Akademisyenlerden '3 çocuğa' destek

Akademisyenlerden '3 çocuğa' destek

Akademisyenlerden '3 çocuğa' destek

Akademisyenlerden '3 çocuğa' destek

10 Mart 2016 Perşembe 08:11
30 Okunma
Akademisyenlerden '3 çocuğa' destek

ETEM GEYLAN / HALİL İBRAHİM BAŞER - Nüfus konusunda çalışma yürüten akademisyenler, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın aileleri 3 çocuk yapmaya teşvik etmesinin hayati önemde olduğunu belirterek, Türkiye'deki nüfus artış hızının düşmesinin ileride problemlere neden olacağını dile getirdi.

Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. İsmet Koç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, uzun yıllardır Türkiye'nin demografik yapısına ilişkin araştırmalar yaptıklarını söyledi.

En son 2013'te yaptıkları araştırmaya göre, Türkiye'de doğurganlık oranının hızlı şekilde düştüğünü aktaran Prof. Dr. Koç, "Türkiye'de 1960'ta kadın başına 5 çocuk düşerken şimdi bu sayı 2. Yani, Türkiye'de nüfus kendini ancak yenileyebiliyor. Nüfus bir şekilde artıyor ancak bu, eskiden var olan yüksek doğurganlık ve bu süreçte doğanların hayatta olmasından kaynaklanıyor" diye konuştu.

Hesaplamalara göre, 2045'te Türkiye nüfusunun 95 milyon civarında stabil kalacağını dile getiren Koç, bunun birtakım olumsuz sonuçlarının olacağını kaydederek, "1960'ta ortalama yaş 22-23 iken bugün bu oran 29-30 civarına çıktı. Bunun temel nedeni doğurganlıktaki düşmedir. Yine 1960'ta ülkemizdeki 65 yaş üzeri nüfus yüzde 3 iken bugün bu oran yüzde 8'e çıkmış durumda" ifadesini kullandı.

Türkiye'de yaşlı kişilerin sayısının hızlı arttığını vurgulayan Koç, "Bu, yaşlılık problemini ortaya çıkarıyor. Yakın bir gelecekte iş gücünü çok etkileyecek. İş gücü azalmaya başlayacak. Türkiye'nin doğurganlığı koruyucu ya da yükseltici çabaları olması lazım. Batı Avrupa'da doğurganlık çok düşük. Yıllardır bunu artırmaya çalışıyorlar ancak başarılı olamıyorlar. Türkiye'de de böyle olmak üzere ancak Türkiye'nin elinde bir şans var. Bizim doğurganlık oranımız o kadar düşmedi. Müdahale için çok doğru zaman. Bunu acilen yapmamız gerekiyor" dedi.


- "3 çocuğu savunmakla kalmadım, 3 çocuk yaptım"

Marmara Üniversitesi İşletme Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Burak Arzova da nüfus politikalarının ülkeler için son derece önemli olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, uzun yıllardır bu konuya dikkati çekip, 3 çocuk tavsiyesinde bulunduğunu anımsatan Arzova, "Ben de bunu başından beri savunuyorum. Çok eleştiri almama rağmen bunun öneminin farkında olan biri olarak, Cumhurbaşkanımızın bu tavsiyesini çok hayati buluyorum. Ayrıca bunu savunmakla kalmadım ve 3 çocuk yaptım. Üçüncü çocuğum da yeni oldu. 40 yaşında baba oldum" dedi.

Arzova, genç nüfusun hayati önem taşıdığını belirterek, "Şu an fark edilmiyor ama nüfusumuz bu gidişle 2050'de yaşlanan nüfus olacak. Sonra da bundan dönmek çok kolay olmayacak maalesef. Yaşlı nüfus varken bunu gençleştirmek çok kolay bir olay değil. Bu nedenle Sayın Cumhurbaşkanımızın bu çağrısı son derece önemli. Nüfusun yaşlı olmak yerine genç olmasının tercih edilmesi gerekiyor" diye konuştu.

Avrupa ülkelerinin en büyük problemlerinin yaşlı nüfusun fazlalığı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Arzova, şunları kaydetti:

"Yaşlı nüfus olunca harcamalar artıyor. Bu harcamaları kim karşılayacak? Tabi ki çalışan genç nüfus karşılayacak. Bu sosyal güvenlik dengesini oluşturuyor ve bu dengenin bozulmaması gerekiyor. Gençler nüfusa bir dinamizm veriyor. Özellikle günümüzün teknoloji diye çok önemli bir konusu var. Bu teknolojinin üretiminde gençlerin payı çok büyük. Bu son derece önemli konu. Yani genç nüfus olması lazım. Bu, geleceğimiz için çok önemli. Bu nedenle bu süreci en başında beri destekliyorum. Nüfus konusunda farkındalık yaratan bir süreç. 2050'ye gelince nüfusun yaşlanması büyük sıkıntı olacak. Bunun tedbirinin alınması gerekiyor."


- "Nüfusun yenilenmesi için doğurganlık hızı en az 2,1 olmalı"

Gebze Teknik Üniversitesi İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Murat Anıl Mercan ise Türkiye'nin nüfus artışının gelişmiş ülkelere kıyasla yüksek, gelişmekte olan ülkelere göre ise düşük olduğunu belirtti.

Türkiye'nin nüfusunun giderek yaşlandığını aktaran Mercan, "Örneğin, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre 1940'ta ortanca yaş 19,6 iken 2015'te 31 olmuştur. Nüfusun giderek yaşlanması demek; nüfusun emek piyasasında olan, sosyal güvenlik sistemini destekleyen oranının giderek azalması demektir. Yaşlı nüfusun, yüksek sağlık harcamaları ve büyük oranda emek piyasasının dışında bulunması göz önünde bulundurulursa; nüfus yaşlanması kavramı son derece önemlidir" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ailelere "en az 3 çocuk tavsiyesini" son derece yerinde olduğunu kaydeden Doç. Dr. Mercan, "Sayın Cumhurbaşkanımızın 3 çocuk tavsiyesi, nüfus yenileme hızı kavramıyla yakından ilişkilidir. Bir ülkenin, nüfusunu yenileyebilmesi için toplam doğurganlık hızının en az 2,1 olması gerekmektedir. Yani doğurgan kadınların ortalamada 3 çocuk sahibi olması istenen bir değerdir. TÜİK verilerine göre Türkiye'de toplam doğurganlık hızı 2014 yılında 2,17 çocuk olmuştur. Yani Türkiye, nüfus yenileme hızını sınırda geçmiştir. Bu yüzden, Cumhurbaşkanımızın endişeleri, bilimsel açıdan yerinde endişelerdir" dedi.

Mercan, "Dünyanın çeşitli ülkeleri, kadınların daha fazla çocuk sahibi olması için çeşitli teşvikler uygulamaktadır. Bunlar vergi indiriminden, nakit yardımına kadar çeşitlilik göstermektedir. Hatta ülkeler çeşitli, ilgi çekici yöntemler de uygulamaya koymaya çalışmaktadır. Örneğin, Fransa'da 3 ve daha çocuklu aileler trenden sinema biletine kadar indirim almaktadır"


- "Sosyal politikaların geliştirilmesi gerekiyor"

İstanbul Şehir Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mehmet Fatih Aysan da doğurganlığı artırmaya dönük politikalar geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.

Çocuk sayısını kadın başına 3-4'e çıkarmanın mümkün olacağına inanmadığını belirten Aysan, "Çünkü kadın istihdama, eğitime katılıyor. Diğer taraftan da bireysellik artıyor. Madem çocuk sayısını artıramıyoruz o halde en azından çocuk sayısını düşürmemek için çalışmak gerekir. Bunun için de ücretsiz, kaliteli kreş hizmetleri gibi, eğitimli kadınlara daha iyi çalışma şartları sunmak gibi sosyal politikaların geliştirilmesi gerekiyor.









Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.