar bunu bilemezler. Geldikleri gibi giderler dememiş miydi?

Ey küreselleşen yeni Dünya, şunu çok iyi bil! Çanakkale hiçbir zaman geçilmemiştir ve asla hiçbir zaman da geçilemeyecektir."

Daha sonra Em.Tümg. Cumhur Evcil ile Avukat Mürsel Aslan'ın açıklamalarıyla tören sona erdi.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.