AK Parti TBMM Grup Toplantısı

AK Parti TBMM Grup Toplantısı

AK Parti TBMM Grup Toplantısı

AK Parti TBMM Grup Toplantısı

05 Nisan 2016 Salı 10:42
39 Okunma
AK Parti TBMM Grup Toplantısı

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Herkes eleştirebilir, herkes eleştirilebilir, her gün hepimiz hakkında en sert, neredeyse hakarete varan yazılar yayınlanıyor ama kişisel ideolojik tatmin ve reyting uğruna kimse, kimsenin onuruyla ve hele hele Türkiye'nin onurlu bir makamında bulunan Sayın Cumhurbaşkanımızın onuruyla oynayamaz, oynatmayız. Bunu herkes bilmelidir. Cumhurbaşkanlığı makamı bütün milletimizin onur makamıdır, ona yönelen her hakaret, aynen misliyle karşılığını görür." dedi.

Davutoğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, geçen hafta "Paralel Yapı" ile mücadele noktasında önemli bir adım attıklarını belirterek, bugüne kadar "Paralel Yapı"yla ilgili çalışmaları gözden geçirdiklerini ve devlet kurumlarının bu hain yapı ile mücadelesinde gevşekliğe müsamaha göstermeyecek koordinasyon mekanizmasını hayata geçirdiklerini ifade etti.

Başbakan Davutoğlu, "Bizim gözümüzde 'Parelel Yapı'yla bölücü terör arasında herhangi bir fark yoktur, her ikisi de devlet, millet, demokrasi düşmanıdır. Her iki örgüt de Türkiye'yi tökezletmek isteyen odakların taşeron olarak kullandıkları birer kukladır. Devleti ele geçirmeye çalışan bu Paralel Örgüt'e, istihbarat ve şantaj şebekesine karşı mücadelemiz de aynen PKK'ya karşı yürüttüğümüz mücadele gibi kararlılıkla sürdürülecektir." diye konuştu.

18 Mart'ta gerçekleştirilen Türkiye-AB liderler zirvesinin, Türkiye AB ilişkilerinde önemli bir dönüm noktası olduğunu vurgulayan Başbakan Davutoğlu, zirvede AB ile aldıkları kararların, hem Türkiye-AB ilişkileri hem de Türkiye'nin bölgesel önemini göstermesi açısından son derece değerli ve önemli bir örnek oluşturduğunu kaydetti.

Başından itibaren AB'nin Türkiye için, Türkiye'nin de AB için stratejik öneme sahip olduğunu söylediklerini anımsatan Davutoğlu, zirvenin bu görüşün doğruluğunu teyit eder sonuçlarla neticelendiğini bildirdi.

Avrupa'nın sorunlarını çözmesinde Türkiye'nin hayati katkılar sağlayabileceğini bir kez daha teyit ettiğini ifade eden Davutoğlu, "Zirvede Türkiye olarak, AB ile sorunların değil, çözümün ortağı olma zeminini güçlendirdik ve AB'nin Suriye'deki dramından kaynaklanan göçmen krizini, edilgen bir şekilde izlemek yerine, aktif tutum almasına katkıda bulunduk." dedi.

Davutoğlu, bunları yaparken ulusal çıkarları esas alarak, ilkeli ve insani diplomasi çizgisini derinleştirdiklerini vurguladı.


- "Ege Denizi'nde boğulmalarının önüne geçilecek"

Başbakan Ahmet Davutoğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

"Zirvede kabul edilen birebir sistemiyle, Ege adalarından aldığımız her bir Suriyeli için, Avrupa ülkelerine bir Suriyeli gönderme konusunda mutabık kalmıştık. Dün bu mutabakat çerçevesinde ilk adımı atarak, Yunan adalarına geçen 202 yasa dışı göçmeni geri aldık. Suriye uyruklu olmayan 199 kişiyi Kırklareli Geri Gönderme Merkezine, bir refakatsiz çocuğu da Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına bağlı merkeze teslim ettik. 199 kişi geri kabul anlaşması olan ülkelere geri gönderilecek. Geri alımı gerçekleşen iki Suriyeli sığınmacıyı ise İzmir Geri Gönderme Merkezine yerleştirdik. Bu iki Suriyeliye karşılık kamplarımızda yaşayan 78 mülteci kardeşimizi de Almanya'ya, Avrupa'ya gönderdik.

Böylece, 'bu anlaşmayla Türkiye'deki mülteci sayısı artacak' diyenler de derslerini almış oldular. Bu uygulama sayesinde ülkelerindeki savaştan, çatışmadan ve krizlerden kaçan kişilerin Ege Denizi'nde boğulmalarının ve Ege Denizi'nin bir göçmen mezarlığı haline gelmesinin önüne geçilecek. Suriyelilerin yasal yollarla ülkemiz üzerinden Avrupa ülkelerine yerleştirilmelerinin de önü açılacak. Yasa dışı göçle mücadelenin caydırıcılığı artacak, yasa dışı göç yerine yasal göç teşvik edilmiş olacak."

Başbakan Davutoğlu, AB ile varılan mutabakat çerçevesinde, Türkiye'de yaşayacak göçmenlere harcanacak, AB finansman paketine ilişkin de şu görüşlerini paylaştı.

Bu finansman paketi üzerinden Kilis'te yapımı tamamlanan okul ve hastanenin açılışını, 16 Nisan'da, başta Almanya Başbakanı Merkel olmak üzere Avrupalı liderlerle gerçekleştireceklerini anlatan Davutoğlu, "Suriyeli mülteciler meselesi, Suriye'deki istikrarsızlıktan ve gerek rejimin gerekse DAEŞ ve PYD gibi terörist örgütlerin zorba politikalarından kaynaklanmaktadır. Suriye krizi çözülmediği müddetçe göç dalgaları devam edecektir. Göçmen krizi konusunda inisiyatif almaya başlayan AB'yi, aynı şekilde Suriye krizi konusunda da aktif tutum almaya çağırıyorum." ifadelerini kullandı.

- Alman medyasında Cumhurbaşkanı'na hakaret

Başbakan Davutoğlu, geçtiğimiz günlerde Alman medyasında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik kabul edilemez, hakaretamiz ifadeler içeren programlar yapıldığını anımsatarak, basın özgürlüğünün sınırsız olmadığına ve de olamayacağına işaret etti.

Davutoğlu, "Herkes eleştirebilir, herkes eleştirilebilir, her gün hepimiz hakkında en sert, neredeyse hakarete varan yazılar yayınlanıyor ama kişisel ideolojik tatmin ve reyting uğruna kimse, kimsenin onuruyla ve hele hele Türkiye'nin onurlu bir makamında bulunan Sayın Cumhurbaşkanımızın onuruyla oynayamaz, oynatmayız. Bunu herkes bilmelidir. Cumhurbaşkanlığı makamı bütün milletimizin onur makamıdır, ona yönelen her hakaret, aynen misliyle karşılığını görür." değerlendirmesinde bulundu.

Ahmet Davutoğlu, iki gün önce Merkel'le yaptığı telefon görüşmesinde, Alman basınındaki bazı programlara dikkat çektiğini ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik bu yayınları kabul etmelerinin kesinlikle mümkün olmadığını bildirdiğini anlattı.

Merkel'in, "Bu programların asla Almanya Hükümeti'nin pozisyonunu yansıtmadığını" ifade ettiğini aktaran Başbakan Davutoğlu, bu görüşmeden sonra dün Almanya Hükümet Sözcüsünün net bir şekilde, "Basın özgürlüğü sınırsız değildir" diyerek önemli bir vurgu yaptığını kaydetti.

Davutoğlu, böylece batı Avrupa standartları içinde de basın özgürlüğünün sınırının ahlaki ölçüler olduğunun teyit edildiğini bildirdi.

- Merkel'e teşekkür etti

Angela Merkel'e, yaptığı açıklama dolayısıyla teşekkür eden Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Biz, nerede olursa olsun yanlış bir tavır gördüğümüzde eleştirir, tepki gösteririz. Doğru bir tavır gördüğümüzde de teşekkür etmekten çekinmeyiz." dedi.

Davutoğlu, basın özgürlüğünün kimseye, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a hakaret özgürlüğü içermediğini bir kez daha vurgulamak istediğini belirtti.

Başbakan Davutoğlu, siyasi istikranın ekonomik istikrar olmadan gerçekleşmeyeceğini bildiklerine işaret ederek, ekonomi alanındaki olumlu gelişmelere değindi.

Türkiye'nin 14 yılda ekonomi alanında çok önemli işler başardığını anımsatan Davutoğlu, "Birinci nesil reformlarla, Türkiye'yi kapasitesini en iyi şekilde kullanan bir performansa taşıdık. Şimdi ikinci nesil reformlarla daha büyük hedefler için koşuyoruz. Eylem ve reformlarımızın meyvelerini de her geçen gün görüyoruz." diye konuştu.

Ahmet Davutoğlu, geçen hafta 2015 yılı büyüme rakamlarının açıklandığını anımsattı.

- "Son 17 çeyreğin en yüksek büyümesi..."

Ülke ekonomisinin 2015 yılının son çeyreğinde yüzde 5,7 büyüdüğünü açıklayan Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Biz haftalardır yüksek büyümenin geleceğini söylüyorduk, öyle de oldu. Yüzde 5,7 büyüme, 2011 yılı üçüncü çeyreğinden beri görülen en yüksek çeyreklik büyümedir. Bu da seçim şartları içinde gerçekleşmiş büyümedir. Son 17 çeyreğin en yüksek büyümesini, Kasım seçimlerinin sonrasındaki dönemde yaşadık. Siyasi istikrar, ekonomik istikrar ve kalkınmayı beraberinde getiriyor. Burada en büyük başarı tabi 1 Kasım'da doğru tercihte bulunup tekrar emaneti AK Parti'ye veren milletimize aittir, şükranlarımızı ifade ediyorum. Böylece 2008 krizi sonrasında aralıksız 25 çeyrek büyümüş olduk. Ekonomik ve siyasi başarıların anahtarı güven ve istikrardır. 2015 yılı geneline baktığımızda ülke ekonomisinin yüzde 4 büyüdüğünü görüyoruz. Küresel ekonominin henüz toparlanmadığı bir ortamda Türkiye kalkınmasını sürdürüyor."

(Sürecek)

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.