Amfibi hücum gemisi Anadolu'nun inşa başlangıç töreni 30 Nisan 2016 Cumartesi

Amfibi hücum gemisi Anadolu'nun inşa başlangıç töreni 30 Nisan 2016 Cumartesi

Amfibi hücum gemisi Anadolu'nun inşa başlangıç töreni 30 Nisan 2016 Cumartesi

Amfibi hücum gemisi Anadolu'nun inşa başlangıç töreni 30 Nisan 2016 Cumartesi

30 Nisan 2016 Cumartesi 18:02
Amfibi hücum gemisi Anadolu'nun inşa başlangıç töreni 30 Nisan 2016 Cumartesi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, güçlenen, gelişen Türkiye'nin giderek kendi sınırları dışında da daha etkin şekilde varlık göstermesi gerektiğini belirterek, "Bir yandan ülkemize yönelik tehditlerin büyüdüğü, diğer yandan uluslararası alanda daha görünür olmak zorunda kaldığımız bir dönemde atılan bu adımı (Anadolu'nun inşası) esasen geç kalmış bir adım olarak görüyorum. Çünkü bu millet kendi göbeğini kendisi kesmek durumundadır, bunun başka çaresi yoktur." dedi.

Erdoğan, Tuzla Sedef Tersanesi'nde düzenlenen "Çok Maksatlı Amfibi Hücum Gemisi Anadolu'nun İnşa Başlangıç Töreni"nindeki konuşmasında, geminin Deniz Kuvvetleri için hayırlı olmasını diledi.

F-35 türü uçakların iniş kalkış yapabileceği ilk gemi olacak Anadolu'nun projesinin hazırlanmasında ve inşasında emeği geçecek olan herkese şimdiden teşekkür eden Erdoğan, en büyük, en ağır helikopterlerin dahi iniş kalkış yapabileceği Anadolu'nun, gerektiğinde dünyanın her köşesinde askeri ve insani operasyon yürütülmesine imkan sağlayabilecek olması dolayısıyla çok önemli olduğunu söyledi.

Erdoğan, "Güçlenen, gelişen Türkiye'nin giderek kendi sınırları dışında da daha etkin şekilde varlık göstermesi gerekiyor. Bir yandan ülkemize yönelik tehditlerin büyüdüğü, diğer yandan uluslararası alanda daha görünür olmak zorunda kaldığımız bir dönemde atılan bu adımı esasen geç kalmış bir adım olarak görüyorum. Çünkü bu millet kendi göbeğini kendisi kesmek durumundadır, bunun başka çaresi yoktur." dedi.

Savunma sanayi alanındaki mevcut projeleri hassasiyetle takip ederken tehditler ve fırsatlar bakımından ülkenin yeni konumuna uygun hazırlıkların da süratlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Erdoğan, "Açıkçası Türkiye'nin hala modern nükleer bir uçak gemisine sahip olmamasını büyük bir eksikliğimiz olarak görüyorum. Semalarımızda hala kendi savaş uçaklarımızın uçmuyor olmasını eksikliğimiz olarak görüyorum. Fakat bugün bir yönden de mutluyum çünkü silahlı insansız hava araçlarının dün ve bugün yaptıkları tatbikatlarda aldıkları neticeden de mutlu olduğum ifade etmek istiyorum. Hamdolsun bunu yakaladık. İnşallah bunun gerisinin geleceğine inanıyorum." şeklinde konuştu.

Erdoğan, nükleer santral aşamasına henüz yeni geçilmeye çalışıldığının farkında olduğunu belirterek, fakat ufkun geniş tutulması gerektiğini, bu tür projelerin hazırlıklarına bugün başlansa, sonuçlandırılmasının en az 5-10 yıl süren kapsamlı çalışmaları gerektirdiğini anlattı.

Başbakanlık görevini devraldıktan sonra arkadaşlarıyla Türkiye'nin içinde bulunduğu durumun ve geleceğine ilişkin vizyonlarının kapsamlı bir analizini yaptıklarını dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:

"Sonuçta diğer bazı alanlarla birlikte savunma sanayine çok önem vermemiz gerektiğini tespit ettik. Bunun üzerine savunma sanayi projelerini kişisel himayem altına aldım, her biriyle özel olarak ilgilendim. Özel projede önümüze öyle engeller çıktı, daha doğrusu çıkartıldı ki öngördüğümüzden daha yavaş bir ilerleme kaydettik. Aslında bu projede onlardan bir tanesidir. Hani bürokratik oligarşi diyorum ya, bu bürokratik oligarşiden neler çektik neler. Şu anda belki de bu gemiyi bitirme noktasına gelecektik. Hep bu oligarşi. Buna rağmen ülkenin içinde bulunduğu istikrar ve güven ortamı sayesinde projeler birer birer hayata geçmeye başladı."

MİLGEM'de de aynı sıkıntıların aslında yaşandığını, daha erken daha ileri mesafe alınacağını dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:

"Ülkemizin savunma sanayisindeki dışa bağımlılığı hamdolsun her yıl biraz daha azalıyor. 2002'de yüzde 80'ler civarında olan dışa bağımlılık oranımızı bugün yarı yarıya azaltmış, yüzde 40'lar seviyesine düşürmüş durumdayız. Hedefimiz inşallah 2023'te ülkemizin savunma sanayisinde dışa bağımlılığımızı ortadan kaldırmaktır. Sadece kendi ihtiyacımızı karşılamakla kalmayacak, bu alanda tüm dost ve kardeş ülkelerin de en önemli destekçisi ve tedarikçisi olacağız. Geçtiğimiz yıl 5 milyar dolarlık üretim ve 1,6 milyar dolarlık ihracat gücüne ulaşan savunma sanayimiz bu hedef doğrultusunda ilerlemesini sürdürüyor. Geçtiğimiz yılın sonu itibariyle 31 milyar dolarlık proje bütçesiyle çalışmalarını sürdüren savunma sanayi sektörümüz araştırma geliştirme yatırımlarında da 1 milyar dolarlık bir seviyeye ulaştı. Bu rakamları ülkemizin imkanlarının gelişmesine paralel olarak daha artırmayı hedefliyoruz. Özellikle ileri teknoloji gerektiren konularda elbette uluslararası konularda işbirliklerimiz de olacak. Ama en azından araştırma, geliştirme, temel üretim test, modernizasyon gibi konularda kendi kendimize yeterli hale gelmeliyiz. "

Bugün sac kesme töreni yapılan amfibi hücum gemisinin, dünyanın en seçkin uçak gemisini üretme yolunda atılan bir ilk adım olarak gördüğünü belirten Erdoğan, Atak helikopterlerinin iç güvenlik operasyonlarında daha etkin şekilde kullanıldığını söyledi.

Erdoğan, şu ana kadar 12 helikopterin üretimin tamamlandığını, Altay tankının prototipinin ortaya çıktığını, yakında seri üretime başlanacağını ifade ederek, insansız hava araçlarının da devreye girmesiyle özellikle iç güvenlik operasyonlarında ciddi bir rahatlama sağlanacağına inandığını dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, MİLGEM projesi kapsamında ilk milli savaş gemilerinden iki tanesinin inşasının tamamlandığını, Donanma'nın emrine sunulduğunu, üçüncü geminin inşasının da devam ettiğini belirterek, Hürkuş uçağının test uçuşlarının da başarıyla sonuçlandığını, yakın zamanda seri üretime geçileceğini anlattı.

Askeri ve sivil ihtiyaçlara cevap verecek özgün helikopter geliştirme projesinin çalışmalarına başlandığını dile getiren Erdoğan, şunları söyledi:

"Bu projeyi ortak üretimle, ihracata dönük olarak süratle tamamlamayı hedefliyoruz. Kendi milli piyade tüfeğimizin üretimine başladık. Mayınlara dayanıklı zırhlı personel taşıyıcılardan 617'si ordumuza teslim edildi. Roket ve füze teknolojileri konusunda ciddi ilerleme sağlandı. Kendi üretimimiz olan ilk uydumuz Göktürk 2'yi uzaya fırlattık. Bir uydu fırlatma merkezi ile ilgili çalışmalarda şu anda sürüyor. Sabiha Gökçen Havalimanı'nın yanında, savunma sanayi ağırlıklı Türkiye'nin en büyük teknoparkı kuruluyor. Bunların da aralarında olduğu tam 416 proje üzerindeki çalışmalar devam ediyor. Geçmişte ülkemizde yıllarca milliyetçilik adına, vatan sevgisi adına, ülkeyi koruma ve kollama öylesine anlamsız, öylesine boş işlerle uğraşıldı ki kimse asıl meselelere odaklanmadı. Onlarla ilgilenmedi. Bu ihmalin ağır sonucunu gördüğümüzün alanların başında savunma sanayi geliyor. "

Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayisinde Osmanlı'nın son döneminde, Cumhuriyetin ilk yıllarında çok ciddi atılımların başlatıldığını, 1920'li, 1930'lu yıllarda Nuri Demirağ, Vecihi Hürkuş gibi ufukları geniş, teknik kapasiteleri yüksek, heyecanları ve hizmet aşkları zirvede olan isimlerin desteklenmediğini anlattı.

"Türkiye güçlü bir savunma sanayisi altyapısı kurmak yerine dışa bağımlılığa adeta mecbur ve mahkum edilmiştir. Bazıları bunu sadece NATO üyeliğimize bağlar. Ben o kadar basit ve masum olduğunu düşünmüyorum. Tıpkı Devrim otomobillerinin üretimine ilişkin heyecanın çok basit bir sebeple söndürülmesinde olduğu gibi savunma sanayi konusunda da farklı saiklerin devreye girdiğine inanıyorum" diyen Recep Tayyip Erdoğan, 1. Dünya Savaşı'nda parası ödendiği halde teslim alınamayan gemiler örneği olduğunu, aynı şekilde 2. Dünya Savaşı'nda parası ödendiği halde üreten ülkenin kullanıldıktan, yani işi bittikten sonra teslim ettiği gemi örneği bulunduğunu aktardı.

(Sürecek)

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.